SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:34

Hayat boyu aşılama önem taşıyor

A
A
A
Hayat boyu aşılama önem taşıyor

Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, aşının hayat kurtarıcı etkisini vurgulamak, rutin aşılama çalışmalarını güçlendirmek, aşı karşıtlığıyla mücadele etmek, özellikle çocukların ve yetişkinlerin eksik aşılarının tamamlanmasını teşvik etmeye yönelik bütün çalışmalara destek verilmesi gerektiğini belirtti.


Her yıl 24-30 Nisan arası ‘Dünya Aşı Haftası’ olarak kutlanıyor. 2012 yılından beri de aşıların önemi ve yararı hakkında toplumsal farkındalığın arttırabilmesi için yoğun çalışmalar sürdürülüyor. Aşılamanın, bulaşıcı hastalıklardan korunmada en etkili ve güvenilir yöntemlerden biri olduğunu, aşıların, yalnızca bireysel değil toplumsal sağlığın korunmasında da kritik rol oynadığını belirten Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, "Aşılamanın önemi, insanlık tarihindeki salgınlarla daha iyi anlaşıldı. Çiçek, veba, kolera, kızamık ve çocuk felci gibi hastalıklar geçmişte milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. 20. yüzyıldan itibaren aşıların yaygınlaşmasıyla birlikte bu hastalıkların büyük ölçüde kontrol altına alındığını, günümüzde ise aşılama sayesinde birçok hastalığın tamamen ortadan kaldırıldığını ya da ciddi oranda azaldığını biliyoruz" dedi.



Aşı ve aşılamadaki kritik noktalar


Aşının, organizmaya uygun yolla verildiğinde bağışıklık yanıtı oluşturarak canlının enfeksiyon hastalıklarından korunmasını sağlayan maddeler olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, "Aşılar, hastalık yapıcı etkisi azaltılmış ya da yok edilmiş mikroorganizmaların doğrudan kendisinden ya da belli bölümlerinden hazırlanarak çeşitli yollardan uygulanır. Aşılama süreciyle gerçek mikropla karşılaşıldığında önceden geliştirilmiş savunma sistemi hızla yanıt verir ve kişi hastalığa yakalanmaz. Bu kişi artık o hastalığa karşı bağışıktır. Aşılar son derece güvenilir biyolojik ürünlerdir. Üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrolden geçmektedirler. Üretilen her bir seri için gerek üretici gerek üretilen ülke resmi makamlarınca ayrıntılı analiz ve testler yapılmaktadır. Aşılar herhangi bir ilaç gibi bazı yan etkilere de neden olabilir. Bu yan etkilerin çoğunluğu hafif ateş, aşı uygulanan bölgede kızarıklık, şişlik, ağrı gibi hafif yan etkilerdir. Bu yan etkiler sadece birkaç gün sürer ve tedavi edilebilir. Ciddi yan etkiler son derece nadirdir. Unutulmamalıdır ki hemen her durumda bebek/çocuğun aşı ile korunabilir hastalıklara yakalanma ve bu hastalıklara bağlı nedenlerle ölme ya da sakat kalma ihtimali, aşılama ile oluşabilecek istenmeyen etkilerin görülme ihtimali ile karşılaştırılamayacak kadar fazladır’’ ifadelerini kullandı.


21. yüzyılın başında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşılamayı koruyucu sağlık hizmetleri arasında, halk sağlığına etki eden en önemli halk sağlığı başarısı olarak kabul ederken, DSÖ’nün Genişletilmiş Bağışıklama Programı önerisi doğrultusunda birçok bulaşıcı hastalık eliminasyon noktasına geldi. Türkiye’de de 1981’de Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) başlatıldığını ve 1985’te "Aşı Kampanyası" ile bağışıklama hizmetlerine hız verildiğini belirten Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, şöyle devam etti: "Yaşam Boyu Bağışıklama Programı anlayışıyla yetişkin risk grubunda olanlara da belirli aşılar uygulanmaktadır. Aşılama insanlık tarihinin en önemli buluşudur. Dünya genelinde yaygın aşılama çalışmalarıyla çiçek hastalığı 1977 yılından itibaren tamamen yok edilmiştir. 1980 yılında ülkemizde ve tüm dünyada aşılama durdurulmuştur. Çocuk felci (poliomiyelit) hastalığı yüzde 99’luk bir azalma ile yok edilme aşamasına getirilmiştir. Ülkemizde 19 yıldır çocuk felci vakamız bulunmamaktadır. Son 50 yılda, en az 154 milyon hayat kurtarıldı. Bu, yılda 3 milyondan fazla hayat veya beş-on yıl boyunca her dakikada 6 hayat kurtarıldığı anlamına geliyor" dedi.


Günümüzde sağlık alanındaki gelişmelere paralel olarak birçok ölümcül seyreden hastalığın tedavi edilebildiğini, dolayısıyla ortalama yaşam süresinin uzadığını ve dünyada yaşlı nüfusun giderek arttığını ifade eden Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, "Ancak bu kişiler bağışıklık sistemlerindeki baskılanma, altta yatan kronik hastalıkları ya da ileri yaşın etkisiyle çok daha ölümcül olabilen birçok enfeksiyona yakalanabilmektedir. Özellikle erişkinlerde alt solunum yolu enfeksiyonları dünyada en önemli 3. ölüm nedeni, bulaşıcı hastalıklar arasında ise birinci ölüm nedenidir. Bu durum bu yetişkinlerin de aşıyla korunma gereksinimini ortaya çıkarmıştır. Çocukluk döneminde yapılan aşıların devamı olarak erişkinlerde yapılacak düzenli ve erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla mortalite (ölüm) ve morbidite (sakatlık) bakımından önemli birçok bulaşıcı hastalıktan korunmak mümkün olabilecektir. Bu hizmetlerin verilebilmesi için yaşamın bütünlüğü ve yaşamın her döneminde sağlık hizmeti anlayışıyla sadece çocuklar için değil, yaşamın bütün dönemlerini içine alacak bir bağışıklama programına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu program ‘Yaşam Boyu Bağışıklama Programı’ olarak adlandırılmaktadır" dedi.



"Toplumsal bağışıklığın artması bulaşma zincirini kırıyor"


Savaşlar, göçler, kötü ekonomik şartlar, yanlış sağlık politikalarıyla bazı ülkelerde aşılama oranlarının oldukça düşük kalması ve her ülkenin aşılama stratejisinin farklı olmasının özellikle göçmenlerin enfeksiyonları geldikleri ülkelerden sığındıkları ülkelere taşımalarına neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Şehnaz Güngör, son yıllarda ortaya çıkan yeni alışkanlıklara da dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: "Aşı kararsızlığı ve karşıtlığı birçok enfeksiyon hastalığının yeniden artmasına yol açmaktadır. Ancak Covid 19 pandemisinde vakaların aşı öncesi ve sonrası değerlendirilmelerinde, aşı sonrası hastaneye yatış oranlarında ve mortalitede azalma tespit edilmiş olması aşıların koruyucu etkisini bir kez daha kanıtlamıştır. Bağışıklama, enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en etkili, güvenilir ve en kolay yollarından biridir. Toplumun belli bir bölümünün herhangi bir yolla bir etkene karşı bağışık olması halinde bulaşma zincirinin kırılacağı ve yayılımın duracağı kabul edilir. Bu duruma kitlesel immünite (toplumsal bağışıklık) adı verilir. Aşılanmak sadece bireysel bir korunma değil, aynı zamanda toplum bağışıklığını sağlayarak diğer insanları da koruyan bir toplumsal sorumluluktur’’ diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Konya Kaçan cinayet şüphelilerini JASAT yakaladı Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir kişinin darbedildikten sonra av tüfeğiyle vurularak öldürülmesiyle ilgili soruşturmada aranan 3 şüpheli, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yakalandı. Edinilen bilgiye göre, önceki gün Beyşehir’e bağlı Adaköy Mahallesi’nde yaşanan silahlı saldırıda Necati Sandal av tüfeğinden çıkan saçmalarla sırtından vurularak ağır yaralanmış, kaldırıldığı Beyşehir Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Necati Sandal’ın cenazesi, Huğlu Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında defnedildi. Yeniden Refah Partisi Huğlu Mahallesi Başkanı olan Necati Sandal’ın hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada olayın ardından kaçan 3 şüpheli, JASAT’ın düzenlediği operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmelerinin beklendiği öğrenildi. Öte yandan, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 7 şüpheli de işlemlerinin ardından Beyşehir Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 5’i, savcılık sorgusunun ardından sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Şüphelilerden A.U., A.U., B.Ö. ve F.N. tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adliyeye çıkarılan diğer 2 şüpheli ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı.
Gaziantep Seyyid Mücevherat 3’üncü şubesini hizmete açtı Gaziantep kuyumculuk ve mücevherat sektörünün köklü firmalarından Seyyid Mücevherat’ın 3. şubesi düzenlenen görkemli bir törenle hizmete açıldı. Gaziantep’in en gözde mekanlarının yer aldığı Naci Topçuoğlu Bulvarı üzerinde açılan Seyyid Mücevherat’ın açılış törenine DEİK Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanı ve Altunkaya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya, Acarsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Acar, MAREV Başkanı Abdulkerim Aslan, KATODER Başkanı Sabiha Gül ve Yönetim Kurulu Üyeleri, sevilen sanatçı Bülent Serttaş, Gaziantep iş, STK ve siyaset dünyasının seçkin isimleri ile kalabalık bir davetli topluluğu katıldı. "Güven ve kalite önceliğimizdir" Büyük ilgi gören açılışın ardından davetliler Seyyid Mücevherat’ın üçüncü şubesini dolaşarak, ürünler ve verilen hizmet hakkında mağaza yetkililerinden bilgi aldı. Seyyid Mücevherat Yönetim Kurulu Başkanı Nusrettin Kılıç, açılışın ardından yaptığı açıklamada, açılış törenine katılan tüm davetlilere teşekkür ederek, "Seyyid Mücevherat olarak Gaziantep’te 1988 yılından bu yana sektörde hizmet veriyoruz. Bizim için kalite ve güven her zaman önceliğimiz olmuştur. Gaziantep çok hızlı gelişen bir şehirdir. Biz de bu gelişmeye paralel olarak hizmet ağımızı genişletiyoruz. Üçüncü şubemizle hizmet halkasına yeni bir halka eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Marka yolculuğumuz devam ediyor" Seyyid Mücevherat Yönetim Kurulu Başkanı Nusrettin Kılıç, yeni şubenin marka yolculuğunda önemli bir adım olduğunu belirterek, "1988 yılından bu yana Gaziantep başta olmak üzere çevre illerdeki vatandaşlarımıza güvenilir, kaliteli ve yenilikçi hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Üçüncü şubemizi açarak hem istihdama katkı sağlamayı hem de müşterilerimize daha kolay ulaşmayı amaçladık" diye konuştu. SEKTÖRÜN KÖKLÜ MARKASI Kentte kuyumculuk sektörünün köklü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren Seyyid Mücevherat, yeni yatırımıyla hem hizmet ağını genişletti hem de istihdama katkı sağladı. Modern mağaza konsepti, şık vitrin tasarımı ve zengin ürün çeşitliliğiyle dikkat çeken üçüncü şube; altın, pırlanta, mücevher ve özel tasarım ürünlerden oluşan geniş koleksiyonuyla her zevke ve her bütçeye hitap ediyor. Seyyid Mücevherat’ın Naci Topçuoğlu Bulvarı’nda hizmete giren üçüncü şubesinin, merkezi konumu, modern mimarisi ve zengin ürün seçenekleriyle Gazianteplilerin yeni alışveriş noktalarından biri olması hedefleniyor.
Çorum Çorum’da temsili askerlik yapacak engelli bireylere asker kınası yakıldı Çorum’da temsili askerlik yapacak engelli bireyler için düzenlenen eğlencede asker kınası yakılarak, şehit turu atıldı. Çorum’da yaşayan ve temsili olarak askerlik yapacak engelli ve özel bireyler için etkinlik düzenlendi. Çorum Belediyesi ve Altı Nokta Görme Engelliler Derneği Çorum Şubesi tarafından düzenlenen organizasyonda, engelli ve özel bireylere asker kınası yakıldı. Daha sonra Çorum Belediyesi halk otobüsleri ve vatandaşların katılımıyla asker uğurlama konvoyu düzenlendi. Konvoy eşliğinde şehir turu atan engelli bireyler, Çorum Şehitliği’ni ziyaret etti. Şehitlikte engelli ve özel bireyler, aileleri ve vatandaşlar şehitler için dua etti. Çorum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat yaptığı konuşmada, "Hepimizin gönlündeki, beynindeki vatan sevgisi gün geldiğinde, ihtiyaç olduğunda ne engel tanır ne de hiçbirimiz tereddüt ederiz. Kadınıyla, genciyle, erkeğiyle, yaşlısıyla hepimiz birer çakı gibi asker oluruz. Tıpkı bizden öncekilerin yaptığı gibi, bize ne görev veriliyorsa gereğini bayrak inmesin, ezan susmasın, vatan düşmesin diye tereddüt etmeden yaparız" dedi. Düzenlenen programa destek verenlere teşekkür eden Altı Nokta Körler Derneği Çorum Şube Başkanı Şaban Kabakçı da, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla 1 günlük askerlik yapacak askerlerimizin temsili askerlik görevi öncesinde geleneksel olan asker kınasını ve şehir konvoyu etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu etkinlikte bizlere destek olan Çorum Belediye Başkanımız ve kurum müdürlerine çok teşekkür ediyorum. Gönlü vatan aşkıyla dolan arkadaşlarıma hayırlı tezkereler diliyorum" dedi.