Yerel Haberler
Kocaeli
Gebze’den Kanada’ya kıtalar arası ticaret köprüsü 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:41:18 Gebze’nin üretim gücünü Kanada pazarıyla buluşturmak amacıyla Gebze Ticaret Odası ile Burlington Ticaret Odası arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalandı. Protokolle, iki ülke iş dünyası arasında B2B görüşmelerin artırılması ve yeni ihracat iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Gebze Ticaret Odası, üyelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmasını sağlamak amacıyla Kanada’dan gelen Burlington Ticaret Odası heyetini ağırladı. Program kapsamında iki oda arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalanırken, Gebze’de üretim yapan firmaların Kanada’daki iş dünyasıyla bir araya gelmesine yönelik B2B görüşmelerin de gerçekleştirileceği belirtildi. Gebze ve Burlington’un liman, havaalanı, demiryolu ve denizyolu bağlantılarıyla benzer yönlere sahip olduğuna dikkat çekilen programda, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. "Kıtalar arası bir iş birliğinin ön adımıdır" Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, odanın 28 bin üyeye sahip olduğunu belirterek, "Bizim oda olarak en büyük misyonumuz, onların ticarette yerini artırmak, üretimlerindeki katma değerini yükseltmek ve ürettiklerini de ihraç etmek. Bununla beraber dış pazarla bir araya getirip Kardeş Oda protokolleriyle ilişkileri daha sıcak tutmak ve bunları geliştirmek. Kanada’nın Burlington şehri de Gebze’ye çok benzer yönleri olan bir bölge. Limanları olan, havaalanları olan, demiryolları olan ve denizyolları olan bir bölge. Biz de bu benzer bölgenin ve gelişmiş teknolojilerin birbirleriyle eşleştirilmesi, B2B görüşmeleri yaptırılması, Türkiye’deki, özellikle bölgemizde üretim yapan firmaların yeni ihracat kapıları açması ve yeni iş birliklerinin oluşmasına vesile olmak adına bugün bir araya geldik. Kardeş Oda protokolümüzü imzaladık. Bu protokol sadece bir protokol değildir. Kıtalar arası bir iş birliğinin aslında ön adımıdır ve biz bu işte ısrarcı olacağız. Daha sık bir araya geleceğiz. İlgili sektörleri bir araya getirip inşallah her iki ülkenin de faydasına olabilecek ticari faaliyetlerin artmasına vesile olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gebze, enlerin olduğu bir bölge" Gebze’nin üretim gücüne dikkati çeken Aslantaş, "Gebze’miz enlerin olduğu bir bölge. Üretilmeyen bir ürünün olmadığı, dünya standartlarında ve dünya standartlarının üzerinde üretim yapan bir bölge. Böyle bir bölgeye de uygun programlar yapmak lazım. Kanada da özellikle nükleer enerji noktasında çok ileri düzeyde bir ülke. Bu çalışma, ülkeler arası ilişkilerin artırılmasına da bir adım olabilecek nitelikteydi. Oda olarak ticari faaliyetleri ve ihracat faaliyetlerini artırma noktasındaki irademiz ve ısrarcılığımız devam edecektir. Bunun için gerekli altyapıyı ve gerekli anlaşmaları yapmak üzere gayretlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu. "Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan heyecanlıyım" Burlington Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Terry Caddo ise Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Gebze Ticaret Odası ile bir ilişki kurmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Dünya genişledikçe ve Kanada küresel olarak daha fazla ortak aradıkça, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iş dünyalarımızın bağlantı kurması, birbirine ulaşması ve Türkiye ile Kanada arasında daha fazla ticari bağlantıya sahip olması yönündeki teşvikleri önemlidir" diye konuştu. "Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum" Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ifade eden Caddo, "Türkiye’ye ikinci gelişim. Harika bir ülke. Kanada’dan çok kısa bir uçuş mesafesinde. Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum. Bu kadar yakın bir NATO ortağına sahip olmak harika. İstanbul’un her yerini gezmekten çok keyif aldım, şimdi de Gebze’yi görme şansım oldu" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:21 Serhat Öztaşdelen: "Umarım uzun yıllar Kocaelispor kalesini korurum" Kocaelisporlu kaleci Serhat Öztaşdelen, uzun yıllar yeşil-siyahlılarda oynamak istediğini söyleyerek, "Umarım uzun yıllar bu kaleyi korurum. Elimden geldiğince en iyi şekilde koruyacağımı da düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Kocaelispor, cumartesi günü evinde Fatih Karagümrük ile karşılaşacak. Bu maçın hazırlıklarını sürdüren yeşil-siyahlılarda antrenman öncesinde kaleci Serhat Öztaşdelen, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sezona yeni takım olmalarından istedikleri gibi başlayamadıklarını belirten Öztaşdelen, "Hocalarımızla birlikte bence çok iyi puan aldığımızı düşünüyorum. Lig içinde inişler, çıkışlar oluyor. Çok iyi performanslar da verdik, istemediğimiz performanslar da gösterdik. Ama her seferinde bunu toparlamasını bildik. Son iki maçımız kaldı. Bu maçın ikisini de kazanmak istiyoruz. Karagümrük maçında son iç saha maçımız. Taraftarımızı mutlu göndermek istiyoruz" diye konuştu. "Daha uzun yolum olduğunu biliyorum ve çok çalışmam gerektiğinin farkındayım" Elinden gelenin en iyisi yapmak için sahaya çıktığını anlatan 21 yaşındaki file bekçisi sözlerine şöyle devam etti: "Daha hiçbir şeyi başarmış da değilim. Daha uzun yolum olduğunu biliyorum ve çok çalışmam gerektiğinin farkındayım. İnşallah daha iyi performanslar da sergileyeceğim. Bu camia altında güzel maçlar çıkaracağım ve herkesi de mutlu edeceğim. Geldiğim camianın büyüklüğünün farkındayım. Kocaelispor ile anlaştığım andan itibaren çok heyecanlıydım. Bu nasip gibi düşünüyorum. Şans gelir, değerlendirirsen çok farklı yerlere gelirsin. Değerlendiremezsen çok farklı yerlere gelirsin. Benim açımdan iyi geçti." "Umarım uzun yıllar Kocaelispor kalesini korurum" Takım arkadaşlarına da destekleri için teşekkür eden Serhat Öztaşdelen, "Bana her zaman çok destek oldular. Oynadığım süreçte de oynamadığım süreçte de hep bana tecrübelerini aktardılar. Onların desteğiyle, Selçuk hocamın da güveniyle ve taraftarımızın sayesinde böyle bir performans gösterdiğim için, kimseyi mahcup etmediğim için çok mutluyum. 2028’e kadar buradayım, sözleşmem 1 sene daha uzatıldı. Bu camiada uzun yıllar oynamak istiyorum. Çok güzel bir camia, çok büyük bir camia. İç sahadaki maçlara çıktığımda taraftarımızla birlikte inanılmaz keyif alıyorum. Özellikle onların desteğini gördükten sonra daha da keyif alıyorum. Şu an Kocaelisporlu bir futbolcuyum. Umarım uzun yıllar da bu kaleyi korurum. Elimden geldiğince en iyi şekilde koruyacağımı da düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Taraftarlarımızdan güç alıyoruz" Son iç saha maçına taraftarları davet eden Öztaşdelen, "Çok güzel bir galibiyetle birlikte kapatmak istiyoruz. Taraftarımızı mutlu göndermek istiyoruz. Onlar sezon başından beri bize inanılmaz destek verdi. Zaten herkes onları konuştu. Gerçekten çok iyiler. Onları gördüğümüzde takım olarak inanılmaz bir güç alıyoruz. Sezon başından beri çok destek oldular. Bence onlara sahip olduğumuz için çok şanslıyız" değerlendirmesinde bulundu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:58 Çöp evin altından dram çıktı: "Bir senedir dışarı çıkmıyorum" Kocaeli’nin Gebze ilçesinde icra yoluyla kaybettiği dairesinde yaşamaya devam eden 60 yaşındaki S.K., bir yıldır dışarı adım atmadığı evinde bir kamyon çöpün arasında bitkin halde bulundu. Belediye ekiplerince kurtarılarak barınma merkezine yerleştirilen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum" dedi. Edinilen bilgiye göre, Mustafapaşa Mahallesi’ndeki bir apartmanın sakinleri, ikinci kattaki daireden gelen ağır kokular ve daire sakini S.K.’den haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine ve muhtara bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kapıyı açtığında tavanı zorlayan çöp yığınları ve bu yığınların arasında bitkin düşmüş yaşlı adamla karşılaştı. Bir yıldır evden çıkmamış Eşini 20 yıl önce kaybeden ve iki çocuğu farklı şehirlerde yaşayan S.K.’nın, yaklaşık bir yıldır evinden dışarı çıkmadığı belirlendi. Sağlık sorunları ve sık sık bayılması nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan yaşlı adamın, bu süreçteki temel ihtiyaçlarının ise kapısına yemek bırakan komşuları ve belediye ekiplerince karşılandığı öğrenildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edilen S.K., sağlık kontrollerinin ardından belediyenin barınma merkezine yerleştirilerek koruma altına alındı. Adrese Gebze Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler de sevk edildi. Temizlik çalışması başlatan ekipler, uzun uğraşlar sonucu evden kamyon dolusu çöp çıkardı. Kamyona yüklenen çöpler, imha edilmek üzere götürüldü. Tamamen çöplerden arınan ev, ilaçlanarak dezenfekte edildi. Ayrıca S.K.’nın, yaklaşık 1,5 yıl önce icra yoluyla kaybettiği dairesinden hiç çıkmadığı anlaşıldı. "Çöpe gidemiyorum" Ayakta durmakta zorlandığını ve rahatsızlığından dolayı çöpe gidemediğini söyleyen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Ayakta uzun süre duramıyorum. Çocuklarımdan bir tanesi Bursa’da evlendi, diğeri Ankara’da çalışıyor. Ara sıra geliyorlar. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum. Yaşlılar için bir yer varmış galiba, beni öyle bir yere yerleştirme imkanları olursa iyi olur" dedi. "Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş" Daireyi 1,5 yıl önce icradan yatırım amacıyla satın alan Ufuk Aksu, komşuların ihbarıyla İstanbul’dan Gebze’ye geldiğinde mülkünde birinin yaşadığını fark etti. Aksu, "Komşular arayıp gelmem gerektiğini söylediler. Geldiğimde ise beyefendinin yaşadığını öğrendim. ’Bu durumda ne yapabiliriz?’ diyerek kaymakamlığa başvurduk. Kaymakamlık ise bize mahkeme yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi. Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş. Tıbbi riskler olduğu gibi çevreyi olumsuz etkileyecek yangın riski de var. Zabıta ekipleri geldi içeriyi temizlediler, beyefendi de hastaneye sevk edildi. Umarım kendisine uygun bir yer ayarlanır. Bina için ise sağlamlığı konusunda şüphelerimiz var. Belediyelerle görüşmelere başlayacağız. Eğer sağlam değilse yıkım talebinde bulunacağız" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:24 Joseph Nonge: "Her maç oynamak isterim" Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Fatih Karagümrük’ü konuk edecek Kocaelispor’da Joseph Nonge, antrenman öncesi yaptığı açıklamada, her maç oyunda olmak istediğini, şu an sözleşmesi olduğunu ancak ileride ne olacağını bilmediğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Kocaelispor, sahasında Fatih Karagümrük’ü ağırlayacak. 9 Mayıs’taki maçın hazırlıklarını sürdüren Körfez ekibinin Belçikalı futbolcusu Joseph Nonge, antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sezon başında takıma gelişi ve sürecin nasıl geçtiğini değerlendiren Nonge, "Takım Süper Lig’e yeni çıkmıştı. Tabii ki beklenti vardı ister istemez. Taraftarlar için ve camiamız için nasıl geçti bilemiyorum açıkçası. İyi mi geçti, kötü mü geçti; bununla ilgili bir şey söyleyemeyeceğim. Son iki maçımız kaldı. Bu son iki maçı da kazanmak istiyoruz" diye konuştu. "Her maç oynamak isterim" Sezon içerisindeki performansını nasıl bulduğuyla ilgili gelen soruyu da cevaplayan Joseph Nonge, "Aslında ben çok daha iyi yapabileceğimi, çok daha iyi bir performans verebileceğimi biliyordum. Bu yüzden de her gün sahada çalışmaya devam ediyorum. Tabii son iki maç. Son iki maçta da nasıl olacağını hep beraber göreceğiz. Şimdilik buradayım. Benim halihazırda mevcut sözleşmem var ve önümüzde daha iki maç var. Ne olacağını tabii ki bilemeyiz. Her maç oynamak isterim. Maalesef ben böyleyim ve bunu değiştirmek aslında çok da kolay değil ama en sonunda karar hocamızın. Her oyuncu her maç oynamak ister ama diğer oyuncular da var. Baktığımız zaman oyundan çıktığımda mutlu olamıyorum maalesef. Taraftarımızdan yine destek bekliyoruz çünkü biz içeride oynadığımız zaman onların destekleri sayesinde daha iyi oynuyoruz" şeklinde konuştu.
"İyilik Okulu" programında Gazze’deki drama dikkat çekildi
21 Ekim 2025 Salı - 15:09 "İyilik Okulu" programında Gazze’deki drama dikkat çekildi Milli Eğitim Bakanlığı ile Deniz Feneri Derneği işbirliğindeki "İyilik Okulu Projesi"nin 11. Yıl Açılış Programı’nda, Gazze’deki insanlık dramına ve Türk milletinin yardımseverlik ruhuna dikkat çekilerek, projenin gençlere iyilik aşılamadaki rolü vurgulandı. İyilik Okulu Projesi 11. Yıl Açılış Programı, Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, İzmit İmam Hatip Anadolu Lisesi Musiki Grubunun konserinin ardından İyilik Okulu 11. yıl tanıtım filmi izlendi. Ardından Deniz Feneri Derneği Yönetim Vekili Recep Koçak, projeyi anlatan sunum gerçekleştirdi. Genel Başkan Yılmaz: "Ahlak kurallarını hiç tanımayan bir İsrail ile karşı karşıyayız" Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Avukat Mehmet Cengiz, son iki yıldır Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkati çekerek, "Hak hukuk tanımayan, insanlıktan nasibini almamış katiller sürüsü, bir terör örgütü adeta İsrail, insanların, masum insanların canlarına kıyıyor. Birleşmiş Milletler diye bir yapı var. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş olan ve bu katliamlar, bu tür haksız katliamların önüne geçmek üzere kurulmuş Güvenlik Konseyi diye bir yapısı olmasına rağmen defalarca bu katliamların durdurulması gerektiği, İsrail’in işgal etmiş olduğu topraklardan çekilmesi gerektiğine dair kararlar alınmış olmasına rağmen hiçbir hukuku, uluslararası hukuku, insan haklarını tanımayan, ahlak kurallarını hiç tanımayan bir İsrail ile karşı karşıyayız" dedi. "İsrail düşmüş olduğu bu bataklıktan çıkamayacaktır" Gazze’nin yeni bir sayfa açtığını ve yeni bir tarih yazıldığını söyleyen Cengiz, "Biz insanlığı, Müslümanlığı, dava adamlığını, şuuru, ideali Gazzelilerden gördük. Gazzeli çocuklardan, Gazzeli annelerden gördük. Ve inanıyorum ki İsrail düşmüş olduğu bu bataklıktan çıkamayacaktır" diye konuştu. "Gençlerimize iyiliği bir ideal olarak, bir dava olarak nakşetmek istiyoruz" Mehmet Cengiz, İyilik Projesi’nin önemini de vurgulayarak, şöyle konuştu: "Ben İyilik Okulu ile ilgili özellikle şunu sizlerle paylaşmak isterim. Sayın Bakan Yardımcımız burada. Allah razı olsun. İlk onunla başladık. O gün ilk tohum atıldı. İşte bugün bir yılda 100 binden fazla öğrencimize yaşamış olduğumuz iyilikleri anlatmaya çalışıyoruz. Gençlerimize iyiliği bir ideal olarak, bir dava olarak nakşetmek istiyoruz. İyilik projesinin aslında bizdeki önemi, değeri, bir sivil toplum kuruluşu olarak Deniz Feneri açısından önemi budur. Eğitimin içerisine, değerler eğitimi noktasına eğer bir iyilik damlasını damlatabiliyorsak bundan çok bahtiyarız." "Gençler yeleklerini giyerek, vatandaşların alışverişlerinde yardımcı oluyor" İyilik Okulu projesinin sunumların yanı sıra uygulamalı proje yarışmalarını da içerdiğini belirten Cengiz, bu seneki yarışma finalinin İstanbul’un en büyük salonlarından birinde, daha geniş bir katılımla gerçekleştirileceğini kaydetti. Yılmaz, "Milli Eğitim Bakanımızla geçen hafta bir görüşme gerçekleştirdik. Takvimi bildirdik inşallah. Mayıs sonunda veya haziranın hemen başında okullar kapanmadan bir hafta önce tarihini inşallah belirleyeceğiz" dedi. Yarışmanın ödüllü olduğunu ve tüm öğrencilerin katılımını beklediklerini vurgulayan Cengiz, geçmiş yıllarda dikkat çeken projelerden birinin "İyilik Hamalı" olduğunu aktardı. Cengiz, proje kapsamında gençlerin, pazar günleri kurulan pazarlarda "İyilik Hamalı" yelekleri giyerek yaşlı, hasta veya engelli vatandaşların alışverişlerine yardımcı olduklarını ve pazar eşyalarını evlerine kadar taşıdıklarını anlattı. Bakan Yardımcısı Yılmaz: "Yüzyılın iyilik hareketi" Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz da, Deniz Feneri Derneği’ni "yüzyılın iyilik hareketi" olarak nitelendirdi. Öğretmenlik yaptığı 90’lı yıllarda dernekle tanıştığını belirten Yılmaz, derneğin Ramazan aylarında ev ziyaretleri yaparak başladığı iyilik hareketini zamanla Türkiye’den dünyanın dört bir yanına taşıdığını ifade etti. Bakan Yardımcısı Yılmaz, görevleri süresince dernekle yollarının birçok kez kesiştiğini söyledi. Dernek vasıtasıyla Kurban Bayramlarında gönüllü olarak Sudan’daki Eritreli mültecilerin bulunduğu bölgede, Moritanya’da ve Pakistan’da kurban kesim faaliyetlerine katıldığını aktardı. "Çok şaşırdılar" 2009 yılında öğretmenlik yaparken gönüllü olarak Sudan’ın Eritre mültecilerinin bulunduğu bölgesine kurban kesimi için gittiğini anlatan Yılmaz, Hartum’dan 8 saatlik karayolu yolculuğu yaptıklarını belirtti. Hayvan incelemeleri sırasında yanına yaklaşan 5-6 çocuğun kendisiyle İngilizce konuşmaya çalıştığını ifade eden Yılmaz, onlara Arapça olarak, "Ben Müslümanım, siz de Müslümansınız. Benimle lütfen Arapça konuşunuz" dediğini söyledi. Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü ben İngilizce bilmiyorum. Onlarla da Arapça konuşuyoruz ana dilleri de Arapça zaten. Sonra çocuklar şaşırdılar bir anda. Beklemiyorlardı benden böyle bir mukabeleyi. Bir beyefendi yaklaştı. ’Siz bu çocukların sizinle bu mülakatında, görüşmesinde Arapça konuşun diye ısrar etmenizden şaşırdıklarını gördünüz mü?’ dedi. ’Niye şaşırdılar biliyor musunuz?’ dedi. ’Bilmiyorum’ dedim. ’Şimdiye kadar gelen bütün beyaz tenliler İngilizce konuşurlardı, Hristiyanlardı ve misyonerlik faaliyeti yaparlardı. İlk defa beyaz tenli bir Müslüman geldi ve kendisine Müslüman olduğunu söylüyor, kendi dillerinden konuşuyor’ dediler. Bu hakikaten beni çok düşündürdü çünkü ne diyordu Afrikalı insanlar? ’Batılılar geldiğinde bizim yeraltı kaynaklarımız vardı; dilimiz ve dinimiz, kitabımız vardı ama onlar geldiğinde kaynaklarımızı aldılar. Dilimizi de aldılar. Kitabımızı da aldılar. Döndüklerinde elimizde İncil bulduk ve kendi dillerini kendi aramızda yaydılar, kaynaklarımızı da sömürdüler’ diyorlardı." "Bu çalışmalar İslam’ın ve insanlığın mesajlarını dünyanın birçok yerine ulaştırıyor" Nazif Yılmaz, "yüzyılın iyilik hareketi" olarak tanımladığı çalışmaların İslam’ın ve insanlığın mesajlarını dünyanın birçok yerine ulaştırdığını söyledi. İyilik kavramının Kur’an-ı Kerim’deki önemine değinen Yılmaz, Bakara Suresi’nin 177. ayetini hatırlatarak, ayetin iyiliği geniş kapsamlı şekilde tanımladığını belirtti. Yılmaz, "İyilik doğuya veya batıya yüzü çevirmek değil, önce imanı sayar, sonra da iyilikle ilgili, yardımlaşmayla ilgili, zor anlardaki mücadeleyi ve sabrı hepsini iyiliğin kapsamında anlatır" şeklinde konuştu. "Onlara destek ve katkı verelim" Projenin 2025-2026 eğitim öğretim yılında da devam edeceğini belirten Yılmaz, Kocaeli’den başlayarak tüm okullara ve illere çağrıda bulundu. Yılmaz, Kocaeli Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve belediyelerin de destekleriyle, "Lütfen sevgili yavrularımıza küçük de olsa bir iyilik hareketini teşvik için onlara destek verelim, katkı verelim" ifadelerini kullandı. "Bizim hayal edemeyeceğimiz iyilikleri tasarlıyorsunuz ve hayata geçiriyorsunuz" Gençlerin ufkunun genişliğine ve gönüllerinin güzelliğine de vurgu yapan Bakan Yardımcısı Yılmaz, "Bizim hayal edemeyeceğimiz iyilikleri tasarlıyorsunuz ve hayata geçiriyorsunuz. Onun için ben hep şunu diyorum, dünya hep çocukların olsa, çocuklar gibi güzel kalsa, çocuklar gibi hep iyilik içerisinde olsa" diye konuştu. Vali Aktaş: "Bizim ruhumuzda, mayamızda iyilik ve yardım var" Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise Deniz Feneri Derneği’nin Türkiye’deki yardım faaliyetlerine öncülük eden sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirterek, "Bizim gençlerimiz, öğrencilerimiz, çocuklarımız yardım yapmaya, iyilikte bulunmaya yatkındırlar. Millet olarak da en büyük hasletlerimizden birisi yardımcı olmamız. Dinimiz de zaten gençler, sizler imam hatip okullarında bunu daha iyi biliyorsunuz. Yardım etmeyi, iyilikte bulunmayı emrediyor ve teşvik ediyor. Çocuklarımız da etrafımızda hepimizin gününde birçok örneğini gördüğümüz yardım duygularıyla, yardımseverliklerle örnek teşkil ediyorlar. Bizim ruhumuzda, mayamızda iyilik ve yardım var" dedi. "Gazze, bugün dünyanın en muhtaç coğrafyalarından biri haline geldi" Gazze’nin bugün dünyanın en muhtaç coğrafyalarından biri haline geldiğini dile getiren Aktaş, bu durumun doğal afetlerden değil, bir katliamdan kaynaklandığını söyledi. İnsanoğlunun ve dünyanın gözü önünde masum insanların katledildiğini ifade eden Aktaş, dünyanın bu duruma yaklaşık iki yıldır seyirci kaldığını belirtti. Aktaş, Gazze gibi dünyanın farklı yerlerinde de savaşlar veya zorlu yaşam şartları nedeniyle yardıma muhtaç birçok mazlum coğrafyanın bulunduğunu kaydetti. Türk milletinin ruhunda ve mayasında bulunan iyilik duygusunun bu tür faaliyetleri çok kıymetli kıldığını vurgulayan Vali Aktaş, devletin verdiği imkanlar çerçevesinde bu tür çalışmaların yanında olacaklarını belirtti. Ayrıca programda, Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü, İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, Deniz Feneri Derneği Kocaeli İl Temsilcisi Şenol Tiryaki ve çok sayıda davetli de hazır bulundu. (HFV-
Şehre "göz kulak" olmak için yola çıktılar
21 Ekim 2025 Salı - 08:49 Şehre "göz kulak" olmak için yola çıktılar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, mahallelerdeki sorunları yerinde tespit ederek daha hızlı çözüme kavuşturmak amacıyla "Göz Kulak" adında yeni bir saha ekibi kurdu. "Gözümüz yolda kulağımız sizde" sloganıyla 12 ilçede görev yapacak "Göz Kulak" ekibi, "A Takımı" çatısı altında faaliyet gösterecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan birimin tanıtımı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen programla yapıldı. Lansmanda, "A Takımı" ve "Göz Kulak" ekibine tahsis edilen araçlar ile çeşitli ekipmanlar sergilendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, programda yaptığı konuşmada, "A Takımı" olarak yola çıkan ekibin tamamen sahaya indiğini belirtti. "Araç sayımız 288’e, personel sayımız ise 512’ye ulaştı" Araç ve personel sayısı hakkında bilgi veren Büyükakın, şunları söyledi: "Bugün itibarıyla araç sayımız 288’e, personel sayımız ise 512’ye ulaştı. Zaman zaman artan ihtiyaçlar doğrultusunda 239 ilave araç ve iş makinemiz de hizmet veriyor. Ayrıca 43 yeni aracın alım süreci devam ediyor. Şu anda sahada görev yapan 10 acil tamir ve bakım aracımız bulunuyor. Bu araçlar, ihtiyaç duyulan noktalara gidip gerekli işlemleri hızla tamamlıyor. Ayrıca 2 asfalt robotu, 4 silindir ve 3 çalı kesme robotu aldık. Bu ekipmanlar özellikle kırsal bölgelerdeki ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilmek için sahada aktif görev yapacak" "Göz Kulak ekibimiz, şehrimize göz kulak olmak üzere sahaya iniyor" Büyükakın, yeni dönemde çevreci çözümlerin de devreye girdiğini ifade ederek, "Elektrikli araçlara sahip Göz Kulak ekibimiz artık şehrin her noktasında devriye halinde olacak. Daha önce vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine sahaya iniyorduk şimdi ise bizden önce fark eden, tespit eden bir yapıya geçiyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda bulunan tüm yollarda denetim yapmak üzere 12 yeni elektrikli araç hizmete başladı. Göz Kulak ekibimiz, şehrimize göz kulak olmak üzere sahaya iniyor. Gördüğünüz gibi her gün yeni bir işle karşınızda oluyoruz" ifadelerini kullandı. Alanında uzman personelden oluşan Göz Kulak ekibinin, üniformalı olarak gerektiğinde yaya veya araçla sahada olacağı belirtildi. Mahallelerdeki eksiklikleri tespit edecek ekiplerin, gözlemledikleri sorunları ilgili müdürlüklere ileterek sürecin takibini yapacağı ve muhtarlarla iletişim halinde çalışacağı öğrenildi. Öte yandan, uzun süredir kırsalda görev yapan A Takımı’nın, artan talepler doğrultusunda artık şehir merkezlerindeki mahallelerde de görev yapacağı ve bu ekipler için 10 yeni tip aracın hizmete alındığı bildirildi.
Yatırımcı dövizi bıraktı, altına koştu: "Güvenilir liman"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 22:02 Yatırımcı dövizi bıraktı, altına koştu: "Güvenilir liman" Son bir yılda dövize olan talebin düşmesiyle yatırımcının altına yöneldiğini belirten 30 yıllık kuyumcu Faruk Mamik, "Altın şu anda hem yatırım aracı hem de güvenilir bir liman. 30 yıldır bu kadar sert bir yükseliş görmedik" dedi. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde faaliyet gösteren kuyumcu Faruk Mamik (50), son dönemde altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişin vatandaşın yatırım ve düğün alışkanlıklarını değiştirdiğini belirtti. Yaklaşık 30 yıldır kuyumculuk sektöründe olduğunu belirten Mamik, son zamanlarda faizlerdeki düşüş ve yurt dışındaki belirsizliklerin altında büyük bir hareketliliğe neden olduğunu söyledi. Mamik, "Amerika’daki ekonomik sıkıntılar ve Çin’le yaşanan ticari gerilimler de fiyat artışını tetikledi" dedi. "Düğünler için yarım gram, 1 gram veya 22 ayar takılar tercih ediliyor" Fiyat artışlarının düğün alışkanlıklarını da değiştirdiğini ifade eden Mamik, vatandaşın artık çeyrek altın yerine daha küçük gram altınlara yöneldiğini dile getirdi. Mamik, şöyle konuştu: "Şu anda bir çeyrek altın 10 bin lira civarında. Artık insanlar yarım gram, 1 gram veya 22 ayar takıları tercih ediyor. Gram altınlar ortalama 6 bin lira civarına geldi. Bu nedenle yarım ve çeyrek gram altınlar daha çok takılmaya başladı." Dövize yatırım düştü Altının yatırım aracı olarak öne çıktığını ve dövize olan talebin düştüğünü belirten Faruk Mamik, "Önceden dövize, yani dolar ve euroya talep vardı. Ancak son bir yıldır dövizde ciddi bir artış görülmüyor. Bu nedenle altına büyük bir yönelim başladı. Altın şu anda hem yatırım aracı hem de güvenilir bir liman. 30 yıldır bu kadar sert bir yükseliş görmedik. Artış hala devam ediyor" diye konuştu. "Altın uzun vadede her zaman kazandırır" Son bir aydaki fiyat farkına da dikkati çeken Mamik, "Altın kısa vadede dalgalanır ama uzun vadede her zaman kazandırır. Şu anda 1 kilo altın 6 milyon 100 bin lira civarında. Bir ay önce bu rakam 4 milyon lira civarındaydı. Yani sadece bir ayda gram fiyatı bin ila bin 200 lira arttı. Bu da 1 kiloda yaklaşık 1 milyon 200 bin liralık fark anlamına geliyor" şeklinde konuştu. "Panik yapmayın" Vatandaşlara panik yapmamaları tavsiyesinde bulunan kuyumcu Faruk Mamik, "Uzun vadeli düşünenler altınlarını bozdurmasınlar. Kısa vadede panik yapılmamalı. Altın, dünya genelinde hem devletlerin hem yatırımcıların güvenini kazanan bir değerdir. Her zaman güvenilir bir limandır" ifadelerini kullandı.
Yatırımcı dövizi bıraktı, altına koştu: "Güvenilir liman"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 22:00 Yatırımcı dövizi bıraktı, altına koştu: "Güvenilir liman" Son bir yılda dövize olan talebin düşmesiyle yatırımcının altına yöneldiğini belirten 30 yıllık kuyumcu Faruk Mamik, "Altın şu anda hem yatırım aracı hem de güvenilir bir liman. 30 yıldır bu kadar sert bir yükseliş görmedik" dedi. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde faaliyet gösteren kuyumcu Faruk Mamik (50), son dönemde altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişin, vatandaşın yatırım ve düğün alışkanlıklarını değiştirdiğini belirtti. Yaklaşık 30 yıldır kuyumculuk sektöründe olduğunu belirten Mamik, son zamanlarda faizlerdeki düşüş ve yurt dışındaki belirsizliklerin altında büyük bir hareketliliğe neden olduğunu söyledi. Mamik, "Amerika’daki ekonomik sıkıntılar ve Çin’le yaşanan ticari gerilimler de fiyat artışını tetikledi" dedi. "Düğünler için yarım gram, bir gram veya 22 ayar takılar tercih ediliyor" Fiyat artışlarının düğün alışkanlıklarını da değiştirdiğini ifade eden Mamik, vatandaşın artık çeyrek altın yerine daha küçük gram altınlara yöneldiğini dile getirdi. Mamik, şöyle konuştu: "Şuanda bir çeyrek altın 10 bin lira civarında. Artık insanlar yarım gram, bir gram veya 22 ayar takıları tercih ediyor. Gram altınlar ortalama 6 bin lira civarına geldi. Bu nedenle yarım ve çeyrek gram altınlar daha çok takılmaya başladı" Dövize yatırım düştü Altının yatırım aracı olarak öne çıktığını ve dövize olan talebin düştüğünü belirten Faruk Mamik, "Önceden dövize, yani dolar ve euroya talep vardı. Ancak son bir yıldır dövizde ciddi bir artış görülmüyor. Bu nedenle altına büyük bir yönelim başladı. Altın şu anda hem yatırım aracı hem de güvenilir bir liman. 30 yıldır bu kadar sert bir yükseliş görmedik. Artış hala devam ediyor" diye konuştu. "Altın uzun vadede her zaman kazandırır" Son bir aydaki fiyat farkına da dikkati çeken Mamik, "Altın kısa vadede dalgalanır ama uzun vadede her zaman kazandırır. Şu anda bir kilo altın 6 milyon 100 bin lira civarında. Bir ay önce bu rakam 4 milyon lira civarındaydı. Yani sadece bir ayda gram fiyatı 1000 ila 1200 lira arttı. Bu da bir kiloda yaklaşık 1 milyon 200 bin liralık fark anlamına geliyor" şeklinde konuştu. "Panik yapmayın" Vatandaşlara panik yapmamaları tavsiyesinde bulunan kuyumcu Faruk Mamik, "Uzun vadeli düşünenler altınlarını bozdurmasınlar. Kısa vadede panik yapılmamalı. Altın, dünya genelinde hem devletlerin hem yatırımcıların güvenini kazanan bir değerdir. Her zaman güvenilir bir limandır" ifadelerini kullandı.