Yerel Haberler
Kocaeli
Kocaelispor’un 60. yılında "Efsane Forma" tiyatro oyunu sahnelendi 24 Nisan 2026 Cuma - 23:24:12 Kocaelispor, kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümünü sahnelenen ‘Efsane Forma’ adlı tiyatro oyunuyla kutladı. Dünyada böyle bir projenin ilk defa yapıldığını vurgulayan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" dedi. Kocaelispor kulübün kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümü Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen tiyatro oyunuyla kutlandı. Program kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan ‘Efsane Forma’ isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Kentin spor kültürünü sanatla harmanlayan organizasyon, salonu dolduran taraftar tarafından ayakta alkışlandı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ve futbolcular tiyatro gösterimin ardından sahneye çıkıp oyuncuları tebrik etti. U-16 ve U-17 oyuncularının da sahne aldığı tiyatro oyununun sonunda pasta kesilerek 60’ıncı yıl coşkusu kutlandı. "Bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, yaptığı konuşmada, "Bu büyük ailenin bir parçası olmaktan onur ve gurur duydum. Çok teşekkür ediyoruz böyle bir şeyi yaptınız oynadınız, duygulandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. İnşallah bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. "Allah’a şükrediyorum" Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ise, "Bütün liglerde yöneticilik yapmış kişilerden biriyim. Bu onur ve gurur benim ömür boyu en büyük mutluluğum olacaktır. Taraftarımıza bu günleri yaşattığımız için Allah’a şükrediyorum" şeklinde konuştu. "Nice 60 yıllara" Organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Zor günlerden geldik kolay da olmadı. Hala da kolay değil. Daha da yapacak çok işimiz var. Gidecek çok yolumuz var. Bu şehir buna inandı. Bu hayale inandı. Mutlaka çok daha iyisini biz başaracağız. 60. yılımız kutlu olsun, nice 60 yıllara" ifadelerini kullandı. "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" Oyunun Kocaelispor ruhunu aktardığını ve böyle bir projenin Dünya’da ilk defa yapıldığını belirten Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Öncelikle Kocaelispor’umuzun 60. yıl dönümünü kutluyoruz. Çok büyük bir coşkuyla bu projeye hazırlandık bu projenin özel yerleri var, özel anları var dünyada ilk defa yapılıyor. Çünkü bir tiyatro kurumuyla bir spor kulübü yan yana ortak bir proje içinde var oldular. U16-17 takımı oyun içindeydi, taraftar gruplarından Hodri Meydan oyunun içindeydi. Kocelispor ruhunu bu kentin ruhunu düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya, aktarmaya çalıştık. Çok büyük bir coşkuyla karşılandı. Oynadığımız oyun nice 60 senelere diliyorum. Kocaelispor’umuzun 60. yılı kutlu olsun diyorum. Ama bu ruhu taşıyabilen yani Kocaelispor ruhunu taşıyabilen herkesin burada yeri vardır diye düşünüyorum" diye konuştu. "Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" Oyunda Kocaelispor ruhunun ve heyecanının bugün salonda da olduğunu ifade eden Oyuncu Engin Benli, "Bu çok güzel bir duygu, gerçekten. 30 yıldır Kocaeli’deyim ve gerçekten artık Kocaeliliyim yani. Kocaelispor’un birçok maçına gittim, orada gerçekten de inanılmaz bir taraftar, inanılmaz bir ruh, inanılmaz bir heyecan var. Aynı heyecanı bu akşam burada da hissettik ve yaşadık. Seyirciyle kucaklaştık, takımla kucaklaştık ve Kocaeli Şehir Tiyatrosu kucaklaştı. O yüzden de bu inanılmaz güzel bir gece. Öncelikle çok çalışacaksın, bekleyeceksin, düşeceksin, kalkacaksın ama takım olmayı öğreneceksin. Bunu, bunu bileceksin. Bu çok önemli bir şey, çok da güzel bir şey. O yüzden de her zaman her şey olabilir; deprem olabilir, şehir sarsılabilir ama takım olmak acayip bir duygudur. Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" diye konuştu. Oyunun hazırlık sürecinden bahseden Engin Benli, "4 ya da 5 günde çıktı. Acayip derecede hızlı bir şekilde hemen senaryo yazıldı, ondan sonra çizildi. Hemen U16’dan genç arkadaşlar geldi, bizim tiyatrodan oyuncularımız geldi ve büyük bir takım oluştu gerçekten. Bu güzel bir takım oldu. O yüzden hala şu anda güzelliği yaşıyoruz ve hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 17:20 Nesli tehlike altındaki bitkinin yumrularını söken kişiye yarım milyonluk ceza Kocaeli’de Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri, doğadan izinsiz toplanan yaklaşık 15 kilo salep orkidesi yumrusuna el koydu. Nesli tehlike altındaki bitkiye zarar verdiği belirlenen kişiye 699 bin 245 lira idari para cezası uygulanırken, ele geçirilen yumrular ekiplerce yeniden doğal ortamına dikildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekipleri, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde salep orkidesine yönelik izinsiz doğadan söküm yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti. Yapılan incelemelerde, doğadan yaklaşık 15 kilogram salep orkidesi yumrusunun usulsüz şekilde toplandığı tespit edildi. Ekiplerce ele geçirilen yumrulara el konulurken, canlılığını koruyan bitkisel materyalin zarar görmemesi için hızlı şekilde müdahale edildi. DKMP personeli, toplanan yumruları yeniden doğal yaşam alanına, alındığı bölgeye uygun şekilde geri dikti. 699 bin 245 lira ceza Yapılan tespitler doğrultusunda, yumruları doğadan izinsiz şekilde topladığı belirlenen şahsa ilgili mevzuat kapsamında 699 bin 245 lira idari para cezası uygulandı. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini ifade etti. Nesli tehlike altında Yetkililer, salep orkidesinin nesli tehlike altında olan bitki türleri arasında yer aldığını, özellikle bilinçsiz ve kontrolsüz sökümlerin doğadaki popülasyonu ciddi şekilde azalttığını belirtti. Salep orkidesinin hem ekosistem dengesi hem de biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri, vatandaşlara özellikle endemik ve koruma altındaki bitki türlerinin doğadan koparılmaması, bu tür ihlallerin ise hem ağır idari yaptırımlara hem de ekosistemde geri dönüşü zor tahribata yol açtığı konusunda uyarıda bulundu.
Başiskele’de yapı ruhsatı işlemlerinde "dijital" kolaylık
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:48 Başiskele’de yapı ruhsatı işlemlerinde "dijital" kolaylık Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü ile Başiskele Belediyesi arasında, yapı ruhsat süreçlerini hızlandıracak dijital entegrasyon protokolü imzalandı. İSU Genel Müdürlüğü’nün "Dijitalde Hayat Kolay" projesi kapsamında geliştirilen e-İmar sistemine Başiskele Belediyesi de dahil oldu. İSU Genel Müdürü Ali Sağlık ve Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü tarafından imzalanan protokolle, yapı ruhsatı alım sürecindeki bürokrasi azaltıldı. Uygulama sayesinde vatandaşlar, "Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi" ile "Sıhhi Tesisat Onay Belgesi"ni almak için İSU şube müdürlüklerine gitmek zorunda kalmayacak. Belgeler, dijital ortamda doğrudan belediye sistemine aktarılacak. Daha önce Darıca, Körfez ve Dilovası belediyeleriyle de hayata geçirilen sistem, zaman ve kağıt tasarrufu sağlamayı hedefliyor. Törende konuşan İSU Genel Müdürü Ali Sağlık, vatandaşların işini kolaylaştırmayı amaçladıklarını belirterek, "Yapı ruhsatı sürecinde vatandaşlarımızın belediye ve İSU arasında gidip gelmesini ortadan kaldırıyoruz. Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi ile sıhhi tesisat onay süreçleri artık tamamen dijital ortamda yürütülecek. Bugün itibarıyla uygulamaya geçiyoruz. Başiskele’de inşaat yapan vatandaşlarımız için ciddi bir zaman tasarrufu sağlanmış olacak" dedi. "Dijital dünyaya hızla ayak uydurmalıyız" Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü de dijital dönüşümü öncelikli alan olarak gördüklerini vurguladı. Protokolün çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunacağını kaydeden Özlü, "Bu protokol sayesinde vatandaşlarımızın belediye ve İSU arasındaki evrak süreci tamamen dijital ortama taşınmış olacak. Zaman tasarrufunun yanı sıra kağıt kullanımının azalmasıyla hem çevresel hem de ekonomik katkı sağlanacak. Dijitalleşen dünyaya hızla ayak uydurmak zorundayız. Bu iş birliğiyle vatandaşımızın hayatında önemli bir kolaylığı daha hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.
"Aldatma" iddiası ile eşini öldürmüştü: "Protokol imzalamalarını beklerken cinayet yaşandı"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 14:15 "Aldatma" iddiası ile eşini öldürmüştü: "Protokol imzalamalarını beklerken cinayet yaşandı" Kocaeli’de boşanma aşamasındaki eşini "aldatma" iddiasıyla öldüren sanık tekrardan mahkeme karşısına çıktı. Sanık hakkında istenen akıl sağlığı raporu hala gelmediği görülürken, tanık olarak dinlenen avukat, "Protokol imzalamalarını beklerken cinayet olayı yaşandı" dedi. Gölçük ilçesi Halıdere’de bulunan restoranda 23 Kasım 2022’de meydana gelen olayda, Kıymet Budak (33), tartıştığı eşi Ş. Budak (53) tarafından tabanca ile ateş edilerek öldürülmüş, şüpheli ise olay yerinden kaçmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada Kıymet Budak’ın eşi Ş. Budak ile ağabeyi N. Budak yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ş. Budak tutuklanırken, ağabeyi N. Budak ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kıymet Budak’ın cenazesi ise günlerce kimse teslim almayınca savcının talimatıyla belediye ekipleri tarafından defnedilmişti. Akıl sağlığı raporu bekleniyor "Kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçlarından yargılanan Ş. Budak’ın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Ş. Budak, taraf avukatları ve tanık katıldı. Geçtiğimiz celselerde adli tıp kurumundan istenen raporda, Ş. Budak’ın cezai ehliyeti tam olduğu tespit edilmiş ancak sanık avukatı itiraz etmişti. Bunun üzerine sanık İhtisas Gözlem Dairesi’ne sevk edilmişti. Ancak bu celse hala raporun mahkemeye ulaşmadığı belirtildi. "Protokol imzalamalarını beklerken olay meydana geldi" Olaya ilişkin tanık olarak dinlenen S.G., "Sanık eski bir müvekkilim vasıtasıyla bana geldi. Boşanma konusunda hukuki destek istedi. Detayları sorduk. Boşanma sebebi olarak aldatma durumunu anlattı. Görüşmelerde karşı taraf yoktu ancak telefonla konuşuyordu. Müvekkil çocukların velayetlerini almak istemişti. Ben de çocukların anne şefkatinde kalması gerektiğini söyledim. Sanık annenin öyle bir anne olmadığını, aldatma olayı olduğunu söyleyerek velayeti almak istediğini söyledi. Hatta bana bir video seyrettirdi. Videoda kız, annesinin olumsuz bazı olaylarını anlatıyordu. Normalde ben çocuğun anne yanında kalması taraftarı olurum ancak bu durumda çocuğun anne yanında kalmasını istemedim. Videodaki ağırlıklı konu annenin çocuklarına karşı eylemleriydi. Annenin güven sarsıcı davranışlarının çocuklarının yanında gerçekleştiği söylendiği için ve böyle video verildiği için velayet konusunda müvekkilimizi haklı görmüştüm. Beraber gelip protokol imzalayacak ve mahkemeye müracaat edecektik. Ancak bu görüşmemizden yaklaşık 10 gün sonra davanıza konu olay meydana geldi. Dolayısıyla protokol imzalanamadı. Biz protokol için bizlere gelmelerini beklerken bu olay meydana geldi. Görüşmeler sırasında bir olumsuzluk gözlemlemedik. Karşı tarafın anlaşmalı prosedüre dair bir itirazı olmadığını müvekkilimiz bize aktarmıştı. Telefon görüşmeleri sırasında da böyle bir hava sezinlememiştim" dedi. Mahkeme heyeti, raporun beklenilmesine ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. İlk duruşma Öte yandan, 5 Temmuz’da görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıkan sanık savunmasında, eşinin kendisini aldattığını ileri sürerek, "Kızım İran’da annesinin başka adamlarla cinsel ilişkiye girdiğini görmüş. Kıymet, kızımızı tehdit edip korkuttuğu için çocuğum bunu bana ilk başta söylemedi. Bunun üzerine boşanmak istediğimi söyledim ve eşim bunu kabul etti. Protokol aşamasında Kıymet boşanmaktan vazgeçti. Olay gecesi bu konuyu konuşmak için dışarı çıktığımızda eşim bana küfür ederek hakaretlerde bulundu. Çocuklarımın velayetini almak istediğimi söylediğimde ise ’Çocukların senden olduğu ne malum’ dedi. Bunun üzerine üzerimde bulunan silahı çıkararak 2 el ateş ettim. Daha sonra eve giderek durumu abime anlattım. Abim çocuklarım olması sebebiyle suçu üstleneceğini söyledi. Ertesi gün adliyeye gittiğimde her şeyi itiraf ettim" ifadelerini kullanmıştı.
Okul bahçesinde oğlunun gözü önünde öldürülmüştü: 4 sanığa 41 yıl hapis
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:48 Okul bahçesinde oğlunun gözü önünde öldürülmüştü: 4 sanığa 41 yıl hapis Kocaeli’nin Derince ilçesinde Murat Tosun’un, çocuğunu almak için okul bahçesinde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada yargılanan 6 sanıktan 4’ü, toplam 41 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan biri, "Evleneceğim kadının taciz iddiasından dolayı böyle bir eylem gerçekleştirdim, öldürme kastım yoktu" ifadesini kullandı. Olay, 5 Şubat 2024’te Yenikent Mahallesi’ndeki Tufan Sokak’ta bulunan okul bahçesinde meydana geldi. Murat Tosun (33), 7 yaşındaki oğlunu almak için geldiği ilkokulun bahçesinde 2 kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Tosun ağır yaralandı, saldırganlar ise kaçtı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Murat Tosun, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 6 şüpheliden 4’ü tutuklandı Olaya ilişkin inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay yerinde bulunan Mehmet K. (51), oğlu Bilal K. (24) ile müstakbel gelini Hiranur B.’yi ve olaya karıştığı tespit edilen Kerem K., eşi B.K. ile kızı S.O’yu gözaltına aldı. İfadesi alınan şüphelilerden B.K. ve kızı S.O. serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlk celsede görülen duruşmada Kerem K. de tahliye edildi. "Evleneceğim kadının taciz iddiasından ötürü böyle bir eylem gerçekleştirdim" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 4. duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, maktul Murat Tosun’un (33) yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz verilen maktulün babası İsmail Hakkı Tosun, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Pişman olduğunu söyleyen Mehmet K., "Böyle bir olayın içinde olmamam gerekiyordu. Oğlumun yanında bıçak olduğunu bilmiyordum. Keşke olmasaydı ama oldu işte" dedi. Tutuklu sanık Bilal K. ise "Pişmanım, öyle olmasını istemezdim. Öldürme kastım yoktu, sadece yaralamak istemiştim. Evleneceğim kadının taciz iddiasından dolayı böyle bir eylem gerçekleştirdim" diye konuştu. "Kimseye, ’Başıma böyle bir şey geldi, gel öldür’ demedim" Olayı azmettirmediğini söyleyen Hiranur B., "Evliliğime 2 ay kala neden azmettireyim. Taciz edildiğimi Bilal’e söylediğim pişmanım. Kimseye, ’Başıma böyle bir şey geldi, gel öldür’ demedim. Taciz olayını ispatlayamıyor olmam olayı yaşamadığım anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanıklar ise olaya karışmadıklarını söyleyerek beraatlerini istedi. 4 sanığa 41 yıl hapis Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Bilal K.’ye "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan haksız tahrik indirimiyle 12 yıl 9 ay, "6136 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçundan ise 6 ay 25 gün hapis cezası verdi. Sanık Mehmet K., aynı suçlardan toplam 10 yıl 12 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, sanık Hiranur B.’yi "suça azmettirme"den 12 yıl 6 ay, Kerem K.’yi ise "suça yardım etme"den 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum etti. Tutuksuz sanıklar B.K. ve S.O.’nun ise beraatine karar verildi. Cinayetin işlenişi Öte yandan, geçtiğimiz celse heyete sunulan mütalaada, maktul Murat Tosun ile sanıklar S.O., annesi B.K. ve babası Kerem K. arasında, Tosun’un öz yeğeni olan S.O.’ya yönelik geçmişteki eylemleri nedeniyle husumet bulunduğu belirtildi. Sanık Hiranur B.’nin ise daha önce yaşadığı bir ilişkiden hamile kaldığı ve bu durumu nişanlısı Bilal K.’den gizlediği ifade edildi. Hiranur B.’nin, bekaret konusunda hassas olan nişanlısını kandırmak için, gerçekte yaşanmamış bir taciz ve tecavüz girişimini uydurduğunu ve bunu tanımadığı bir kişinin gerçekleştirdiği belirtildi. Sanık Bilal K.’nın, nişanlısı Hiranur B’nin iddialarını araştırmakta ısrarcı olduğu ve bu süreçte geçmişte benzer suçlamalarla adı geçtiğini bildiği maktul Murat Tosun’u hedef aldığı ifade edildi. Bilal K.’nın, maktulü bulmak amacıyla, Tosun ile husumetli olan sanıklar S.O. ve B.K.’den fotoğraf temin ettiği aktarıldı. Sanıklar S.O., B.K., Kerem K. ve Hiranur B.’nin maktulü Bilal K.’ye hedef göstermede azmettirdikleri ifade edildi. Devamında sanık Kerem K.’nın, Murat Tosun’un evinin bulunduğu sokağa Bilal K., Hiranur B. ve diğer sanıklardan Mehmet K.’yi götürdüğü ve maktulü bizzat gösterdiği mütalaada yer aldı. Olay günü sanıklar Bilal K., Mehmet K. ve Hiranur B.’nin birlikte hareket ederek maktulü takip ettiklerinin anlatıldığı mütalaada, saldırının gerçekleştiği noktada ise Bilal K’nın sustalı bıçakla, Mehmet K’nın ise "mınçıka" olarak tabir edilen yasaklı bıçakla maktule birden fazla darbe vurduğu ve bu şekilde Murat Tosun’un ölümüne sebep oldukları vurgulandı.
"Bir kereden bir şey olmaz" demeyin
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:45 "Bir kereden bir şey olmaz" demeyin YEDAM Klinik Psikoloğu Tuğçe Üstüntaş, kumar bağımlılığının beyindeki ödül sistemini uyuşturucu madde gibi etkilediğini belirterek, "Kumar bağımlılığı, genellikle ’bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar. İlk kazanımlar oynama isteğini artırırken, kayıplar telafi etme arzusuna dönüşür. ’Bir dahaki sefere kazanacağım’ gibi yanlış düşünce kalıpları bağımlılığı besler ve kişi bir kısır döngüye girer. Süreç yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkiler" dedi. Çayırova Belediyesi’nin destekleriyle 2021 yılında hizmete giren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM), "2026 Bağımsızlık Yılı" çalışmaları kapsamında kumar bağımlılığıyla mücadeleye ağırlık verdi. Merkez, bağımlı bireylere ve yakınlarına ücretsiz, gizlilik esasına dayalı psikoterapi desteği sunuyor. Soma Şehitleri Parkı içerisinde faaliyet gösteren YEDAM Çayırova, son yıllarda yaygınlaşan kumar bağımlılığına karşı uzman kadrosuyla mücadele ediyor. YEDAM Klinik Psikoloğu Tuğçe Üstüntaş, kumar bağımlılığının kişinin olumsuz sonuçlara rağmen durduramadığı davranışsal bir sorun olduğunu belirtti. Bu bağımlılığın beyindeki ödül sistemini tıpkı alkol ve madde kullanımı gibi etkilediğine dikkati çeken Üstüntaş, "Kişi zamanla kontrolünü kaybeder. Bu durum maddi kayıplar, aile içi sorunlar, sosyal ve psikolojik çöküşlere yol açabilir. Dünya genelinde en yaygın dürtü kontrol bozukluklarından biridir" dedi. "Kumar bağımlılığı, genellikle ’bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar" Üstüntaş, bağımlılık sürecinin genellikle masum görünen denemelerle başladığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kumar bağımlılığı, genellikle ’bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar. İlk kazanımlar oynama isteğini artırırken, kayıplar telafi etme arzusuna dönüşür. ’Bir dahaki sefere kazanacağım’ gibi yanlış düşünce kalıpları bağımlılığı besler ve kişi bir kısır döngüye girer. Süreç yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkiler." Tedavide psikolojik desteğin temel unsur olduğunu aktaran Üstüntaş, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yöntemiyle tetikleyici düşüncelerin değiştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi. Kumar ortamlarından uzak durulması, bütçe planlaması yapılması, kredi kartı limitlerinin kısıtlanması gibi önlemlerin önemine değinen Üstüntaş, vatandaşların 115 YEDAM Danışma Hattı’nı arayarak uzmanlardan ücretsiz destek alabileceğini sözlerine ekledi.
Perunicic ve Ashki’den Kağıtspor’a övgü
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:29 Perunicic ve Ashki’den Kağıtspor’a övgü Türkiye Erkekler Voleybol 1. Ligi’nde mücadele eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor’un yabancı oyuncuları Nemenja Perunicic ve Sina Ashki, kulübün profesyonel yapısına hayran kaldı. Efeler Ligi’ni hedefleyen ikili, Türkiye’deki voleybol atmosferinden etkilendiklerini belirtti. Mavi-beyazlı kulübün sezon başında kadrosuna kattığı Karadağlı smaçör Nemenja Perunicic ile İranlı pasör çaprazı Sina Ashki, kulübün organizasyon yapısı ve Türkiye’deki voleybol atmosferine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Takımın 25 yaşındaki smaçörü Nemenja Perunicic, 12 yıllık voleybol kariyerinde 5. kez yurt dışında forma giydiğini ancak Türkiye’de ilk deneyimini yaşadığını söyledi. Kağıtspor’un organizasyon yapısından etkilendiğini dile getiren Perunicic, "Genel olarak buradaki ortamı çok beğendim. Daha önce oynadığım kulüplerle kıyasladığımda, Kağıtspor’un organizasyon anlamında çok daha iyi bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Destek, planlama ve profesyonellik. Her şey çok iyi" dedi. "Benim ülkemde voleybol bu kadar popüler değil" Perunicic, Türkiye’deki spor kültüründen özellikle etkilendiğini vurgulayarak, "Türkiye büyük bir ülke ve burada spora çok ciddi bir ilgi var. Taraftar desteği çok geniş. İnsanların sporu bu kadar sahiplenmesi beni gerçekten etkiledi. Benim ülkemde voleybol bu kadar popüler değil" diye konuştu. Ashki: "Şimdiye kadar oynadığım en iyi liglerden biri" Sezonun ilk aylarında takıma katılan 22 yaşındaki İranlı pasör çaprazı Sina Ashki ise kısa sürede şehre ve takıma adapte olduğunu kaydetti. Ashki, "Kağıtspor çok iyi bir takım ve bu Türk takımının bir parçası olmaktan çok mutluyum. Antrenmanlar çok güçlü, takım çok motive. Takımdaki arkadaşlık bir harika. Gerçekten çok iyi bir antrenörümüz var" şeklinde konuştu. Sina Ashki, Türk voleybolunun dünya çapındaki konumuna da dikkati çekti. Lig kalitesinin kendisini fazlasıyla etkilediğini söyleyen 22 yaşındaki oyuncu, "Buradaki lig, şimdiye kadar oynadığım en iyi liglerden biri. Antrenör kalitesi çok yüksek. Umarım birkaç yıl daha bu ligde oynamaya devam ederim" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye geliş sürecine de değinen Ashki, transferinin Türk antrenörler sayesinde gerçekleştiğini belirterek, "Teknik direktörler aracılığıyla buraya geldim. Yani beni Türk teknik adamlar keşfetti. Voleybol kariyerim için çok büyük hedeflerim var. Bunlardan biri de Türkiye’de oynamaktı. Kağıtspor bana her anlamda destek çıktı" dedi.