Yerel Haberler
Kocaeli
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:38 Sapanca Gölü çekildi: Gizemli ada yeniden ortaya çıktı Sapanca Gölü’nde suların çekilmesiyle, yıllardır gölün altında kalan ve vatandaşların "ada" olarak nitelendirdiği alan yeniden gün yüzüne çıktı. Kıyıdan metrelerce açıkta beliren taş yapılar, bölgede yaşayanların ve gölü ziyaret edenlerin dikkatini çekerken, alanın eski bir yaşam yeri mi yoksa ibadethane mi olduğu merak konusu oldu. Sapanca Gölü’nün Kocaeli kesiminde daha önce de su seviyesinin düşmesiyle ortaya çıkan alan, bu kez yeniden görünür hale gelince vatandaşların ilgisini çekti. Gölün içinde adayı andıran görüntüsüyle dikkat çeken bölgede taş kalıntılarının bulunması, alanın geçmişine ilişkin farklı değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Bölgede uzun yıllardır büfe işleten Metin Aksoy, söz konusu alanın 2016 yılında da suların çekilmesiyle ortaya çıktığını, o dönem yetkililerin burayı yaşam alanı olarak değerlendirdiğini söyledi. Aksoy, son dönemde ise buranın ibadethane ya da kilise olabileceğinin konuşulduğunu belirtti. "Buranın ibadethane olduğu söylendi" Suların daha önce de çekildiğini ve aynı alanın ortaya çıktığını ifade eden büfe işletmecisi Metin Aksoy, "2016 yılında da sular çekildiği zaman ada tekrar ortaya çıkmıştı. O zaman yetkililer gelmişti. Buranın bir yaşam alanı olduğunu söylediler hatta bazı küpler çıkmıştı. O küplerin yiyeceklerin saklanması için kullanılan malzemeler olduğunu söylemişlerdi. Fakat son olarak müze müdürlüğünden gelen yetkililer burada bir kilise, ibadethane olduğunu söyledi" diye konuştu. "Haziran ayında çıkmaya başladı, kuraklık devam edince daha da büyüdü" Geçen yıl da su seviyesinin düştüğünü ancak bu yıl alanın daha belirgin hale geldiğini anlatan Aksoy, "Geçen sene haziran ayında sular iyice çekilmeye başlayınca bu alan ortaya çıkmaya başladı. Burası insanların çok dikkatini çekiyor. Basında da ibadet yeri gibi yer alınca daha fazla ilgi görmeye başladı. Bazen insanlar adaya ulaşmaya çalışıyorlar" diye konuştu. "Suyumuz alarm veriyor" Sapanca Gölü’ndeki su seviyesine dikkat çeken Aksoy, "Son yağmurlardan sonra biraz su geldi ama suyumuz alarm veriyor desem yeridir. Normalde suyun buradan 40-50 metre daha gelip duvarın dibine kadar ulaşması, orada da en az 70-80 santim yükselmesi lazım. Şu anda gölümüzde su açığı var. Bir yandan buharlaşma, bir yandan sulama, bir yandan evlerde kullanılan sular var. Sulara biraz dikkat edersek çok iyi olur" şeklinde konuştu.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:10 Saygınlar Kulübü Gölcük’te hizmete açıldı Gölcük’te Saygınlar Kulübü, 65 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayata katılımını artırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla hizmete girdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, İzmit’ten sonra Gölcük’te hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı. Özel bireylerin sevgi gösterileri ile karşılanan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Saygınlar Kulübü Korosu’nun "Eski Dostlar" şarkısına eşlik etti. Her kesime hizmet etmenin önemini vurgulayan Başkan Büyükakın, "Biz sizlere ‘yaşlı’ ya da ‘emekli’ demiyoruz; ‘Saygınlar’ diyoruz. Kaliteli yaş alma anlayışıyla yola çıktık. Çocuklar, gençler, kadınlar ve ileri yaş grupları için özel projeler geliştiriyoruz. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi gibi dünyada örneği az bulunan projelerimiz var. Saygınlar Kulübü de Türkiye’de örnek bir merkez. Burada çok güzel etkinlikler yapacaksınız" dedi. "Mola evi projesi yolda" Projenin yalnızca bir sosyal alan olmadığını belirtin Büyükakın, "Bu merkez sadece bir mekan değil; farklı yaş gruplarını bir araya getiren, aileyi merkeze alan projedir. Çünkü güçlü aileler, güçlü toplumlar demektir. Saygınlar Kulübü’nü tüm ilçelerde yaygınlaştıracağız. Bunun yanı sıra yatağa bağımlı vatandaşlarımız için yeni merkezler kurma çalışmalarına başladık. ‘Mola Evi’ adını verdiğimiz bu projeyle, özel gereksinimli bireylerin ailelerine nefes alma imkanı sunacağız. Bu hizmet hem özel çocuklarımız hem de evde bakıma ihtiyaç duyan büyüklerimiz için büyük kolaylık sağlayacak. Öyle bir sosyal sistem kurmalıyız ki kimse aç uyumamalı, kimse yalnız kalmamalı" diye konuştu. "Kendimizi değerli hissediyoruz" Tanıtım programında konuşan Saygınlar Kulübü üyelerinden İlhan Akbulut duygularını, "Burada ne kadar saygın olduğumuzu bir kez daha hissettim. Kendimi gerçekten çok değerli hissettim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" sözleri ile dile getirdi. Konuşmaların ardından Gölcük Saygınlar Kulübünün açılışı gerçekleştirildi. 130 üyeye ulaştı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, 65 yaş ve üzeri vatandaşların yaşam kalitesini artırmak amacı ile hayata geçirilen Gölcük Saygınlar Kulübü, şimdiden 130 üyeye ulaştı. Gölcük Çiftlik Mahallesi Hastane Yolu Caddesi’nde yer alan kulüp, her gün 10.00 ile 22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Toplam 2 bin 878 metrekare alanda hizmet veren Gölcük Saygınlar Kulübü’nde; 2 çok amaçlı salon, eğitim atölyesi, divanhane, kadın ve erkek mescitler, cam bölme kapalı teras ve veranda ile açık bahçe alanı yer alıyor. Kulüp bünyesinde oluşturulan Torun Topluluğu, Akademi Topluluğu, Kültür-Sanat Topluluğu, 5 Çayı Topluluğu, Sağlıklı Yaşam Topluluğu ve Yeşil Sevenler Topluluğu sayesinde ileri yaştaki vatandaşlar sosyal yaşama aktif katılım sağlayacak.
112 ekibine kabusu yaşatmışlardı, iki hastane yöneticisi hakkında istenen ceza belli oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:55 112 ekibine kabusu yaşatmışlardı, iki hastane yöneticisi hakkında istenen ceza belli oldu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde özel bir hastaneye hasta götüren 112 personelinin hastane yönetimince içeriye alınmadığı ve tehdit edildiği iddiası yargıya taşındı. Görevi başındaki kadın paramediğe "Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın. Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı. Bak sana neler yapardım" dediği iddia edilen hastanenin yöneticisi ve tıbbi direktörü hakkında savcılık, 7,5 yıla kadar hapis cezası talep etti. Kocaeli’de görev yapan paramedik Didem Arslan Aktaş’ın (35) hasta nakli için gittiği Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’nde 28 Ocak-2 Şubat 2024 tarihlerinde iki ayrı olayda özel hastane yöneticileri tarafından tehdit edildiğini belirterek yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Gebze Cumhuriyet Savcılığı, görev başındaki sağlık çalışanına yönelik "sair tehdit" suçunun işlendiği değerlendirmesiyle tıbbi direktör Koray Topçu (62) ve hastane yöneticisi Hakan Höbek (61) hakkında 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep etti. "Üstlerim izin verirse hastayı kabul edeceğim" Gebze Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianameye göre, olay 28 Ocak 2024’te hasta nakli için ambulans ekibinin bir hastayı Gebze’deki Özel Merkez Prime Hastanesi’ne götürmesiyle başladı. Yapılan ön muayenede vertigo teşhisi konulan hastanın sosyal güvencesinin bulunmadığı belirlendi. Ambulans ekibi hastayı devlet hastanesine götürmek istedi ancak hasta özel hastaneye gitmekte ısrar etti. Bunun üzerine hasta, bilgilendirme yapılarak söz konusu özel hastaneye nakledildi. Hastaneye ulaşıldığında gece müdürü tarafından hastanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt yaşandı. Gece müdürünün "Böyle bir şey olmaz. Üstlerime sorup hastayı alacağım, yoksa hastayı almayacağım" sözleri üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı. İddianamede, söz konusu gece müdürünün üstlerini aradığı ve telefonu paramedik Didem Arslan Aktaş’a uzattığı belirtildi. İddianameye göre hastane yöneticisi Koray Topçu’nun bu telefon görüşmesinde sağlık çalışanına yönelik tehdit içerikli sözler sarf ettiği ileri sürüldü. Aktaş, Topçu’nun kendisine, "Bana bak kızım, senin kafan basmıyor mu? Defolun gidin hastanemden. Kamuda olman beni ilgilendirmez. Ne olursan ol, benim elim kolum uzun, anladın mı? Bak ben seninle de, şoförünle de nasıl uğraşıyorum. Sen beni tanımıyorsun, aklını alacağım, görürsün sen" dediğini iddia etti. Paramedik hastaneden dışarı çıkarıldı İddianameye göre ikinci olay ise 2 Şubat 2024 tarihinde yaşandı. Aynı ambulans ekibi, bu kez başka bir hastayı yine Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’ne nakletti. Yine başka bir gece müdürü, Didem Arslan Aktaş’a hastanenin içerisine giremeyeceğini ve hastanın başka görevli tarafından teslim edilmesi gerektiğini söyledi. Aktaş hastaneden dışarı çıkarıldı ve hasta ekipteki başka görevli tarafından teslim edildi. Hasta tesliminin tamamlanmasının ardından ambulans ekibi istasyona dönmek üzere yola çıktı. Bu sırada paramedik Didem Arslan Aktaş’ın cep telefonu çaldı. Telefonda hastane yöneticisi Hakan Höbek, iddiaya göre tehdit içerikli ifadeler kullandı. "Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı, bak sana neler yapardım" İddianamede, Aktaş’ın anlatımlarına göre telefon görüşmesinin detaylarına da yer verildi. Bu görüşmede Hakan Höbek’in sağlık çalışanı Didem Arslan Aktaş’a yönelik şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü: "Ben sana benim hastaneme gelmeyeceksin demedim mi? Gelmeyeceksin. Seni hastaneme almıyorum. Sana ve şoförüne gerekli her şeyi yapacağım. Benim şahsi meselemsin. İster kamuda memur ol, ister ne olursan ol. Seni hastaneme almıyorum. Ben Yüksel’e de söyledim, onun da haberi var. Bana ’Tamam hocam’ dedi. Senin oradan da girişini kapattım. Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın. Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı. Bak sana neler yapardım. Senin iş yerini, nerede yaşadığını biliyorum. Bu herhangi bir özel hastanede olsa bu süreci çok kolay aşardın, belki de infial olurdu ama benim hastanemde olmaz anladın mı? Siyasal yönden çok güçlüyüm. İstediğini çağır, istersen polis çağır. Ne yaparsan yap, seni hastaneme almıyorum. Gittiğinde güvenliğim seni bekliyor olacak. Hadi bakalım, sen daha beni tanımıyorsun. Bir daha hasta getir, bak bakalım neler olacak." "Benim hastanemde haddini bileceksin" Şüpheliler ise vermiş oldukları ifadelerinde isnat edilen suçları kabul etmedi. Olaya ilişkin savcılıkta ifadesi alınan Koray Topçu, "Didem ile telefonla görüştüğümde kendisine ’Hayırdır, hastanede niye gürültü çıkartıyorsunuz’ deyince bana bağırarak, ’Ben Sağlık Bakanlığı’ndan temsilen geldim anladın mı? Sana hesap mı vereceğim’ dedi. Ben de ’Bir derdin var ise tutanağı tutarsın’ dedim. Kendisi bana, ’Üslubunuzu düzeltin, benimle düzgün konuşun’ deyince, ben de kendisine, ’Sen de benim hastanemde haddini bileceksin’ dedim. Sesini yükseltince, ’Akıllı ol’ dedim" ifadelerini kullandı. Savcılık, telefon görüşmesinin mağdur tarafından ses kaydına alındığını, kaydın çözümünün yapılarak dosyaya delil olarak girdiğini belirtti. Ayrıca olay anında ambulans içinde bulunan tanığın da görüşmenin hoparlörden duyulduğuna ilişkin beyanının dosyada yer aldığı vurgulandı.
Asırlık Osmanlı mezarları yeniden ayağa kaldırıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 11:23 Asırlık Osmanlı mezarları yeniden ayağa kaldırıldı Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde bulunan asırlık Osmanlı mezarları, yürütülen koruma ve düzenleme çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Zamanla zarar gören mezar taşları onarılırken, Osmanlıca kitabeler günümüz Türkçesine çevrildi ve tarihi miras güvence altına alındı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ile Kocaeli Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, zamanla doğa şartları ve dış etkenler nedeniyle kırılan, toprağa gömülen veya yerinden düşen tarihi mezar taşları tek tek tespit ediliyor. Büyükşehir ekipleri tarafından kırık mezar taşlarının onarımları yapılırken, temizlik ve bakım çalışmalarıyla ecdat yadigarı bu taşlar koruma altına alınıyor. Kitabeler yapay zeka desteğiyle çözümleniyor Yürütülen kapsamlı çalışma kapsamında düşen mezar taşları yeniden yerine yerleştiriliyor. Taşlar üzerinde yer alan Osmanlıca kitabeler ise uzmanlar ve yapay zeka desteğiyle günümüz Türkçesine çevriliyor. Mezarlığın düzenleme çalışmaları titizlikle sürdürülürken, burada yatan ecdadın kimlik bilgileri, görevleri ve tarihe bıraktıkları notlar da asırlar sonra yeniden gün yüzüne çıkıyor. Mezarlıkta yapılan incelemelerde Osmanlı döneminin estetik anlayışını yansıtan önemli detaylar dikkat çekiyor. "Kâtibi" ve "örfi" tipi kavuklar, mezarda yatan kişilerin devlet memuru veya ilmiye sınıfına mensup olduğunu gösteriyor. Tel çit ile tam koruma Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ekipleri, sanat eseri niteliği taşıyan bu mezar taşlarının dış etkenlerden, hayvan girişlerinden ve tahribatlardan korunması amacıyla mezarlık alanını tel çitlerle çevirdi. Yapılan bu çalışma sayesinde aslına uygun şekilde ayağa kaldırılan ecdat mirası, fiziksel olarak da güvenli alan içerisinde geleceğe aktarılmış oldu. Karamürsel Çamdibi Mahallesi sakinleri, ecdat yadigarı mezarların sahipsiz kalmamasından duydukları memnuniyetten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
112 ekibine kabusu yaşatmışlardı, iki hastane yöneticisi hakkında istenen ceza belli oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:11 112 ekibine kabusu yaşatmışlardı, iki hastane yöneticisi hakkında istenen ceza belli oldu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde özel bir hastaneye hasta götüren 112 personelinin, hastane yönetimi tarafından içeriye alınmadığı ve tehdit edildiği iddiası yargıya taşındı. Görevi başındaki kadın paramediğe yönelik "Sana neler yapardım", "Ben Yüksel’e de söyledim, onun da haberi var. Bana ’Tamam hocam’ dedi. Senin oradan da girişini kapattım. Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın", "Bir daha hasta getir, bak bakalım neler olacak" şeklindeki iddiaların da yer aldığı dosyayı inceleyen savcılık, hastanenin yöneticisi ve tıbbi direktörü hakkında 7,5 yıla kadar hapis cezası talep etti. Kocaeli’de görev yapan paramedik Didem Arslan Aktaş’ın (35), hasta nakli için gittiği Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’nde, 28 Ocak 2024 ve 2 Şubat 2024 tarihlerinde iki ayrı olayda özel hastane yöneticileri tarafından tehdit edildiğini belirterek yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Gebze Cumhuriyet Savcılığı, görev başındaki sağlık çalışanına yönelik "sair tehdit" suçunun işlendiği değerlendirmesiyle, tıbbi direktör Koray Topçu (62) ve hastane yöneticisi Hakan Höbek (61) hakkında 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep etti. "Üstlerim izin verirse hastayı kabul edeceğim" Gebze Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede olay detaylı olarak anlatıldı. Olay, 28 Ocak 2024 tarihinde hasta nakli için ambulans ekibinin, bir hastayı Gebze’de bulunan Özel Merkez Prime Hastanesi’ne götürmesiyle başladı. Yapılan ön muayenede vertigo teşhisi konulan hastanın sosyal güvencesinin bulunmadığı belirlendi. Ambulans ekibi, hastayı devlet hastanesine götürmek istedi ancak hasta özel hastaneye gitmekte ısrar etti. Bunun üzerine hasta, bilgilendirme yapılarak söz konusu özel hastaneye nakledildi. Hastaneye ulaşıldığında, gece müdürü tarafından hastanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt yaşandı. Gece müdürünün, "Böyle bir şey olmaz, üstlerime sorup hastayı alacağım yoksa hastayı almayacağım" demesi üzerine taraflar arasında tartışma başladı. "Defolun gidin hastanemden" İddianamede, söz konusu gece müdürünün üstlerini aradığı ve telefonu paramedik Didem Arslan Aktaş’a uzattığı belirtildi. İddianameye göre, hastane yöneticisi Koray Topçu’nun bu telefon görüşmesinde sağlık çalışanına yönelik tehdit içerikli sözler sarf ettiği ileri sürüldü. Aktaş, Topçu’nun kendisine, "Bana bak kızım, senin kafan basmıyor mu? Defolun gidin hastanemden. Kamuda olman beni ilgilendirmez. Ne olursan ol, benim elim kolum uzun, anladın mı? Bak ben seninle de şoförünle de nasıl uğraşıyorum. Sen beni tanımıyorsun, aklını alacağım, görürsün sen" dediğini iddia etti. Paramedik hastaneden dışarı çıkarıldı İddianameye göre ikinci olay ise 2 Şubat 2024 tarihinde yaşandı. Aynı ambulans ekibi bu kez başka bir hastayı yine Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’ne nakletti. Yine başka bir gece müdürü, Didem Arslan Aktaş’a, hastanenin içerisine giremeyeceğini ve hastanın başka görevli tarafından teslim edilmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Didem Arslan Aktaş, hastaneden dışarı çıkarıldı, hasta ise ekipteki başka görevli tarafından teslim edildi. Hasta tesliminin tamamlanmasının ardından ambulans ekibi istasyona dönmek üzere yola çıktı. Bu sırada paramedik Didem Arslan Aktaş’ın cep telefonu çaldı. Telefonda, hastane yöneticisi Hakan Höbek ile yapılan görüşmede, iddianamedeki ifadeye göre tehdit içerikli ifadeler kullanıldı. "Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş, itiş kakışla kalmazdı, bak sana neler yapardım" İddianamede, Aktaş’ın anlatımlarına göre, telefon görüşmesinin detaylarına da yer verildi. Bu görüşmede Hakan Höbek’in sağlık çalışanı Didem Arslan Aktaş’a yönelik şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü: "Ben sana benim hastaneme gelmeyeceksin demedim mi? Gelmeyeceksin. Seni hastaneme almıyorum. Sana ve şoförüne gerekli her şeyi yapacağım. Benim şahsi meselemsin. İster kamuda memur ol ister ne olursan ol. Seni hastaneme almıyorum. Ben Yüksel’e de söyledim, onun da haberi var. Bana ’Tamam hocam’ dedi. Senin oradan da girişini kapattım. Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın. Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş, itiş kakışla kalmazdı. Bak sana neler yapardım. Senin işyerini, nerede yaşadığını biliyorum. Bu herhangi bir özel hastanede olsa bu süreci çok kolay aşardın, belki de infial olurdu ama benim hastanemde olmaz anladın mı? Siyasal yönden çok güçlüyüm. İstediğini çağır, istersen polis çağır. Ne yaparsan yap, seni hastaneme almıyorum. Gittiğinde güvenliğim seni bekliyor olacak. Hadi bakalım, sen daha beni tanımıyorsun. Bir daha hasta getir, bak bakalım neler olacak." "Benim hastanemde haddini bileceksin" Şüpheliler ise vermiş oldukları ifadelerinde isnat edilen suçları kabul etmedi. Olaya ilişkin savcılıkta ifadesi alınan Sanık Koray Topçu, "Didem ile telefonla görüştüğümde kendisine, ’Hayırdır, hastanede niye gürültü çıkartıyorsunuz’ deyince bana bağırarak, ’Ben Sağlık Bakanlığı’ndan temsilen geldim anladın mı? Sana hesap mı vereceğim’ dedi. Ben de ’Bir derdin var ise tutanağı tutarsın’ dedim. Kendisi bana, ’Üslubunuzu düzeltin, benimle düzgün konuşun’ deyince, ben de kendisine, ’Sen de benim hastanemde haddini bileceksin’ dedim. Sesini yükseltince, ’Akıllı ol’ dedim" ifadelerini kullandı. Savcılık, telefon görüşmesinin mağdur tarafından ses kaydına alındığını, kaydın çözümünün yapılarak dosyaya delil olarak girdiğini belirtti. Ayrıca, olay anında ambulans içinde bulunan tanığın da görüşmenin hoparlörden duyulduğuna ilişkin beyanının dosyada yer aldığı vurgulandı.