Yerel Haberler
Kocaeli
Büyükakın’dan İzmir’e: "Sabır diliyorum" 20 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:13:16 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği projesine yönelik eleştirilere, İzmir Körfezi’ndeki çevre sorunlarını örnek göstererek yanıt verdi. Büyükakın, "Buradan İzmir’e de sabır diliyorum. İnşallah orası da yakın zamanda AK Parti belediyeciliğiyle tanışır" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi mayıs ayı meclis toplantısının ikinci oturumu gerçekleştirildi. Toplantıda CHP grubunun dünyanın en büyük çevre temizlik projelerinden olan "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği" hakkındaki eleştirilerini yanıtlayan Büyükakın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının konuyla ilgili açıklamalarında ciddi bir manipülasyon olduğunu belirtti. Büyükakın, "Bakın, İzmir’de altyapı yatırımları yapılmıyor. Yağmur suyu hatları ile kanalizasyon hatları aynı borudan akıyor. Bu durumda arıtma tesisleri çalışmaz. Yağmur yağdığı zaman sistem çöker ve yeniden çalışır hale gelmesi 20 gün ile 1 ay arasında sürer. Bu süreçte kanalizasyon doğrudan denize gider. Deniz adeta foseptik gibi kullanılmış olur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın söylediği şey çok net; ’Önce arıtma tesislerini çalıştırın, yağmur suyu hatlarını kanalizasyon hatlarından ayırın. Altyapı yatırımını yapın, sonra dip çamuru temizliği çalışmasını birlikte yapalım’ Kimse ’Yapmayız’ demiyor ama onlar üzerine düşeni yapmadığı için arıtma tesisleri çalışmıyor" dedi. "Denize çamur gitmeye devam ederken dip çamurunu temizlemenin mantığı olmaz" Kocaeli’de 23 arıtma tesisinin çalıştığına dikkati çeken Büyükakın, "Bu tesisler sayesinde yılda yaklaşık 130 bin ton çamur denize gitmiyor. Eğer biz arıtma tesislerini çalıştırmasaydık ve sonra Bakanlığa ’Gelin denizdeki çamuru temizleyelim’ deseydik, bize de ’Önce arıtma tesislerini çalıştırın’ derlerdi. Denize çamur gitmeye devam ederken dip çamurunu temizlemenin mantığı olmaz. Buradaki mesele budur. İzmir’de ayrıca ’Gelin siz yapın’ deniliyor. Bizim yaptığımız projede bütçenin üçte birini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi karşılıyor. Yaklaşık 50 milyon dolarlık kısmı Büyükşehir’in bütçesinden çıkıyor. Yani toplamda 2.5 milyar TL’ye yakın kaynak Büyükşehir bütçesinden karşılanıyor" diye konuştu. "İzmir’e sabır diliyorum" Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: "Ciddi bir sorun var. ’İzmir Körfezi bu milletin değil mi?’ yaklaşımı akla ziyan bir yaklaşım. Oradaki belediye başkanının öncelikle yapması gereken şey arıtma tesislerini çalıştırmak ve yağmur suyu hatlarını kanalizasyon hatlarından ayırmaktır. Çünkü yağmur suyu ve kanalizasyon aynı hatta aktığında arıtma tesisi çöker. Böyle bir durumda denizin çamurunu temizlemenin de anlamı olmaz. Dolayısıyla burada kamuoyu çok ciddi şekilde manipüle ediliyor. Dediğim gibi slogan kısmında başarılı olabilirler ama icraat kısmı maalesef içler acısıdır. Buradan İzmir’e de sabır diliyorum. İnşallah orası da yakın zamanda AK Parti belediyeciliğiyle tanışır ve gerekli çalışmalar yapılır diyorum."
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:01 İzmit Belediyesi’nden 56 kişiyi evinden eden toprak kaymasına ilişkin açıklama İzmit Belediyesinden iki gün önce Topçular Mahallesi’nde 5 binanın tahliyesine neden olan toprak kaymasıyla ilgili açıklama yapıldı. Olayın, yüklenici firmanın projeye aykırı şekilde istinat önlemlerini almadan derin kazı yapmasından kaynaklandığı belirtilerek, ilgililer hakkında cezai işlem başlatılacağı duyuruldu. Olay, iki gün önce saat 14.30 sıralarında Topçular Mahallesi Özdil Sokak’ta yürütülen bir inşaatın temel kazısı sırasında meydana geldi. Temel kazısı yapılan alanda toprak kayması yaşandı. Bölgeye gelen ekipler güvenlik şeridi çekerek çevrede önlem aldı. Toprak kayması sebebiyle risk oluşturabileceği değerlendirilen, kat sayıları 2 ile 3 arasında değişen 5 bina tedbir amacıyla tahliye edildi. Evlerinden çıkarılan 56 vatandaş ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait konukevlerinde ya da yakınlarının yanında konaklıyor. İzmit Belediyesinden olaya ilişkin bugün yapılan yazılı açıklamada, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince sahada yürütülen teknik incelemelere değinilerek, "Teknik değerlendirmelere göre kaymanın; temel kazısı sırasında imalat programına uygun hareket edilmemesi, istinat önlemlerinin kademeli şekilde alınmadan derin kazı yapılması ve şantiyede proje dışı uygulamalara gidilmesi nedeniyle yaşandığı değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımızın güvenliği, çevredeki yapıların durumu ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için konu tüm yönleriyle değerlendirilmektedir" denildi. "Şantiyede proje harici ve kontrolsüz uygulamalar yapıldığı belirlenmiştir" Açıklama şöyle devam etti: "Ruhsatlı bir yapı için yürütülen temel hafriyatı çalışmaları sırasında meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili olarak belediyemizin tüm ilgili ekipleri olayın ilk anından itibaren sahada görev almıştır. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından yapılan ilk teknik incelemelerde, yaşanan kaymanın imalat programındaki hatalı uygulamalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. İzmit’in eski yerleşim dokusu ve eğimli topoğrafyası nedeniyle bu tür bölgelerde kazı çalışmalarının son derece dikkatli ve kontrollü şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Yapı güvenliğini sağlayan istinat duvarlarının kademeli ve mühendislik kurallarına uygun biçimde imal edilmesi gerekirken, şantiyede proje harici ve kontrolsüz uygulamalar yapıldığı belirlenmiştir. Edinilen teknik değerlendirmelere göre, yüklenici firma daha rahat çalışma alanı oluşturabilmek amacıyla kazıyı olması gerekenden daha derin gerçekleştirmiştir. Yapının bodrum ve zemin katlarının taşıyıcı perde duvarları istinat işlevini birlikte üstlenmesi planlanmış, ancak planlanandan daha derin bir kazı çalışıldığı anlaşılmıştır. Ancak bu çalışma yöntemi ve imalat şekli, ruhsat sürecinde belediyemize sunulan proje ve çalışma programında yer almamaktadır. Firma, belediyemize sunulan projeden aykırı hareket ederek bu talihsiz olayın yaşanmasına neden olmuştur." Firma ve şantiye şefine cezai işlem uygulanacak AFAD koordinasyonunda bölgedeki güvenliğin sağlandığı belirtilen açıklamada, toprak kaymasının önlenmesi için yeni bir istinat duvarı projesinin hazırlanıp uygulama sürecinin başlatıldığı kaydedilerek, "Teknik güvenlik sağlandıktan sonra proje müellifleriyle birlikte gerekli proje tadilatları yapılarak yapının yeniden ruhsatlandırılması ve sürecin mevzuata uygun şekilde devam etmesi sağlanacaktır. Öte yandan projeye aykırı imalat yapılması ve kontrolsüz kazı gerçekleştirilmesi nedeniyle ilgili firma ve şantiye şefi hakkında İmar Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda cezai işlem uygulanacaktır. Vatandaşlarımızın güvenliğini ilgilendiren bu konuda hiçbir ihmali görmezden gelmeyecek, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerine yer verildi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:30 Dilovası’nda 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında firari sanık tutuklandı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin öldüğü yangına ilişkin davanın ikinci duruşmasında, hakkında yakalama kararı bulunan tutuksuz sanık Abdurrahman Bayatlı’nın tutuklanmasına karar verildi. Ayrıca mahkeme, LYKEE kozmetik firması yetkililerinden hamile olan ve daha önce ameliyat geçirdiği belirtilen Aleyna Oransal’ın cezaevi şartlarında kalıp kalamayacağının tespiti için hastane raporu istenmesine hükmetti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın 2. celsesinde, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Çıkar çatışmaları sebebiyle sanıkların ortak müdafilerinin ayrıldığını belirten mahkeme başkanı, sanıklara yeniden söz hakkı verdi. Tutuklu sanıklar önceki ifadelerini tekrar etti. "Sadece uzaktan bakmakla yetindik" Fabrika binasını satın alan şirketin yetkilisi tutuksuz sanık Caner Özgür Y., SEGBİS ile bağlandığı duruşmada, mülkü inşaat yapmak amacıyla aldıklarını savundu. Kiracının içeride ürün depoladığını bildiklerini ancak fiili üretimden haberdar olmadıklarını öne süren Y., "Fabrikada ürün yapıldığından haberimiz yoktu. Çalışma ruhsatının olduğunu biliyorduk. Firmamda işleri fiilen ben yönetirim, babam ve amcam sadede imza yetkileri vardır" dedi. "Yangına sadece uzaktan bakmakla yetindik" Çapraz sorguya alınan Caner Özgür Y., "Olay günü yangın haberini alınca Kurtuluş Oransal’ı aradım ancak kendisi beni tanımadı. Onu aramanın sebebi yangınla ilgili bilgi almaktı. İçerde insanların olduğunu bilmiyordum. Küçük çaplı yangın olduğunu düşündüm. Hemen İstanbul’daki evimden yangının olduğu yere geldim. Geldiğimde itfaiyeler çalışıyordu" ifadelerini kullandı. Avukatın, "Olayın meydana geldiği fabrikaya gelip ne yaptınız?" sorusuna sanık, "Sadece uzaktan bakmakla yetindik" yanıtını verdi. Tutuksuz sanıklar Özcan Y. ve Özkan Y. da mülkü inşaat yapmak için aldıklarını söyledi. "Ravive’ye iş yeri hekimi olarak görevlendirilmiştim ancak belirtilen adreste yoktu" İş sağlığı ve güvenliği firmasından tutuksuz sanıklar Muhammed D. ve Seyfullah Ç. ise görevlendirme sonrası belirtilen adrese gittiklerini ancak orada Ravive yerine başka bir firmanın bulunduğunu, durumu müdürlerine ilettiklerini iddia etti. Muhammed D., "Ravive’ye iş yeri hekimi olarak görevlendirilmiştim. Belirtilen adrese Ünal A. ile gittik ancak Ravive firmasının yerinde başka bir firma vardı. Bunun üzerine geri döndük. Ünal A. gereğini yapacağını söyledi" şeklinde konuştu. Tutuksuz sanık Seyfullah Ç. ise "Küresel OSGB bünyesinde iş güvenliği uzmanı olarak çalışıyordum. Bana Ravive ataması yapıldı ancak belirtilen adrese gittiğimde orada başka işletme vardı. Bunu müdürüm Ünal A.’ya ilettim, kendisi durumla ilgileneceğini söyledi" dedi. Firari olarak aranan nakliyeci Abdurrahman Bayatlı, geldiği duruşmada; iddianamenin eline ulaşmadığını, daha sonra savunma yapacağını söyledi. "Çok yoğun olduğumuz için geceleri de çalıştığımız oluyordu" Sanıklardan şikayetçi olan mağdur Zeynep Hüseyin (17), " Ravive’de 15 yaşındayken yaklaşık 2 yıl boyunca çalıştım. Kurtuluş Oransal beni işe aldı. Paketleme ve etiketleme yapıyorduk. İş yerinde parfüm ve kolonya üretimi yapılıyordu. İsmail Oransal’da iş yerine geliyordu, karışım yapıyordu. Aleyna’da bazen iş yerine yardıma geliyordu, Gökberk’te mal yapıyordu. Tuncay ve Hürol karışım yapıyordu, bizlerde genelde paketleme yapıyorduk. Koruyucu ekipmanımız yoktu, İSG eğitimi de almadık. Olay günü de ben kapıya yakın bir yerde paketleme yapıyordum. Tuncay’da Görberk’in kolonyasını yapıyordu. Lacton’un dolumu da Ravive’de yapılıyordu, parfüm olduğunu hatırlıyorum. Birden patlama ve yangın oldu. Hemen dışarı kaçtım ancak ben de yaralandım. 800 TL alıyordum. Sigortam yoktu, sadece 1 kişinin sigortası vardı. Çok yoğun olduğumuz için geceleri de çalıştığımız oluyordu. Yangın merdiveni yoktu. Zabıtalar 2 güne bir geliyordu ancak denetim yapmıyordu, parfüm alıp gidiyorlardı" diye konuştu. Müştekilerin beyanlarına karşı söz alan sanıklar ve avukatları ise aleyhteki hususları kabul etmediklerini belirtti. 1 tutuklama Cumhuriyet savcısının talebi üzerine mahkeme heyeti, ’suçluyu kayırma’ suçundan yargılanan Bayatlı’nın tutuklanmasına hükmetti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma talebini kabul eden heyet, hamile olan ve daha önce ameliyat geçirdiği belirtilen tutuklu sanık Aleyna Oransal’ın cezaevi şartlarında kalıp kalamayacağına ilişkin hastane raporu istenmesine karar vererek, duruşmanın ikinci oturumunu saat 15.30’a erteledi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman A., Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman Bayatlı hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Heyet, tutuksuz sanık Ömer A.’nın adli kontrol tedbirlerini kaldırırken, diğer tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vermişti.
HEKİMSEN’den 178 maddelik talep dosyası
02 Haziran 2025 Pazartesi - 18:26 HEKİMSEN’den 178 maddelik talep dosyası HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci kapsamında kamu çalışanlarının haklarını içeren 178 maddelik kapsamlı talep dosyasını hükümete sunduklarını açıkladı. Kurban, maksatlarının kapsayıcı, adaletli ve memuru koruyan sistemin devlet sistemi içinde gelişmesi olduğunu vurguladı. Kamuda işçiyle memur arasında çok büyük adaletsizlikler olduğunu, işçiyle memur arasındaki adaletsizliklerin kabul edilemez ölçülere geldiğine dikkat çeken HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban, "2019 ve 2020’lerde, acilde çalışan bir hemşire ile doktor arasındaki ücret farkı neredeyse hiç yoktu. Ama kamu işçisi bir ambulans şoförü ikisinden de fazla alıyordu. Bugün bile, hastanede nöbet tutulması sırasında temizlik işçilerimiz, kamu işçisi ise doktordan veya uzman doktordan üç kat fazla nöbet parası almaktadır. İşçilerimizle ilgili avantaj ve hak ama memurlarımıza verilmeyen bir şey de şudur; memurlarımız birçok resmi bayram tatilinde fazla mesai yapmış kabul edilmezler. O günlerde herkes bayram yaparken onlar çalışsa da fazla mesai parası alamazlar. Yine aldıkları çalışma saatleri kısıtlanmıştır. Mesela bir uzman hekim 7-8 nöbet tutturulurken, ona 5 nöbet parası verilir ama kimse bunu bilmez" dedi. "Memur kesimimizin maalesef maaşları eritildi" HEKİMSEN’in uzman kadrosuyla kapsamlı ve bilimsel temellere dayalı bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Kurban, 178 maddelik talep dosyasının kamuoyuna, hükümete ve tüm kamu çalışanlarına bir ’hediye’ olduğunu söyledi. Kurban, "Toplu sözleşme süresinin bir yılda sınırlandırılmasını istiyoruz. Toplu sözleşmeler enflasyonist bir ortamda iki yılda bir yapılamaz. Artış oranlarında anlamlı bir fark istiyoruz. Bugün talep edilen rakamların daha rasyonel seviyeleri çıkarılması gerekiyor. Çünkü bizim memur kesimimizin maalesef maaşları eritilmiştir. Enflasyon karşısında biz maaşlarımızı kaybettik" diye konuştu. "Harcırah ödemelerinin üç kart arttırılmasını istiyoruz" HEKİMSEN’in talep dosyasının tasarı olarak kabul edilip geçirilirse Türkiye’nin tıpta zirveyi yaşayacağının ve bundan ekonominin de istifade edeceğinin altını çizen Adil Kurban, "Devlet memurlarının kiraya yardımını çok daha objektif ve çok daha gerçekçi sınırlarda talep ettik. Emziren memura süt yardımından tutun, ölüm, yol, yemek, giyecek yardımına arttırmasına, dini bayramına ikram edilmesine kadar kapsamlıdır. Devlet memurlarının sosyal yardımlarının emekli memurlarına da verilmesini istiyoruz. Emeklilerimiz de bu sosyal yardımlardan istifa etsin. Harcırah ödemelerinin üç kart arttırılmasını istiyoruz. Sürekli görev yolluklarının tayin olan kurucu ödenmesi uygulama birliği sağlanmasını ve emekli yol harcırah tazminatının arttırılmasını istiyoruz" dedi. "Çalışmalarımız teşvik ek ödemeleri, fazla mesai icap nöbetlerini içeriyor" Hastalık raporunda ana maaş kesintisi yapılmaması konusuna da değinen Kurban, icra kesintilerinin birbiriyle sınırlandırılması, ek ödemelerinin kapsam dışı bırakılması gerektiğini sözlerine ekledi. Doğal afetlerde görev alanlara ilave ödeme yapılması gerektiğini belirten Kurban, "Atama yönetmeninin güncellenmesine kadar, mali haklar kapsamında, döner sermaye personelinin genel bütçeyi alınmasına kadar kapsamlı çalışmamız var. Çalışmalarımız teşvik ek ödemeleri, fazla mesai icap nöbetlerini içeriyor. Üniversite hastanelerinde görev alan hekimlerin, adli tıp kurumda çalışan hekimlerin, ADSM’lerde görev alan diş hekimlerinin ödemelerine ilişkin taleplerimiz var. Herkesi kapsayan, herkesin hakkı için burada talep edilmiş, çok büyük kapsamlı çalışma var" şeklinde konuştu.
Başiskele’de haziran ayı kültür ve sanatla şenlenecek
02 Haziran 2025 Pazartesi - 16:32 Başiskele’de haziran ayı kültür ve sanatla şenlenecek "Başiskele Kültür-Sanat" programları kapsamında ilçedeki vatandaşlar, Haziran ayını güzel etkinliklerle geçirecek. "Başiskele Kültür-Sanat" etkinlikleri kapsamında yetişkinlere ve çocuklara yönelik birçok tiyatro oyunu, müzikaller, söyleşiler, atölyeler ve daha birçok etkinlik Başiskeleli sanatseverlerle buluşuyor. Her yaştan ve her kesimden kişiye hitap eden etkinlikler ile Başiskele’de Haziran ayı da dolu dolu geçecek. Başiskele Belediyesi’nin "Başiskele Kültür-Sanat" etkinlikleri bu ay 5 Haziran Dünya Çevre Günü münasebetiyle düzenlenecek 4 Haziran Çarşamba günü saat 17.00’de Çevre Şenliği ile başlayacak. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nün koordinesinde Başiskele Sahili Kaykay Pisti yanında gerçekleştirilecek festivalde; çevre bilinci, geri dönüşüm ve sıfır atık farkındalığı oluşturacak birçok eğlenceli ve bilgilendirici etkinlikler yer alacak. Çocuklar için şişme oyun grupları kurulacak alanda, çeşitli ödüllü yarışmalar ve geri dönüşüm atölyeleri düzenlenecek. Çevre Şenliği’nde küçükten büyüğe herkesin gönlünde taht kuran Barış Manço’nun şarkılarıyla daha da şenlenecek. Barış Manço’ya adanmış Full Aksesuar Müzik Grubu sahne alacak. Barış Manço şarkılarını orijinal soundları ile sahneleyecek grup, 7’den 70’e herkese keyifli anlar yaşatacak.