GÜNDEM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 15:40

MİT’in yayımladığı 1942 tarihli belgede Hitler propagandası detayı

A
A
A
MİT’in yayımladığı 1942 tarihli belgede Hitler propagandası detayı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından "Özel Koleksiyon" sekmesinde yayımlanan 1942 tarihli arşiv belgesinde, İzmir’de görev yapan Alman Konsolosluğu tercümanının "Hitlerizm’in İslam ruhuna uygun olduğu" yönünde propaganda faaliyetleri yürüttüğünün rapor edildiği ortaya çıktı.

MİT’in internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" bölümünün "Belgeler" kısmında yayımlanan 7 Mayıs 1942 tarihli belgede, İzmir Merkez Amirliği tarafından MİT’in öncülü olan Millî Emniyet Hizmeti (M.E.H./MAH) Başkanlığı’na gönderilen yazışmaya yer verildi. "Almanya’nın İzmir Konsolosluğu’nda çalışan Türk tercümanın yürüttüğü propaganda faaliyetlerine ilişkin olarak İzmir Merkez Amirliği’nden MAH Başkanlığı’na 7 Mayıs 1942’de gönderilen yazı" başlığıyla paylaşılan iki sayfalık belgede, Alman Konsolosluğu’nda görev yapan bir tercümanın propaganda ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edildiği belirtildi. Belgede söz konusu kişinin "propaganda ve istihbarat sahasında her gün biraz daha artan bir faaliyet gösterdiği" ifade edilerek, son dönemde dini konuları propaganda aracı olarak kullandığı aktarıldı. Yazışmada tercümanın "Müslümanlık ile Almanlık arasında bir bağ bulunduğunu" ileri sürdüğü ve "Hitlerizmi benimsemenin İslam ruh ve dinine uygun olduğunu" çevresine yaymaya çalıştığı kaydedildi. Tercümanın özellikle Adolf Hitler ile Hazreti Muhammed arasında benzerlik kurmaya çalıştığı da belirtilen belgede şu ifadeler yer aldı:

MİT’in yayımladığı 1942 tarihli belgede Hitler propagandası detayı

"Hitler ve Hazreti Muhammed üzerinde durarak her ikisinin de yaptıklarının zemin ve zaman farklarına rağmen birbirinin aynı olduğunu söylemekte ve bu söylediklerini Müslümanlığa ait kitaplar üzerinde yaptığı derin tetkiklere istinad ettirdiğini ilâveyi ihmal etmemektedir."

"En tehlikeli ve faal elemanlardan biri"

Arşiv belgesinde, söz konusu tercümanın bölgedeki Alman istihbaratının "en tehlikeli ve faal elemanlarından biri" olarak değerlendirildiği ifade edildi. Konsoloslukta resmi görevli olmasına rağmen gününün büyük bölümünü kahve, gazino ve benzeri kamusal alanlarda geçirdiği belirtilen şahsın İzmirli olması nedeniyle dikkat çekmeden farklı çevrelere rahatlıkla girebildiği aktarıldı. Belgede ayrıca, faaliyetlerinin önüne geçilebilmesi amacıyla şahsın ihtiyat topçu teğmeni olması nedeniyle yeniden silah altına alınarak tecrit edilmesinin düşünüldüğü ancak yapılan incelemede "310 doğumlu olması nedeniyle askerlikle ilişiğinin kalmadığının" tespit edildiği bilgisine yer verildi.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Aras Kıyı Belediyeler Birliğinde güven tazeledi Kıyı Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yeni dönemde de yerel yönetimlerin sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceklerini söyledi. Birliğin bugün itibarıyla 120 üyeye ulaştığını belirten Başkan Aras, dayanışma ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeniden seçilmenin onurunu ve sorumluluğunu taşıdığını ifade eden Başkan, geride kalan iki yıllık süreçte belediyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, kentlerin ortak sorunlarına çözüm üretmek ve Birliği daha aktif bir yapıya kavuşturmak adına önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Yeni dönemde özellikle kaynak ve yetki sorunları başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacaklarını kaydeden Başkan Aras, "Yeni dönemde de kaynak ve yetki başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacak; belediyelerimizin sesi olan, çözüm üreten ve ortak aklı büyüten bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Anadolu’nun dört bir yanından gelen büyük bir dayanışma ailesiyiz. Bugün 120 üyeye ulaşan Birliğimizi daha da güçlendirerek hedeflerimize birlikte yürüyeceğiz. Görev süresi boyunca emek veren tüm encümen üyelerimize teşekkür ediyor, yeni dönemde birlikte çalışacağımız encümen üyelerimizle Birliğimizi daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum" dedi.
Hatay İnşaat çalışmalarında ortaya çıkan ve depremi hasarsız atlatan devasa mozaik ilk günkü ihtişamını koruyor Hatay’da inşaat çalışmaları sırasında 2010 yılında ortaya çıkan ve koruma altına alınan 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği, görünümüyle ihtişamını korumaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, mozaikteki dalgalanmaların tarihte yaşanan 2 depremden kaynaklı olduğunu belirterek asrın felaketinin mozaikte herhangi bir hasar bırakmadığını söyledi. Tarihte çeşitli toplumlara ev sahipliği yapan ve verimli topraklarıyla medeniyetlerin beşiği olan Antakya ilçesinin Haraparası Mahallesi’nde 2010 yılında bir otelin inşaat çalışması sırasında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkmıştı. Dünyadaki eşsiz eserlerden olan ve tarihte yaşanan depremlerden etkilenen devasa mozaiğin bulunduğu alan koruma altına alınarak müze haline getirilmişti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ardından bir süre ziyarete kapatılan müze, tadilat sürecinin ardından ziyarete yeniden açılmıştı. Afetin ardından onarımı tamamlanarak Haziran 2024’te kapılarını yeniden açan müze içerisinde, Helenistik, Roma, Bizans, Orta Çağ ve İslamiyet dönemlerini ait 340 eserin yanında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği de yer alıyor. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan eşsiz taban mozaiğini inceleyen ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç’ten bilgi alan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, açıklamalarda bulundu. Tarihte bölgede mozaik sanatının yaygın olduğunu belirten Vali Masatlı, tarihe ilgi duyan insanları kente davet ederek, "Tarihi yüz binlerce yıl eskiye dayanan medeniyetlerin ve kültürlerin buluşma noktası. Hatay’ımızın Antakya ilçesindeyiz. Arkamda görmüş olduğunuz mozaik dünyanın bilinen yaklaşık 1050 metre büyüklüğündeki en büyük bir tanesi. Milattan sonra 526 ve 528 yılında burada meydana gelen 2 farklı depremde bu mozaikte dalgalanmalar oluşmuş, devamında da bazı depremlerle yüz yüze gelmiş. Asırların felaketi 6 Şubat depremlerinde bu mozaiğimizde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Tarih içerisinde defalarca depremlerle yüz yüze gelmiş olan bu şehrimizde kadim mirasımız ve tarihimiz onun izlerini taşımakla beraber hala ayaktadır. Bizlerde tarihimiz ve medeniyetimizden aldığımız güçle buradaki yıkılan, hasar gören eserlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. Bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan, bu tür yapılarla ilgilenen dünyadan ve Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Bizler tabii medeniyetlerin ve kültürlerin şehriyiz ama diğer taraftan da başka bir isimle de nitelendiriliyoruz. Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden bir tanesi bizde bulunuyor. Dolayısıyla bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan bu tür yapılarla ilgilenen tüm insanları Dünyadan, Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Diğer taraftan dünyanın en büyük mozaiklerinden olan bu eşsiz eseri buraya gelip görmelerini hassaten isteriz. Hem buradaki medeniyeti, hem de diğer taraftan da Hatay’ımızın o dillere destan misafirperverliği ile de karşılaşacaklardır" ifadelerini kullandı.