Yerel Haberler
Kocaeli
Körfez’de vatandaşlara deprem bilinci anlatıldı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Körfez’de vatandaşlara deprem bilinci anlatıldı Körfez’de 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında vatandaşlara yönelik deprem farkındalığı semineri gerçekleştirildi. Körfez Kaymakamlığı, Körfez Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Tütünçiftlik Kültür Merkezinde düzenlenen programda, depreme hazırlık süreçleri ele alındı. Seminerde konuşan Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, deprem kuşağında yer alan bir ülkenin vatandaşları olarak afetlere her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. Hafızalarda derin izler bırakan depremler yaşandığını hatırlatan Söğüt, "Deprem kuşağında, deprem gerçeğiyle iç içe yaşayan bir ülkenin evlatları olarak hepimiz biliyoruz ki bunlara hazırlıklı olmalıyız. Bugün, bu konuda bilinçlenme ve ne yapılması gerektiğini konuşmak için buradayız. Hepimiz biliyoruz ki özellikle hafızalarımızda derin izler ve acılar bırakan depremi yaşamış bir şehir olarak, afet ve depremlere hazır olmalıyız. Bu noktada özellikle belediyeler olarak bizim görevimiz güçlü ve sağlam yapılar, bilinçli toplumlar hazırlamaktır. Özellikle afet öncesi yapılan çalışmalar, afet anında da yapılan çalışmalar ciddi can kaybını önleyen adımlardır. Deprem gerçeğiyle yaşamak zorundayız ve bu yüzden şehrimizi daha güvenli hale getirerek önlemlerimizi almamız gerekir" dedi. Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da deprem gerçeğini unutmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizerek, güvenli bir gelecek için afetlere yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Konuşmaların ardından Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fadime Sertçelik tarafından katılımcılara deprem bilinci ve afet anında yapılması gerekenlere ilişkin sunum yapıldı. İlçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, Sertçelik’e plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
Bakan Kacır, Kocaeli’de üniversite öğrencileriyle iftarda buluştu
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:32 Bakan Kacır, Kocaeli’de üniversite öğrencileriyle iftarda buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü’nde üniversite öğrencileriyle iftar yaptı. Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Kacır, son 23 yılda savunma sanayisinde önemli atılımlar gerçekleştirildiğini söyledi. Kocaeli programı kapsamında Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü’nde düzenlenen iftar programına katılan Bakan Kacır, öğrencilerle aynı sofrada buluştu. Programa AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, parti yöneticileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. "En büyük gücümüz Türk milletidir" Programda konuşan Kacır, adımlarını kararlılıkla attıklarını belirterek, "Dünya çok farklı bir dönemden geçiyor. Bütün yerleşik kabullerin terk edildiği, uluslararası hukukun adeta ortadan kalkmakta olduğu bir dönemi maalesef dünya müşahede ediyor. Böyle bir dönemde bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiyemizin, Türk milletinin sadece bu gününü değil, gelecek 50 yılını, 100 yılını teminat altına alabilmek, milletimizin hiçbir ferdinin kılına dahi zarar gelmemesini temin etmek adına ne gerekiyorsa, hangi adımları atmamız gerekiyorsa tüm sorumluluk mevkiinde olanlar olarak bu adımları kararlılıkla atmaya gayret ediyoruz. En büyük gücümüz Türk milletidir. Türk milletinin bir ve beraber olmasıdır. En büyük kuvvetimiz Türk gençliğidir. Türk gençliğinin milletine, bayrağına sımsıkı sahip çıkmasıdır. İnşallah bu yolu hep birlikte yürümeye devam edeceğiz" dedi. "Türkiye huzur ve istikrar adası olarak yoluna kararlılıkla devam edecek " Türkiye’nin bulunduğu coğrafının ateş çemberine döndüğünü aktaran Kacır, "Ateş çemberine dönmüş bu coğrafyada Türkiye huzur ve istikrar adası olarak, güven adası olarak yoluna kararlılıkla devam edecek. Elbette bizim bir anlayışımız var. Her daim bunu vurguluyoruz. Bu tarihin bize öğrettiği bir hakikattir. Atalarımız derler ki ‘Hazrol cenge istiyorsan sulh-ü salah.’ Bu anlayışla özellikle son 23 yılda savunma sanayinde muazzam adımlar attık. Türk milletinin evlatları, sizler gibi gencecik insanlar Bayraktar’la, Akıncı’yla, ANKA’yla, Aksungur’la, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, Kaan’la, Kızılelma’yla Türk milletinin mührünü gökyüzüne vurdular ama çok daha fazlasını yapacağız. Çünkü istiyoruz ki, Türk milleti şehitlerimizin emaneti olan bu topraklarda ilelebet, hür ve tam bağımsız yaşasın" ifadelerini kullandı.
Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:45 Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tartıştığı kocasını silahla vurarak öldüren kadın, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocasının terör örgütü geçmişi bulunduğunu, uyuşturucu madde kullandığını iddia eden sanık, "Bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım" dedi. Olay, 19 Temmuz 2025 tarihinde Alikahya Fatih Mahallesi’nde bulunan 3 katlı evin 1. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın, evde bulunan tüfekle 1 çocuk babası eşine ateş etti. Şükrü Okur kanlar içinde yerde kalırken, ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Şükrü Okur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Gözaltına alınan kadın, emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. "Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti" Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Fatmanur Okur (36), maktul Şükrü Okur’un (29) babası müşteki Hacı Ahmet Okur, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan Fatmanur Okur, 11 yıllık evlilikleri boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürdü. Eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ mensubu olmak suçundan cezaevine girdiğini öne süren sanık, "Daha önce boşanmak istedim ancak kafama silah dayadı, kızıma ve aileme zarar vereceğini söyledi. Kayınbabam da biliyor kasti olarak Şükrü’yü öldürmeyeceğimi. Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım" dedi. Olay gecesini anlatan Fatmanur Okur, "Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu" diye konuştu. "Güzel kafa keserim iyi bilirsin" Okur, savunmasına şöyle devam etti: "Uyuyakalmıştım. ’Kalk gidiyoruz, geldiler’ dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. ’Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım’ dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, ’Güzel kafa keserim iyi bilirsin’ dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım." Ayrıca Okur, "Ev hapsi ile yargılanmamın devam etmesini talep ediyorum" şeklinde konuştu. Cezai ehliyet raporu tam çıktı Mahkeme başkanının, emniyet ve savcılıktaki "eşini uyuduğu sırada vurduğu" yönündeki beyanlarını hatırlatması üzerine sanık, "Şu anki ifadem doğrudur. Ben o şekilde söylemedim, olayı anlattım ancak tutanağı okumadan imzaladım. Cezaevine girmeden önce psikiyatrik tedavi görüyordum ancak şu an ilaç kullanmayı bıraktım" şeklinde savunma yaptı. Duruşmada ayrıca sanık hakkında hazırlanan sağlık raporu da okundu. Mahkeme başkanı, rapora göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirdi. "Şükrü çocuğu için ölürdü" Sanıktan şikayetçi olan maktulün babası müşteki Hacı Ahmet Okur ise, "Olayı görmedim. Erzincan’da polisin haber vermesi ile oğlumun öldüğünü öğrendim. Benim uyurken evladımı vurmuş. Bunun ne açıklaması olabilir? Kendilerine 8 sene baktım. Şükrü’nün paraya ihtiyacı yoktu. Ben onlara para gönderiyordum. Oğlumun uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Tartışmaları olunca ben Fatmanur’un tarafını tutuyordum. Şükrü çocuğu için ölürdü, satmak ne demek? Şükrü nasıl sabahın 06.30’unda uyuşturucu içebilir? Ben bunlar için canımı feda ettim. Uyurken oğlumu öldürdü. Oğlum uyuşturucudan 2 sene cezaevinde yattı ancak beraat etti, bu ispatlı. Cinayetin tek başına işlenmediğini düşünüyorum" dedi. Tanık olarak dinlenen sanığın babası Turan K. ise damadının geçmişte DEAŞ suçlamasıyla cezaevinde yattığını iddia ederken, çiftin 3 yaşlarındaki kızlarına kayyum olarak atanan teyze Elifnur ise, "Sanıktan şikayetçi değilim. Şükrü birçok kez ablama şiddet uyguladı. Evlerinde de uyuşturucu gördüm" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.