Yerel Haberler
Kocaeli
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:15 Çayırova’da tabletler bırakıldı, oyunlar oynandı Çayırova’da çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumak ve kültürel değerleri yaşatmak amacıyla geleneksel çocuk oyunları şenliği gerçekleştirildi. Çayırova Kaymakamlığı, Çayırova Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklığında yürütülen program, Çağdeşkent Mesire Alanı’nda düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar gerçekleştirildi. Törende açıklamalarda bulunan Çayırova Belediye Başkanı Çiftçi, "Çocuklar heyecanlı mısınız? Biz bu tür programları olabildiğince desteklemeye çalışıyoruz. Burada eğlenceli bir program olacak. Hepinize iyi eğlenceler diliyorum" dedi. Çayırova Kaymakamı Ahmet Önal ise dijitalleşmenin getirdiği tehlikelere dikkati çekti. Geleneksel oyunların önemine vurgu yapan Önal, "Bizler bu geleneksel oyunlarla büyüdük. Dijital dünyanın çok karanlık yüzleri var ve bundan kaçınmanın en önemli yolu, geleneksel oyunlarla çocuklarımızı tanıştırmak" ifadelerini kullandı. Kaymakam Önal, Başkan Çiftçi, İlçe Emniyet Müdürü Şenol Toklu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir ve beraberlerindeki heyet, etkinlik alanını dolaşarak çocuklarla bir araya geldi. Şenlik için özel olarak hazırlanan atölye ve stantlarda vakit geçiren çocuklar, unutulmaya yüz tutmuş sokak oyunlarını oynayarak doyasıya eğlendi.
Başsavcı Akgün’den cezaevleri ve bayramdaki tahliyeler hakkında açıklama
12 Haziran 2025 Perşembe - 14:57 Başsavcı Akgün’den cezaevleri ve bayramdaki tahliyeler hakkında açıklama Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, infaz yasasından yararlanarak bayramın ilk günü tahliye sayılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Akgün, çeşitli suçlardan hüküm giyen toplam 262 kişinin denetimli serbestliğe ayrıldığını, açık cezaevine gönderildiğini ve tahliye edildiğini belirtti. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, infaz düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte kentteki ceza infaz kurumlarından gerçekleşen tahliyelerden, adliyede son yıllarda hızla artan dosya yüküne; aile içi şiddet, örgütlü suçlar ve bilişim dolandırıcılığı gibi suçlardaki yükselişten, yeni adliye binası hazırlıklarına kadar birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerle güncel verileri paylaştı. Başsavcı Akgün, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı 5 cezaevinden; "basit yaralama", "trafiği tehlikeye sokma", "ruhsatsız silah bulundurma", "alkollü araç kullanma", "basit tehdit" ve "mühür bozma" gibi suçlardan hüküm giyen toplam 262 kişinin denetimli serbestliğe ayrıldığını, açık cezaevine gönderildiğini ve tahliye edildiğini belirtti. "Toplamda cezaevlerinde 5 bin 255 tutuklu ve hükümlü bulunuyor" Kentteki cezaevlerinde mevcut tutuklu ve hükümlü sayısını da açıklayan Semih Akgün, "Açık ceza infaz kurumunda bin 466, 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde bin 644, 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde bin 659, 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde 247 ve 2 No’lu Cezaevi’nde ise 239 kişi olmak üzere toplam 5 bin 255 toplam tutuklu ve hükümlü bulunuyor" diye konuştu. Yeni Kocaeli Adliyesi için ihale ekim ayında Mevcut adliyenin yetersiz olması sebebiyle yeni adliye binası yapılacağını da hatırlatan Akgün, proje kapsamında ekim ayında ihaleye çıkılacağını ifade etti. İnşaat süresince bazı adliye birimlerinin kiralık binalara taşınmasının planlandığını aktaran Başsavcı Akgün, faaliyete geçirilmeyi bekleyen mahkemelerin yer sıkıntısı nedeniyle henüz aktif hale getirilemediğini aktardı. Akgün, bu kapsamda uygun binaların tespiti için çalışmalar devam ettiğini bildirdi. 2025 yılında 6 ayda 23 bin 128 dosya sonuçlandı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, 2025 yılının ilk 6 ayında Kocaeli Adliyesi’ne gelen dosya sayısının 23 bin 374 olarak kayıtlara geçtiğini de bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu dosyalardan 23 bin 128’i sonuçlandırıldı. Yıl içinde 7 bin 530 iddianame hazırlandı, 11 bin 350 dosya için takipsizlik kararı verildi, 2 bin 810 dosyada yetkisizlik kararı alındı, 842 dosya birleştirildi, 3 fezleke düzenlendi. Terör suçlarında 472, örgütlü suçlarda ise 587 dava karara bağlandı. Uzlaştırma Bürosu bin 885 dosyada çözüm sağladı. Aile içi şiddet bürosunda bin 38 karar çıkarken, dosya temizleme oranı yüzde 98 olarak gerçekleşti. Çocuk suçları kapsamında 461 dosya sonuçlandı" Bilişim ve dolandırıcılık suçlarında artış Ayrıca Akgün, 2021’de 33 bin, 2022’de 39 bin 676, 2023’te 45 bin 557 ve 2024’te ise 53 bin 408 dosya açıldığını bildirdi. 2025’in ilk 6 ayında sadece "aile içi şiddet" kapsamında açılan bin 346 dosyadan, bin 38’inin sonuçlandığını kaydeden Akgün, bilişim ve dolandırıcılık suçlarında da artış yaşandığına dikkat çekti. Cezaevlerinde tarım, üretim ve eğitim faaliyetleri sürüyor Kocaeli’deki ceza infaz kurumlarında sera işletmeciliği ve tarım faaliyetlerinin yanı sıra üretim çalışmalarının da devam ettiğini belirten Akgün, "Cezaevlerinde ekmek yapma makinesi imal ediliyor. Ayrıca yabancı dil, el işi, tekstil, berberlik gibi alanlarda kurslar veriliyor. Üretilen iş kıyafetleri ve aksesuarlar sosyal markette sergileniyor" ifadelerini kullandı.
Kocaeli’de hedef, yüzde 100 ileri biyolojik arıtma
12 Haziran 2025 Perşembe - 12:13 Kocaeli’de hedef, yüzde 100 ileri biyolojik arıtma İleri biyolojik arıtma yatırımlarını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de yüzde 100 ileri biyolojik arıtma yapan ilk şehir olmayı hedefliyor. İSU Genel Müdürlüğü’nün Kocaeli genelinde tam kapasiteyle çalışan arıtma tesisleri dikkat çekiyor. Halihazırda yüzde 100 biyolojik arıtma sağlayan Kocaeli, mevcut tesislerin yüzde 73’ünde ileri biyolojik arıtma teknolojilerini kullanıyor. İleri biyolojik arıtma tesisleri sayesinde yalnızca atık sular değil, Marmara Denizi’ni tehdit eden dip çamuru oluşumunun da önüne geçiliyor. Atık sularda yer alan azot ve fosfor gibi kirletici maddeler, ileri arıtma süreçlerinde etkili biçimde gideriliyor. Bu sayede denizlerdeki oksijen seviyesi korunurken, zamanla biriken ve ekosisteme zarar veren dip çamurunun oluşumu önemli ölçüde azaltılıyor. 2024 yılında arıtılan atık suyun 17 milyon metreküpü geri kazanım suyu olarak sanayi tesislerinde ve yeşil alanların sulanmasında kullanıldı. Bu uygulama ile içme suyu kaynakları üzerindeki baskı azaltılırken, çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım daha atılmış oldu. Küresel iklim değişikliği ve Marmara Denizi’ni tehdit eden kirlilik sorunlarına karşı kararlı adımlar atan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ileri biyolojik arıtma yatırımlarıyla atık sularda azot ve fosfor ayrımını mümkün kılıyor. Böylece yalnızca bugünü değil, geleceği de koruyan altyapı çözümleri üretiliyor. Atık su arıtımı sürecinde ortaya çıkan 101 bin ton atık su çamuru da çevreye zarar vermeden bertaraf edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamlı çevre yönetimi anlayışıyla altyapı hizmetlerinde Türkiye’ye öncülük ediyor.
Kocaeli’de hedef, yüzde 100 ileri biyolojik arıtma
12 Haziran 2025 Perşembe - 12:09 Kocaeli’de hedef, yüzde 100 ileri biyolojik arıtma İleri biyolojik arıtma yatırımlarını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de yüzde 100 ileri biyolojik arıtma yapan ilk şehir olmayı hedefliyor. İSU Genel Müdürlüğü’nün Kocaeli genelinde tam kapasiteyle çalışan arıtma tesisleri dikkat çekiyor. Halihazırda yüzde 100 biyolojik arıtma sağlayan Kocaeli, mevcut tesislerin yüzde 73’ünde ileri biyolojik arıtma teknolojilerini kullanıyor. İleri biyolojik arıtma tesisleri sayesinde yalnızca atık sular değil, Marmara Denizi’ni tehdit eden dip çamuru oluşumunun da önüne geçiliyor. Atık sularda yer alan azot ve fosfor gibi kirletici maddeler, ileri arıtma süreçlerinde etkili biçimde gideriliyor. Bu sayede denizlerdeki oksijen seviyesi korunurken, zamanla biriken ve ekosisteme zarar veren dip çamurunun oluşumu önemli ölçüde azaltılıyor. 2024 yılında arıtılan atık suyun 17 milyon metreküpü geri kazanım suyu olarak sanayi tesislerinde ve yeşil alanların sulanmasında kullanıldı. Bu uygulama ile içme suyu kaynakları üzerindeki baskı azaltılırken, çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım daha atılmış oldu. Küresel iklim değişikliği ve Marmara Denizi’ni tehdit eden kirlilik sorunlarına karşı kararlı adımlar atan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ileri biyolojik arıtma yatırımlarıyla atık sularda azot ve fosfor ayrımını mümkün kılıyor. Böylece yalnızca bugünü değil, geleceği de koruyan altyapı çözümleri üretiliyor. Atık su arıtımı sürecinde ortaya çıkan 101 bin ton atık su çamuru da çevreye zarar vermeden bertaraf edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamlı çevre yönetimi anlayışıyla altyapı hizmetlerinde Türkiye’ye öncülük ediyor.
İlmek ilmek tarih: 182 yıllık miras sarayları renklendiriyor
12 Haziran 2025 Perşembe - 10:31 İlmek ilmek tarih: 182 yıllık miras sarayları renklendiriyor Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan ve 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde kurulan Osmanlı emaneti Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası’nda üretilen ipek kumaşlar, 182 yıldır sarayları renklendiriyor. Adeta Osmanlı dönemini kumaşa dokuyan tezgahlarda çalışanlar ipleri, ilmek ilmek alın teriyle işleyerek milli saraylara renk katıyor. Körfez ilçesine bağlı Hereke bölgesinde 1843 yılında iki kardeş tarafından geniş bir atölye olarak kurulan fabrika, 1845 yılında Osmanlı Devleti’nin sanayi hamleleri ile saraya bağlandı. 1845 yılından sonra, "Hereke Fabrika-i Hümayunu" ismiyle faaliyetini sürdürmeye başlayan fabrikada, ilk olarak sarayların perdelik ile döşemelik talebi karşılanırken, daha sonra halı da dokunmaya başlandı. Osmanlı’nın değerli kurumları arasında yer alan ve imparatorluk yaşantısını renklendiren Hereke Fabrika-i Hümayunu, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da bir markaya dönüştü. Prestijli bir marka haline gelen fabrikanın ürünleri, çeşitli ülkelerde de ödüllere layık görüldü. Hereke Fabrika-i Hümayun’da birçok halı dokundu. Bunlardan en devasa olan Sultan II. Abdülhamit döneminde Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm’in ziyareti vesilesiyle 1897 tarihinde Yıldız Şale Köşkü Muayede Salonu için yaptırılan 468 metrekare boyutunda, 3 ton ağırlığındaki halıydı. Ayrıca Beylerbeyi Sarayı Mavi Salonu, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu, Lahey Yüksek Adalet Divanı ve Beyaz Saray’da bulunan halılar da Hereke Fabrika-i Hümayun’da dokundu. Tezgahlarda ilmek ilmek dokunan kumaşlar 182 yıldır sarayları renklendiriyor 1843 yılından bu yana dokusu bozulmadan revize edilen tezgahlar, teknolojik bir sistem olmadan tamamen manuel çalışıyor. Tezgahlarda üretimi oldukça zahmetli olan bu süreçlerde üç mekikli dokuma işlemlerinde, işçinin sadece 1 santimetre kumaş dokuyabilmesi için 60 kez mekik atması gerekiyor. 60 santimetrelik bir kumaş için ise yaklaşık 3 bin 600 mekik hareketini manuel olarak yapması gerekiyor. Geleneksel yöntemlerle sürdürülen bu üretim şekli, hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor hem de el işçiliğinin önemini ortaya çıkartıyor. Osmanlı emaneti olan Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası’nda üretilen ipek kumaşlar, 182 yıldır da sarayları renklendirmeye devam ediyor. "Osmanlı’dan beri gelen kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz" 2006 yılından bu yana fabrikada çalışan ustabaşı Yusuf Yıldırım, "Burada sarayların ipekli kumaş ihtiyaçlarını karşılıyoruz. 1843 yılından beri aynı sistemle çalışıyoruz. Tabii ki makinelerin ahşaplarında değişimler olabiliyor ve en son yapılan tezgahlar ortalama 7 yıllık diğerleri 1986 yılında yapıldı ama sistemi tamamen aynıdır. Jakar-Armür mekaniğimiz var; deseni veren jakar mekaniği, desenin bağlanmasını ve zemini oluşturmasını sağlayan ise armür mekaniğidir. Bu bir sanat, 1843 yılından beri sistem aynı ve bir yüzyıl sonrada bu şekilde İnşallah devam edecek. Bu minvalde de tarihi doku korunmuş olacak. Makinelerde bir mekanizma var ama manuel, inşan gücüyle çalışıyor. Bize sadece bobine sarılı bir şekilde iplik olarak geliyor ve bütün işlemler burada yapılıyor. Kültürümüzü devam ettiriyoruz, bunlar normalde otomatik tezgahlarda da yapılabilecek işler fakat bizim burada yaptığımız iş, tarihimizi, geleneğimizi yaşatıyoruz. Osmanlı’dan beri gelen kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz. İpekli kumaş dokuma tezgahı, bizim üretimlerimiz yüzde 100 ipek, bizde pamuk, polyester yok tarihin dokusuna uygun şekilde devam ediyoruz" dedi.
İlmek ilmek tarih: 182 yıllık miras sarayları renklendiriyor
12 Haziran 2025 Perşembe - 10:23 İlmek ilmek tarih: 182 yıllık miras sarayları renklendiriyor Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan ve 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde kurulan Osmanlı emaneti Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası’nda üretilen ipek kumaşlar, 182 yıldır sarayları renklendiriyor. Adeta Osmanlı dönemini kumaşa dokuyan tezgahlarda çalışanlar ipleri, ilmek ilmek alın teriyle işleyerek milli saraylara renk katıyor. Körfez ilçesine bağlı Hereke bölgesinde 1843 yılında iki kardeş tarafından geniş bir atölye olarak kurulan fabrika, 1845 yılında Osmanlı Devleti’nin sanayi hamleleri ile saraya bağlandı. 1845 yılından sonra, "Hereke Fabrika-i Hümayunu" ismiyle faaliyetini sürdürmeye başlayan fabrikada, ilk olarak sarayların perdelik ile döşemelik talebi karşılanırken, daha sonra halı da dokunmaya başlandı. Osmanlı’nın değerli kurumları arasında yer alan ve imparatorluk yaşantısını renklendiren Hereke Fabrika-i Hümayunu, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da bir markaya dönüştü. Prestijli bir marka haline gelen fabrikanın ürünleri, çeşitli ülkelerde de ödüllere layık görüldü. Hereke Fabrika-i Hümayun’da birçok halı dokundu. Bunlardan en devasa olan Sultan II. Abdülhamit döneminde Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm’in ziyareti vesilesiyle 1897 tarihinde Yıldız Şale Köşkü Muayede Salonu için yaptırılan 468 metrekare boyutunda, 3 ton ağırlığındaki halıydı. Ayrıca Beylerbeyi Sarayı Mavi Salonu, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu, Lahey Yüksek Adalet Divanı ve Beyaz Saray’da bulunan halılar da Hereke Fabrika-i Hümayun’da dokundu. Tezgahlarda ilmek ilmek dokunan kumaşlar 182 yıldır sarayları renklendiriyor 1843 yılından bu yana dokusu bozulmadan revize edilen tezgahlar, teknolojik bir sistem olmadan tamamen manuel çalışıyor. Tezgahlarda üretimi oldukça zahmetli olan bu süreçlerde üç mekikli dokuma işlemlerinde, işçinin sadece 1 santimetre kumaş dokuyabilmesi için 60 kez mekik atması gerekiyor. 60 santimetrelik bir kumaş için ise yaklaşık 3 bin 600 mekik hareketini manuel olarak yapması gerekiyor. Geleneksel yöntemlerle sürdürülen bu üretim şekli, hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor hem de el işçiliğinin önemini ortaya çıkartıyor. Osmanlı emaneti olan Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası’nda üretilen ipek kumaşlar, 182 yıldırda sarayları renklendirmeye devam ediyor. "Osmanlı’dan beri gelen kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz" 2006 yılından bu yana fabrikada çalışan ustabaşı Yusuf Yıldırım, "Burada sarayların ipekli kumaş ihtiyaçlarını karşılıyoruz. 1843 yılından beri aynı sistemle çalışıyoruz. Tabii ki makinelerin ahşaplarında değişimler olabiliyor ve en son yapılan tezgahlar ortalama 7 yıllık diğerleri 1986 yılında yapıldı ama sistemi tamamen aynıdır. Jakar-Armür mekaniğimiz var; deseni veren jakar mekaniği, desenin bağlanmasını ve zemini oluşturmasını sağlayan ise armür mekaniğidir. Bu bir sanat, 1843 yılından beri sistem aynı ve bir yüzyıl sonrada bu şekilde İnşallah devam edecek. Bu minvalde de tarihi doku korunmuş olacak. Makinelerde bir mekanizma var ama manuel, inşan gücüyle çalışıyor. Bize sadece bobine sarılı bir şekilde iplik olarak geliyor ve bütün işlemler burada yapılıyor. Kültürümüzü devam ettiriyoruz, bunlar normalde otomatik tezgahlarda da yapılabilecek işler fakat bizim burada yaptığımız iş, tarihimizi, geleneğimizi yaşatıyoruz. Osmanlı’dan beri gelen kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz. İpekli kumaş dokuma tezgahı, bizim üretimlerimiz yüzde 100 ipek, bizde pamuk, polyester yok tarihin dokusuna uygun şekilde devam ediyoruz" dedi.