Yerel Haberler
Kocaeli
Babasının plastik borulardan yürüme bandı yaptığı Lina’ya Gonca kucak açtı 15 Mayıs 2026 Cuma - 13:19:38 Kocaeli’de babasının kendi imkanlarıyla plastik su borularından yaptığı yürüme bandında fizik tedavi sürecinden geri kalmamaya çalışan serebral palsi hastası Lina, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yeni üyesi oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 3 yaşındaki Lina’nın hem merkezdeki hem de evindeki tüm eğitimlerini sağlayacaklarını duyurdu. Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde ikamet eden Nuray (32) ve Sadık Yalçınkaya (42) çiftinin dördüncü çocuğu olan Lina, 28 Şubat 2023’te 32 haftalık prematüre olarak dünyaya geldi. 9 aylıkken serebral palsi (beyin felci) teşhisi konulan minik Lina’nın yüksek maliyetli fizik tedavi sürecinin aksamaması için baba Yalçınkaya, kendi imkanlarıyla plastik su borularından yürüme bariyeri tasarladı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) Lina’nın hikayesini Türkiye’ye duyurmasının ardından Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın talimatıyla harekete geçildi. Büyükşehir Belediyesi’ne ait Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yetkilileri, 3 yaşındaki Lina’nın tedavisi için aile ile irtibata geçerek, merkeze kaydını yaptırdı. "Evinde gelişimi için de gerekli desteği vereceğiz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Lina’nın sadece İzmit Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki değil, evindeki eğitimlere de destek vereceklerini söyledi. Başkan Büyükakın, "Lina da artık büyük Gonca ailemizin bir parçası. Hem engelsiz yaşam merkezimizde hem de evinde gelişimi için gerekli desteği vereceğiz. Goncamız burada gül olacak" dedi. "Lina eğitmenlerini çok sevdi" Gonca ailesine katılan Lina Yalçınkaya, daha ilk günden hem eğitmenlerini hem de merkezi sevdi. Kızının çok mutlu olduğunu belirten anne Nuray Yalçınkaya, "Lina eğitmenlerini çok sevdi. Sürekli bir yürüme halindeydi. Burada olmamızı sağlayan Başkan Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyoruz. Kendisinden Allah razı olsun" diye konuştu. Çok yönlü eğitim verilecek Lina Yalçınkaya, merkezde özel eğitim, fiziksel gelişim ve psikolojik gelişim alanlarında ayrıntılı değerlendirme sürecine alındı. Lina’nın günlük yaşam becerilerini desteklemeye yönelik öneriler aile ile paylaşılırken, aileye süreci kolaylaştırıcı rehberlik desteği sağlanacağı bilgisi verildi. Önerilerin günlük yaşam içerisindeki uygulanabilirliğinin gözlemlenmesi için yakın zamanda bir ev ziyareti de planlandı. Bu ziyarette hem Lina’nın günlük yaşam performansı yerinde değerlendirilecek hem de aileye uygulamalı rehberlik desteği verilecek.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:23 Gebzeli çiftçiye 500 bin sebze fidesi desteği Gebze’de tarımsal üretimi artırmak ve çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletmek amacıyla üreticilere yüzde 75 hibeli toplam 500 bin sebze fidesi dağıtıldı. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen proje ile üreticilere tarımsal destek sağlandı. Büyükşehirin hayata geçirdiği can suyu desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, üreticinin maliyet olarak yükü de hafifletiliyor. Verilen hibeli fide desteği sayesinde hem üretimin artırılması hem de çiftçinin toprağa daha güçlü şekilde tutunması hedefleniyor. Bu kapsamda büyükşehir, Gebze’de üreticilere yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fidesi dağıttı. Program Kadıllı Köyü’nde gerçekleşti Gebze Kadıllı Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programına Kocaeli Vali Yardımcısı Nuri Özder, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, Büyükşehir Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Uğur Şahin, Tarım Kredi Kooperatifi Sakarya Bölge Müdürü Abdürrahim Harun Kırmızı, İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kadıllı Köyü Muhtarı Ahmet Özyurt, bölge muhtarları, tarımsal faaliyette bulunan kooperatif ve birliklerin başkanları, yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, çiftçiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Üretimin arttırılmasını hedefliyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, üreticilere yönelik tarımsal desteklerin artarak devam edeceğini söyledi. Verilen destekler ile tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasını ve atıl durumdaki ekilmeyen yerlerin de değerlendirilerek üretimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Soba, proje kapsamında fide maliyetinin yüzde 75’inin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İl Tarım Müdürlüğü tarafından karşılandığını, yüzde 25’lik kısmın ise üreticilere ait olduğunu ifade etti. "Tarımsal desteklerimiz 1,5 milyar TL’yi aştı" Başkan Vekili Soba, 2019 yılından bu yana çiftçilere verilen tarımsal desteklerin toplamının 1,5 milyar lirayı aştığını belirterek, fide desteğinin yanı sıra gübre ve tohum başta olmak üzere onlarca proje ile üreticilerin yanında olduklarını söyledi. Tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik desteklerin her yıl artırıldığını vurgulayan Soba, dağıtılan fidelerin hasat döneminde de üreticilerle bir araya geleceklerini ifade etti. "Kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildi" Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem de Kocaeli’de tarımsal üretimi artırmaya yönelik desteklerin sürdüğünü belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildiğini açıkladı. Özerdem, Bakanlık tarafından yürütülen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" kapsamında ise 2026 yılı içerisinde ayçiçeği tohumu dağıtıldığını ve yaklaşık 8 bin 650 dekarlık alanda üretimin desteklendiğini söyledi. "440 üreticiye yüzde 75 hibeli toplam 500 bin fide dağıtıldı" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan proje kapsamında ise 440 üreticiye yüzde 75 hibeli toplam 500 bin fide dağıtılacağını belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, sebzeciliğin Kocaeli tarımında önemli yere sahip olduğunu vurguladı. Özellikle örtü altı üretimde kentin her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade eden Özerdem, proje ile üreticilere yaklaşık 7 milyon liralık destek sağlandığını kaydetti. 500 bin fide üreticiye teslim edildi Konuşmaların ardından protokol üyeleri, bir çiftçiye ait serada fide dikimi gerçekleştirdi. Program kapsamında büyükşehir tarafından mahallede inşa edilen köy fırınında mahalle sakinleri tarafından hazırlanan yöresel mancarlı pideler katılımcılara ikram edildi. Etkinlik sonunda ise Gebze’de üreticilere verilmesi planlanan domates, biber, patlıcan ve salatalık fidelerinden 500 bin fidenin dağıtımına başlandı. 7 milyon 155 bin TL’lik destek verildi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamında dağıtılan 500 bin yazlık sebze fidesi için toplam 7 milyon 155 bin TL’lik kaynak kullanıldı. Yapılan desteklerle birlikte işlenmeyen tarım arazileri yeniden üretime kazandırılırken, ekilebilir alanlar genişletildi ve bölgede tarımsal üretimin sürdürülebilirliği güçlendirildi. Sağlanan ortak destek modeli sayesinde hem desteklenen çiftçi sayısında hem de dağıtılan fide miktarında önemli artış yaşandı. Bu kapsamda üreticiler geçen yıla göre yüzde 25 daha fazla destek aldı.
Birimler arası turnuvanın şampiyonu "Gençlik ve Spor" oldu
01 Ağustos 2025 Cuma - 16:23 Birimler arası turnuvanın şampiyonu "Gençlik ve Spor" oldu Kartepe Belediyesi tarafından personel arasındaki birlik ve beraberliği güçlendirmek amacıyla düzenlenen Birimler Arası Futbol Turnuvası’nda, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü şampiyon oldu. Geleneksel olarak düzenlenen turnuva, bu yıl da müdürlükler arasında kurulan takımların katılımıyla gerçekleşti. Turnuvanın final maçında Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü ile Emlak ve İstimlak Müdürlüğü karşı karşıya geldi. Rakibini mağlup eden Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, turnuvayı şampiyon olarak tamamladı. Turnuvada ikinciliği Emlak ve İstimlak Müdürlüğü elde ederken, İşletme Müdürlüğü üçüncü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ise dördüncü sırada yer aldı. Turnuva sonunda düzenlenen törenle dereceye giren takımlara ve sporculara ödülleri, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman tarafından verildi. Etüt Proje Müdürlüğü’nün "en centilmen takım" seçildiği turnuvada, attığı 32 golle Burak Varol (Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü) "gol kralı" oldu. Turnuvada, Kerim Şahin (Emlak ve İstimlak Müdürlüğü) "en iyi kaleci", Coşkun Cebeci (Etüt Proje Müdürlüğü) "en centilmen futbolcu" ve Haşim Kızılbay (Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü) ise "en iyi futbolcu" ödülüne layık görüldü. Törende konuşan Başkan Kocaman, turnuvanın personelin kaynaşması ve birlik beraberliğin güçlenmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Kocaman, "Birimler arası futbol turnuvasında oldukça çekişmeli ve çok güzel maçlar izledik. Personellerimiz turnuva ile hem eğlenme hem de kaynaşma fırsatı buldu. Bu tür etkinlikler birlik beraberliğimizi güçlendiriyor. Birinci olan Gençlik Spor Müdürlüğümüze ve dereceye giren takımlara kupalarını takdim ettik. Turnuvaya katılan tüm birimlerimizi mücadelelerinden dolayı tebrik ediyorum" dedi.
Ekmeğe yüzde 20 zam
01 Ağustos 2025 Cuma - 16:07 Ekmeğe yüzde 20 zam Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ülke genelinde ekmeğin kilogram fiyatının 75 lirayı geçmeyeceğini belirterek, 1 Ağustos’tan itibaren 200 gram ekmeğin 15, 270 gram ekmeğin ise 20 liradan satılacağını açıkladı. Balcı, "Dün bazı basın organlarında, ekmeğe yüzde 25 zam yapıldığı yönünde haberler yer aldı. Ancak bu doğru değildir. Yapılan fiyat artışı yüzde 25 değil, yüzde 20 oranında gerçekleşecektir" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Kocaeli’de ekmek fiyatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Balcı, "Ocak ayının başında ülke genelinde ekmeğin kilogram fiyatı 62,5 lirayı geçmemek üzere uygulamaya başlanmıştı. Yani ülke genelinde 200 gram ekmek 12,5 TL’ye, 240 gram ekmek azami 15 TL’ye satılıyordu. Bu geçen süre zarfında ocaktan temmuz ayının sonuna kadar ekmek maliyetini etkileyen kalemden dolayı halkımızın da alım gücünü göz önünde bulundurarak yapılan çalışmalar neticesinde yüzde 20 oranında bir fiyat artışı gerçekleşti ve kilogram 75 olarak belirlendi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu olarak, hiçbir ilde ekmeğin kilogram fiyatının 75 liranın üstünde olmaması konusunda genelgemizi gönderdik. Bu çerçevede, yapılan çalışmalar sonucunda 1 Ağustos’tan itibaren ülke genelinde uygulanacak fiyatlar şu şekilde olacak; 200 gram ekmek 15 lira, 270 gram ekmek 20 lira. Ancak her iki durumda da kilogram fiyatı 75 lira olacak şekilde düzenlendi. Yani satışlar, kilogramı 75 lira ya da daha altında olacak şekilde yapılacak" dedi. "Yapılan fiyat artışı yüzde 25 değil, yüzde 20 oranında gerçekleşecektir" Bugün itibariyle başta Ankara, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve diğer iller olmak üzere, çoğunlukla 200 gram ekmeğin 15 liradan satıldığını belirten Balcı, "Diğer illerde de bu anlamda maliyet hesaplamaları yapılmış, ilgili kurumlara başvurular gerçekleştirilmiştir. Uygulama önümüzdeki günlerde de bu şekilde devam edecektir. Dün bazı basın organlarında, ekmeğe yüzde 25 zam yapıldığı yönünde haberler yer aldı. Ancak bu doğru değildir. Yapılan fiyat artışı yüzde 25 değil, yüzde 20 oranında gerçekleşecektir. Bundan sonra da, daha önce olduğu gibi, bu tür fiyat artışlarını üretim şartları çerçevesinde ve kontrollü bir şekilde yürütmeye çalışacağız" diye konuştu. "2002 yılına göre kıyasladığımızda 2 kat ekmek almış oluyoruz" Ocak ayında yeni asgari ücret belirlenene kadar, başka bir zam yapılmaksızın kilogram fiyatı 75 lira olarak kalacağını açıklayan Balcı, "Bu, yüzde 20’lik mevcut artışla sürdürülebilir bir denge hedeflemektedir. Konuya tarihsel açıdan da bakacak olursak, 2002 yılında asgari ücret 184 lira olduğunu baz alacak olursak, ekmek fiyatı 0.25 kuruştu. Bu durumda asgari ücretle 736 ekmek alınabiliyordu. Bugünkü düzenlemeler de halkın alım gücünü koruyacak şekilde planlanmaktadır. Bugünün asgari ücretine ve ekmeğin 15 TL olmasıyla da bin 473 ekmek alınabiliyor. Yani 2002 yılına göre kıyasladığımızda 2 kat ekmek almış oluyoruz. Sağlıklı, kaliteli ve makul fiyat anlayışı ile hareket etmekteyiz" şeklinde konuştu. "Her gün yaklaşık 6 milyon 100 bin adet ekmek maalesef israf ediliyor" Konuşmasında ekmek israfının ciddiyetine dikkat çeken Balcı, Türkiye’de günde yaklaşık 6 milyon 100 bin adet ekmeğin israf edildiğini belirtti. Bu rakamın yıllık 2 milyar 226 milyon adede ulaştığını kaydeden Balcı, şunları söyledi: "Bu sayı, önceki yıllarda günde 9 milyon adet seviyesindeydi. Ancak Cumhurbaşkanımızın himayesinde başlatılan ‘Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası’ ile birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı da sürece destek verdi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, okullarda bu konunun derslerde işlenmesi ve çocuklarımıza israfın anlatılmasıyla birlikte, bizim sektörümüzde de yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde bu sayı 6 milyon adede kadar düşürüldü. Ancak hala her gün 6 milyona yakın ekmek israf ediliyor. Buradan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum, tüketebileceğiniz kadar ekmek alın" ifadelerini kullandı. "Yıllık buğday tüketimimiz yaklaşık 12 milyon ton civarındadır" Balcı, bu israfın sadece tüketiciden kaynaklanmadığının altını çizerek, şöyle konuştu: "Fırınların fazla üretim yapması, esnafın, ’Fazla üreteyim, nasıl olsa satarım’ anlayışına da ciddi bir etkendir. Bu noktada özellikle ruhsatsız faaliyet gösteren işletmelerin denetlenmesi gerekiyor. Ruhsatsız fırınlar, hem sektöre hem de ülke ekonomisine zarar veriyor. Nasıl ki kayıt dışı iş yapmak bir suçsa, bu tür işletmeler de sektörümüzde bir leke olarak görülüyor. Yetkili kurumların bu konuda gereken çalışmaları yapması şart. Geçen yıl ülkemizde 20 milyon tonun üzerinde buğday hasadı gerçekleşti. Bu yıl için de benzer bir tablo bekleniyor. Tahminler 19,5 ila 20 milyon ton arasında bir buğday hasadına işaret ediyor. Ekmeklik un üretiminde, bizim yıllık buğday tüketimimiz yaklaşık 12 milyon ton civarındadır. Bu da gösteriyor ki, buğday arzında herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Geçtiğimiz yıl, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde buğday kalitesinde bazı sorunlar yaşanmıştı. Örneğin, İç Anadolu bölgesinde oldukça verimli bir sezon geçirilmesine rağmen, bazı diğer bölgelerde aynı kalite yakalanamamıştı. Bu yıl inşallah tüm bölgelerde hem verim hem de kalite açısından daha dengeli bir hasat gerçekleşecektir" "Yıl sonuna kadar mevcut fiyat seviyesinin korunması hedeflenmektedir" Başkan Balcı, sözlerine şöyle devam etti: "Özetleyecek olursak, bugüne kadar kilogramı ortalama 62.5 liradan satılan ekmeğin fiyatı, yapılan düzenlemelerle kilogram başına 75 lirayı geçmeyecek şekilde belirlenmiştir. Bu karar doğrultusunda yıl sonuna kadar ekmek fiyatlarında yeni bir artış yapılması öngörülmemektedir. Nasıl ki bu yıl, asgari ücret ve diğer temel giderler dikkate alınarak makul bir fiyat belirlendiyse, bundan sonraki süreçte de aynı hassasiyetle hareket edilecektir. Olağanüstü bir gelişme yaşanmadığı sürece, yıl sonuna kadar mevcut fiyat seviyesinin korunması hedeflenmektedir. Bölgesel olarak; Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Bursa gibi illerde 200 gram ekmek 15 TL olarak satılmaktadır. Karadeniz ve bazı diğer bölgelerde ise tüketim alışkanlıklarına bağlı olarak 270 gram ekmek 20 TL’den satılmakta, ancak kilogram fiyatı 75 TL’nin altında kalmaktadır" "Gerekirse ithalat seçeneği de değerlendirilecek" Ülke içinde buğday arzıyla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanması ya da kalite sorunları görülmesi halinde, un fiyatlarında aşırı bir artış oluşmaması için gerekli tüm adımları atacaklarını da belirten Balcı, "Gerekirse ithalat seçeneği de değerlendirilecek, böylece un fiyatlarındaki muhtemel aşırı yükselişler makul seviyelere çekilerek kontrol altına alınacaktır. Yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle, bazı bölgelerde buğdayın alım fiyatı 8,50 TL seviyelerinde seyrederken, daha kaliteli buğdayın fiyatının 13,50 TL’ye kadar çıktığını görüyoruz. Bu yıl açıklanan resmi alım fiyatı 13,50 TL iken, geçen yıl bazı bölgelerde fiyatlar yine bu seviyeye kadar gerilemişti. Ancak buğday fiyatları serbest piyasa ve borsa şartlarına göre belirlenmektedir. Tekelleşme gibi bir durum söz konusu değildir. Bu konuda Rekabet Kurulu tarafından gerekli incelemeler yapılmaktadır. İlgili bakanlıklarla bu süreci yakından takip ediyoruz. Denetim ve düzenlemelerin sağlıklı yürütülmesi için gerekli uyarılar yapılmıştır. Gerekli denetimler mutlaka yapılacaktır. Eğer siz buğdayı maliyetinin altında temin etmeye çalışırsanız, ilk olarak kaliteden ödün vermek zorunda kalırsınız. Bu da ekmeğin kalitesini olumsuz etkiler. Üretim maliyetinin altında ekmek satılması, işletmelerin kapanmasına veya düşük kaliteli hammaddelerle üretim yapmasına yol açar. Sonuçta hijyen ve sağlık şartları bozulur. Bu nedenle ekmeğin hak ettiği fiyattan satılması gerekmektedir. Zarara satış yapılırsa ne kaliteli üretim ne de sağlıklı ortam korunabilir" diye konuştu. "Belediyelerin esnafla rekabet etmesi doğru değildir" Halk ekmek ile ilgili gelen soruya cevap veren Halil İbrahim Balcı, "Belediyelerin asli görevi halk ekmek üretmek değil dar gelirli vatandaşlarımızın daha ucuz ve aynı kalitede ekmek alabilmesi için esnafla iş birliği yapmaktır. Bazı belediyelerimiz bunu yapıyor. Örneğin, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, esnafın ürettiği ekmeği halk ekmek ücretlerinde, bugün piyasada satılan ekmeği 13,5 TL’ye sunmaktadır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ise 15 TL’ye satılan ekmeği 10 TL’den vatandaşa ulaştırmakta ve kaliteyi muhafaza etmektedir. Ancak belediyelerin esnafla rekabet etmesi doğru değildir. Vatandaş belediye başkanlarından asli hizmetlerini beklemelidir. Ekmek üzerinden siyaset yapmak artık geçmişte kalmış bir yaklaşımdır ve doğru değildir" ifadelerini kullandı.
Adil Kurban: "Enflasyon farkı zam değildir"
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:01 Adil Kurban: "Enflasyon farkı zam değildir" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, memur maaşlarının son 10 yılda enflasyon karşısında eridiğini belirterek, "Enflasyon farkı zam değil, telafidir" dedi. Yetkili sendikanın toplu sözleşmelerde memura kaybettirdiğini vurgulayan Kurban, "Dayanışma aidatı adı altında rızasız kesinti anayasal haklara aykırıdır" ifadelerini kullandı. Kurban, gerçek refah artışı ve sendikal özgürlük için tüm memurları birlikte mücadeleye çağırdı. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, son 10 yılda memur maaşlarında yaşanan kaybı rakamlarla ortaya koyarak, "Enflasyon farkı zam değildir, yalnızca telafi çabasıdır" dedi. Kurban, yetkili sendikanın performansını sert sözlerle eleştirirken, "Zamları belirleyen sendika değil, TÜİK’tir" çıkışıyla dikkat çekti. Gündeme gelen dayanışma aidatı teklifine de sert karşı çıkan Kurban, bu uygulamanın anayasal haklara açıkça aykırı olduğunu ifade etti. "Enflasyon farkı zam değildir" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Son 10 yılda memur maaşlarına yapılan toplu sözleşme zamları, neredeyse her defasında enflasyonun gerisinde kaldı. Yetkili sendika, masa başında memurların alım gücünü koruyacak hiçbir kazanım üretemedi. Sonuç olarak kamu çalışanları her yıl daha da fakirleşti. Enflasyon farkı, maaşların erimesini engellemek için yapılan geçici bir telafidir. Gerçek zam, enflasyonun ötesinde bir artıştır ve refah seviyesini yükseltir. Bugün aldığımız zamlar, aslında dün kaybettiklerimizin sadece bir kısmını karşılıyor ve yıllara bakıldığında kümülatif olarak ne kadar fakirleştiğimizin de göstergesini görüyoruz. Üstelik enflasyon oranını da tartışmıyoruz. 2015-2025 arası 21 zam döneminde tam 19 kez memura verilen zam, TÜİK enflasyonunun bile altında kalmıştır. Bu tablo, etkisiz toplu sözleşmelerin ve memura değer vermeyen anlayışın açık ispatıdır" diye konuştu. "Dayanışma aidatı mı zorunlu üyelik mi?" Yeni bir teklifin masada olduğunu söyleyen Kurban, "4688 sayılı Kanun’da değişiklik talep eden Memur-Sen, yetkili sendikaya üye olmayanlardan da aidat kesilmesini istiyor. Buna da ’Dayanışma aidatı’ adını veriyor. Gerekçeleri hazır; ’Toplu sözleşmeyi biz yapıyoruz, emek veriyoruz.’ Pardon onların toplu sözleşmeye katılıp katılmaması bizim tercihimiz miydi? Lütfen hiç katılmasınlar zira ne zaman katıldılarsa biz zarara uğradık. Biz de diyoruz ki bunca yıl bize kaybettirdiklerinizi bize siz ödeyin. Ne de olsa bu kadar üyeyle devletin size ödediği yaklaşık ayda 800 milyon TL paranız var. Bu kadar parayı ne yaptığınız, hakikaten bizleri merak ettiriyor" şeklinde konuştu. "Yetkili sendika olmanın bedelini neden diğer sendikaların üyeleri ödesin?" Adil Kurban, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu emek, memuru yıllarca sefalet zammına mahkum eden bir emek mi? 21 toplu sözleşme döneminde 19 kez enflasyonun gerisinde kalan zamlar mı bir başarı oluyor? Ve asıl mesele şu; yetkili sendika olmanın bedelini neden diğer sendikaların üyeleri ödesin? Rızası olmayan memurun cebinden aidat nasıl kesilebilir. Bu teklif; örgütlenme özgürlüğüne, sendikal tercih hakkına, anayasaya aykırı bir müdahaledir. Tüm memurlara sesleniyoruz. Bu teklif size ne kazandırıyor? Yoksa sadece yetkili sendikanın kasasını mı dolduruyor? Gerçek şu ki zamları yetkili sendika değil, TÜİK belirliyor. Eğer emek karşılığı aidat kesilecekse bu emek TÜİK’indir" "Emekçinin sırtından değil, emeğin hakkından yanayız" HEKİMSEN olarak memurun özgürlüğüne, hakkına, hukukuna sahip çıktıklarının altını çizen Adil Kurban, "Toplu sözleşme masasında hem adil temsil, hem de gerçek refah artışı için buradayız. Zorla aidata değil, gönüllü desteğe inanıyoruz. Emekçinin sırtından değil, emeğin hakkından yanayız. Toplu Sözleşme de kanunlarımız zıttına kararlar alınması, hiçbir şekilde hukuk sistemimiz tarafından durdurulamamaktadır. Zira davalar, istinaf ve Yargıtay süreçleri bittiğinde yeni toplu sözleşme yapılmaktadır. Katılan hiçbir yetkili de bu kanunlara zıt dememektedir. Halbuki meclisimizin üçte biri ya avukat veya hukukçudur. Gerçek zam istiyorsan, dayatmaya karşı çıkıyorsan, sendikal özgürlüğüne sahip çıkıyorsan HEKİMSEN çatısı altında birleş" ifadelerini kullandı.
Üniversite tercih dönemi başladı, adaylara altın değerinde uyarılar
01 Ağustos 2025 Cuma - 10:38 Üniversite tercih dönemi başladı, adaylara altın değerinde uyarılar Üniversite tercih dönemi başlarken, yüzbinlerce öğrenci için geleceklerini şekillendirecek tercihleri doğru yapmak son derece önemli. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) eski Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı" dedi. Prof. Dr. Muzaffer Elmas, değişen dünyada üniversite eğitiminin yönünü ve adayların dikkat etmesi gereken yeni kriterleri değerlendirdi. Elmas "Dünyamız artık yeni bir değişim dönemine girdi. Bu dönem 25-30 sene devam edecek bir dönem. Özellikle son 10-15 senedir yüksek öğretim yetkilileri, rektörler, hocalar, hep ‘geleceğin üniversiteleri, geleceğin meslekleri, geleceğin yetkinlikleri’ derdik. Bana göre artık gelecek gelmiştir. Yükseköğretimi bugünün bilgileriyle yeniden dizayn etmemiz gerekiyor. YÖK’ün bu konuda yaptığı önemli çalışmalar ve hedefler var. Geleneksel yapının dönüştüğü bir dönemin tam içindeyiz" dedi. "Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın" Yapay zekanın bazı bölümlerde değil tüm bölümlerde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Tüm bölümler, hocalar, tüm idari personel topyekun yapay zeka ile tanışmalı. Ben bu kadar birikimimle şöyle bir cümle kullanıyorum herkese. ’Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın’ diyorum. Ben de başladım. Bu artık kaçınılmaz bir şey. Bunun yaşla, süreyle, makamla bir ilgisi yok" diye konuştu. "Yapay zekayla desteklenmeyen bir eğitim artık eksik kalıyor" diyen Elmas, "Biz, tüm bölümlere bu bakış açısını yerleştirdik. İşletme, hemşirelik ya da diş hekimliği fark etmiyor; her alan yapay zeka ile tanışmalı" şeklinde konuştu. "Meslekler kaybolmayacak, dönüşecek" Elmas, şöyle devam etti: "Şu meslekler kaybolacak, geleceğin meslekleri şunlar gibi ifadeler kullanılıyor. Mesela ’Yazılım mühendisliğini artık yapay zeka yapacak’ gibi cümleler tamamen yanlış. Teknolojinin bir araç olduğunu bilmemiz gerekiyor. Aslında biz Türkiye olarak bunları daha önce yaşadık. Yüksek öğretime geleceğin meslekleri diye monte edilen birçok bölümün şimdi adı sanı duyulmuyor. Aslında meslekler kaybolmayacak, dönüşecek. Her meslek gerekli donanıma sahip olduğunda her zaman geçerliliğini koruyor" "Sağlık alanı dünyanın her yerinde geçerli" Sağlık ve teknoloji odaklı bölümlerin öneminin arttığını vurgulayan Elmas, hem Türkiye’de hem Avrupa’da bu alanların güçlü istihdam imkanları sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Diş hekimliği, hemşirelik, fizyoterapi ve ebelik gibi sağlık meslekleri her geçen gün daha popüler hale geliyor. Mezunlar yabancı dil bilgisiyle Avrupa’da kolaylıkla iş bulabilir" dedi. "Meslek yüksek okulları mezunlarının iş bulma oranları yüksek" Elmas, meslek yüksekokullarının iş dünyasıyla entegre olması durumunda mezunların büyük avantaj yakaladığını belirterek, "İyi yetişmiş MYO mezunlarının iş bulma oranları yüzde 80-90’a ulaşıyor. Biz bu şekilde yetiştirdiğimiz mezunlarımızı takip ediyoruz, iş bulma oranları çok yüksek" diye konuştu. "Sevdiğiniz bölümü seçin, çok yönlü olun" Adaylara, "Sevdiğiniz bölümü seçin" tavsiyesinde bulunan Elmas, "Aksi bir durumda okulu bırakma, bölüm değiştirme oranları hızla artıyor. Bunun yanında farklı alanlardan dersler alarak kendinize yeni beceriler katmaya çalışın. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı" şeklinde konuştu. "Yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık" Ayrıca, üniversite adaylarının iş dünyasının beklentilerine göre kendilerini yetiştirmesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Elmas, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık dünyanın her yerinde işe girişte diplomanın yanında sertifikaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Mesela 10 sene önce yetkinliklerin, sertifikaların işe kabuldeki etkisi yüzde 10 iken şu anda yüzde 50’lere kadar çıktı. Diplomanın yanında sertifika istenme oranının 10 sene içinde yüzde 70-80’lere çıkması bekleniyor. Bu nedenle eğitim sürecinde öğrencilere yetkinlik kazandıracak sistemleri kurmalısınız. Biz yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil geleceği doğru okumaktır. Adaylar, gittiğim üniversite diploma dışında bana ne kazandıracak? Kendi alanım dışında bana ne verecek? Bunlara bakmalı. Bugün çok popüler olan meslekler dahil herkes kendini aşmak, başka koridorlara gitmek, başka bölümlerle ilişki kurmak zorunda olacak. Başka yetkinlikler kazanan, sertifikalarla kendisini donatan mezunlar dünyanın her yerinde, her zaman ayakta kalabilir, iş bulabilir" Tercih dönemi 13 Ağustos’ta sona erecek 1 Ağustos’ta başlayacak tercih dönemi işlemleri 13 Ağustos’ta sona erecek. Adaylar ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (AIS) veya mobil uygulaması üzerinden kılavuzda yer alan kurallara uygun şekilde tercihlerini yapacaklar.