Yerel Haberler
Kocaeli
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:20 Gebze’nin 4 önemli güzergahında yol yenileme çalışmaları tamamlandı Gebze ilçesindeki Ankara, Hayri Macar ve Yeni Bağdat caddeleri ile Mudarlı Yolu’nda yürütülen altyapı ve asfaltlama projeleri tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Gebze’nin ulaşım ağını güçlendirmek amacıyla Ankara, Hayri Macar ve Yeni Bağdat caddeleri ile Mudarlı Yolu’nda yenileme çalışmaları gerçekleştirdi. Bölgedeki trafik yükünü azaltmak amacıyla Feniş Kavşağı ile Beylikbağı Mahallesi arasında kalan Ankara Caddesi’nde yapılan düzenlemeyle, daha önce gidiş-geliş tek şerit olan güzergah 4 şeride çıkarıldı ve kaldırım düzenlemeleri tamamlandı. Şile’ye bağlantısı bulunan Mudarlı köy yolundaki 3 kilometrelik güzergah da üstyapı yenilemesi kapsamında baştan sona düzenlendi. Ekipler, yağmur suyu tahliyesi için "V" kanal çalışması yaparken, virajlı ve riskli kesimlerde toprak kaymalarını önlemek amacıyla taş duvarlar inşa etti. Barış Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Hayri Macar Caddesi’nde ise üstyapı çalışmaları kapsamında güzergaha 3 bin 100 ton asfalt serildi. Ayrıca yağmur suyu tahliyesi için 450 metrelik beton boru hattı ve dere geçişini sağlamak amacıyla 63 metrelik menfez oluşturuldu. Ekipler, 760 metre uzunluğundaki Yeni Bağdat Caddesi’nde de eski asfaltı trimer kazısıyla temizleyerek güzergahı yeni asfaltla kapladı. Tamamlanan projelerle ilçedeki trafik akışının daha güvenli ve kesintisiz hale geldiği kaydedildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:00 Kurban Bayramı’nda parmağını kesti, başına gelmeyen kalmadı Kocaeli’de Kurban Bayramı’nda yaşadığı bıçak kesiğinin ardından başvurduğu iki özel hastanedeki yanlış tedavi iddiaları sebebiyle parmağı ampute edilen ve çalışma kabiliyetini kaybederek işinden olan Nurettin Güleryüz, "tıbbi ihmal" iddiasıyla tedaviyi yürüten doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Edinilen bilgiye göre, 7 Haziran 2025’te Kurban Bayramı dolayısıyla bıçak temizlerken sağ el başparmağını kesen Nurettin Güleryüz (34), bir özel hastanenin acil servisine başvurdu. İddiaya göre, hastanede detaylı tetkik yapılmadan pansuman uygulanan Güleryüz’e ilaç reçete edilerek taburcu edildi. Şikayetlerinin devam etmesi ve kanamanın durmaması üzerine ertesi gün aynı hastaneye tekrar giden Güleryüz’e bu kez dikiş atıldı. Parmağını hareket ettirememesi üzerine 19 Haziran’da Gebze’deki başka bir özel hastaneye başvuran Güleryüz, tendon yaralanması şüphesiyle tedaviye alındı. Farklı tarihlerde yapılan EMG ve MR tetkiklerinde sinir hasarı ile tendon kopması tespit edilen hasta, 2 Eylül’de ameliyat edildi. Süreç içerisinde parmağın çürüdüğü ve kurtarılamayacağının belirtilmesi üzerine Güleryüz, başvurduğu başka bir hastanede ampute operasyonu geçirdi. Öte yandan, ameliyatların ardından ağrıları devam eden Güleryüz’ün kolunda metal parça bulunduğu ve bu parçanın parmak bölgesinden dirseğe doğru ilerlediği öne sürüldü. Ayrıca, fabrikada temizlik personeli olarak çalışan Nurettin Güleryüz’ün hastane sürecinde işten çıkarıldığı da öğrenildi. "Yüzde 46 olan engellilik oranı yüzde 75’e yükseldi" Güleryüz’ün avukatı Barış Kurt, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, özel hastanede görevli hekimlerin tıp kurallarına aykırı hareket ederek ihmalde bulunduklarını ileri sürdü. Olayın basit tıbbi komplikasyon olmadığını savunan Kurt, "Başparmakta oluşan kesilerde tendon ve sinir hasarı ihtimali basit muayene ile dahi anlaşılabilecek durumdur. Buna rağmen şüpheli hekimler gerekli özeni göstermemiştir. Doğru teşhis zamanında konulmuş olsaydı, gerekli cerrahi müdahale gecikmeden yapılacak ve müvekkil kalıcı sakatlık yaşamayacaktı. Müvekkilin yaralanma öncesinde yüzde 46 olan engellilik oranı, yaşanan süreç sonrası yüzde 75’e yükselmiştir. Bu durum müvekkilin yaşamını ve çalışma gücünü ciddi şekilde etkiledi. Sorumlular hakkında taksirle yaralama, görevi kötüye kullanma ve ihmali davranışla yaralama suçlarından soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz" dedi. "Parmağı pansumanın ardından yapıştırıp gönderdiler" iddiası Yaşadıklarını anlatan Nurettin Güleryüz ise "Kurban Bayramı’nın ikinci günü bıçağı temizlerken yanlışlıkla parmağımı kestim. Özel hastaneye gittim ve doktorla görüştüm. Doktor bize parmağın yapıştırılması gerektiğini söyledi. Parmağı pansumanın ardından yapıştırıp gönderdiler ve ilaç yazdılar. İlaç yazdıkları halde herhangi bir film, röntgen çekilmedi. Parmağımın kanaması devam edince ikinci akşam yine hastaneye gittik. Parmağıma dikiş attılar ve yine röntgen, film çekmeden herhangi işlem yapmadan gönderdiler. Bu süreçte pansumanlarımızı yaptırdık. Bundan sonra bize 10 gün süresince pansuman yapmamız gerektiğini söylediler. Bayram tatili olduğu için hiçbir yere gidemedik" diye konuştu. "Çürümüş parmağı içeriye nasıl katlayabilirsiniz" Güleryüz, bayramın ardından başka bir özel hastaneye başvurduğunu anlatarak, "Buradaki hastanede acil ameliyata alınmam gerektiği söylendi. Burada da MR veya herhangi tetkik yapılmadan ameliyata alındım. Ondan sonra 2 kez daha ameliyat geçirdim. Bu süreçte doktorlar parmağımın kurtarılamayacağını söyledi. Parmağımın tendon damarı ve sinir damarı tutmadı. Parmağım çürümeye başladı. Bize yaptıkları teklif şu oldu; ’Parmağı bükeriz, katlayıp geriye bırakırız’ dediler. Biz de kabul etmedik. ’Çürümüş parmağı içeriye nasıl katlayabilirsiniz?’ dedik. Onlar da yapacak başka çarelerinin olmadığını söylediler. Biz de başka hastanelerden randevu aldık ve başka hastanelere gittik. Parmağın ampute edilmesi gerektiği söylendi. Parmağım ampute edildi. Büyük ihtimalle ikinci gittiğim hastane sebebiyle parmağımı kaybettim çünkü ameliyatlardan sonra herhangi röntgen ya da MR çekimi yapılmadı. Bunu doktora söylediğimiz halde doktor bizi dinlemedi. Bize ’iyiye gidiyor’ dedi" ifadelerini kullandı. "Pazartesi günü bunun için de operasyon geçireceğim" İkinci hastanedeki ameliyatların ardından kolunda ağrılar hissettiğini söyleyen Güleryüz, sözlerini şöyle noktaladı: "Doktorlara bileğime doğru ağrılarım olduğunu sürekli ifade etmeme rağmen beni dinlemediler. Sonradan kolumda metal kaldığını öğrendik. Bunun ihmal olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kola metal nasıl girebilir? Ben 9 aydır çalışamıyorum. Kalp rahatsızlığım sebebiyle yüzde 46 engelliyken şu anda yüzde 75 engelli durumuna düştüm. Erken emeklilik dilekçesi verdim ancak henüz sonuç gelmedi. Bu konuda çok mağdurum. Yetkililerin bunu duymasını istiyorum. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Yaklaşık 9 aydır henüz soruşturma izni gelmedi. Süreci bekliyoruz, henüz dava açılmış değil. Kolumda bırakılan metal ilerliyor. Pazartesi günü bunun için de operasyon geçireceğim. Çıkarılıp çıkarılamayacağı net değil. Elimde titremelerim var, çalışamıyorum ve işveren tarafından işten çıkarıldım. Yetkililerden destek ve konunun incelenmesini talep ediyorum."
Selçuk İnan: "Her maçı kazanmak istiyoruz"
11 Mart 2026 Çarşamba - 18:09 Selçuk İnan: "Her maçı kazanmak istiyoruz" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Konyaspor maçı öncesinde yaptığı açıklamada "Her maçı kazanmak istiyoruz. Her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz. Bu maç da onlardan biri olacak" dedi. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında cumartesi günü saat 13.30’da Kocaeli Stadyumu’nda Konyaspor’u konuk edecek olan Kocaelispor’da hazırlıklar sürüyor. Körfez ekibinde teknik direktör Selçuk İnan, antrenman öncesinde değerlendirmelerde bulundu. "Her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz" Eyüpspor galibiyetinin ardından morallerinin yerinde olduğunu belirten Selçuk İnan, "Her maçı kazanmak istiyoruz. Her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz. Bu maç da onlardan biri olacak. İnşallah kazanan taraf biz oluruz" dedi. "Konya güçlü bir takım" Rakipleri Konyaspor’un güçlü bir ekip olduğunu ifade eden İnan, "Konya güçlü bir takım. Hocaları yeni, devre arasında önemli takviyeler yaptılar. Oynadıkları oyunu her zaman skora çeviremeseler de iyi oyunlar oynadılar. Bireysel olarak yetenekli oyunculara sahipler. Biz kendi sahamızda, kendi seyircimiz önünde oynayacağız ve bu avantajı kullanmak istiyoruz" diye konuştu. Eksik oyuncular hakkında bilgi verdi Takımdaki sakat oyuncularla ilgili de bilgi veren Selçuk İnan, "Takımda bazı sakatlıklar var. Muharrem Cinan bugün dönecek. Can Keleş yarın takımla çalışmalara başlayacak. Bruno Petkovic ve Jovanovic ise aramızda olmayacak. Haidara’nın sıkıntılı bir durumu var, ona da bakacağız. Susoho henüz tam olarak dönmedi. Eksiklerimiz var ama yarın itibarıyla daha netlik kazanacak" ifadelerini kullandı.
Serdar Dursun: "Hedefimiz 3 puan"
11 Mart 2026 Çarşamba - 18:06 Serdar Dursun: "Hedefimiz 3 puan" Kocaelispor’un tecrübeli futbolcusu Serdar Dursun, Konyaspor maçı öncesinde takımın moralinin yüksek olduğunu belirterek, iç sahada taraftarlarının desteğiyle sahaya çıkacaklarını ve hedeflerinin 3 puan olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Kocaelispor, cumartesi günü saat 13.30’da Kocaeli Stadyumu’nda Konyaspor ile karşı karşıya gelecek. Körfez ekibi mücadelenin hazırlıklarını sürdürürken, antrenman öncesinde Serdar Dursun basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Bu 3 puanla ligde kaldık diyebilirim" Takımın son haftalardaki performansını değerlendiren Serdar Dursun, "Mutluyuz tabii. Tesise geldik, herkesin keyfi yerinde. Böyle galibiyetler gelince insan ister istemez rahatlıyor. Futbol böyle bir oyun, kazandıkça hem sahada hem günlük hayatta daha rahat oluyorsun. Zor bir maçtı. Ondan önce üç mağlubiyetimiz vardı ve bu bizim için önemli bir virajdı. Eyüpspor bizi yakalamaya çalışıyordu. Bu 3 puanla ligde kaldık diyebilirim, çok önemli bir hedefe ulaştık. İlk geldiğim haftalarda yalnızca 1 puanımız vardı, şimdi 33 puana ulaştık. Bu süreçte önemli çıkışlar yaptık" dedi. "Böyle mental oyunlar futbolda önemli" Penaltı pozisyonu ve rakip kaleciyle yaşadığı diyalog hakkında konuşan deneyimli futbolcu, "Rakip kaleciyi izliyorum, o da beni izliyor. Sağıma mı atıyor, soluma mı atıyor diye bakıyor. O anda kaleciyi biraz irite etmeye çalıştım, köşeyi gösterdim. Sanırım aklı biraz karıştı ve topa geç yöneldi. Böyle mental oyunlar futbolda önemli. Tecrübeli oyuncuyuz, rakip kaleci de genç bir kaleci. Biraz mental bir mücadeleydi ve kazanan ben oldum" ifadelerini kullandı. "Milli takımda pivot eksikliği olduğunu düşünüyorum" A Milli Takım hakkında da konuşan Serdar Dursun, "Vincenzo Montella daha önce de söyledi; kendi takımında oynayan ve hazır olan oyuncuları seçeceğini ifade etti. Bu sezon 5 gol, 1 asistle oynuyorum. 11 maç ilk 11 başladım ve son haftalarda sürekli ilk 11’de sahadayım. Şu an fitim ve hazırım. Milli takımda pivot eksikliği olduğunu düşünüyorum. Haftaya kadrolar açıklanacak, ben de bunun için çalışıyorum. İnşallah kendimi orada görürüm. İster 1 dakika ister ilk 11 olsun, önemli maçlarda tecrübeli oyunculara ihtiyaç olur. Hayalim yeniden milli takımda olmak ve Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesine katkı sağlamak" diye konuştu. "Galatasaray maçını kazanarak çıkış yaptılar" Konyaspor maçıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Serdar Dursun, "Zor bir maç olacak. Konya sezona iyi başlamıştı ancak sonrasında düşüş yaşadılar ve teknik direktör değişiklikleri oldu. Şu an İlhan Hoca orada. Galatasaray maçını kazanarak çıkış yaptılar. Bizim için önemli bir maç olacak. İç sahada taraftarımızın desteğiyle bambaşka bir Kocaelispor oluyor. Daha ofansif oynuyoruz ve daha çok ceza sahasına giriyoruz. Cumartesi günü iyi bir oyunla, topa hakim olarak taraftarımızla birlikte 3 puanı almak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Öldürdüğü kadının 3 altın bileziğini bozdurup parayı böyle teslim aldı
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:26 Öldürdüğü kadının 3 altın bileziğini bozdurup parayı böyle teslim aldı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 63 yaşındaki Gül Dağ’ı evinde öldürerek altın bileziklerini gasbeden ve çaldığı altınları kuyumcuda bozdururken güvenlik kamerasına yansıyan şüpheli tutuklandı. Katil zanlısının evinin gizli bölmesinden çıkanlar ise hayrete düşürdü. Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’taki bir apartmanda yaşlı annesine bakan Gül Dağ (63), 27 Şubat günü saat 17.30 sıralarında mutfakta yemek hazırladığı sırada kanlar içinde yere yığıldı. Dağ’ın annesinin yardım çığlıkları üzerine eve gelen komşuları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gül Dağ’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Olayın ardından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği dedektifleri ve cumhuriyet savcısı olay yerinde inceleme yaptı. Ekiplerin yaptığı ilk tespitlerde maktulün altınlarının çalındığı belirlendi. Altınları bozdurduğu anlar saniye saniye kameraya yansıdı Faili meçhul kasten öldürme ve yağma olayını aydınlatmak için harekete geçen polis ekipleri, bina çevresindeki 78 ayrı güvenlik kamerasından elde edilen bin 640 saatlik görüntüyü incelemeye aldı. Görüntü analizleri sonucunda tespit edilen birçok kişiyi inceleyen ve konuyla alakalı 138 kişiyle mülakat yapan ekipler, cinayet zanlısının S.Ç. olduğunu tespit etti. Kamera izleme çalışmalarının devamında şüphelinin, maktule ait 150 gram ağırlığındaki 3 altın bileziği gasbettiği ve aynı gün İzmit ilçesinde bir kuyumcuya giderek bu altınları bozdurduğu anların güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdığı tespit edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından 9 Mart’ta düzenlenen operasyonla şüpheli S.Ç. yakalandı. Şüphelinin ikametinde yapılan aramalarda, evde gizlenmiş bir alanda 2 tabanca, 30 fişek, 3 yivsiz tüfek, farklı kalibre, renk ve markalarda toplam 811 av tüfeği fişeği ile 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturan 1 bıçak ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Futbolcu olamadılar ama tribünleri pankartlarıyla renklendiriyorlar
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:38 Futbolcu olamadılar ama tribünleri pankartlarıyla renklendiriyorlar Kocaeli’de çocukluk arkadaşı Sertan Güner ile Mecit Bayrak, futbol maçları için hazırladıkları el emeği pankartlarla tribün kültürüne katkı sağlıyor. Futbolcu olma hayaliyle büyüyen gençler, hazırladıkları pankartlarla tribünleri renklendiriyor. Aynı mahallede büyüyen ve geçmişte amatör olarak futbol oynayan Sertan Güner ile Mecit Bayrak, ’Seto Pankart’ adıyla stadyumlar için görsel çalışmalar hazırlıyor. Tamamen el emeğiyle üretilen ve boyutları 100 metreye kadar ulaşabilen pankartlar, tribünlerin atmosferini yansıtıyor. Sertan Güner: "El emeği pankartların tribün kültüründe ayrı bir yeri var" Pankart yapmaya yaklaşık iki yıl önce başladığını belirten Sertan Güner, bu sürecin aslında çok daha eskiye dayandığını söyledi. Güner, "Ortaokul ve lise döneminde resim derslerinde sergilere resimler veriyordum. Resme karşı bir ilgim hep vardı. Yaklaşık iki yıldır pankart yapıyorum. El emeği pankartların tribün kültüründe ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Günümüzde her şey dijitale dönmüş durumda ama tribünlerde el emeğinin, boyanın, fırçanın yeri çok farklı. Modern futbol dijitale geçse de pankartların el emeği olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü o emek tribünde insanlara farklı bir duygu veriyor" dedi. "100 metrelik bir pankart çizimi yaptım" Yaptıkları en büyük pankartın yaklaşık 100 metre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sertan Güner, "Beşiktaş maçındaki koreografi için yaklaşık 100 metrelik bir pankart çizimi yaptım. Sonrasında Körfez Hodri Meydan grubuyla birlikte boyamasını tamamladık. O pankart koreografinin bir parçası oldu ve tribünde sergilendi. Şu ana kadar yaptığımız en büyük pankart çalışması oydu" diye konuştu. "Tribünlerde böyle dostluk örneklerinin çoğalmasını istiyoruz" Yaptıkları bazı pankartların kendileri için duygusal anlam taşıdığını aktaran Güner, "Vefat eden kardeşlerimiz için hazırladığımız pankartların bizim için anlamı çok büyük. Bunun dışında tribünler arasında dostluğu anlatan çalışmalar da yaptık. Antalyaspor’un 07 Gençlik grubu ile Hodri Meydan arasında hazırladığımız dostluk pankartı da bizim için özel çalışmalar arasında yer alıyor. Yakın zamanda Adana Demirspor’a destek amacıyla hazırladığımız ’#YaşasınDemirspor’ pankartı da oldu. O pankart da Türkiye’nin birçok yerinden olumlu geri dönüş aldı. Tribünlerde böyle dostluk örneklerinin çoğalmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Çoğu zaman kendi odamda çalışıyorum" Pankart çalışmalarını çoğu zaman sınırlı imkanlarla sürdürdüğünü belirten Sertan Güner, "Bir ay öncesine kadar bir iş yerinde çalışıyordum. Sabah 7, akşam 7 çalışıp sonrasında pankart yapmaya gidiyordum. Bazen hiç uyumadan işe gittiğim oluyordu. Şu an biraz daha rahatım ama pankart yapmak için büyük bir alanımız olmadığı için çoğu zaman kendi odamda çalışıyorum. Büyük pankartlarda bu durum biraz zorlayıcı oluyor" dedi. Mecit Bayrak: "Futbolcu olma hayaliyle büyüdük ama futbolcu olamadık" Seto Pankart’ın ortaya çıkış hikayesini anlatan Mecit Bayrak ise çocukluk arkadaşlığına dayanan bir hikayeleri olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Sertan çok yetenekli bir arkadaş. Yaptığı pankartları görünce bunun ilgi çekebileceğini düşündüm. Sosyal medyayla ilgilendiğim için pankart yapım sürecinin paylaşılmasının dikkat çekebileceğini söyledim. O da sağ olsun kabul etti. Böylece Seto Pankart ortaya çıktı. Aslında hikayemiz çocukluğa dayanıyor. Aynı mahallede büyüdük, yıllarca birlikte futbol oynadık. O takımın birinci kaptanıydı, ben ikinci kaptanıydım. Futbolcu olma hayaliyle büyüdük ama futbolcu olamadık. Sonra kendimizi pankart yaparken bulduk. Yani futbolun içinde kalmaya devam ettik diyebilirim." "Emeği vermekten çekinmiyoruz" Pankart yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu dile getiren Bayrak, "Bazen gece 2-3’e kadar pankart yaptığımız oluyor. Tasarım süreci, malzemelerin temin edilmesi, pankartın boyanması, çekimler ve organizasyon derken oldukça uzun bir süreç oluyor. Uykusuzluk, bel ağrısı, baş ağrısı gibi zorlukları da var ama biz bunu severek yapıyoruz. Herkesin yapabileceği bir iş değil aslında ama tribün kültürünü sevdiğimiz için bu emeği vermekten çekinmiyoruz" şeklinde konuştu. "Pankartlar tribünün kimliğidir" Tribün kültüründe pankartların önemli bir yeri olduğuna dikkati çeken Mecit Bayrak, pankartların tribünlerin karakterini yansıttığını ifade ederek, "Bence pankartlar tribünün kimliğidir, bir nevi kimlik kartıdır. Pankartsız bir tribün bana göre boş kalır. Bazen bir maç kaybedilir ama o maçta yapılan pankartlar konuşulur. İnsanlar o pankartın verdiği duyguyu hatırlar. Tribünlerde kurulan birçok dostluk da o pankartların arkasında oluşuyor. Bu yüzden pankartsız bir maç, maç değildir diyebilirim" diye konuştu. "Mahalleden başlayan hikayeyi globale taşımak istiyoruz" Hedeflerinin daha büyük organizasyonlara ulaşmak olduğunu vurgulayan Bayrak, "Mahalleden başlayan bu hikayeyi global bir noktaya taşımak istiyoruz. Dünya Kupası’nda ya da Şampiyonlar Ligi’nde ses getirecek bir pankart çalışması yapmak en büyük hayallerimizden biri. Kısacası mahalleden başlayan bu pankart hikayesinin bir gün dünyaya ulaşmasını istiyoruz" dedi.