Yerel Haberler
Kocaeli
Özel bireyler hayal güçlerini maskelere yansıttı 17 Mayıs 2026 Pazar - 10:30:03 Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 15 özel birey, Engelliler Haftası kapsamında "Maskemde Ben Varım" projesiyle bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 15 yetişkin özel birey, "Maskemde Ben Varım Projesi" çatısı altında bir araya geldi. Sanatın güçlü ifade dili olarak kullanıldığı etkinlikte katılımcılar, hayal güçlerini maskelere yansıtarak hem üretmenin hem de birlikte çalışmanın mutluluğunu yaşadı. Özel bireylere kendilerini özgürce ifade edebilecekleri destekleyici bir ortamın sunulduğu çalışma, renkli görüntülere sahne oldu. Üniversiteden projeye akademik destek Seka Sanat İhtisas Merkezi’nin katkılarıyla hayat bulan ve sanatın birleştirici gücünün ön plana çıktığı etkinliğe, akademi dünyası da destek verdi. Kocaeli Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencilerinin yer aldığı projede, Bölüm Başkanı İsmail Keskin ile Dr. Öğr. Üyesi Asuman Daşdemir akademik koordinasyonu sağladı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Figen Büyükakın da etkinlik alanını ziyaret ederek öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Yapılan çalışmaları yakından inceleyen Figen Büyükakın, sanatın özel bireylerin sosyal gelişimine sunduğu katkının önemine vurgu yaptı. Bebeklikten yetişkinliğe kadar farklı yaş gruplarına hizmet sunan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, özel bireylerin sosyal hayatta daha aktif yer alması hedefiyle yürüttüğü kapsayıcı eğitim çalışmalarına yıl boyunca devam edeceği bildirildi.
Dünyada sayılı bulunuyor: Özel bakımla yaşatılıyor
29 Haziran 2025 Pazar - 12:27 Dünyada sayılı bulunuyor: Özel bakımla yaşatılıyor Zengin tür çeşitliliğiyle dikkat çeken Kocaeli’deki Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı’nda (FYZoo) koruma altına alınan kızıl pandalar, sevimli tavırlarıyla ilgi çekiyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki bu tür, özel programlarla yaşatılıyor. Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesi olan Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı’nda, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan kızıl pandalar özel olarak korunuyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından "tehdit altında" kategorisinde sınıflandırılan kızıl panda, Türkiye’de sadece sınırlı sayıda hayvanat bahçesinde görülebiliyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) iş birliğiyle 2014 ve 2018 yıllarında yürütülen üreme programı kapsamında Türkiye’ye getirilen kızıl pandalar, FYZoo’da özel bakım ve gözetim altında yaşamlarını sürdürüyor. FYZoo’da şuanda 4 kızıl pandanın bulunduğu öğrenilirken, bu canlılar ziyaretçiler tarafından da ilgi görüyor. "Ateş renkli kedi" Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) verilerine göre, bilimsel adı "Ailurus fulgens" olan kızıl panda, Latince’de "ateş renkli kedi" anlamına geliyor. İlk kez 1825 yılında bilim dünyasına tanıtılan bu sevimli tür, kızılımsı kahverengi postu ve ev kedisini andıran görüntüsüyle dikkat çekiyor. Çoğunlukla bambuyla beslenen kızıl pandalar, sakin ve yalnız yapılarıyla tanınıyor. "Pandalarla davranışları benziyor ama şekilleri birbirinden çok farklı" Veteriner Hekim Ejder Dalgıç, kızıl pandaların, Himalayalar ve Çin’in güneybatısındaki bambu ormanlarında yaşadığını söyleyerek, "Yakın zamanda ziyaret ettiğim Çin’in Sichuan eyaletinde de gördüm kadarıyla, pandalarla yedikleri gıdalar aynı, miskinlikleri, tembellikleri, yaşam alanları ve davranışları birbirlerine çok benziyor ama şekilleri birbirinden çok farklı" dedi. "Dev panda ile yakın akraba değildir" Dalgıç, kızıl pandaların bilimsel olarak ilk kez 1825 yılında tanımlandığına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Kızıl pandaların evrim ağacındaki yeri tartışmalıdır ancak modern genetik kalıntılar onu; rakunlar, gelincikler ve kokarcalara yakın akraba olarak yerleştirmişlerdir. Dev panda ile yakın akraba değildir ancak her ikisi de bambuyu kavramak için uzun bilek kemikleri ve esnek baş parmaklarına sahiptirler. Kızıl panda, iğne yapraklı ormanların yanı sıra, ılıman geniş yaprakları ve karma ormanlarda yaşar ve su kaynaklarına yakın, yoğun bambu örtüsüne sahip dik yamaçları tercih eder. Yalnızdırlar ve büyük ölçüde ağaçlarda yaşarlar. Çoğunlukla bambu filizleri ve yaprakları olmak üzere, meyveler ve çiçeklerle beslenir. İlkbaharın başlarında çiftleşir ve dişileri yazın 4 yavruya kadar doğurabilir. Kaçak avcılık ve yaşam alanlarının tahribi nedeniyle soyu tehdit altındadır. 2015 yılında da korunmaya alınmıştır. Türkiye’de sadece Darıca Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ile Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunduklarını, dünya genelinde ise 2 bin 500 ile 10 bin arasında kadar kızıl panda olduğunu biliyorum" "18 yaşına kadar yaşayabilirler" Kızıl pandaların neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Veteriner Hekim Dalgıç, yaşam alanlarının tahribi nedeniyle üreme yeteneklerinin azaldığının altını çizdi. Bu canlıların doğada 8 ila 10 yıl arasında yaşadığını dile getiren Ejder Dalgıç, hayvanat bahçelerinde korunduklarını söyleyerek, "Hayvanat bahçelerinin en büyük avantajlarından biri de bu. Canlıya maksimum şartları oluşturup, onu rahat ettirmek. Haliyle biraz tembelleşecek ama uzun yaşayacaktır. Kızıl pandalar da bu şekilde bakıldığında 18 yaşına kadar yaşayabilirler. İnsanlara yakın hayvan değildir ama sevimlidirler" ifadelerini kullandı.
Dünyada sayılı bulunuyor: Özel bakımla yaşatılıyor
29 Haziran 2025 Pazar - 12:23 Dünyada sayılı bulunuyor: Özel bakımla yaşatılıyor Zengin tür çeşitliliğiyle dikkat çeken Kocaeli’deki Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı’nda (FYZoo) koruma altına alınan kızıl pandalar, sevimli tavırlarıyla ilgi çekiyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki bu tür, özel programlarla yaşatılıyor. Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesi olan Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı’nda, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan kızıl pandalar özel olarak korunuyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından "tehdit altında" kategorisinde sınıflandırılan kızıl panda, Türkiye’de sadece sınırlı sayıda hayvanat bahçesinde görülebiliyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) iş birliğiyle 2014 ve 2018 yıllarında yürütülen üreme programı kapsamında Türkiye’ye getirilen kızıl pandalar, FYZoo’da özel bakım ve gözetim altında yaşamlarını sürdürüyor. FYZoo’da şuanda 4 kızıl pandanın bulunduğu öğrenilirken, bu canlılar ziyaretçiler tarafından da ilgi görüyor. "Ateş renkli kedi" Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) verilerine göre, bilimsel adı "Ailurus fulgens" olan kızıl panda, Latince’de "ateş renkli kedi" anlamına geliyor. İlk kez 1825 yılında bilim dünyasına tanıtılan bu sevimli tür, kızılımsı kahverengi postu ve ev kedisini andıran görüntüsüyle dikkat çekiyor. Çoğunlukla bambuyla beslenen kızıl pandalar, sakin ve yalnız yapılarıyla tanınıyor. "Pandalarla davranışları benziyor ama şekilleri birbirinden çok farklı" Veteriner Hekim Ejder Dalgıç, kızıl pandaların, Himalayalar ve Çin’in güneybatısındaki bambu ormanlarında yaşadığını söyleyerek, "Yakın zamanda ziyaret ettiğim Çin’in Sichuan eyaletinde de gördüm kadarıyla, pandalarla yedikleri gıdalar aynı, miskinlikleri, tembellikleri, yaşam alanları ve davranışları birbirlerine çok benziyor ama şekilleri birbirinden çok farklı" dedi. "Dev panda ile yakın akraba değildir" Dalgıç, kızıl pandaların bilimsel olarak ilk kez 1825 yılında tanımlandığına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Kızıl pandaların evrim ağacındaki yeri tartışmalıdır ancak modern genetik kalıntılar onu; rakunlar, gelincikler ve kokarcalara yakın akraba olarak yerleştirmişlerdir. Dev panda ile yakın akraba değildir ancak her ikisi de bambuyu kavramak için uzun bilek kemikleri ve esnek baş parmaklarına sahiptirler. Kızıl panda, iğne yapraklı ormanların yanı sıra, ılıman geniş yaprakları ve karma ormanlarda yaşar ve su kaynaklarına yakın, yoğun bambu örtüsüne sahip dik yamaçları tercih eder. Yalnızdırlar ve büyük ölçüde ağaçlarda yaşarlar. Çoğunlukla bambu filizleri ve yaprakları olmak üzere, meyveler ve çiçeklerle beslenir. İlkbaharın başlarında çiftleşir ve dişileri yazın 4 yavruya kadar doğurabilir. Kaçak avcılık ve yaşam alanlarının tahribi nedeniyle soyu tehdit altındadır. 2015 yılında da korunmaya alınmıştır. Türkiye’de sadece Darıca Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ile Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunduklarını, dünya genelinde ise 2 bin 500 ile 10 bin arasında kadar kızıl panda olduğunu biliyorum" "18 yaşına kadar yaşayabilirler" Kızıl pandaların neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Veteriner Hekim Dalgıç, yaşam alanlarının tahribi nedeniyle üreme yeteneklerinin azaldığının altını çizdi. Bu canlıların doğada 8 ila 10 yıl arasında yaşadığını dile getiren Ejder Dalgıç, hayvanat bahçelerinde korunduklarını söyleyerek, "Hayvanat bahçelerinin en büyük avantajlarından biri de bu. Canlıya maksimum şartları oluşturup, onu rahat ettirmek. Haliyle biraz tembelleşecek ama uzun yaşayacaktır. Kızıl pandalar da bu şekilde bakıldığında 18 yaşına kadar yaşayabilirler. İnsanlara yakın hayvan değildir ama sevimlidirler" ifadelerini kullandı. (HFV-
Aile ve yapay zeka sinemada mercek altına alınacak
29 Haziran 2025 Pazar - 11:45 Aile ve yapay zeka sinemada mercek altına alınacak Kocaeli’de bu yıl "Aile ve Yapay Zeka" temasıyla düzenlenecek 4. Uluslararası Darıca Kısa Film Yarışması, sinemanın gücüyle toplumsal dönüşümleri perdeye taşıyor. Jüri koltuğunda Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit’in de yer alacağı yarışma, teknolojiyle değişen aile yapısını kısa filmler aracılığıyla sorgulamaya davet ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklığı ve Darıca Belediyesi iş birliğiyle, Darıca Kaymakamlığı tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Darıca Kısa Film Yarışması, sinema dünyasını bir araya getirecek. Yarışmanın başvuruları 15 Ağustos’ta sona erecek. Toplumsal değerlerin sinemanın gücü ile beyaz perdeye aktarılacağı ve geleceğin ailelerinin keşfedileceği yarışmada, teknolojinin aile ilişkileri üzerindeki etkisi sinema dili ile anlatılacak ve geleneksel aile değerleri ile geleceğin teknolojik dünyası arasındaki denge sorgulanacak. Toplamda 400 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmada; birinciye 125 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 75 bin TL, mansiyon olarak da 50 bin TL verilecek. 2025 Aile Yılı Özel Ödülü de 50 bin TL olarak belirlendi. Festivalde jüri koltuğunda Türk sinemasının önemli kadın oyuncularından Hülya Koçyiğit de yer alacak. Darıca Kaymakamı Yüksel Kara, sinemaseverleri heyecan dolu bir yolculuk beklediğini ifade ederek, "4. Ulusal Darıca Kısa Film Yarışması başlıyor. Sizin de filmler hazırlayıp, yarışmaya katılmanızı bekliyoruz. Bu senenin teması aile ve yapay zeka. Dolayısıyla çağımızın iki temel sorunu. Teknolojisinin geliştiği çağda, aile kavramı nasıl değişiyor, sizler nasıl bir cevap verebilirsiniz filmlerinize bu konuyu yansıtmanızı bekliyoruz" dedi. "Gençlerden meydan okuma bekliyoruz" Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın projeye dahil olduğunu söyleyen Kara, "Birinciye 125 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 75 bin TL ödül verecek. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 50 bin TL aile ödülünü de ek olarak mekanizmaya dahil etti. Bu sene uluslararası boyutta, eğlenceli ve keyifli bir program yapmayı umut ediyoruz. Ödüller sadece rakam değil, sizin cesaretinizin, yeteneğinizin yansıması olacak. Gençlerden beklediğimiz meydan okuma, iyi bir hazırlık yapmaları" diye konuştu. "Kısa filmler sinemamızın zenginliğidir" Kısa filmlerin sinema için çok önemli olduğunu vurgulayan Hülya Koçyiğit ise "Kısa filmler sinemamızın zenginliğidir. Bu zenginliğin desteklenmesini çok değerli buluyorum. Başvuru yapacak tüm sinemacılara başarılar diliyor ve izleyeceğim filmleri heyecan ile bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Oyun alanlarında bakım ve yenileme yapılıyor
29 Haziran 2025 Pazar - 11:12 Oyun alanlarında bakım ve yenileme yapılıyor Kocaeli’de çocukların sıklıkla tercih ettiği oyun alanlarında bakım ve yenileme çalışmaları düzenli şekilde sürdürülüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklar ve gençler için bir yandan yeni projeler üretirken bir yandan da mevcut alanlarda bakım-onarım çalışmalarını sürdürüyor. Bakım çalışmaları kapsamında çocukların sevdiği trambolinlerin yıpranan bölümleri tamir edilirken, kullanım ömrünü tamamlayan kauçuk zeminler yenilenerek çocukların düşme riskleri azaltılıyor. Mini zipline gibi oyun ekipmanlarının gevşeyen ve zarar gören parçaları da yenileniyor. Salıncaklardaki gevşek vidalar sıkılaştırılırken ahşap oyun alanları güçlendiriliyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı uzman ekipler, oyun alanlarındaki zarar görmüş, yıpranmış ve eski parçaları tespit ederek bir bir yeniliyor. Çocukların güvenliğini tehlikeye atabilecek tüm riskler dikkatle belirlenip gerekli önlemler alınıyor. Böylece çocuklar huzur içinde oyun oynarken, ebeveynler de güvenle izleyebiliyor. Spor yapmayı seven vatandaşlar için açık hava spor alanlarının bakım ve yenileme çalışmaları da düzenli olarak yapılıyor. Spor aletlerinin işlevselliği, dayanıklılığı ve güvenliği titizlikle kontrol ediliyor. Zemin düzenlemeleri ve paslanma önlemleri alınırken, yeni spor aletleri eklenerek mevcut alanların çeşitliliği artırılıyor.
Konservatuvar, mezuniyet konseriyle alkış topladı
29 Haziran 2025 Pazar - 11:05 Konservatuvar, mezuniyet konseriyle alkış topladı Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı, 2024-2025 eğitim öğretim dönemini tamamladı. Yeteneğin disiplinli çalışmayla buluştuğu Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’nda bu yıl da 7 sanat bölümü ve 29 branşta eğitim verildi. Güzel ve Geleneksel Sanatlar bölümlerinin sergilerinin ardından, Müzik bölümleri de yıl sonu mezuniyet konserlerini gerçekleştirdi. Yetenekleriyle göz dolduran konservatuvar öğrencileri, kaliteli eğitimin anlamını bir kez daha ortaya koydu. Batı ve Halk Müziği bölümlerinin yıl sonu konserleri; İzmit’te Dr. Şefik Postalcıoğlu Konferans Salonu’nda, Gebze’de ise ilçedeki eğitim binasında gerçekleştirildi. İlk konser, İzmit Dr. Şefik Postalcıoğlu Salonu’nda Batı Müziği Bölümü tarafından düzenlendi. Bu anlamlı günde öğrencileri, aileleri ve eğitmenleri yalnız bırakmadı. Söz konusu bölümün çello, keman, piyano, klasik gitar, bağlama, elektro gitar, ses eğitimi ve klarnet branşlarında eğitim alan öğrencileri sırayla sahne alarak performanslarını sergiledi. Eğitmenler, bazı performanslarda onlara eşlik etti. Klasik eserleri disiplinli bir çalışmanın sonucunda başarıyla seslendiren öğrenciler, izleyicilerden büyük alkış aldı. İzmit’in ardından, Müzik Bölümü’nün Gebze’deki binasında da yıl sonu konseri gerçekleştirildi. Öğrenciler, başarılı sunumlarıyla geleceğin sanatçıları olduklarını bir kez daha kanıtladı. Konserlerin sonunda sahneye gelen Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Sorumlusu Hasan Giraycan Aytaç, sanat eğitimine verdiği destekten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Bu anlamlı destek sayesinde 7 sanat bölümü ve 29 branşta eğitim verdiklerini belirten Aytaç, "Bu son derece önemli bir rakam. Zira yerel yönetimler arasında, neredeyse hiçbir belediye konservatuvarında bu kadar branşta eğitim verilmiyor. Bu nedenle de Başkanımıza ayrıca teşekkür ediyoruz" dedi.
Özel bireylerin Bakan Göktaş sevinci
28 Haziran 2025 Cumartesi - 20:50 Özel bireylerin Bakan Göktaş sevinci Kocaeli’de özel bireyler için hizmete açılan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezinin tanıtımı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Renkli anların yaşandığı programda, Bakan Özdemir Göktaş ile bir araya gelen özel bireylerin mutluluğu yüzlerinden okundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin tanıtım programı, özel bireylerin sahne performanslarıyla başladı. Halk oyunları sergileyen öğrenciler, izleyicilerden yoğun alkış aldı. "Bu atölyelerde engeller değil, imkanlar konuşulacak" Bakan Özdemir Göktaş, programdaki konuşmasında, Merkezin özel bireyler ve aileleri için umut dolu bir başlangıç olmasını temenni ederek, projeyi hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile emeği geçenlere teşekkürlerini sundu. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan Merkezin beni çok heyecanlandıran tarafı, ’Ben De Varım’ atölyeleri. Bu atölyelerde engeller değil, imkanlar konuşulacak. Eksikler değil, yetenekler öne çıkacak, parlayacak. Buna yürekten inanıyorum. Her bireyin eşsiz olduğunu kabul eden bu anlayış, özel gereksinimli vatandaşlarımızı hayatın tam merkezine taşıyacak. Sanat, spor, meslek edinme alanlarında sağlayacağı desteklerle, potansiyellerini gerçekleştirmesine imkan sunacak" dedi. "544 bin kardeşimizin evde bakım yardımlarından faydalanmasını sağlıyoruz" Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, açıklamasına şöyle devam etti: "Böylesi özel merkezlerin Türkiye’nin her yerinde açılması ve daha çok özel bireyin hayatına dokunmasını diliyorum. Engelli bireylerimizin hayatın her alanında aktif bir şekilde yer almalarını sağlayacak çok geniş politikaları kararlılıkla yürütmeye devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda engellilere yönelik sosyal politikalarımızı yardım eksenli değil, hak temelli bir anlayışıyla sürdürüyoruz. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planıyla engelli vatandaşlarımızın topluma tam ve eşit katılımını sağlıyoruz. Bu anlamda eğitimden istihdama, sağlıktan sosyal hizmetlere kadar her alanda erişilebilirlik ilkesini esas aldık. Evde bakım desteğinden gündüz yaşam merkezlerine, korumalı iş yerlerinden mesleki eğitim projelerine kadar çok yönlü destekler sağladık, sağlamaya da devam ediyoruz. Aile odaklı hizmet anlayışımız doğrultusunda bugün 544 bin kardeşimizin evde bakım yardımlarından faydalanmasını sağlıyoruz." "Engelli kamu çalışanı sayısını 13 kat artırarak bugün 73 bin 800’e çıkardık" Bakan Göktaş, engelli bireylerin istihdamda daha fazla yer alması için kamuda ve özel sektörde pozitif ayrımcılığı ön planda tuttuklarını belirterek, "Girişimcilik destekleriyle üretkenliği teşvik ediyoruz. 2002 yılında 5 bin 777 olan engelli kamu çalışanı sayısını 13 kat artırarak bugün 73 bin 800’e çıkardık. Kapsayıcı sosyal hizmet modellerimizi günümüz şartlarına göre yeniden ele alıyor, sürekli geliştiriyoruz" diye konuştu. "Avrupa’da emsali yok" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise, "Buradaki bir annenin duası, bir babanın içten teşekkürü, evlatlarımızın teşekkür etmesi, sarılması her şeye bedel. Bugün gerçekten çok büyük bir mutluluk yaşıyoruz. Bildiğim kadarıyla bu mekanın Türkiye’de başka örneği yok. Avrupa’da da bildiğim kadarıyla emsali yok. Bu çocuklarımıza değer. Onun için yapıyoruz. Onları hayata ne kadar güzel hazırlarsak, onların önündeki engelleri ne kadar fazlaca kaldırırsak kendimizi o kadar başarılı sayacağız" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve beraberindekiler, merkezin içinde incelemelerde bulundu, burada eğitim alan özel bireyler ile bir araya geldi. Özdemir Göktaş’a sarılan özel çocukların mutlulukları yüzlerinden okundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, sadece bir rehabilitasyon alanı değil, özel bireylerin sosyal hayata katıldığı, yeteneklerini keşfettiği ve kendilerini güvende hissettikleri çok yönlü bir yaşam merkezi olarak kapılarını açtı. 9 bin 600 metrekare açık, 6 bin 100 metrekare kapalı alana sahip olan merkez, her yaş ve engel grubuna yönelik özel olarak tasarlandı. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde özel bireyler, farklı atölye çalışmalarıyla günlük yaşam becerileri edinme imkanı buluyor. Saç kesimi, kahve hazırlama, kurabiye pişirme gibi etkinliklerle bireylerin pratik becerileri geliştirilirken, market ve kasiyerlik eğitimiyle alışveriş ve kasa kullanımı gibi temel konularda deneyim kazanmaları hedefleniyor. Ayrıca stüdyo ve içerik üretim alanında yapılan çalışmalarla bireylerin kendilerini ifade etmeleri teşvik ediliyor. Bahçecilik ve el sanatları gibi atölyeler de duyusal gelişimi destekleyen uygulamalar arasında yer alıyor. Merkezde bireylerin mesleki beceriler kazanmasına yönelik uygulamalı eğitimler veriliyor. Barista, reyon görevlisi ve servis elemanı gibi alanlarda sürdürülen programlar, istihdama hazırlık amacı taşıyor. EKPSS hazırlık kursları ve mülakat teknikleri eğitimleri de bu süreci destekliyor. Ayrıca bireyler, ritim, seramik, tiyatro ve resim atölyelerine katılarak farklı alanlarda kendilerini deneme fırsatı buluyor. Spor alanında ise 14 branşta eğitim veriliyor.
Temizlik işçisinin sıra dışı yeteneği: Güneşi kalem gibi kullanıyor
28 Haziran 2025 Cumartesi - 15:01 Temizlik işçisinin sıra dışı yeteneği: Güneşi kalem gibi kullanıyor Kocaeli’de temizlik personeli Selami Gündoğdu, büyüteç yardımıyla güneş ışığını kalem gibi kullanarak sıra dışı sanat eserleri üretiyor. Güneşin ısıyla buluştuğu anı ustalıkla yöneten Gündoğdu, süpürge saplarını adeta birer tuvale dönüştürüyor. Sokaklardan topladığı eski defterlerin boş sayfalarına da hayal gücünü katarak özgün çizgi romanlar çizen Gündoğdu, "Resim öğretmeni olup, yüzlerce ressam yetiştirmek isterdim" dedi. İzmit Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde 2008 yılından bu yana görev yapan Selami Gündoğdu (59), sanat tutkusu ve sıra dışı yeteneğiyle görenleri şaşırtıyor. Evli ve iki çocuk babası Gündoğdu, küçük yaşlarda fark ettiği resim yeteneğini yıllar geçmesine rağmen geliştirmeye devam etti. Özellikle süpürge saplarına ve temizlik eldivenlerine kendi tasarladığı karakterleri işleyen Gündoğdu, sanatını bir büyüteç yardımıyla güneş ışığını kullanarak yapıyor. Gündoğdu, çevreyi temizlerken bulduğu eski defterleri de sanatına dahil ediyor. Kullanılmış ancak boş sayfaları kalan defterleri çöpten toplayan sanatçı, bu sayfalarda kendi hayal dünyasından beslenen çizgi romanlarını oluşturuyor. Kandıra ilçesine bağlı kırsal Güvenler Mahallesi’nde doğup büyüdüğünü ve resim çizmeye de 1970’li yıllarda başladığını anlatan Selami Gündoğdu, "Köydeydim ve benden başka kardeşlerim yoktu. Sadece abim var. O benden önce İzmit’e geldi. Ben de köyde kalmak zorunda kaldım. İlkokulu okudum ve o okul bana resim sanatı kazandırdı" dedi. "Resim öğretmeni olup, yüzlerce ressam yetiştirmek isterdim" Boş vakitlerinde çizgi roman çizdiğini de ifade eden Gündoğdu, "Genellikle pek vaktim olmuyor. Bulduğum sopalara resim çiziyorum. Bu sanatı yaparken büyüteç kullanıyorum. Güneş ışığını kaleme dönüştürüyorum ve yakıyorum. Sanatım inişli-çıkışlı güzel başladı. Öyle diyorum çünkü şimdiye kadar sanatımın bana faydası olmadı ama zararı da olmadı. Resim öğretmeni olup, yüzlerce ressam yetiştirmek isterdim ya da gazete kenarında çizgi roman çizmek isterdim, o eserlerle yol göstereyim isterdim" diye konuştu. "Çöpe atılan defterleri değerlendiriyorum" Kullandığı defterleri genellikle çöplerden ve sokaklardan bulduğunu belirten Gündoğdu, sözlerine şöyle devam etti: "Defterim genellikle kullanılmış oluyor. İçlerinde boş sayfalar oluyor, onları değerlendiriyorum. Memleketimizde kitaplar, ekmekler, dini kitaplar maalesef çöpe atılıyor. Ben de değerli kitapları ve defterleri alıyorum, onları çöpe gitmekten kurtarıyorum ve değerlendiriyorum." "Benim hayal dünyamdan, alıntı değil" Gündoğdu, çizimlerinde tamamen hayal gücünü kullandığını vurgulayarak, "Hayal dünyama göre resimler çiziyorum. Dramatik, korku-gerilim, komedi tarzında şeyler yapıyorum. Benim hayal dünyamdan, alıntı değil. Düşünüyorum, film şeridi gibi aklımda duygularımı gezdiriyorum ve bunları kağıda döküyorum. Herkes tarafından yapılan şeyleri yapmıyorum, ben hiç yapılmamışı yapıyorum. Ben daha çok doğa üstü romanlar yazıyorum" şeklinde konuştu. Yeteneğini çocukken kazandığına da dikkat çeken Gündoğdu, "Bu yetenek Allah vergisi, hiçbir yerde görmedim. Köyde dağda hayvan güderken sopalara büyüteçle resim çizmeye başladım. Zaten öncesinde de ateş yakardık, ateşin aleviyle sopaları süslerdik. Büyüteç kullanarak işi teknolojiye dönüştürdüm. Alevlerle sopada sadece değişik şekiller çıkıyor ama büyüteçle yapılınca istediğim şekli verebiliyorum" ifadelerini kullandı.