Yerel Haberler
Konya
28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:22 Fransa’dan bisikletle yola çıkan çift Karapınar’da mola verdi Fransa’dan bisikletleriyle yola çıkan 66 yaşındaki çift Konya’nın Karapınar ilçesinde mola verdi. Bin 800 kilometre bisikletle yol yapan çift, "Türkiye’nin doğası gerçekten güzel, insanları çok sıcak ve yardımsever. Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" dedi. Fransa’dan bisikletleriyle yola çıkarak dünya turuna çıkan 66 yaşındaki Patrik ve Cothezime Le Saux çifti, uzun yolculuklarının ardından Konya’nın Karapınar ilçesine ulaştı. Geçtiğimiz 17 Nisan’da başlayan yolculuklarında İtalya ve Yunanistan gibi ülkeleri geçen çift, Türkiye’de ise Fethiye, Alanya, Konya ve birçok kenti ziyaret etti. "Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" Yaklaşık 50 yıldır bisiklet tutkunu olduğunu söyleyen Patrik le Saux, seyahatlerini sadece bir gezi değil, aynı zamanda farklı kültürleri tanıma fırsatı olarak gördüklerini ifade etti. Le Saux, "Bisikletle yolculuk yapmak bize özgürlük hissi veriyor. Gittiğimiz ülkelerde insanlarla tanışıyor, onların yaşamlarını ve kültürlerini yakından görme fırsatı buluyoruz. Bu bizim için çok değerli bir deneyim. Şu ana kadar yaklaşık bin 800 kilometre pedal çevirdik. Günlük ortalama 70 ila 80 kilometre yol yapıyoruz. Türkiye’nin doğası gerçekten güze, insanları çok sıcak ve yardımsever, yol boyunca durduğumuz yerlerde bize sürekli ikramlarda bulunuyorlar. Bu misafirperverliği birçok ülkede görmek mümkün değil" dedi. Türk sürücülerin bisikletlilere karşı oldukça saygılı davrandığını da söyleyen le Saux, Türkiye’de geçirdikleri günlerden büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Karapınar’da vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Fransız çift, yolculuklarına Türkiye’nin farklı şehirlerini keşfederek devam edeceklerini söyledi.
Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:03 Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor Yaz aylarında artan sıcaklık ve dış ortamda geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması, enfeksiyon ve travma gibi sağlık sorunları sıklaşıyor. Uzmanlar, ebeveynleri bu dönemde daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Yaz aylarında çocuklarda sıcak çarpması, mide, bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları, böcek ısırıkları, kulak iltihapları ve travma riskine karşı ebeveynleri dikkatli olmaları konusunda uyaran uzmanlar, güneşe korunmasız çıkmanın, kirli gıda ve su tüketiminin, hijyen eksikliğinin ve açık alanlardaki dikkatsizliklerin bu hastalıkları tetiklediğine dikkat çekti. Uzmanlar, çocukların düzenli takibi ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğini belirtti. Çocukluk çağında yaz hastalıklarının çeşitli sınıflar altında değerlendirilebildiğini belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Burada yaz mevsiminin getirdiği özellikler dikkate alınmalı. Çocukların yaz mevsiminde okullarının tatil olması, nispeten daha fazla sıcağa ve ısı enerjisine maruz kalmaları, daha açık kıyafetler giymeleri sebebiyle hastalıklar çeşitlenebilmektedir. Burada en birinci olarak aklımıza gelmesi gereken hastalık sıcak çarpması. Güneşin enerjisini yüksek yoğunlukla hissettiğimiz zaman dilimlerinde sıcak çarpmalarıyla daha fazla karşılaşabiliyoruz. Özellikle de küçük çocukların sıcak çarpmalarından daha fazla etkilendiğini söylemek mümkün" dedi. "Mide ve bağırsak enfeksiyonları bu dönemde daha fazla görülür" Güneşin dik açıyla geldiği zaman dilimlerinde çocukların korunaksız, uzun süreler güneş ışığına maruz kalması veya güneş ışığı altındayken yüksek aktiviteler göstermesi, oyunlar oynaması gibi sebeplerin sıcak çarpmasına yol açabildiğini söyleyen Doç. Dr. Kılıç, "Mide ve bağırsak enfeksiyonları yine bu dönemde daha fazla görülür. Hem hastalıkların tabiatı gereği hem de bu dönemde çocukların evden daha çok dışarıda zaman geçiriyor olmaları, hijyen kurallarına yeteri kadar riayet edilememesine ve çocukların bir şekilde fekal-oral yol dediğimiz bulaş yoluyla kirlenmiş gıdaları ve suları daha fazla tüketme ihtimali ile ortaya çıkıyor. Tabii ki okulların tatil olmasıyla beraber seyahatlerin fazlalaşması da burada bir tesir oluşturabiliyor. Bunlarla beraber özellikle de mide ve bağırsak enfeksiyonlarıyla kusmalar, ishaller hem terlemeyle, hem de bu kusma ve ishallerle vücuttan olan sıvı kayıplarının fazlalaşması, dehidratasyon dediğimiz sıvı eksilmesi sorunlarına da yol açabiliyor. Bu da ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu. "Göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar" Böcek ısırıklarının, böceklerin yaz mevsiminde biraz daha fazla popülasyonunun artması ve çocukların daha çok dışarıda zaman geçirerek böceklerle daha yakın temas halinde bulunma ihtimaline karşı görülebildiğini ifade eden Kılıç, "Özellikle de riskli bölgelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar açısından bu büyük bir risk taşımakta. Ebeveynlerin çocukların vücutlarını muhakkak gün içerisinde her gün diyelim yakından izlemesi, takip etmesi, böcek ısırığı olduğunu gördüğü, şüphelendiği durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurması önem arz edebiliyor. Kulak enfeksiyonları yine bu dönemde daha sık oluyor. Özellikle de tatil yörelerinde çocukların havuzlara ve denizlere, özellikle de havuzlara, yani temizliği yeterince sanitasyonu yeterince iyi sağlanamamış havuzlara girmeleri, dalmaları sebebiyle dış kulak yolu ve orta kulak enfeksiyonlarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bu hususlarda kulak tıpaları koruyucu olabilir. Havuzların temizliğine dikkat edilmesi faydalı olabilir. Yine tabii göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar. Yaz mevsiminin gelmesiyle, havaların ısınmasıyla, evlerin de sıcaklarının artmasıyla balkonların, camların açık unutulduğu veya açık geçirilen zamanların daha fazla olduğunu söylemek mümkün olabiliyor. Bu durumlarda özellikle de yürümeye yeni başlamış, etrafı keşfetmeye meyilli olan çocuklarımızın düşmeleri, düşmelere bağlı travmaları, ölümle sonuçlanan, sakatlıkla sonuçlanan ağır meselelerle karşı karşıya gelmemize sebebiyet verebiliyor. Bu hususta da çok dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu. Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç sözlerini şöyle tamamladı: "Bir diğer husus da yine idrar yolu enfeksiyonları. Çocukların bu havuz ve benzeri yerlerde suya girmeleri, serinlemek için veya tatil amaçlı girmeleri özellikle de suların temizliğinin iyi olmadığı dönemlerde veya sular yeteri kadar iyi, temiz olsa bile ıslak mayolarla, ıslak çamaşırlarla uzun süre vakit geçirmek idrar yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabilmektedir. Bütün bunlar yaz mevsiminde çocukların sık karşılaştığı problemler arasında sayılabilir. Ebeveynlerin yakın gözetimi, takibi, sıcak zamanlarda çocukları dışarı çıkarmamaları, temiz sulara çocukların sokulması hususunda dikkat gösterilmesi, camların, balkonların kapalı olmasının, çocuk kilidi kullanılmasının önemi, yine dışarıda bisiklet kazaları veya buna benzer kazalardan korunması amacıyla kişisel koruyucu ekipmanların çocuklarda muhakkak ısrarla devam ettirilmesi ve uygulanması tedbirler arasında sayılabilir. Çocuklarımızın sağlığını koruyabilmek açısından yaz mevsimi de kış mevsimi de riskler barındırıyor ama yaz mevsiminde ebeveynlerin biraz daha fazla dikkat ederek gözetimini sürdürmesinin yararlı olacağı inancındayım."
Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:58 Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor Yaz aylarında artan sıcaklık ve dış ortamda geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması, enfeksiyon ve travma gibi sağlık sorunları sıklaşıyor. Uzmanlar, ebeveynleri bu dönemde daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Yaz aylarında çocuklarda sıcak çarpması, mide, bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları, böcek ısırıkları, kulak iltihapları ve travma riskine karşı ebeveynleri dikkatli olmaları konusunda uyaran uzmanlar, güneşe korunmasız çıkmanın, kirli gıda ve su tüketiminin, hijyen eksikliğinin ve açık alanlardaki dikkatsizliklerin bu hastalıkları tetiklediğine dikkat çekti. Uzmanlar, çocukların düzenli takibi ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğini belirtti. Çocukluk çağında yaz hastalıklarının çeşitli sınıflar altında değerlendirilebildiğini belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Burada yaz mevsiminin getirdiği özellikler dikkate alınmalı. Çocukların yaz mevsiminde okullarının tatil olması, nispeten daha fazla sıcağa ve ısı enerjisine maruz kalmaları, daha açık kıyafetler giymeleri sebebiyle hastalıklar çeşitlenebilmektedir. Burada en birinci olarak aklımıza gelmesi gereken hastalık sıcak çarpması. Güneşin enerjisini yüksek yoğunlukla hissettiğimiz zaman dilimlerinde sıcak çarpmalarıyla daha fazla karşılaşabiliyoruz. Özellikle de küçük çocukların sıcak çarpmalarından daha fazla etkilendiğini söylemek mümkün" dedi. "Mide ve bağırsak enfeksiyonları bu dönemde daha fazla görülür" Güneşin dik açıyla geldiği zaman dilimlerinde çocukların korunaksız, uzun süreler güneş ışığına maruz kalması veya güneş ışığı altındayken yüksek aktiviteler göstermesi, oyunlar oynaması gibi sebeplerin sıcak çarpmasına yol açabildiğini söyleyen Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Mide ve bağırsak enfeksiyonları yine bu dönemde daha fazla görülür. Hem hastalıkların tabiatı gereği hem de bu dönemde çocukların evden daha çok dışarıda zaman geçiriyor olmaları, hijyen kurallarına yeteri kadar riayet edilememesine ve çocukların bir şekilde fekal-oral yol dediğimiz bulaş yoluyla kirlenmiş gıdaları ve suları daha fazla tüketme ihtimali ile ortaya çıkıyor. Tabii ki okulların tatil olmasıyla beraber seyahatlerin fazlalaşması da burada bir tesir oluşturabiliyor. Bunlarla beraber özellikle de mide ve bağırsak enfeksiyonlarıyla kusmalar, ishaller hem terlemeyle, hem de bu kusma ve ishallerle vücuttan olan sıvı kayıplarının fazlalaşması, dehidratasyon dediğimiz sıvı eksilmesi sorunlarına da yol açabiliyor. Bu da ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu. "Göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar" Böcek ısırıklarının, böceklerin yaz mevsiminde biraz daha fazla popülasyonunun artması ve çocukların daha çok dışarıda zaman geçirerek böceklerle daha yakın temas halinde bulunma ihtimaline karşı görülebildiğini ifade eden Kılıç, "Özellikle de riskli bölgelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar açısından bu büyük bir risk taşımakta. Ebeveynlerin çocukların vücutlarını muhakkak gün içerisinde her gün diyelim yakından izlemesi, takip etmesi, böcek ısırığı olduğunu gördüğü, şüphelendiği durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurması önem arz edebiliyor. Kulak enfeksiyonları yine bu dönemde daha sık oluyor. Özellikle de tatil yörelerinde çocukların havuzlara ve denizlere, özellikle de havuzlara, yani temizliği yeterince sanitasyonu yeterince iyi sağlanamamış havuzlara girmeleri, dalmaları sebebiyle dış kulak yolu ve orta kulak enfeksiyonlarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bu hususlarda kulak tıpaları koruyucu olabilir. Havuzların temizliğine dikkat edilmesi faydalı olabilir. Yine tabii göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar. Yaz mevsiminin gelmesiyle, havaların ısınmasıyla, evlerin de sıcaklarının artmasıyla balkonların, camların açık unutulduğu veya açık geçirilen zamanların daha fazla olduğunu söylemek mümkün olabiliyor. Bu durumlarda özellikle de yürümeye yeni başlamış, etrafı keşfetmeye meyilli olan çocuklarımızın düşmeleri, düşmelere bağlı travmaları, ölümle sonuçlanan, sakatlıkla sonuçlanan ağır meselelerle karşı karşıya gelmemize sebebiyet verebiliyor. Bu hususta da çok dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu. Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç sözlerini şöyle tamamladı: "Bir diğer husus da yine idrar yolu enfeksiyonları. Çocukların bu havuz ve benzeri yerlerde suya girmeleri, serinlemek için veya tatil amaçlı girmeleri özellikle de suların temizliğinin iyi olmadığı dönemlerde veya sular yeteri kadar iyi, temiz olsa bile ıslak mayolarla, ıslak çamaşırlarla uzun süre vakit geçirmek idrar yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabilmektedir. Bütün bunlar yaz mevsiminde çocukların sık karşılaştığı problemler arasında sayılabilir. Ebeveynlerin yakın gözetimi, takibi, sıcak zamanlarda çocukları dışarı çıkarmamaları, temiz sulara çocukların sokulması hususunda dikkat gösterilmesi, camların, balkonların kapalı olmasının, çocuk kilidi kullanılmasının önemi, yine dışarıda bisiklet kazaları veya buna benzer kazalardan korunması amacıyla kişisel koruyucu ekipmanların çocuklarda muhakkak ısrarla devam ettirilmesi ve uygulanması tedbirler arasında sayılabilir. Çocuklarımızın sağlığını koruyabilmek açısından yaz mevsimi de kış mevsimi de riskler barındırıyor ama yaz mevsiminde ebeveynlerin biraz daha fazla dikkat ederek gözetimini sürdürmesinin yararlı olacağı inancındayım."
Başkan Altay: "Kuraklığa dayanıklı bitki destekleriyle çiftçimize yeni fırsatlar sunuyoruz"
20 Temmuz 2025 Pazar - 14:01 Başkan Altay: "Kuraklığa dayanıklı bitki destekleriyle çiftçimize yeni fırsatlar sunuyoruz" Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya genelinde ekilmeyen atıl arazileri üretime kazandırmak için susuzluğa dayanıklı tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirilmesine destek veriyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya’da alternatif tarım modellerinde hayata geçirdikleri uygulamalar sayesinde son yıllarda bu alanda da öncü şehirlerden biri haline geldiklerini ifade etti. Yüzde 85 hibe ile 861 bin 600 adet kekik fidesi dağıtıldı Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kuraklıkla mücadelede Konya çiftçisini desteklemeye devam ettiklerini belirten Başkan Altay, "İklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele için artık klasik yöntemlerin ötesine geçmemiz gerekiyor. Bu nedenle susuz tarım uygulamalarını önemsiyor, kuraklığa dayanıklı bitkilerle üretim yaparak çiftçimize yeni fırsatlar sunuyor, yeni gelir kapıları oluşturuyoruz. Atıl ve kıraç arazilerde kullanılmak üzere çiftçimize yüzde 85 hibe ile 861 bin 600 adet kekik fidesi dağıttık ve bu sayede 123 dekar alan üretime kazandırıldı. Bu kapsamda Güneysınır ilçemizde daha önce ekimi yapılan kekiklerin hasat işlemi gerçekleştirildi. Ayrıca bölgeye kazandırdığımız damıtma tesislerimizde elde ettiğimiz kekik yağını da ekonomiye kazandırmış oluyoruz. Çiftçimiz için bereketli olmasını diliyorum" dedi. Desteklemeden faydalanarak kekik üretimi yapan Güneysınırlı çiftçiler de her zaman üreticinin yanında olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.
Uzmanlardan "lise tercihleri üniversite yolculuğuna ilk adım" uyarısı
20 Temmuz 2025 Pazar - 09:20 Uzmanlardan "lise tercihleri üniversite yolculuğuna ilk adım" uyarısı LGS tercih sürecinde öğrencilere ve ailelerine dikkat edilmesi gereken noktalarda uyarılarda bulunan uzmanlar, lise tercihlerinin bir anlamda öğrencilerin üniversite yolculuğuna ilk basamak olduğuna dikkat çekiyor. 14-24 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek LGS (Liseye Geçiş Sınavı) tercih süreciyle ilgili öğrenci ve ailelere tavsiyelerde bulunan Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lise tercihlerinin üniversite yolculuğuna ilk basamak olduğuna dikkat çekti. Lise tercihlerinin öğrencinin hayatında büyük önem arz ettiğine değinen Aladağ, "Lise tercihlerini bir anlamda öğrencilerin üniversite yolculuğuna ilk basamak olarak söyleyebiliriz. Bu nedenle öğrencilerin lise tercihlerini çok titiz ve dikkatli bir şekilde yapmaları gerekiyor. Çünkü iyi bir lise, iyi bir üniversite demektir. Bugün üniversite sonuçlarına baktığımız zaman, üniversite tercihlerine baktığımız zaman birçok öğrencinin lise tercihlerinde hata yaptığını görüyoruz. Bu nedenle mutlaka anne ve babalarını öğrenciler dikkate alacaklar. Anne ve babalar da mutlaka bir uzmandan destek almalı. Ama şunu bilmeleri gerekiyor ki komşunun çocuğuna bakarak kayıt yapılmaz, arkadaşa bakarak kayıt yapılmaz, öğrencinin kişisel özellikleri, gitmek istediği okulun özellikleriyle uyuşuyor olmalı. Sosyal bilimler lisesine gitmek isteyen bir öğrencinin iletişim becerileri, sosyal yönleri kuvvetli olmalı. Özellikle meslek lisesine gitmek isteyen, oradaki mühendislik alanlarına geçmek isteyen öğrencilerin el becerileri mühendislik yapılarına uygun olmalı. Bu nedenle öğrencilerin mutlaka ama mutlaka kendi özellikleriyle gitmek istediği okulların özelliklerini kıyaslamak durumundalar. Bugün baktığımız zaman özellikle meslek seçiminde öğrencilerin istihdam olacak, kendilerine iş imkanı sağlayacak liselere gitmeyi tercih ettiklerini görüyoruz. Çünkü lise üniversiteye giden bir yolun ilk aşaması olarak değerlendirilebilir. Çünkü birçok anne ve baba bazen kendi isteklerini, kendi iradelerini çocukları üzerine uygulayabiliyor. Ama şunu unutmamak gerekiyor, 4 yıllık lise hayatını yaşayacak olan çocuklarıdır. Bu seçimde çocuklarına da şans vermeleri gerekiyor" dedi. "Puanlardan daha ziyade yüzdelik dilimlerine dikkat edilmeli" Tercihleri anlatan Rehberlik Uzmanı Aladağ, "Tercihlere baktığımız zaman öncelikle her öğrencinin yapmak zorunda olduğu yerel tercihler var, yani adrese dayalı tercihler. Sınava giren bütün öğrenciler, yerel tercihleri yapmak durumundalar ve öğrenciler yerel tercihlerden 5 tane yapabilecekler. Bu 5 tercihin 3 tanesi aynı okul türünden olabilecek. İkinci tercihe baktığımız zaman ise merkezi sınavla alan sınavlı okullar tercihleridir. Burada ise 10 tercih yapacaklar ve bu tercihlerin tamamını kullanabilecekleri gibi istediği sayıda tercih yapabilecekler. Öğrenciler sınavla alan okulların tercihini yaparken puanlardan daha ziyade yüzdelik dilimlerine dikkat etmeli. Öğrencinin yüzdelik dilimi yüzde 3 ise, yüzde 1’lik dilimden okul tercihi olduğu gibi yüzde 5’ten de okul tercihi olacaktır. Bu nedenle öğrencilerin tercih yelpazesini geniş tutmalarını tavsiye ediyoruz. Üçüncü, pansiyonlu okullar. Burada da pansiyonlu okulların tercihi olacaktır. Öğrenciler bu tercih sürecinde nelere dikkat etmeli? Özellikle sınavla alan okulların tercihlerinde okulların yüzdelik dilimlerine dikkat etmeleri gerekiyor. Bu okulların üniversite sınavındaki başarılarına bakarak tercihlerini oluşturmak durumundalar. Aynı zamanda özellikle büyükşehirlerde okulların konumu, ulaşım imkanları, bunların servis imkanları varsa bunlara dikkat etmeleri gerekiyor. Adrese dayalı tercihlerde ise öğrencilerin diploma notları etkili olacaktır. Burada ise kayıt alanları, komşu kayıt alanları, alan dışı olmak üzere 3 farklı bölgeye ayrılıyor. Bu nedenle özellikle yerel adrese dayalı yerleştirmelerde öğrencilerin özellikle kendi kayıt alanlarını seçmelerinde fayda vardır. Çünkü buradaki öncelik kesinlikle o mahallede oturan, o bölgede oturan öğrencilerin olacaktır" şeklinde konuştu. "200 bin kontenjan olduğunu söyleyebiliriz" Kontenjanları sıralayan Aladağ, "2025 LGS’ye baktığımız zaman yaklaşık 1 milyon öğrencinin sınava girdiğini görüyoruz. Yaklaşık 200 bin civarında bir kontenjan söz konusu. Anadolu liselerinin kontenjanlarına baktığımız zaman 63 bin, fen lisesi kontenjanlarına baktığımız zaman 39 bin, imam hatip liselerinin kontenjanlarına baktığımız zaman 44 bin, sosyal bilimler liselerinin kontenjanları 9 bin civarında. Mesleki ve teknik okulların kontenjanları ise 45 bin civarında. Yani bir milyon öğrencinin girdiği bir sınavda 200 bin kontenjan olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.
KOS’UN güvenliğine güç katacak protokolün imzaları atıldı
20 Temmuz 2025 Pazar - 08:21 KOS’UN güvenliğine güç katacak protokolün imzaları atıldı Konya Valiliği, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ve Konya Organize Sanayi Bölgesi (KOS) arasında, ‘Konya Organize Sanayi Bölgesi Polis Merkezi Amirliği Binası Yapılması Protokolü’ imzalandı. Protokol kapsamında bölgeye kazandırılacak yeni polis merkezi ile bölge daha güvenli hale gelecek. Konya Valisi İbrahim Akın’ın himayelerinde, Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Büyükeğen ve Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek tarafından imzaları atılan protokol kapsamında, KOS Bölge Müdürlüğü tarafından bölgeye bir polis merkezi amirliği binası kazandırılarak emniyet müdürlüğünün kullanımına tahsis edilecek. Yapılan bu yatırımla, bölgenin emniyeti daha fazla artırılmış olacak. İmza töreninde konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, yeni yatırımla birlikte KOS’un daha huzurlu bir üretim ortamına kavuşacağını söyledi. Emniyetin sadece bir güvenlik gücü değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve huzurun da teminatı olduğunu ifade eden Akın, "İmzaladığımız bu protokolle, Konya Organize Sanayi Bölgemize bir polis merkezi kazandırıyoruz. Mesai kavramının ötesine geçerek çalışan polislerimizle, bölgenin güvenliğini daha da güçlendirmiş olacağız" dedi. KOS’un, güvenlik seviyesi daha fazla artacak Daha sonra konuşan Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Büyükeğen de, 31 milyon metrekare büyüklükle Türkiye’nin 2. en büyük OSB’si konumuna gelen Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin güvenlik seviyesinin üst düzeyde olduğunu söyledi. Bölgeye giren tüm araçların kayıt altına alındığını aktaran Büyükeğen, "Bölgemize yapılan araç giriş ve çıkışları plaka tanıma sistemi ile 6 farklı noktadan 16 kamera ile 7 gün 24 saat kayıt altına alınmaktadır. Güvenlik personellerimiz günlük 900 kilometre devriye atıyor. Yine bölgemiz içerisindeki 167 noktadaki 632 kameralı sistemimizle, Konya Organize Sanayi Bölgemizin güvenliğini sağlıyoruz. Bu kapsamda yapılacak olan yeni polis merkezimizle de, bu güvenlik seviyesini daha fazla artırmış olacağız. Valimizin öncülüğünde, emniyet teşkilatımızla iş birliği içinde gerçekleştirdiğimiz bu protokolün, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ise, Konya’nın güvenliği için atılan bu önemli adımdan dolayı emeği geçen Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi yönetimine teşekkür etti.