Yerel Haberler
Konya
Bayramda çocuklarda alerji ve salgın hastalıklara dikkat 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:32:26 Kurban Bayramı tatilinde ailelere çocukların sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulunan uzmanlar, özellikle kalabalık alanlar, mevsimsel alerjiler ve salgın hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Bayram ziyaretleri ve tatil sürecinde kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulacağını ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, bulunulan ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini söyledi. Çocukların mümkün olduğunca açık havada vakit geçirmesinin gerektiğine değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, mevsim itibarıyla artan çayır, çimen ve polen alerjilerine karşı ailelerin dikkatli olması gerektiği belirtti. "Semptomlar geldiğinde doktora başvurmaları gerekiyor" Çocuklarda alerjik reaksiyonların belirtilerini sıralayan Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Kalabalık ortamlara yine gireceğiz ama kışa göre şansımız var. Havalar daha sıcak, özellikle kalabalık ortama girdiğimiz zaman odaları havalandırmaya, çocukların dışarıda daha çok vakit geçirmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii dışarıda vakit geçirirken de mevsim itibariyle çayır, çimen, polen alerjilerine, gözlerde yaşarma, burun akıntısı, öksürük gibi semptomlara dikkat edilmesi gerekiyor. Daha önceden özellikle bilinen çayır, çimen, polen alerjisi varsa bu açıdan uyanık olmaları gerekiyor. Çocuklarda gözlerde yaşarma, devam eden burun akıntısı, burnunu eliyle silip burnun üzerinde böyle çizgi dediğimiz alerjik selam işareti yapma, onun dışında daha çok akciğer semptomlarıyla hızlı nefes alıp verme, hırıltı, hışıltı gibi semptomlarla gelebiliyor. Bunlar olduğu zaman tabii ki hemen doktora başvurmaları gerekiyor" dedi. "Sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor" Özellikle rotavirüs kaynaklı rahatsızlıkların kusma, ateş ve sık dışkılama şikayetleriyle ortaya çıkabileceği belirten Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Aslında salgına bu dönemde daha çok mevsimsel yine virüsler neden olabilecektir. Yine el yıkamaya dikkat edeceğiz. Kalabalık ortamlara dikkat edeceğiz. Sık sık odalarımızı havalandıracağız. Alerjik semptomlarımıza dikkat edeceğiz. Bir yere gideceksek yanımıza ateş düşürücümüzü, alerji şurubumuzu alacağız. Ek bir şeye de gerek yok bu aşamada. Mevsim itibariyle ishaller de çok arttı bu dönemde. Özellikle rotavirüsler belirgin olarak karşımıza çıkmakta. Bu rahatsızlık bol miktarda sulu dışkılama, kusma, ateşle gelebiliyor, bazen birkaç gün sürerken bazen bu 1-2 haftaya kadar uzayabiliyor. Bu dönemde sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor. Kusmaları tekrarlıyorsa doktora gelmeye dikkat etmek gerekiyor. Sık sık sıvı gıdalarla besleyip çocuğu susuz bırakmamak gerekiyor. Susuz kalan çocukta işte göz küreleri çöküyor, ağzımız kuruyor, cilt turgoru dediğimiz cildin nemlenmesi bozuluyor, çocuk uykuya eğilimli hale geliyor. Bu aşamada da ihmal etmemek gerekiyor" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:00 İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:27 Kurban pazarının gözdesi deve 330 bin TL’ye satıldı Konya’da Kurban Bayramı öncesi kurulan hayvan pazarına getirilen 780 kilogramlık deve, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 330 bin TL’ye satılan deve, pazarın en dikkat çeken kurbanlığı oldu. Konya’nın merkez Meram ilçesinde kurulan kurban pazarına getirilen deve, hem görüntüsü hem de büyüklüğüyle vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Pazara deveyi getiren satıcı, hayvanı dikkat çekmek amacıyla getirdiklerini belirterek, vatandaşların deveye büyük ilgi gösterdiğini söyledi. "İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor" Kurbanlık satıcısı Yaşar Közenek, "Dikkat çekmek amaçlı hem hobi olarak çiftliğimiz genel itibari ile böyle hayvanlarla dolu. Müşterilerimize hizmet olarak, bugün de Meram ilçesinde bulunan pazara getirdik. İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor. Vatandaşlarımız çok meraklı, hisse soranlar oluyor. Biz de hisseye girelim biz de çok merak ediyoruz diyenler oluyor ama biz tüm satacağımızı söylüyoruz. Hisse yazmıyoruz. Nasip olursa bir müşterimize anlaştık gibi bayramın ikincisi günü de kesimini gerçekleştireceğiz. 330 bin liraya da hayvanımızı sattık" dedi. "Hayvanımız 780 kilogram geldi" Yaşar Közenek, devenin 780 kilo geldiğini belirterek, "Devenin özelliği çölde yaşayan hayvan ama biz hayvanı Aydın’dan getirdik. Bizim de bildiğimiz tanıdığınız bir hayvan değil. Bakıyoruz, çok güzel bir hayvan. Nasip olursa keseceğiz. Ben de deve getirmeye devam edeceğim. Bunun yavrusu da var bizde. Nasip olursa yaşı tuttuğu sürece devam edeceğim. Bizim hayvanımız 780 kg geldi. Bu hayvan 8-9 aydır bende. Benden önce Aydın’da bulunan bir kişideydi, ben oradan aldım geldim. Bizim aramızda çok güzel bir bağ oldu ama bugün burası kalabalık olduğu için deve huysuz" diye konuştu. Pazarda deveyi gören vatandaşlar ilgi göstererek deveyi fotoğrafladı.
Beyşehir Gölü’nde sular çekilince adalara motorla ve yürüyerek yolculuk başladı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:21 Beyşehir Gölü’nde sular çekilince adalara motorla ve yürüyerek yolculuk başladı Konya’nın Beyşehir ve Hüyük ile Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçelerine kıyısı olan Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü günlerdir kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar ve düşen su seviyesiyle ülkenin gündeminde yer alıyor. Kuraklık, yetersiz yağışlar, bilinçsiz tarımsal sulama sebebiyle kıyılarında yüzlerce metre suların çekildiği Beyşehir Gölü’nde yaz döneminin sonuna gelinirken buharlaşma kaybı da hızla artınca ilginç ve dikkat çekici manzaralar yaşanmaya başlandı. Beyşehir Gölü’ne kıyısı bulunan Hüyük ilçesinin Kıreli Mahallesi açıklarında yer alan efsanelere konu olan yakın zamanda balıkçı teknesiyle ulaşılabilen Kül Adasına mahalle sakinleri artık motosikletleri ve yürüyerek gitmeye başladı. Beyşehir Gölü’nün Çiftlik Mahallesi kıyılarında da suların yüzlerce metre geriye doğru çekilmesi üzerine suların çekildiği alanlarda önce bataklık oluştu, ardından bu alanlarda kuraklığın izleri toprak tabakasında oluşan derin yarıklarla ortaya çıktı. Gölde, Türkiye’nin en büyük nilüfer bahçesi de yaşanan kuraklıktan olumsuz etkilendi. Nilüfer bitkileri suların çekilmesi nedeniyle kurumaya yüz tutarken, bazıları da kurudu. Balıkçı limanına gölden su içmek için gelen bir inek de kıyıda oluşan balçığa saplandı. İneği battığı balçıktan kurtarabilmek için balıkçılar seferber oldu. Balıkçılar, traktöre bağladıkları halat yardımıyla karaya çekerek ineği uzun uğraşların ardından kurtardı. O anlar kameralara da yansıdı. Balıkçı ve nilüfer bahçesine tekne turları düzenleyen mahalle sakinlerinden İbrahim Erdoğan, Çiftlik Mahallesi açıklarında suların çekilmesinin ardından ortaya çıkan toprak kesimde oluşan derin yarıkların yaşanan şiddetli kuraklığı gözler önüne serdiğini dile getirerek, "10 gün önce, kısa bir süre önce burası su idi. Burada nilüfer bahçemiz var. Oraya geçiş yaptığımız teknelerin güzergahı idi. 10 gün sonra bu durumda, şu anda eskiden göl sularıyla kaplı alanda şimdi yürüyebiliyoruz. Yaklaşık 200-300 metre su çekildi kuraklık nedeniyle. Yazımız çok sıcak geçti, kıştan da suyumuz yoktu" dedi. Bu sene özellikle bol kar yağışı olan bir kış dönemi beklediklerini ve dilediklerini belirten Erdoğan, "İnşallah bu sene kışımız olur, suyumuz tekrar yerine gelir. ‘Beyşehir Gölü vefat etti’ demeyelim ama can çekişiyor. Şu anda tabi derin yerlerde sularımız var, balık avladığımız yerler de var ama oralardaki su da yeterli değil. İnşallah buna yetkililer bir çare bulurlar" şeklinde konuştu. Erdoğan, göldeki suların çekilmesi nedeniyle yakın adalara daha önce teknelerle ulaşan insanların artık yürüyerek ya da motorlarıyla gidebildiğini de belirterek, "Bizim de birkaç tane yakın adamız var. Kuraklık böyle devam ederse, herhalde biz de geçeceğiz adalara böyle" diye konuştu. "Vahim tablodayız" Çiftlik Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda balıkçılık yapan Ahmet Erdoğan da, gölle ilgili olarak "vahim tablodayız" diyerek, "Yıllardır böyle bir şey yaşamamıştık. En son sanıyorum bu kadar çekilmeyi bir 20 sene önce yaşamıştık. Ama şöyle bir problem var. 20 yıl önce bu su çekildiğinde gölde ortalama 12-13 veya 15-16 metre derinlik vardı, şu anda göl aynı şekilde çekildi gölün ortalama derinliği 7 metre. Aslında çok ciddi bir düşüş var. Ben 42 yaşındayım, 12 yaşında babamla birlikte balıkçılığa başladım. 20 yaşından kendim devam ettirdim balıkçılığı. Gölün her tarafına karış karış gittik, bütün adaları gezdim. Bizim gezdiğimiz yerde ağ atıyoruz biz 16 metre derinlik olan yerde şu anda 7 metre derinlik var. Problem burada, gölde çok aşırı bir çekilme var" diye konuştu. "Nilüfer bahçemiz de kurudu" Ahmet Erdoğan, kendisinin aynı zamanda tur teknesi de çalıştırdığını belirterek, tur düzenledikleri nilüfer bahçesindeki bitkilerin de kuraklık ve yaşanan su çekilmesinden dolayı kuruduğunu belirterek, "Tekrar yaşama döner inşallah. Bu bitkinin bir özelliği varsa kökleri çamurda olduğu için çamur da nemli yüzeyi kurusa dahi tabandan bir nem alabiliyor. Kökleri tabanda bunların su geldiği zaman tekrar canlanabilirler. Ama tabi kuraklık devam eder, birkaç sene böyle giderse ölürler. Gölün bu durumundan dolayı kaygılıyız. Biz bunu yıllardır dile getirdik. 3 yıl önceden başladık bu durumu dile getirmeye. Kaygımız gölün bitmesi, burası Konya’nın denizi, basit bir göl değil ki. Gölde şu anda tekne ile çıktığımız zaman 20 kilometre ileriye kadar tamamen ot. Kül Adası var orada arkadaşlar motorlarla sürüş yaparak çıkabiliyor artık bildiğim kadarıyla, biz de yakında yakın adalarımıza yürüyerek gideriz gibi. Beyşehir Gölünde balıkçılık da zora girdi. 466 tane ruhsatlı tekne var bu gölde, ama balıkçılıkla uğraşan bu teknelerin 200 tanesi çalışıyor artık. Siz düşünün artık gerisini. Öbürleri çekilmiş durumda. Şu anda göle çıktığında ağ atacak yer bulamıyor insanlar ottan dolayı. Tekneler ilerlemiyor, limandaki bazı tekneler çıkamıyor."
Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi, Doğanhisar’da çiftçilerle buluştu
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:21 Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi, Doğanhisar’da çiftçilerle buluştu Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Doğanhisar Belediyesi iş birliğiyle Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Hasat Günleri-Çiftçi Buluşması programı gerçekleştirildi. Prof. Dr. Osman Tugay, aronya başta olmak üzere az su tüketen bitkilerin ekonomi ve sağlığa katkılarını anlattı. Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi, YÖK öncülüğünde ülke genelinde başlatılan Bilim Kafe etkinliklerinin ikincisini Konya’nın Doğanhisar ilçesinde gerçekleştirdi. Selçuk Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörü Doç. Dr. Selman Selim Akyüz’ün moderatörlüğünde yapılan programa Selçuk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Tugay, Doğanhisar Belediye Başkanı Ali Öztoklu, üreticiler Seyfettin Zeybek ve Yusuf Ökten ile çiftçiler katıldı. Türkiye’nin zengin bitki çeşitliliğine dikkat çeken Prof. Dr. Osman Tugay, "Dünyada yaklaşık 500 bin bitki türü var. Bunlardan 70 bini tıbbi amaçlarla kullanılıyor, yalnızca 900’ü tarıma alınıp yetiştirilebiliyor. Türkiye’de 4 bin 45 civarında endemik bitki bulunuyor ve bu büyük bir hazine. Bu nedenle tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine yapılan çalışmalar çok değerli. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren, antioksidan ve antikanserojen özelliklere sahip aronya üretimi önemli bir örnek" diye konuştu. Doğanhisar Belediye Başkanı Ali Öztoklu ise ilçede kuraklığın çiftçileri zor durumda bıraktığını, az su tüketen bitkilere yönelmenin önemini belirterek "Belediye olarak Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çiftçilerimize destek veriyoruz. Aronya, böğürtlen, yaban mersini, çilek ve safran üretiminde ciddi bir ivme kazandık" dedi. Üreticiler Seyfettin Zeybek ve Yusuf Ökten de deneyimlerini paylaşarak aromatik bitkilerin hem ekosistemi koruduğunu hem de çiftçiye yüksek gelir sağladığını aktardı. Aronya üreticisi Yasin Gündüz ise "süper meyve" olarak adlandırılan aronyanın sadece meyve olarak değil; tatlı, reçel ve farklı ürünlerde de değerlendirilebileceğini ifade etti.