POLİTİKA - 09 Ekim 2025 Perşembe 14:14

Başkan Altay gençleri boykot konusunda duyarlı olmaya çağırdı

A
A
A
Başkan Altay gençleri boykot konusunda duyarlı olmaya çağırdı

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Gençlik Meclisi’nin "Üniversite Buluşmaları" kapsamında KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi. Başkan Altay boykot konusuna vurgu yaparak, "Özellikle genç arkadaşlarımızın boykot konusunu hafife almamasını, hem kendilerinin uymasını hem de çevresindeki arkadaşların uyması konusunda uyarıcı olmalarını istirham ediyorum" dedi.


KTO Karatay Üniversitesi’ndeki programda konuşan üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı ve Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, "Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın vizyoner liderliğiyle Konya ulusal ve uluslararası ölçekte dikkat çeken bir şehir haline geldi. Şehrimizin ulaşım, çevre, spor, kültür ve eğitim alanındaki yatırımları gençlerimize daha yaşanabilir bir şehir ve daha mutlu bir gelecek sunuyor. Bu vizyon üniversiteler için de çok kıymetli bir motivasyon kaynağıdır. Konya’mızın gelişimine büyük katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımıza üniversitemiz adına teşekkür ediyorum" dedi.



"Konya Türkiye’nin en güzel şehirlerinden birisi"


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın Türkiye’nin en güzel şehirlerinden birisi olduğunu belirterek, "Üniversitemiz de gün geçtikçe kendisini geliştiriyor. Temel atmasında bulunmuş birisi olarak bugün geldiği noktadan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Konya’da sizin ilginizi çekecek işler yapmaya gayret ediyoruz. Biliyorsunuz burası bir darülmülk. 200 yıl başkentlik yapmış bir şehirde bulunuyoruz. Üniversitemize ismini veren Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese ve onlarca hatta yüzlerce medresesi olan bir şehirdeyiz. Burası her zaman ilmin ve irfanın merkezi olmuş, özellikle Selçuklu döneminde bölgede yaşanan kargaşada adeta güvenli bir liman olarak hem batıdan hem doğudan gelenlerin buluşma noktası olmuş. Muhyiddin İbnü’l Arabi Hazretleri, Hazreti Mevlana Konya’ya gelmiş ve burada ilim, irfan üretmişler" ifadelerini kullandı.



Başkan Altay boykot konusuna vurgu yaptı


Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik Meclisi, Genç Kültür Kart, Kapsül Teknoloji Platformu, Sosyal İnovasyon Ajansı, Atmosfer Gençlik Merkezi, Divizyon gibi gençlik faaliyetlerinden bahseden, özellikle gönüllü üniversite öğrencileri tarafından kurulan Kudüs Çalışma Grubu’nun Kudüs ve Gazze ile ilgili önemli etkinlikler ve çalışmalar yürüttüğüne değinen Başkan Altay, "Müjdeli bir haber aldık aslında. Gazze’de İsrail ve Hamas arasında bir ateşkes imzalandı. Umuyorum ki kalıcı bir ateşkese dönüşür ve Gazze’de insanların çektiği çile sona erer; İsrail’in yaptığı soykırım sona erer. Ama bu soykırımın anlatılması, özellikle uluslararası arenada anlatılması ile ilgili çalışmaya devam etmek gerekiyor. Bu konuda hepimizin en önemli yükümlülüğü boykot meselesi arkadaşlar. Bunu lütfen hafife almayın. Özellikle genç arkadaşlarımızın boykot konusunu hafife almamasını, hem kendilerinin uymasını hem de çevresindeki arkadaşların uyması konusunda uyarıcı olmalarını istirham ediyorum" açıklamasında bulundu.



Gençlere iklim değişikliği ve göç konusunda uyarılarda bulundu


Dünyada yerel yönetimlerin iki önemli gündeminin olduğunu anlatan Başkan Altay şunları kaydetti:


"Birincisi, iklim değişikliği. Bu konu herhalde genç arkadaşlarımızın en çok ilgi duyması, üzerine kafa yorması gereken konu. Dünya ısınıyor, ısındıkça temiz su kaynaklarına ulaşım konusunda sorun yaşıyoruz. Konya da bu riskin en yüksek olduğu şehirlerden birisi. Dolayısıyla ciddi bir kuraklık yaşıyoruz 2 yıldır. Şehirde görüyorsunuz, neredeyse tüm bilbordlarda, yaya üst geçitlerinde su ile ilgili uyarılarımız var. Özellikle genç arkadaşlarımızın su tasarrufu konusunda da bizlerle birlikte çalışmasını arzu ediyoruz. Belki Gençlik Meclisimiz bu konuyla ilgili özel bir çalışma yürütebilir. Görüyorsunuz birçok şehirde su kesintilerinin yaşandığı bir dönemdeyiz. Biz de Konya’ya kesintisiz su vermek için çok yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Ama kaynaklar sınırlı, kullanım her geçen gün artıyor. Gelecekte bu sorunu yaşamamak için daha duyarlı olmanız gerekiyor. İkinci konu da göç meselesi. Özellikle savaşlar nedeniyle dünyada inanılmaz bir göç ve göçmen nüfusu var. Aslında göç konusunda 3 temel mesele var. Birincisi göç veren ülkeler ve şehirler, ikincisi göç güzergahındaki şehirler ve ülkeler, üçüncüsü de göç alan, düzensiz göç alan ülkeler ve şehirler. Bunların hepsi travma olarak var. Dolayısıyla bu konular üzerinde hem şehrimizde yaptığımız çalışmaları, hem dünyadaki gelişmeleri takip ederek şehrimizin gelişimine katkı sunmaya gayret ediyoruz."



"Üniversitelerimiz şehrimize vizyon oluşturacak birçok projede bize destek veriyor"


Konya’nın gelecekte çok daha güzel ve güçlü bir şehir olacağını vurgulayan Başkan Altay, "Üniversitelerimiz bu konuda şehrimize vizyon oluşturacak birçok projede bizlere destek oluyor. Ben Rektörümüzün şahsında tüm akademisyenlere ve Konya Ticaret Odamızın başkanı Selçuk Öztürk başta olmak üzere KTO’nun değerli yöneticilerine şehrimiz adına teşekkür ediyorum" diye konuştu.


KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç ve Gençlik Meclisi Başkanı Salim Can Kilci’nin de katıldığı programda daha sonra Başkan Altay, öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Programda ayrıca Hataylı öğrenciler Başkan Altay’a, Hatay depreminde yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti.



Başkan Altay gençleri boykot konusunda duyarlı olmaya çağırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.