Yerel Haberler
Konya
Karatay Belediyesi’nden Kurban Bayram öncesi ilaçlama mesaisi 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:06:04 Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların bayram sürecini daha sağlıklı, huzurlu ve konforlu bir ortamda geçirebilmeleri amacıyla ilçe genelindeki ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve diğer haşere türlerine karşı ekipler sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Karatay Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilçenin tüm mahallelerinde düzenli ilaçlama faaliyetleri gerçekleştiriliyor. ULV cihazlı araçlarla yapılan uygulamalarda, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilememek adına çalışmalar sabah erken saatlerde ve gece geç saatlerde yapılıyor. Bayram öncesinde kurban satış ve kesim alanları başta olmak üzere çöp konteynerleri, parklar, yeşil alanlar ve haşere oluşumuna neden olabilecek noktalar titizlikle ilaçlanıyor. Çalışmalarda Sağlık Bakanlığı onaylı, çevre dostu ve insan sağlığına zarar vermeyen ilaçlar kullanılıyor. İlçe genelinde özenle gerçekleştirilen çalışmalarla vatandaşların yaz aylarını daha sağlıklı, güvenli ve hijyenik bir şekilde geçirmeleri hedefleniyor. Parklar ve yeşil alanlarda da çalışmalar sürdürülüyor Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de ilçe genelindeki parklar, çocuk oyun alanları ve yeşil alanlarda zararlı haşerelere karşı ilaçlama faaliyetlerine devam ediyor. Ağaçlarda oluşabilecek yaprak biti, mantar ve çeşitli zararlılara yönelik uygulamalarla hem çevre sağlığı korunuyor hem de vatandaşların yaz aylarında ortak kullanım alanlarından daha rahat faydalanmaları hedefleniyor. Doğanın dengesini koruyan ve insan sağlığına zararsız kimyasalların kullanıldığı çalışmalar kapsamında; karasinek, sivrisinek ve diğer haşere türlerine karşı hava şartlarına bağlı olarak ilaçlama çalışmaları devam edecek. Vatandaşların talepleri hızlı bir şekilde değerlendiriliyor Karatay Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen uçkunla mücadele çalışmaları, ilçe genelinde 24 saat esasına dayalı kesintisiz hizmet anlayışıyla sürdürülüyor. Vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla gerçekleştirilen düzenli ilaçlama faaliyetleri, sahada etkin şekilde devam ediyor. Belediye ekipleri, günün her saatinde sahada aktif görev alarak gelen taleplere hızlı şekilde müdahale ediyor. Özveriyle sürdürülen çalışmalar kapsamında, ilçe genelinde uçkun kaynaklı vatandaş taleplerinde gözle görülür bir azalma yaşandığı belirtildi. Yetkililer, Kurban Bayramı süresince de ekiplerin sahada aktif olarak görev yapacağını vurguladı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:41 Yağışlarla rekolte beklentisi artarken, kök hastalıkları uyarısı geldi Konya’da son günlerde zaman zaman etkili olan yağışlar rekoltede artış beklentisini arttırdı. Uzmanlar, yağışlarla birlikte verim artışı yaşanabileceğini söylerken, kök hastalıklarının ise göz ardı edilmemesine dikkat çekiyor. Konya Ovası’nda hububat üretiminde yağışların istenilen seviyede devam etmesinin ürün gelişimine olumlu katkı sağladığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, ekim alanlarının zaman zaman ziraat mühendisleri ile kontrol edilmesi noktasında uyarıda bulundu. Mantari hastalıklara karşı önlem alınmasına dikkat çeken Kırkgöz, "Konya Ovası’nda hububatlar şu anda sapa kalkma döneminde. Yağışlarımız, nisan yağışları özellikle oldukça iyiydi. Kıraç alanlardaki çiftçilerimizin sulama imkanı olmadığı yerlerde bu yağışlar oldukça önemliydi. Buralarda da bu yağışları çok şükür aldık. İlerleyen dönemlerde bunlar verime de olumlu yönde yansıyacak. Şu anda Konya Ovası’ndaki bitkiler sapa kalkma dönemi dediğimiz dönemde. Verim tahmini yapmak için oldukça erken bir dönemdeyiz. Lakin geçtiğimiz yıla göre rekoltemizde bir artış olacak diye temenni ediyoruz. Çünkü bitkilerin gelişimleri gayet iyi. Özellikle bu dönemde çiftçilerimizin, hububatların mantari hastalıklara karşı ilaçlamasına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Dönem dönem mutlaka bir ziraat mühendisiyle araziyi kontrol ederek, bu hastalığın olup olmadığını ve eğer hastalık varsa çok kısa bir süre içerisinde mantar ilacını uygulamalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "Dona karşılık yapılacak çalışmaları bölgelerindeki ziraat mühendisleriyle uygulama yapmalarını da öneriyoruz" Dona karşı uyarıda bulunan Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Yüksek yerlerde kar yağışları etkili oldu Konya yöresinde. Özellikle dağlık alanlardaki yağan kar yağışı ovada da soğuk olarak hissediliyor. Özellikle yeşil mahsulü erken dönemde eken çiftçilerimizin don zarar zararı yaşayıp yaşamadıklarını arazilerine çıkarak tespit etmeleri gerekiyor. Orada da çok hızlı bir şekilde mutlaka bir ziraat mühendisiyle kontrol ederek uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Çünkü yağışların devam ettiği süreçte arazi hazırlığı ve ekim oldukça zor oluyor. Çiftçilerimizin eğer dondan dolayı bir zararı varsa hızlı bir şekilde dona karşılık yapılacak çalışmaları bölgelerindeki ziraat mühendisleri tarafından tavsiye almalarını ve ona göre uygulama yapmalarını da öneriyoruz" şeklinde konuştu. "Su durması nedenlerden dolayı kök çürüklükleri oldukça fazla oluyor" Artan rekolte beklentisiyle birlikte kök hastalıklarına da dikkat çeken Kırkgöz, "Tabii bu şekilde yağışların devam etmesi sapa kalkmadan sonra dane dolum dönemlerinde de yağışların devam etmesi rekoltede yüzde 10-15 civarında bir artış sağlar. Tabii ekiliş alanlarında da bu yılki üretim planlamasından kaynaklı olarak bakanlığımızın bu yılki uygulamaya soktuğu üretim planlamasından dolayı çiftçilerimizin yoğun bir hububat ekilişi oldu. Konya Ovasında şuan yaklaşık yüzde 5’lik bir artış söz konusu hububatta. Bunun yanında yağışların da bu şekilde olması yüzde 10-15 civarında bir rekolte artışı olacağını gösteriyor. Tabii ovada bir takım riskler devam ediyor. Don olayının dışında sıcak rüzgarların esmesi özellikle hububatın çiçeklenme dönemindeki sıcak rüzgarlar döllenmeyi etkilediği için hububat bitkilerinde maalesef kalite ve veriminde de oldukça düşüklüğe neden oluyor. Çiftçilerimiz tabii arazilerine gittiklerinde arazilerdeki özellikle renk değişiklikleri, hububatta sararma, açık yeşil olma durumu bir takım hastalıkların ön belirtisi olabiliyor, mutlaka bunu kontrol etmeleri gerekiyor. Arazilerinde tesviyesi düzgün yapılmayan arazilerde veya toprak hazırlığı düzgün olmayan arazilerde su durması dediğimiz nedenlerden dolayı kök çürüklükleri oldukça fazla oluyor. Tabii yağışların arkasından güneş açması da bunların yayılmasını ve hastalık oranının da artırılmasına neden oluyor. Bu yüzden çiftçilerimizin arazilerine çıktıklarında hububatlarda özellikle renklerde bir değişiklik söz konusu olursa mutlaka bir zirai ilaç bayisine ve ziraat mühendisine danışmaları gerekiyor" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:04 Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali TEKNOSEL 2026 sona erdi Selçuklu TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali geleceğin dahilerinin ödüllerini aldığı coşkulu bir ödül töreniyle noktalandı. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğinde düzenlenen TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali dereceye giren öğrencilerin ödüllerinin verilmesiyle son buldu. Festivalin ilk 3 günlük etabı Selçuklu Belediyesi Uluslararası Kapalı Spor Salonu’nda robot yarışmalarıyla; 2. etabı ise teknoloji yarışmalarının kıyasıya rekabetinin sahne olduğu ve her yaştan insana hitap eden etkinliklerle birlikte Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Gençler 6 gün süren festival boyunca teknoloji alanında yarışırken etkinlik alanına gelen ziyaretçiler de festivale eşlik etti. Festivalin son gününde düzenlenen törende her 2 etapta da dereceye giren yarışmacılar ödüllerine kavuştu. Bu yıl 3.’sü gerçekleştirilen ve festival haline dönüşen Selçuklu TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali’nde Serbest ve Özel kategorilerde toplam 120, Gazze temalı yapay zeka film yarışmalarında 20 finalist, mBlock kodlama yarışmalarında 355 ve robot yarışmalarında 7 kategoride 567 takım yer aldı. "Buradaki yenilikçi fikirler yeni projelerin ortaya çıkması için ilham kaynağı olacak" TEKNOSEL 2026’yı tamamladıklarını ve muhteşem bir ödül töreniyle final yaptıklarını belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Yarışan çok sayıda takımımız ve çok farklı kategorilerde de ödüle layık görülen yarışmacılarımız vardı. Bütün takımlarımıza, yarışmacılarımıza ödüllerini takdim etmiş olduk. TEKNOSEL 2026’ya katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Burada gençlerimiz ödül aldı. 1.’ler, 2.’ler, 3.’ler, mansiyon ödülleri, jüri özel ödüllerini verdik. Festivalimize, milli yarışmalarımıza katılan tüm takımlarımız aslında bizim gözümüzde birinci. Çünkü burada olmak, bu yarışlara katılabiliyor olmak, özgün, yenilikçi fikirleriyle bu yarışmada projeleriyle bulunmak zaten işin en önemli kısmı. Bu manada bütün yarışmaya katılan takımlarımızı, öğrencilerimizi tebrik ediyorum, takdir ediyorum. Bu bir başlangıç. Burada olmak, buradaki sunumları yapabilmek, o projeleri burada hem hayata geçirmek hem de bütün gelen misafirlerimize, jüri üyelerimize fikirlerini aktarabilmeleri, anlatabilmeleri ve bu fikirlerle birlikte aslında yenilikçi ürünleri ortaya koyabilmeleri önemli. İnşallah burada ortaya koydukları yenilikçi fikirler önümüzdeki süreçte yeni fikirlerin oluşması, yeni projelerin ortaya çıkması için ilham kaynağı olacak. İnşallah takımlarımızın, öğrencilerimizin, okullarımızın bu ilgisi olduğu sürece TEKNOSEL Festivalimizi geliştirerek, daha kapsamlı bir şekilde önümüzdeki yıllarda da inşallah devam ettireceğiz" diye konuştu. Ödül Törenine Meram Kaymakamı ve Selçuklu Kaymakam Vekili Bayram Yılmaz, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu, Konya İl Jandarma Komutanı Cemil Lütfi Özkul, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, İnnoPark Genel Müdürü Ali Kahraman, Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı Humar Kahramanlı Örnek, Selçuklu Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Yavuz Tezcan, Selçuklu Belediye Meclis Üyesi Ayşe Lütfiye Poçanoğlu, öğretmenler öğrenciler ve aileleri katıldı.
Başkan Altay’dan ailesi Konya’da ikamet eden üniversite öğrencilerine müjde
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:13 Başkan Altay’dan ailesi Konya’da ikamet eden üniversite öğrencilerine müjde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ailesi Konya’da ikamet eden lisans düzeyindeki 30 bin öğrenciye eğitim desteğinde bulunacaklarını söyledi. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak öğrencilerin fırsat eşitliği içinde yetişmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini belirten Başkan Altay, gençlerin hayallerine ulaşabilmeleri amacıyla eğitime verdikleri desteği bir görev değil, gönülden bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Lisans düzeyindeki 30 bin öğrenciye eğitim desteği Başkan Altay, binlerce yıllık medeniyetin mirasını yarınlara taşıyacak gençleri eğitim hayatlarında desteklemeye devam edeceklerini belirterek, "Bildiğiniz gibi, ilkokul 1’den lise son sınıfa kadar olan öğrencilerimiz ile üniversiteye hazırlanan gençlerimize eğitim desteğinde bulunuyoruz. Şimdi ise, bunlara ilave olarak; ailesi Konya’da ikamet eden lisans düzeyindeki 30 bin öğrencimize eğitim desteğinde bulunacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Gençlerin hayallerine giden yolda yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyduklarını vurgulayan Başkan Altay, "Belediyemizin web sitesi üzerinden yapılacak başvurular sonrası, şartları sağlayan öğrencilerimizin hesaplarına Şubat ve Mayıs aylarında 5 bin liralık iki eşit taksitte, toplam 10 bin lira ödeme yapacağız. Burs desteğimizin tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin geleceği olan gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim tüm gençlerimizin yolunu açık, istikbalini parlak eylesin" ifadelerini kullandı.
Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:17 Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü Konya’da, çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan Sille Mahallesinde su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayan tehlikeli bir geçit haline gelen Şeytan Köprüsü, günümüzde de ürkütücü görüntüsüyle ilgi görüyor. Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı tarihi yerleşim yeri Sille Mahallesi, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karamanoğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin izlerini taşırken, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı biliniyor. Mahallede su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayarak dar ve tehlikeli bir geçit halini alan Bizans dönemi izlerini taşıyan Şeytan Köprüsü dikkat çekiyor. Dar bir vadide bulunması, dar ve yüksek oluşu nedeniyle günümüzde kullanılmayan köprünün, ürkütücü yapısı dikkat çekiyor. "Bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" Köprünün tarihi hakkında bilgi veren Selçuklu Belediyesi Sille Müze Sorumlusu Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Sille volkanik bir arazi üzerinde yer alıyor. Bu volkanik arazinin içerisinde, kayaçlarının içinde tuz minerali çok fazla. Bundan dolayı kullanılabilir su kaynakları çok kıt olduğu için Tatköy’de buldukları suları künklerle Sille’ye getirmek istiyorlar tabii ama Sille’ye gelirken bir dere var, bu dereyi aşmaları gerekiyor. Bundan dolayı bu su kemerini yapıyorlar ve üzerinden künkleri geçirip Sille’deki tatlı su çeşmelerinden temiz su ihtiyacını karşılıyorlar. Yıllar geçtikçe de tabii künkler kırılıyor. Bu gördüğünüz su kemerinin üzerinden insanlar karşıdan karşıya geçmeye başlıyor ve su kemeri, bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" dedi. "Bir tanesi Van’da, bir tanesi burada Sille’de" Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Şu anda Türkiye’de 2 tane şeytan köprüsü var. Biri Van’da, biri burada Sille’de. Sille Müzemizde de maketi var. İnsanlar görmek, hikayesini duymak istiyor. Biz ziyaretçilerimizi Zaman Müzemize yönlendiriyoruz. Zaman Müzemizin terasından Şeytan Köprüsü çok net bir şekilde görülmekte ve Zaman Müzesi’nde bulunan rehber arkadaşlarımızdan dilerlerse bunun hikayesini de dinleyebiliyorlar" şeklinde konuştu. Köprünün rivayeti: Mimarın anlaşması Köprü hakkındaki rivayeti de anlatan Uzman Arkeolog Yayla, "Efsaneye göre yıllar öncesinde, bu bölgenin sultanı bir mimara buraya bir köprü yapmasını daha doğrusu bir su kemeri yapmasını emrediyor. Göreve başlıyor, belli bir gün tayin ediyor, ‘bu gün içerisinde bitireceksin’ diyor sultan. Mimar, başlıyor yapmaya ve günler geçiyor artık mimar bitiremeyeceğini anlayınca kendi kendine, ‘bu köprüyü bir şeytan bile yapamaz’ diyor. Daha sonrasında kendisine bir şeytan görünüyor. Diyor ki ‘ben sana bunun yapımında yardım ederim ama benim söylediklerimi bundan sonrasında yapacaksın’ diyor. Mimar ölümden korktuğu için şeytanın söylediklerine kulak veriyor ve birlikte bu köprünün yapımında çalışıyorlar. Daha sonrasında köprü bitiyor. Sultana teslim ediyorlar ama mimar dönüp bakıyor diyor ‘keşke şeytana uymasaydım da kelleden olsaydık.’ Şeytanla birlikte yapıldığından dolayı Şeytan Köprüsü isminin verildiği rivayet ediliyor. Tabii bunların hepsi bir rivayet. Bu bir köprü değil, bir su kemeri. Ne zaman yapıldığına dair elimizde bir veri yok ama su kemerinin altında bulunan taşlardaki izlerden yola çıkarak izlerinden biz bu su kemerinin Bizans döneminden günümüze kaldığını düşünmekteyiz" diye konuştu.
Konya’da 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi
21 Kasım 2025 Cuma - 14:34 Konya’da 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi Konya’da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi. Programda konuşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı içinde ilk yaptıkları işin ortak dili, alfabeyi harekete geçirmek olduğunu belirterek, "Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık" dedi. Selçuk Üniversitesi tarafından İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda 21. Yüzyıl Türk Dünyası İdeallerinin İnşasında Hanefi-Maturidi ekolü konulu 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi. Programda açılış konuşması yapan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, "Türk İslam medeniyeti tarih boyunca geniş bir coğrafyaya yön vermiş, adalet, ilim ve hikmeti merkeze alan güçlü bir düşünce geleneği ortaya koymuştur. Bu birikimin temelleri incelendiğinde Hanefi fıkıh ve Maturidi kelamının belirleyici bir konuma sahip olduğu görülmektedir. İlahiyat fakültemiz tarafından düzenlenen Uluslararası Maturidi Sempozyumu bilimsel çabaların en önemli örneklerinden biridir. 2018 yılında kurulmuş İmam Maturidi Uygulama ve Araştırma Merkezi ise çalışmaların kurumsal bir çatı altında daha sistematik bir şekilde yürütülmesine imkan sağlamaktadır. Bu sempozyumun ilmi birikimi ortaya çıkarmaya ve Maturidi geleneğinin günümüz meselelerine ışık tutan yönlerini daha görünür kılmaya vesile olacağına inanıyorum" dedi. "Türk Devletleri, Maturidi çizgide şekillenen akıl, hikmet ve istişare geleneğinin bugünkü kurumsal yapısını temsil ediyor" İmam Maturidi Hazretlerinin 90 yılın üzerinde bir hayat sürdüğünü belirten Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Semerkand’ın Maturi köyünde dünyaya geliyor ve orada insanlığa verdiği mesajlar, yöneticilere verdiği mesajlar bugün de tazeliğini, geçerliliğini koruyor. Konya’yla Semerkand’ın çok ortak özellikleri var. Konya, Mevlana’nın şehri ve Konya’da ilim irfan dünyasının, manevi hayatımızın bu topraklardan dünyanın her tarafına yayıldığı bir yer. Aynı şekilde Semerkand’ta, Buhara’da, buralarda Türk dünyasının manevi başkentidir, kültür başkentidir. Maturidi inancına göre, ekolüne göre Türk Devletleri aslında Maturidi çizgide şekillenen akıl, hikmet ve istişare geleneğinin bugünkü kurumsal yapısını temsil ediyor. Burada ne var? Tevhid, birlik, ortak tarihimiz, ortak kültürümüz, ortak dilimiz" ifadelerini kullandı. "Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık" Ortak tarih, ortak kültür ve ortak dil kültürünü oluşturmak istediklerini söyleyen Binali Yıldırım, "Türk Devletleri Teşkilatı içinde ilk yaptığımız iş ortak dili harekete geçirmek yani ortak alfabeyi harekete geçirmek. Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık. Teknik olarak bitirdik. Bundan sonrası artık her ülkenin siyasi olarak irade koyup hayata geçirmesine bağlı. Bu biraz zaman alacak. Mesela Özbekistan’da hem Kril kullanılıyor hem Latin alfabesi kullanılıyor. Mesela Azerbaycan’da sadece Latin harfleri kullanılıyor. Bu alfabe 34 harften teşekkül etmiş vaziyette. Bu 34 harf bir havuz. Ülkeler bunun üzerine çıkamaz ama daha azını veya tamamını kullanabilir. Biz alfabemizde bir değişiklik yok, 29 harf. Mesela Kazakistan 34’ünü birden kullanıyor. Başka ülkeler bazılarını kullanmıyor. Yani 24-34 arası bu şekilde bir alfabe şu anda ortak alfabe olarak kabul edildi" şeklinde konuştu. "Tarihimizin köklerini, menşeini, nereden geldik, nereye gidiyoruz bunları iyi bileceğiz" İkinci adımın ise ortak tarih çalışması olduğunu ifade eden Binali Yıldırım, "Bu ortak tarih çalışmasını da başlattık. Burada da Türk Akademisi var. Kazakistan’da kurulu ve Türkiye’den Türk Tarih Kurumu, diğer ülkelerden akademisyenler, hocalarımız, uzmanlar bir araya geldi, toplantılarını yaptılar. Ara ara toplantılarını tekrarlıyorlar. 2 yıllık bir süreleri var. Bu süre içerisinde ortak tarihte gerçekleşmiş olacak. Amacımız ne? Amacımız birlikteliğimizi daha da güçlendirmek. Tarihimizin köklerini, menşeini, nereden geldik, nereye gidiyoruz bunları iyi bileceğiz. Medeniyetimizin tabii akışını gözeten bir bütünleşme projeli olarak iş birliğimizi daha da güçlendireceğiz. Barış, istikrar, akılcı diplomasi. Maturidi’nin akılcı, sükunetli, yapıcı yaklaşımı Türk Devletleri Teşkilatı diplomasisinde barışı ve istikrarı önceleyen temel bir rehberdir. Şimdi Türk Devletleri Teşkilatı şekli retorik üreten bir teşkilat değildir. Türk Devletleri Teşkilatı hem ekonomik olarak hem kültürel olarak hem ortak dil ve tarih olarak birbirimizle kaynaştığımız, kucaklaştığımız muazzam bir topluluktur" diye konuştu.
Kesilen doğal gaz borusu patlaması sonrası yıkılan apartmanın sakinleri yeni evlerine kavuşacakları günü bekliyor
21 Kasım 2025 Cuma - 11:29 Kesilen doğal gaz borusu patlaması sonrası yıkılan apartmanın sakinleri yeni evlerine kavuşacakları günü bekliyor Konya’da geçtiğimiz mayıs ayında bir apartmanda, dairede kesilen doğal gaz ocak borusu sonrası içeriye dolan gazın patlaması ve çıkan yangında büyük zarar gören binanın boşaltılarak yıkılmasının ardından, apartman sakinleri yeni evlerine kavuşacakları günü bekliyor. Olay, geçtiğimiz mayıs ayında merkez Karatay ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi Menzil Caddesi’nde bulunan 17 dairenin bulunduğu ve 71 kişinin ikamet ettiği İkram Apartmanı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 4 katlı apartmanın 3. katındaki bir dairede doğal gaz borusunun kesilmesinden kaynaklanan patlama yaşandı. Patlamanın ardından yangın çıktı. Yangına 10 itfaiye ekibi müdahale ederken, ekiplerin yoğun çabasıyla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Patlama ve yangında büyük çapta zarar gören apartman kontrollü olarak boşaltılmasının ardından yıkım kararı alındı. Kararın ardından yıkılan binanın sakinleri ise şimdi yeni evlerine kavuşacakları günü bekliyor. Yıkılarak enkazı temizlenen binanın bulunduğu alanın önünde açıklama yapan apartman sakinleri, mağdur olduklarını belirtti. İtfaiye raporu: "Doğal gaz ocak fleks hortumunun kesilmesinden dolayı biriken gazın patlaması ile yangın başladı" Patlama ve yangın sonrası hazırlanan itfaiye raporunda ise, doğal gaz ocak fleks hortumunun kesilmesinden dolayı biriken gazın patlaması ile yangının başladığının tespit edildiği belirtildi. Raporda şöyle denildi; "Yangının söndürülmesine müteakiben yapılan inceleme sonrası ve araştırma neticesinde, Menzil Caddesi No 115’de İkram Apartmanı’nda Osman Ç.’ye ait 11 numaralı dairenin mutfak kısmındaki doğal gaz ocak fleksinin kesici alet ile kesilmesi sonucu daire içerisine biriken gazın, herhangi bir nedenle patlayarak yangın başlangıç olayını meydana getirdiği, gelişerek diğer dairelere sirayet ettiği, yangının da bu şekilde çıktığı kanaatine varılmıştır." "Yöneticiyle kavga ederek geldi, en sonunda da binamızı yıkıp gitti" Yıkılan binanın yöneticisi Uğur Bağcı, "Bu binada yaklaşık 10 yıldır oturuyordum. En son binanın da yöneticisiydim. Bu arkadaş 5 yıl falan önce geldi binamıza taşındı. Eski yöneticiyle kavga ederek geldi, en sonunda da binamızı yıkıp gitti. En son hanımıyla kavga ettikten sonra hanımına telefon açmış mesaj atmış ‘eve geldin geldin gelmedin evi de yakacağım, kendimi de yakacağım’ diye. Doğal gaz borusunu kesmiş, şahsın boruyu kesmesi sonucu patlamıştır diye itfaiye raporunda da yazıyor. Sonra kestiği yerden gaz içeriye dolmuş. Gece saat 2 civarında büyük bir patlama sesiyle uyandık. Önce hepimiz deprem zannettik çıkmadık. Merdiven boşlukları yıkılıyor, sular akıyor. Çocukların zaten psikolojisi bozuldu. Sonra dışarıdan sesleri duyduk bina yanmaya başlamış. ‘Binada yangın var, binayı terk edin’ dedikleri anda biz binayı terk ettik. Yani bu kadar olayları yaşatan bir kişi dışarıda nasıl geziyor biz bir an önce adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Binayı da kendi imkanlarımızla yıktırdık. Şu an belediyeden beklentimiz kooperatifti burası, kooperatiften ayrılıp ayrı bir arsa olarak bize yardımcı olacaklarını bekliyoruz, yardımcı olacaklarını söylediler. Buranın arsasını ayırıp bir müteahhit yardımıyla tekrar yaptırmak istiyoruz. Şu anda onun haricinde hiçbir şekilde kimsenin yaptırma durumu da yok" dedi. "Hayallerimiz gitti" Olayın yaşandığı dairenin üst katında oturan Ferit Etki de, "Kendi evimizden kiraya düştük. Olay günü gece yarısına doğru bir sesle uyandık. Ben onun, patlatanın evinin üstünde oturuyordum. Olay anında evimizden yataktan düşerek uyandım. Sonra kapıyı zor açtık, kırdık, açtıktan sonra dışarı çıktığımızda yangın başlamıştı. Sonradan baktık ki bağıran, çağıran vardı. Patladığını gördüğümüz halde bir şey yapamadık. Şimdi kiraya gittik, hayallerimiz gitti ne diyeyim diyecek bir şeyim kalmadı" ifadelerini kullandı. Şu anda kirada oturduklarını anlatan bina sakinlerinden Bekir Koçan da, "Diyecek bir şey yok boğazım düğümleniyor. Hiç diyecek bir şeyim yok şu anda. Elimizden geldiği kadar kendimiz yapmaya çalışıyoruz ama gerçekten gücümüz yetmiyor. Herkesten yardım bekliyoruz. Kooperatif olarak biz burayı aldık, evimizi ödedik. İyi, kötü bir ev sahibi olduk. Ama şimdi kiradayız 20 bin lira kira ödüyorum zorlanıyoruz" şeklinde konuştu. "O gece oğlum yaralandı, eşim kalp krizi geçirdi" Olay günü eşinin kalp krizi geçirdiğini ve oğlunun yaralandığını söyleyen Dursuniye Akbaba, "Biz evimizi çok zorluklarla almıştık. 15 senelik ev sahibiyim. Biz o günü bir türlü atlatamadık. Gece ani bir patlama sesi olduğunda her an aynı şeyi yaşayacağım diye çok korkuyorum. Olayı gerçekleştiren kişi şu an dışarıda. Evimiz gitti, şuan kiradayız. O gece oğlum yaralandı, eşim kalp krizi geçirdi ve çalışamıyor şu anda. Yani o yüzden mağdur durumdayız" dedi. "Kapıyı kıramasaydık biz orada yanarak ya da boğularak ölecektik" Bina sakini Nuray Etki ise, "O gün büyük bir gürültüyle uyandık. Bir gece de her şeyimizi kaybettik. Evim, arabam, bütün eşyalarım yandı. Üst katta olduğum için yangından etkilendik ve o gün burada bir can pazarı yaşandı. Çoğu komşumuz yaralandı, biz zor kurtulduk. Odada sıkıştık kaldık, yatak odasından zor çıktık. Eğer kapıyı kıramasaydık biz orada yanarak ya da boğularak ölecektik. Şu an kirada oturuyoruz ve zor şartlarda ödüyoruz" diye konuştu.