POLİTİKA - 06 Mart 2026 Cuma 22:12

Bakan Çiftçi: "Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var"

A
A
A
Bakan Çiftçi: "Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Konya’da misafir edilen Gazzeli ailelerle iftar sofrasında bir araya geldi. Bakan Çiftçi, "Son zamanlarda bölgemizde tırmanan hadiseler, dünyada hızla değişen dengeler; Türkiye’nin geldiği noktanın kıymetini daha iyi gösteriyor. Artık önünü göremeyen, hedefini başkalarının çizdiği, istikametini dışarıdan belirleyen bir Türkiye yok; rotasını kendi çizen, ufkunu kendi büyüten bir Türkiye var" dedi.


Çeşitli ziyaretler için Konya’ya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ilk olarak Kapu Camii’nde cuma namazını kıldı. Mevlana Türbesini ziyaret eden Çiftçi, daha sonra Konya Valiliği’nde şeref defterini imzaladı. Bakan Çiftçi, ardından Konya Büyükşehir Belediyesi, yapımı devam Konya İmam Hatip Lisesi, AK Parti Konya İl Başkanlığını ve Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Çiftçi, Konya’da misafir edilen Gazzeli ailelerle Selçuklu Kongre Merkezinde iftar sofrasında bir araya geldi. Burada konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Konya’mız, Gazze’den yüreği yaralı gelen kardeşlerini aynı ruhla karşılamıştır. Bu; sadece bir misafirperverlik örneği değildir. Bu; İslam medeniyetinin özüdür. Çünkü bizim medeniyetimiz; insanı yük görmez, emaneti baş tacı eder. Bizim inancımız; mazlumu uzak görmez, kardeş bilir. Bizim tarihimiz; sığınana sırt dönmez, sahip çıkar. Konya’nın büyüklüğü de tam burada görünür: Kapısı da gönlü de açık bir şehirdir. Bu akşam kurulan iftar sofrası, işte bu ruhun devamıdır. Hazreti Peygamber Efendimizin buyurdukları gibi; ’Mümin, müminin kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yalnız bırakmaz’ Bu kardeşlik hukuku; bugün Konya’da yeniden ete kemiğe bürünmüştür. Gazzeli kardeşlerimizin yanında duran her bir hemşehrim, aslında medeniyetimizin en güzel tarafını yaşatmıştır. Rabbim; bu örnek dayanışmayı büyütsün. Konya’mızın ensar ruhunu, ülkemizin dört bir yanında bereketli kılsın. Gazze’ye selamet, Filistin’e huzur, mazlum coğrafyalara ferahlık nasip etsin" ifadelerini kullandı.



"Konya; vefanın şehridir, sadakatin şehridir, istikametin şehridir"


Tarih boyunca kültür ve medeniyetin mayalandığı bu toprakların, bugün de aynı ruhla büyük ve güçlü Türkiye’nin yürüyüşüne güç kattığını belirten Bakan Mustafa Çiftçi, "Konya; vefanın şehridir, sadakatin şehridir, istikametin şehridir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimizin duasını alarak yola revan olduğu günden bu yana, Konya’mız 23 yıldır güçlü bir destek ortaya koydu. Bu destek; sadece bir siyasi tercih değildir; Türkiye’nin büyümesine, güçlenmesine, dünyada söz sahibi olmasına verilen stratejik bir destektir. Bu vefaya, bu duruşa bir hemşehriniz olarak şükranlarımı sunuyorum. Son zamanlarda bölgemizde tırmanan hadiseler, dünyada hızla değişen dengeler; Türkiye’nin geldiği noktanın kıymetini daha iyi gösteriyor. Artık önünü göremeyen, hedefini başkalarının çizdiği, istikametini dışarıdan belirleyen bir Türkiye yok; rotasını kendi çizen, ufkunu kendi büyüten bir Türkiye var. Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var" şeklinde konuştu.



"Konya yerli ve milli üretime verdiği destekle, savunma sanayi ihracatında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan dördüncü ili konumunda bulunuyor"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yüzyılın güçlü vizyonu olan Türkiye Yüzyılı hedefleriyle yol aldıklarını söyleyen Bakan Çiftçi, "Konya, bu vizyonda öncü şehirlerimizden biridir. Üretimde, tarımda, sanayide, ihracatta, inovasyonda, savunma sanayiinde gösterdiği hamlelerle Türkiye Yüzyılı’nın taşıyıcı sütunlarından biridir. Hamdolsun Konya’mız da yerli ve milli üretime verdiği destekle, savunma sanayi ihracatında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan dördüncü ili konumunda bulunuyor. Bu başarı; alın terinin, aklın, disiplinin, teşebbüs ruhunun eseridir. Bu saatten sonra bütün enerjimizi büyümeye, kalkınmaya, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmeye harcayacağız. Bizler de; İçişleri Bakanlığı olarak; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı, Huzurun Yüzyılı yapmak için gece gündüz çalışacağız. Bize emanet edilen sorumluluğu daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız. Suç ve suçluyla mücadelede; polisimizle, jandarmamızla, sahil güvenliğimizle her an teyakkuz halindeyiz. Önleyiciliği esas alan bir anlayışla hareket ederek, suç oluşmadan tedbir almayı temel ilke haline getireceğiz" dedi.



"Teknolojinin doğru kullanımını güçlendirerek, gençlerimizin zehirlenmesine, suça teşvik edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz"


Teknolojinin hızlı gelişiminin, suçun dijital alanda daha süratli yayılmasına zemin hazırladığını ifade eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Biz de mücadele sahamızı genişletiyoruz. Başta yapay zeka olmak üzere yerli ve milli yazılım sistemleriyle siber güvenlik kapasitemizi artırıyor; dijital tehditlere karşı güçlü bir güvenlik kalkanı kuruyoruz. Bilhassa çocuklarımızın ve gençlerimizin yoğun kullandığı, zaman zaman paralel bir dünya gibi işleyen sanal alemin risklerini azaltmak, bağımlılık ve suç ağlarını dağıtmak için yoğun bir mesai yürütüyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye idealine emin adımlarla yürürken; teknolojinin doğru kullanımını güçlendirerek, gençlerimizin zehirlenmesine, suça teşvik edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Allah’ın yardımıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; bu mübarek vatan toprağı her geçen gün daha güvenli, daha huzurlu olacaktır. Konya’mız da bu yürüyüşte öncü şehirlerimizden biri olmayı sürdürecektir" diye konuştu.


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Sizler savaşın ağır yükünü omuzlarınızda taşıyarak acıya ve imtihana sabrederek buraya geldiniz. Şunu bilmenizi isterim ki Türkiye’nin her şehrinde olduğu gibi Konya’da da her daim sizlerin yanında olan büyük bir aile var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Türkiye olarak sinmeyeceğiz, susmayacağız, unutmayacağız, Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız’ ifadesinde belirttiği üzere her daim yalnızda olduk. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz inşallah. Bu mukaddes ayda Rabbim Gazze’deki kardeşlerimizin acılarını dindirsin, yaralarını sarsın. Yurtlarına huzur ve selamet nasip etsin" ifadelerini kullandı.


Konya Valisi İbrahim Akın da, "Konya’mızda Ramazan’ın bereketini paylaşırken dualarımızda Filistin’in ve tüm Müslüman kardeşlerimizin selameti ve huzuru için niyazda bulunuyoruz. Devletimiz, her zaman Filistin davasının ve mazlum kardeşlerimizin yanında olarak onların haklı mücadelesine destek vermiştir. Bizler de Konya olarak bu kadim kardeşliğin bir parçası olmaktan; yüreğimizi ve soframızı sizlerle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.


Programa, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, belediye başkanları, STK temsilcileri ve Gazzeli aileler katıldı.



Bakan Çiftçi: "Savunma sanayiinden yerli ve milli teknolojiye, sağlık sisteminden güvenlik altyapısına kadar pek çok alanda çığır açan bir Türkiye var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Kilis Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi Kilis’te üretilen, ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çeken ’atom gerebiç’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Kilis’te 30 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe faaliyet gösteren Yılmaz Ayoğlu’nun geliştirdiği "atom gerebiç", ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de sadece Kilis’te üretildiği belirtilen yöresel tatlı, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Atom gerebiç, taş fırında pişirilen özel yapımı ve fıstık ezmeli içeriğiyle tercih ediliyor. Kilis’e özgü gerebiç tatlısından ilham aldığını belirten tatlı ustası Yılmaz Ayoğlu, "Kilis’imizi dünyaya tanıtmak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Değişik fikirler üretiyorum. Son olarak sıra dışı bir ürün ortaya çıkardık. İsmini ‘atom gerebiç’ koydum" dedi. Ayoğlu, ürünün ince baklava hamuruyla hazırlandığını ifade ederek, "Tek kat baklava hamuruyla açıyoruz. Üzerine fıstığı döşüyoruz, içine de fıstık ezmesi koyuyoruz. Daha sonra özel kalıbını basıp taş fırında pişiriyoruz. Tamamen el açması olarak üretiliyor. Türkiye’de bu tatlıyı tek yapan benim" diye konuştu. Vatandaşların ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Ayoğlu, "Atom gerebiçin kilo fiyatı normalde 2 bin 500 lira civarında. Ancak ben bin 800 liradan satışa sunuyorum. İsteyen kiloluk, isteyen tane olarak alabiliyor" ifadelerini kullandı. İş yerinin müdavimlerinden bir müşteri ise tatlıyı anlatarak tarif etmenin zor olduğunu belirterek, "Bunu anlatmak mümkün değil, kesinlikle denemek lazım. Gerçekten muhteşem" diye konuştu. Dükkana gelen diğer müşteriler de tatlının sıra dışı bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gökyüzüne taşındı Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Uçurtmalarla 19 Mayıs Coşkusu Uçurtma Şenliği" ile çocuklara unutulmaz bir bayram sevinci yaşattı. Dülük Antik Kenti Taş Ocağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk, rengârenk uçurtmalarını gökyüzüyle buluşturarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Gökyüzünü renklendiren uçurtmalar hem çocuklara keyifli anlar yaşattı hem de 19 Mayıs’ın birlik ve umut dolu ruhunu yansıttı. Aileler ve öğretmenler de çocukların heyecanına ortak olarak etkinliğe renk kattı. "Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" Etkinliğe öğrencileriyle birlikte katılan Dülük Ortaokulu Öğretmeni Tuba Sert, organizasyona ilişkin memnuniyetini ifade ederek, "Şehitkamil Belediyemizin düzenlediği bu anlamlı etkinliğe çocuklarımızla birlikte katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dülük Ortaokulu olarak burada oldukça eğlenceli ve verimli vakit geçirdik. Belediye ekiplerimiz, öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte uçurtmalarımızı uçurarak çok güzel hatıralar biriktirdik. Bu programı planlayan Şehitkamil Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" dedi. Öğrenciler bayram sevincini doyasıya yaşadı Etkinliğe katılan öğrenciler ise uçurtma şenliğinde hem eğlendiklerini hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirtti. Gökyüzünde süzülen uçurtmalar eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşayan çocuklar, bu özel organizasyon için Şehitkamil Belediyesine teşekkür etti.