Yerel Haberler
Kocaeli
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."
Kolundan vurulan Başkan Bıyık taburcu edildi: "Parmaklarımda his kayıpları var"
30 Haziran 2025 Pazartesi - 16:31 Kolundan vurulan Başkan Bıyık taburcu edildi: "Parmaklarımda his kayıpları var" Kocaeli’de makam odasında intihar eden zabıta personelinin tabancasından çıkan kurşunun isabet etmesi sonucu kolundan yaralanan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 1 haftalık tedavisinin ardından taburcu edildi. Başkan Bıyık, parmaklarında his kaybı olduğunu açıkladı. Olay, 24 Haziran tarihinde Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın makamında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Başkan Muzaffer Bıyık ile konuşmak için belediye binasına gelen zabıta personeli Kerim Doğan (35), yanında bulunan tabancayı kafasına dayayarak ateş etti. Tabancadan çıkan kurşun, Bıyık’ın koluna da isabet etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan zabıta personeli Kerim Doğan ve Muzaffer Bıyık, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Zabıta personeli, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kemiğinde kırık olduğu öğrenilen Muzaffer Bıyık ise Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Başkan Bıyık taburcu oldu Başkan Bıyık, 7 günlük tedavisinin ardından bugün Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden taburcu edildi. Hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Muzaffer Bıyık, "İyiyim, taburcu oldum. Ev istirahatine geçeceğim. Kolumda parçalı kırık var. Doktorlarımız gerekli müdahaleyi yaptı. Kolumda 12-13 vida ile sabitlenmiş platin var. Parmaklarımda his kayıpları var. Orta vadede fizik tedavi göreceğim. İçimiz buruk. Yaşanmasını istemediğimiz bir olay yaşandı. Kerim kardeşimiz yüreğimizi hala burkuyor. Keşke bu hale gelmeseydi, keşke bu olay yaşanmasaydı ve Kerim ailesi ile birlikte olsaydı ama takdiri ilahi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" diye konuştu. Basın mensuplarının, zabıta personelinin ne talepte bulunduğuna dair sorusu üzerine Başkan Bıyık, "Şu an bir şey söylemeye gerek yok. İleri ki süreçte de konuşuruz" ifadelerini kullandı.
Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:53 Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı Yükseköğretim Kurulu’nun koordinasyonunda, Türkiye genelindeki üniversiteler tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından organize edilen "Çocuklarda ve Yetişkinlerde Deprem Korkusuyla Nasıl Baş Edilir?" başlıklı buluşma ilgi gördü. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen etkinlik, Başiskele Belediyesi Kitaphane’de gerçekleştirildi. Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik’in konuşmacı olarak yer aldığı buluşmada, özellikle deprem sonrası ortaya çıkan psikolojik etkiler ve korku yönetimi konularında önemli bilgiler paylaşıldı. Ayrıca, Türkiye’nin dört bir yanından 150 üniversitenin eş zamanlı katılımıyla gerçekleşen etkinliğin, "dünyanın en büyük bilim kafe etkinliği" olma özelliği taşıdığı belirtildi. "Depremi yaşamış bir öğretim üyesiyim" Depremin, dünyanın önemli bir gerçeği olduğunu ifade eden Ali Ruhan Çelik, "Biz meselenin psikolojik boyutu noktasında ne kadar bilgilendirirsek, ne kadar bilgilerimizi aktarırsak, o kadar çok fayda getirir. Depremi yaşamış bir öğretim üyesi olarak bu meseleleri anlatmak benim için daha anlamlı. 1999 depremini Gölcük’te yaşayan, bu depremin travmalarını hem toplumsal hem de bireysel manada dibine kadar yaşamış bir uzman olarak bunları konuşmak, tabii bazen bizi de tetikleyebiliyor" dedi’ Çelik, katılımcılara psikolojik dayanıklılığı artırma, kaygı ve korku yönetimi konularında uygulanabilir stratejiler sundu ve ebeveynlere önemli önerilerde bulundu. Soruları cevaplandırdı Etkinliğin sonunda Ali Ruhan Çelik, katılımcıların sorularını cevapladı. "Bize söylenen tedbirleri neden o an uygulayamıyoruz?", "Depremi bir süre sonra unutuyoruz, bize bunu unutturan nedir?", "Sarsıntı sırasında şok geçiren birine nasıl yardımcı olabiliriz?", "Toplum olarak afetlere karşı psikolojik dayanıklılığımızı nasıl artırabiliriz?" gibi önemli sorulara açıklık getirdi. Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, "1999 depreminden sonra en yüksek şiddetti geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşadık. Halkımızın da depreme yönelik tepkileri, deprem sonrası tepkileri noktasında soru işaretleri oldu. Bizde bugün Yüksek Öğretim Kurulu ve Üniversitemizin düzenlediği organizasyonla Bilim Kafe etkinliğinde bir araya geldik. Depreme yönelik psikolojik tepkilerimiz nasıl olur bunu konuştuk" dedi. Ali Ruhan Çelik, depremin büyük bir felaket olduğunun altını çizerek, "İnsan gücünü yerden alır, yer sarsıntısı da çok büyük bir şok tepkisi oluşturur. Depreme verdiğimiz şok tepkileri, anormal bir olaya verdiğimiz normal tepkilerdir, bunu konuştuk. Ardından akut stres tepkilerine dönen, uyuyamama, öfke nöbetleri, yaşanılan durumlara olan üzüntüler gibi artan psikolojik belirtilerle birlikte devam eden süreci ele aldık" diye konuştu.
Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:45 Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı Yükseköğretim Kurulu’nun koordinasyonunda, Türkiye genelindeki üniversiteler tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından organize edilen "Çocuklarda ve Yetişkinlerde Deprem Korkusuyla Nasıl Baş Edilir?" başlıklı buluşma ilgi gördü. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen etkinlik, Başiskele Belediyesi Kitaphane’de gerçekleştirildi. Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik’in konuşmacı olarak yer aldığı buluşmada, özellikle deprem sonrası ortaya çıkan psikolojik etkiler ve korku yönetimi konularında önemli bilgiler paylaşıldı. Ayrıca, Türkiye’nin dört bir yanından 150 üniversitenin eş zamanlı katılımıyla gerçekleşen etkinliğin, "dünyanın en büyük bilim kafe etkinliği" olma özelliği taşıdığı belirtildi. "Depremi yaşamış bir öğretim üyesiyim" Depremin, dünyanın önemli bir gerçeği olduğunu ifade eden Ali Ruhan Çelik, "Biz meselenin psikolojik boyutu noktasında ne kadar bilgilendirirsek, ne kadar bilgilerimizi aktarırsak, o kadar çok fayda getirir. Depremi yaşamış bir öğretim üyesi olarak bu meseleleri anlatmak benim için daha anlamlı. 1999 depremini Gölcük’te yaşayan, bu depremin travmalarını hem toplumsal hem de bireysel manada dibine kadar yaşamış bir uzman olarak bunları konuşmak, tabii bazen bizi de tetikleyebiliyor" dedi’ Çelik, katılımcılara psikolojik dayanıklılığı artırma, kaygı ve korku yönetimi konularında uygulanabilir stratejiler sundu ve ebeveynlere önemli önerilerde bulundu. Soruları yanıtladı Etkinliğin sonunda Ali Ruhan Çelik, katılımcıların sorularını yanıtladı. "Bize söylenen tedbirleri neden o an uygulayamıyoruz?", "Depremi bir süre sonra unutuyoruz, bize bunu unutturan nedir?", "Sarsıntı sırasında şok geçiren birine nasıl yardımcı olabiliriz?", "Toplum olarak afetlere karşı psikolojik dayanıklılığımızı nasıl artırabiliriz?" gibi önemli sorulara açıklık getirdi. Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, "1999 depreminden sonra en yüksek şiddetti geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşadık. Halkımızın da depreme yönelik tepkileri, deprem sonrası tepkileri noktasında soru işaretleri oldu. Bizde bugün Yüksek Öğretim Kurulu ve Üniversitemizin düzenlediği organizasyonla Bilim Kafe etkinliğinde bir araya geldik. Depreme yönelik psikolojik tepkilerimiz nasıl olur bunu konuştuk" dedi. Ali Ruhan Çelik, depremin büyük bir felaket olduğunun altını çizerek, "İnsan gücünü yerden alır, yer sarsıntısı da çok büyük bir şok tepkisi oluşturur. Depreme verdiğimiz şok tepkileri, anormal bir olaya verdiğimiz normal tepkilerdir, bunu konuştuk. Ardından akut stres tepkilerine dönen, uyuyamama, öfke nöbetleri, yaşanılan durumlara olan üzüntüler gibi artan psikolojik belirtilerle birlikte devam eden süreci ele aldık" diye konuştu.
Anne-kız aynı anda mezun oldu, şimdi klinik açacaklar
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:34 Anne-kız aynı anda mezun oldu, şimdi klinik açacaklar Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nin mezuniyet törenine anne-kız damga vurdu. Aynı anda mezun olan anne kız, birlikte diş kliniği açmaya hazırlanıyor. Yapay zeka destekli verdiği eğitimlerle ön plana çıkan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde bölümlerini başarıyla bitiren öğrenciler, mezun olmanın heyecanını yaşadı. Okulun bahçesinde düzenlenen mezuniyet töreni, renkli görüntülere de sahne oldu. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, programdaki konuşmasında mezun olan öğrencileri, onlara her konuda rehberlik eden akademisyenleri ve aileleri tebrik etti. Üniversite olarak dünyanın hızlı gelişimini yakından takip ettiklerini ifade eden Elmas, "Bu doğrultuda geliştirmekte olduğumuz yapay zeka destekli esnek eğitim, araştırma ve yönetim modelimizle hem ülkemizde hem de dünyada model olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gençlerimiz pırıl pırıl" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ise "Bugün burada mezun olan pırıl pırıl gençlerimiz var, hepsini izledik. Çalışkan ve yarın ülkemizi emanet edebileceğimiz gençleri bugüne kadar gösterdikleri başarıdan dolayı kutluyoruz. Allah yollarını açık etsin. Ayrıca, öğrencilerimizi bugüne kadar eğitim yolculuğunda destekleyen vefakar anne ve babalara saygılarımı sunuyorum, onları tebrik ediyorum. Bugün çeşitli bölümlerden mezun olup ayrılıyorsunuz. Kiminiz diş hekimi, kiminiz fizyoterapist, kiminiz hemşire, mühendis, tekniker olacaksınız. Haklı olarak yarın iş hayatına gireceksiniz. Bu noktada sizlere nazik birkaç önerim olacak" diye konuştu. Öğrencilere yapay zekanın önemini anlatan Emiroğlu, bu konuda izlemeleri gereken adımları anlatarak, çeşitli önerilerde de bulundu. Anne-kız mezun oldu Konuşmaların ardından bugünün hayalini kuran öğrenciler kep attı. Öğrencilerin mutlulukları yüzlerinden okundu. Ayrıca programda iç ısıtan anlar da yaşandı. 26 yaşındaki Refika Ülker ile annesi 48 yaşındaki Nursel Ülker de aynı anda mezun olmanın heyecanını yaşadı. "Kızım klinik açtığında beraber çalışacağız" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Avrupa Meslek Yüksek Okulu Ağız ve Diş Sağlığı Programı’ndan mezun olan Nursel Ülker, "Kızım diş hekimliği bölümünü kazanınca bende sınava girdim. Beraber bu işi yaparız düşüncesiyle okudum. Klinik açacağız. Anaokulu öğretmeniydim, bıraktım bu mesleği yapacağım. Kızım klinik açtığında beraber çalışacağız" dedi. "Birlikte çalışmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum" Diş Hekimliği Fakültesi mezunu Refika Ülker ise "Çok keyifli olacağı için annemi de sınava girmeyi ikna ettim. Birlikte çalışmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum. Vize ve final sınavlarında birbirimize çok yardımcı olduk. Çok mutluyuz. 1 seneye kalmadan kliniğimizi de açmayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Josip Vukovic’ten Kocaelispor camiasına duygusal veda
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:28 Josip Vukovic’ten Kocaelispor camiasına duygusal veda Kocaelispor’da sözleşmesi biten Josip Vukovic ile yollar ayrıldı. Vukovic, veda mesajında, Kocaelispor taraftarının takımlarını sadece desteklemediğini, kulüp için yaşadığını söyledi. Süper Lig için yeni sezon hazırlıklarını bugün Topuk Yaylası’nda başladığı kampla sürdüren Kocaelispor’da sözleşmesi sona eren Josip Vukovic ile yollar ayrıldı. Duygusal bir veda paylaşımı yapan Vukovic, mesajında, "Bu kelimeleri yazmak kolay değil. Çünkü çok özel bir bölüm sona erdi. Yeşil-siyah forma altında geçirdiğim bu iki yıl; sadece futbol kariyerimin bir parçası değil, aynı zamanda bir insan olarak beni de şekillendirdi. İlk günden itibaren burada sadece futbol oynanmadığını hissettim. Burada kalple oynanıyor. Taraftar sadece desteklemiyor, bu kulüp için yaşıyor. Bu yüzden bu formayı giymek, bu şehir için savaşmak ve her galibiyeti sonuncusu gibi kutlamak benim için büyük bir onurdu. İlk golümü, dolu tribünleri, son dakikalarda kazanılan maçları, Süper Lig’e dönüşü Hiçbirini unutmayacağım. Gözyaşları, tezahüratlar, şehir ayakta Bunlar asla unutulmaz. Beni kendi ailenizden biri gibi kabul ettiniz. Bunun için sonsuz minnettarım. Takım arkadaşlarıma teşekkür ederim; gerçek kardeşler. Aynı soyunma odasını paylaştığımız, zaferleri ve yenilgileri birlikte yaşadığımız herkese; antrenörlere, personele ve bu yolculukta bizimle olan herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Ama en çok da Kocaelispor taraftarına; bana inandığınız, desteklediğiniz ve her zaman arkamda durduğunuz için. Nereye gidersem gideyim, sizi kalbimde taşıyacağım. Ve unutmayın bu bir veda değil. Tekrar görüşmek üzere. Sevgi ve saygılarımla" ifadelerine yer verdi. Kocaelispor formasını 55 kez sırtına geçiren başarılı futbolcu, 3 gol, 5 asistlik performans sergiledi.
Anne-kız aynı anda mezun oldu, şimdi klinik açacaklar
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:20 Anne-kız aynı anda mezun oldu, şimdi klinik açacaklar Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nin mezuniyet törenine anne-kız damga vurdu. Aynı anda mezun olan Refika (26) ve Nursel Ülker (48), birlikte diş kliniği açmaya hazırlanıyor. Yapay zeka destekli verdiği eğitimlerle ön plana çıkan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde bölümlerini başarıyla bitiren öğrenciler, mezun olmanın heyecanını yaşadı. Okulun bahçesinde düzenlenen mezuniyet töreni, renkli görüntülere de sahne oldu. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, programdaki konuşmasında mezun olan öğrencileri, onlara her konuda rehberlik eden akademisyenleri ve aileleri tebrik etti. Üniversite olarak dünyanın hızlı gelişimini yakından takip ettiklerini ifade eden Elmas, "Bu doğrultuda geliştirmekte olduğumuz yapay zeka destekli esnek eğitim, araştırma ve yönetim modelimizle hem ülkemizde hem de dünyada model olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gençlerimiz pırıl pırıl" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ise "Bugün burada mezun olan pırıl pırıl gençlerimiz var, hepsini izledik. Çalışkan ve yarın ülkemizi emanet edebileceğimiz gençleri bugüne kadar gösterdikleri başarıdan dolayı kutluyoruz. Allah yollarını açık etsin. Ayrıca, öğrencilerimizi bugüne kadar eğitim yolculuğunda destekleyen vefakar anne ve babalara saygılarımı sunuyorum, onları tebrik ediyorum. Bugün çeşitli bölümlerden mezun olup ayrılıyorsunuz. Kiminiz diş hekimi, kiminiz fizyoterapist, kiminiz hemşire, mühendis, tekniker olacaksınız. Haklı olarak yarın iş hayatına gireceksiniz. Bu noktada sizlere nazik birkaç önerim olacak" diye konuştu. Öğrencilere yapay zekanın önemini anlatan Emiroğlu, bu konuda izlemeleri gereken adımları anlatarak, çeşitli önerilerde de bulundu. Anne-kız mezun oldu Konuşmaların ardından bugünün hayalini kuran öğrenciler kep attı. Öğrencilerin mutlulukları yüzlerinden okundu. Ayrıca programda iç ısıtan anlar da yaşandı. 26 yaşındaki Refika Ülker ile annesi 48 yaşındaki Nursel Ülker de aynı anda mezun olmanın heyecanını yaşadı. "Kızım klinik açtığında beraber çalışacağız" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Avrupa Meslek Yüksek Okulu Ağız ve Diş Sağlığı Programından mezun olan Nursel Ülker, "Kızım diş hekimliği bölümünü kazanınca bende sınava girdim. Beraber bu işi yaparız düşüncesiyle okudum. Klinik açacağız. Anaokulu öğretmeniydim, bıraktım bu mesleği yapacağım. Kızım klinik açtığında beraber çalışacağız" dedi. "Birlikte çalışmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum" Diş Hekimliği Fakültesi mezunu Refika Ülker ise, "Çok keyifli olacağı için annemi de sınava girmeyi ikna ettim. Birlikte çalışmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum. Vize ve final sınavlarında birbirimize çok yardımcı olduk. Çok mutluyuz. 1 seneye kalmadan kliniğimizi de açmayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.