Yerel Haberler
Konya
26 Mayıs 2026 Salı - 14:27 Kurban pazarının gözdesi deve 330 bin TL’ye satıldı Konya’da Kurban Bayramı öncesi kurulan hayvan pazarına getirilen 780 kilogramlık deve, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 330 bin TL’ye satılan deve, pazarın en dikkat çeken kurbanlığı oldu. Konya’nın merkez Meram ilçesinde kurulan kurban pazarına getirilen deve, hem görüntüsü hem de büyüklüğüyle vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Pazara deveyi getiren satıcı, hayvanı dikkat çekmek amacıyla getirdiklerini belirterek, vatandaşların deveye büyük ilgi gösterdiğini söyledi. "İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor" Kurbanlık satıcısı Yaşar Közenek, "Dikkat çekmek amaçlı hem hobi olarak çiftliğimiz genel itibari ile böyle hayvanlarla dolu. Müşterilerimize hizmet olarak, bugün de Meram ilçesinde bulunan pazara getirdik. İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor. Vatandaşlarımız çok meraklı, hisse soranlar oluyor. Biz de hisseye girelim biz de çok merak ediyoruz diyenler oluyor ama biz tüm satacağımızı söylüyoruz. Hisse yazmıyoruz. Nasip olursa bir müşterimize anlaştık gibi bayramın ikincisi günü de kesimini gerçekleştireceğiz. 330 bin liraya da hayvanımızı sattık" dedi. "Hayvanımız 780 kilogram geldi" Yaşar Közenek, devenin 780 kilo geldiğini belirterek, "Devenin özelliği çölde yaşayan hayvan ama biz hayvanı Aydın’dan getirdik. Bizim de bildiğimiz tanıdığınız bir hayvan değil. Bakıyoruz, çok güzel bir hayvan. Nasip olursa keseceğiz. Ben de deve getirmeye devam edeceğim. Bunun yavrusu da var bizde. Nasip olursa yaşı tuttuğu sürece devam edeceğim. Bizim hayvanımız 780 kg geldi. Bu hayvan 8-9 aydır bende. Benden önce Aydın’da bulunan bir kişideydi, ben oradan aldım geldim. Bizim aramızda çok güzel bir bağ oldu ama bugün burası kalabalık olduğu için deve huysuz" diye konuştu. Pazarda deveyi gören vatandaşlar ilgi göstererek deveyi fotoğrafladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 09:41 Uzmanı uyardı: Et doğru pişirme yöntemi ile hazırlanmalı ve C vitamini içeren gıdalarla tüketilmeli Uzmanlar, Kurban Bayramı’nda etin doğru pişirme yöntemiyle hazırlanması ve yanında C vitamini içeren gıdalarla tüketilmesinin sindirim ve besin emilimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, özellikle pişirme yöntemi ve besin kombinasyonlarının sindirim sağlığı açısından belirleyici olduğunu ifade etti. "Kavurma yapmak yerine ızgara, fırın, mangal şeklinde yaparsak en azından sindirimimizi daha rahatlatmış olabiliriz" Bayram sofralarının kültürümüzün en önemli parçalarından bir tanesi olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Özellikle Kurban Bayramı’nda yapılan hatalardan bir tanesi kahvaltıda da et tüketimi ile başlamak. Kurban etleri kesildikten hemen sonra tüketildiğinde ölüm sertliği dediğimiz bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Bu da sindirim problemlerine yol açabiliyor. En azından kahvaltıda değil de birkaç saat dinlendirdikten sonra öğlen ve akşam tüketilmeye başlanılması daha sağlıklı olacaktır. Bu ölüm sertliği dediğimiz durum geçeceği için sindirim problemleri daha az olur. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta kavurma yapmak yerine ızgara, fırın, mangal şeklinde yaparsak en azından sindirimimizi daha rahatlatmış olabiliriz. Aynı zamanda demir ve protein içeriği yüksek olduğu için mutlaka demirin emilimini arttırabilmemiz açısından yanında C vitamini içeriğine sahip salata grupları, haşlanmış buharda pişirdiğimiz sebzelerle beraber tüketilmesini öneriyorum. Burada da tabağın yarısını salata grubuyla, diğer kalan kısmını da yine et grubumuzla beraber tüketebiliriz" dedi. "Tatlı tüketimine de dikkat" Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, tatlı tüketimi arttığı için şekerli ve asitli içecekler içmek yerine doğal probiyotik olan şalgam, ayran grubu veya maden suyu tercih edilmesi gerektiğini de belirterek, "Tatlı tüketiminize de dikkat etmenizi isteyeceğim. Gittiğiniz her yerde tatlı tüketmek yerine daha doğru bir seçimle beraber en azından her yerde değil de belli başlı yerlerde tüketmek bizler açısından da daha sağlıklı olacaktır. Su tüketimini ihmal ediyoruz. Suyu da gittiğimiz her misafirlikte bir bardak su içmeye dikkat ederek en azından bu şekilde gün içerisindeki suyumuzu 2 litreye yakın tutmaya çalışalım. Hareketli miktarımız da yine azalıyor. Burada da hareket etmek için gün içerisinde yürüyebileceğimiz yerlere yürüyerek gitmek ya da akşam yemekten böyle bir birkaç saat sonrasında hafif yürüyüşler de bizi destekleyecektir. Etlerin saklanması noktasında da bütün parçalar halinde değil daha küçük parçalar halinde tek kullanımlık olacak şekilde derin dondurucuda saklayabiliriz. -18 derecede yaklaşık 6-12 ay arasında da tüketilebilir. Bayramımızı kutlarken sağlığınızı ihmal etmeyin" diye konuştu.
Gebelikte sol tarafa yatmak varis riskini azaltıyor
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:29 Gebelikte sol tarafa yatmak varis riskini azaltıyor Uzmanlar, toplumda oldukça sık görülen varis hastalığının, özellikle kadınlarda ve gebelik döneminde daha fazla ortaya çıktığını söylüyor. Medicana Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, gebelikte varis oluşumunun sık görülen bir sorun olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde her 3 kadından 1’inde, her 5 erkekten 1’inde varis şikayetlerinin görüldüğü biliniyor. Medicana Konya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen varislerin gebelik döneminde arttığına dikkat çekerek anne adaylarını uyardı. Gebelikte damarlar baskı altında Gebelikte artan hormonların etkisiyle toplardamarların gevşediğini belirten Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, büyüyen rahmin de bacaklardaki damarlara baskı yaparak varis oluşumunu kolaylaştırdığını söyledi ve şu açıklamaları yaptı: "Varis sadece estetik bir kaygı değildir. Ağrı, şişlik, gece krampları ve dolaşım bozukluklarına yol açabilir. İleri durumlarda pıhtı oluşumu riski de vardır. Bu nedenle gebelik döneminde alınacak küçük önlemler hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından büyük fayda sağlar." Sol tarafa yatmak hem anne hem bebeği koruyor Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, gebelik sürecinde sık karşılaşılan varis problemine dikkat çekerek anne adaylarına önemli önerilerde bulundu. Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, özellikle yatış pozisyonunun hem annenin hem de bebeğin sağlığı için kritik olduğunu vurguladı ve şunları söyledi: "Karın içinde sağ taraftan geçen büyük toplardamar (vena kava), büyüyen rahim tarafından sıkıştırılır. Bu da kanın kalbe dönüşünü zorlaştırır, dolaşımı yavaşlatır. Sol tarafa yatıldığında ise bu baskı ortadan kalkar. Böylece hem annenin bacaklarındaki dolaşım rahatlar hem de bebeğe giden kan akımı artar. Sol yan pozisyon, varis riskini azaltırken, anne ve bebek sağlığını da korur" Baysal, anne adaylarının uyku ve dinlenme pozisyonuna özen göstermesi gerektiğini belirterek, "Sağlıklı bir anne, mutlu bir aile demektir. Üstelik varis sadece kadınların değil, erkeklerin de karşılaşabileceği bir sorundur. Uzun süre ayakta kalmak ve hareketsizlik erkeklerde de risk oluşturur. Uzun süre ayakta kalmak, hareketsizlik ve genetik faktörler erkeklerde de varis riskini artırır. Damar sağlığına dikkat etmek, her iki cins için de hayati önem taşır" Anne adayları için koruyucu öneriler Op. Dr. Baysal, gebelik sürecinde varis riskini azaltmak için şu önerilerde bulundu: Uzun süre ayakta kalmaktan kaçının, gün içinde kısa yürüyüşler yaparak dolaşımı destekleyin, ayakları dinlenme sırasında hafif yukarı kaldırın, rahat ve daraltmayan giysiler tercih edin, doktor önerisiyle varis çorapları kullanılabilir, varis sadece kadınların sorunu değil.
Selçuk Üniversitesi öğrencilerine dünyanın saygın üniversitelerinde akademik eğitim fırsatı
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:22 Selçuk Üniversitesi öğrencilerine dünyanın saygın üniversitelerinde akademik eğitim fırsatı Selçuk Üniversitesinin konsorsiyum üyesi olduğu Uluslararası Yüksek Lisans Programı (INTERTWINED) için Brüksel’e yapılan Avrupa Birliği proje başvurusu, desteklenmeye hak kazandı. Proje ile Selçuk Üniversitesi öğrencileri, dünyanın farklı ülkelerinden saygın üniversitelerde eğitim alarak yüksek lisans diploması sahibi olacak ve çok kültürlü bir akademik deneyim yaşama fırsatı elde edecek. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Abdulkadir Gölcü, Prof. Dr. Abdullah Koçak, Öğr. Gör. Dr. Ömer Kavrar ve Edebiyat Fakültesinden Doç. Dr. Gökhan Arslantürk’ün katkılarıyla hazırlanan Bütünleştirilmiş Sosyal Bilimler ve Teknoloji Bilimleri Uluslararası Yüksek Lisans Programı (International Master in Intertwined Humanities and Technology: INTERTWINED) Erasmus+ Mundus Joint Master Projeleri kategorisinde desteklenmeye hak kazandı. Projede 6 farklı ülkeden 6 üniversite görev alacak. İspanya’dan Vigo Üniversitesinin koordinatör olduğu projede Selçuk Üniversitesinin yanı sıra Polonya’dan Maria Curie-Skodowska University in Lublin, Litvanya’dan Vilnius Gediminas Technical University, Yunanistan’dan Hellenic Mediterranean University ve Mısır’dan Arab Academy for Science, Technology and Maritime Transport projeye sosyal bilimler ve teknoloji bilimleri alanında katkı sağlayacak. INTERTWINED projesi sayesinde Selçuk Üniversitesi öğrencileri, dünyanın farklı ülkelerindeki saygın üniversitelerde eğitim alma ve çok kültürlü bir akademik deneyim yaşama fırsatına sahip olacak. Aynı zamanda öğretim üyeleri de programın bir parçası olarak yurt dışından gelen uluslararası öğrencilere ders vererek bilgi ve deneyimlerini küresel ölçekte paylaşma imkanı bulacak. Programdan mezun olan öğrenciler sorumlu inovasyonu, kullanıcı merkezli tasarımı, kültürel mirasın ve kimliklerin korunmasını vurgulayarak teknoloji odaklı bir dünyanın zorluklarını ve fırsatlarını kavramaya hazır olacak. 2026 yılında başlayacak proje, 2030 yılında tamamlanacak. INTERTWINED; geleneksel olarak birbirine zıt ve bağlantısız olarak düşünülen bilgi ve uygulama alanları arasındaki boşlukları dolduracak stratejiler geliştirecek insanları yetiştirme ihtiyacını karşılamak için tasarlandı. Mevcut yüksek lisans programlarının aksine, INTERTWINED yüksek lisans programı sosyal bilimlere duyarlı teknoloji uzmanlarını veya teknolojiye duyarlı sosyal bilimciler yetiştirmenin yanı sıra; teknolojik transferin ve sürdürülebilir inovasyonun kesiştiği noktada yeni bir alanın geliştirilmesini amaçlıyor.
42 dosyadan yıllarca hapis yattı, çıkınca 10 ev soyan şahıs tekrar yakalandı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:16 42 dosyadan yıllarca hapis yattı, çıkınca 10 ev soyan şahıs tekrar yakalandı Konya’da son bir ayda meydana gelen hırsızlık olaylarının ardından çalışıma başlatan polis ekipleri, 10 farklı adrese giren şahsı tespit ederek kısa sürede yakaladı. Şüphelinin, 42 farklı dosyadan yıllarca hapis cezasının ardından tekrar hırsızlık yaptığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, artan hırsızlık olaylarının önüne geçmek ve faili meçhul dosyaları çözmek amacıyla özel bir ekip kurarak geniş çaplı çalışma başlattı. Şüpheli, 14 Ağustos - 8 Eylül 2025 tarihleri arasında farklı mahallelerde bulunan çok sayıda ikametin kapı kilit göbeklerini kırarak içeri girdi. Çalınan eşyalar arasında laptop, tablet, ziynet eşyaları, kol saatleri, parfümler, çantalar ve çeşitli elektronik cihazlar olurken bazı ikametlerde mala zarar verme olayları da yaşandı. Yapılan incelemelerde, söz konusu hırsızlık olaylarından dolayı mağdurların toplam zararının yaklaşık 2 milyon lira olduğu belirlendi. Polisler kamera görüntülerini tek tek inceledi Olayların faillerinin tespiti için ekipler, şüphelinin gidiş-geliş güzergahlarında bulunan güvenlik kamerası görüntülerini mercek altına aldı. Yaklaşık 18 kilometrelik güzergâh üzerinde 128 saatlik güvenlik kamerası kayıtları incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda şüphelinin kimliği netleşti. 32 suç kaydı var, cezaevinden yeni çıkmış Şüphelinin B.K. (39) olduğu tespit edildi. B.K.’nin evden hırsızlık başta olmak üzere 32 ayrı suç kaydı bulunduğu, ayrıca hakkında 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenildi. Ekiplerin düzenlediği operasyonla saklandığı ikamette yakalanan B.K.’nin evinde yapılan aramalarda, mağdurlara ait çok sayıda çalıntı eşya ele geçirildi. Daha önce 42 dosyadan işlem görmüş Araştırmalarda, şüpheli B.K.’nin 2011 yılında da Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandığı, o dönemde 42 ayrı dosyadan işlem yapıldığı ve uzun yıllar cezaevinde kaldığı ortaya çıktı. Şüphelinin kısa süre önce cezaevinden çıktığı ve yeniden hırsızlık olaylarını gerçekleştirdiği anlaşıldı. Polis ekiplerince gözaltına alınan B.K., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Konya Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, özellikle ikametlerden hırsızlık olaylarında sıkça kullanılan ’kilit göbeği kırma’ yöntemine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyararak, güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Selçuk Üniversitesi’nden akademisyenlere önemli fırsat
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:52 Selçuk Üniversitesi’nden akademisyenlere önemli fırsat Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeye yönelik proje hazırlayan bilim insanlarına önemli katkılar sunuluyor. Ulusal ve uluslararası Bilimsel Araştırma Projeleri’ne ve yurt dışı araştırma faaliyetlerine 450 bin TL’ye kadar destek verilecek. Selçuk Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma yolundaki çalışmalarını güçlendirmek ve uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla iki yeni destek uygulaması başlatıldı. Bu doğrultuda akademisyenler, üniversite-sanayi iş birliği projelerini geliştirmeye ve bu projelere katkı sağlayacak araçlara başvurmaya davet edildi. 450 bin TL bütçeyle desteklenecek bu projeler, Bilimsel Araştırma Projeleri uygulama ilkelerinde tanımlanan üniversite - sanayi iş birliği projelerini kapsıyor. Bu uygulama ile akademisyenlere sanayi kuruluşları ve TEKNOKENT ile yürütecekleri projeler için makine-teçhizat desteği, ortak yürütücülük fırsatı, test, analiz ve mühendislik hizmetleri desteği sunulacak. Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü ayrıca akademisyenlere Uluslararası Araştırma İş Birliği Projeleri ile dünyanın ilk 500 üniversitesiyle bilim üretme ve araştırma ortağı olma imkanı da sunuyor. 300 bin TL’lik bütçeyle desteklenecek bu projeler, BAP uygulama ilkelerinde tanımlanan Uluslararası İş Birliği Projeleri’ni içeriyor. ARWU ve THE sıralamalarında ilk 500’de yer alan üniversite ya da araştırma merkezlerinde çalışma yapacak akademisyenlere 89 gün yurt dışında çalışma desteği verilecek. Destek almaya hak kazanan akademisyene ulaşım ödemesi de yapılacak. Bilimsel Araştırma Projeleri’ne büyük önem verdiklerini belirten Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, "Selçuk Üniversitesi olarak araştırma üniversitesi vizyonumuzu daha da güçlendirmek ve akademisyenlerimizin bilimsel çalışmalarına ulusal ve uluslararası ölçekte değer katmak için önemli adımlar atıyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu yeni destek mekanizmaları, üniversite-sanayi iş birliğini derinleştirirken aynı zamanda dünya üniversiteleriyle güçlü bağlar kurmamıza da katkı sağlayacaktır. Akademisyenlerimizin yürüttüğü projeler, yalnızca bilime değil, ülkemizin kalkınmasına ve küresel ölçekte görünürlüğümüze de hizmet edecektir" dedi.