GÜNDEM - 30 Ağustos 2025 Cumartesi 09:37

Tandem bisikletlerle umuda pedal çevirdiler

A
A
A
Tandem bisikletlerle umuda pedal çevirdiler

Görme engelli sporcular, tandem bisikletlerle Kocaeli’nin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfederek engellerin sporla aşılabileceğini gösterdi.



Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin farklı illerinden gelen görme engelli bisiklet sporcularına ev sahipliği yaptı. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün konaklama ve ağırlama desteğiyle gerçekleşen etkinlikte, şehrin doğal ve kültürel güzellikleri tandem bisikletlerle tanıtıldı. İki kişinin pedal çevirerek kullanabildiği çift kişilik bisikletler olan tandemlerle şehir turu yapıldı. Kocaeli Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü (KOBİDOS) tarafından düzenlenen programa İzmir Eşpedal Derneği’nden 35 görme engelli sporcu katıldı. Bu kapsamda Kocaeli’ne gelen misafirler, Ormanya’da kurulan çadırlarda konakladı.



Tandem bisikletlerle şehir turu


3 gün süren etkinlikte, önde rehber ve arkada görme engelli bireyin bulunduğu tandem bisikletlerle kentin doğal ve kültürel güzellikleri sesli betimlemeler eşliğinde tanıtıldı. Kocakaymaz, Dağoğlu ve Çubuklubala köyleri güzergahında tur düzenleyen katılımcılar, SEKA Kâğıt Müzesi ve Sekapark’ta da pedal çevirdi. Etkinlik, Sapanca Gölü çevresinde yapılan bisiklet turuyla sona erdi.



Engellerin spor aracılığıyla nasıl aşıldığı gösterildi


Katılımcıların Kocaeli’deki tüm konaklama ve ağırlama ihtiyaçları Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandı. Büyükşehirin desteğiyle gerçekleşen program, görme engelli bireylerin sosyal yaşama katılımını güçlendirirken, Kocaeli’nin turizm potansiyelinin tanıtılmasına da katkı sundu. Etkinlik, sadece bir bisiklet turu olmanın ötesinde, engellerin spor aracılığıyla nasıl aşıldığını gösterdi. Görme engelli bisiklet sporcuları, rehberleriyle kurdukları güçlü bağ sayesinde kilometrelerce yol kat etti ve sosyal yaşama daha aktif katılımın örneğini sergiledi.



Tandem bisikletlerle umuda pedal çevirdiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İnönü Üniversitesi’nde "Bilim, Sanat ve Kültür Şenliği" heyecanı İnönü Çocuk Üniversitesi ve Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle "Bilim, Sanat ve Kültür Şenliği" gerçekleştirildi. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı etkinlik alanında yapılan şenliğe İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Malatya İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, Malatya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ekrem Demir, Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler, Üstün Yetenekliler Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Altay, akademisyenler, daire başkanları, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. "Çocuklarımızı bilimle ve kültürel etkinliklerle buluşturmak istiyoruz" Açılışta konuşan Üstün Yetenekliler Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, bilim şenliğinin amacına ve üniversitenin toplumsal katkı vizyonuna değindi. Yaşaroğlu, konuşmasında üniversite ile milli eğitim arasındaki iş birliğinin sürece olumlu katkı sunduğunu belirtti. Şenlikte, öğrencilerin bilim, sanat ve kültürel etkinliklerle buluşturulmasının hedeflendiğini ifade eden Yaşaroğlu, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bilim şenliğinin temel amacı, öğrencilerimizi bilimle, sanatla ve kültürel etkinliklerle bir araya getirmektir. Okullarda teorik olarak öğrenilen bilgilerin deneysel uygulamalarla desteklenmesini önemsiyoruz. Üniversite olarak toplumsal katkıyı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerimizle iş birliği içerisinde öğrencilerimize faydalı etkinlikler sunmaya gayret ediyoruz. Bilim gösterileri ve stant etkinlikleriyle çocuklarımızın bilime olan ilgisini artırmayı hedefliyoruz. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm akademisyenlerimize, öğretmenlerimize ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha bilinçli ve üretken nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Daha sonra konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin önemine dikkat çekerek öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren bilimle buluşmasının geleceğin inşasında büyük rol taşıdığını vurguladı. Bilim şenliklerinin çocukların düşünme, üretme ve keşfetme becerilerini geliştirdiğini ifade eden Bakır, Türkiye Yüzyılı vizyonunun eleştirel düşünebilen, problem çözebilen ve üretken bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini söyledi. Öğrencilere seslenen Bakır, bilim ışığında ilerleyen, kültürel değerlerine sahip çıkan nesillerin ülkenin geleceğini şekillendireceğini belirtti. Bakır, "Bilim, sorgulayan aklın, üretken düşüncenin ve insanlığın ortak geleceğine duyulan umudun en güçlü kaynağıdır. Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren bilimle tanışmaları, araştırma ruhu kazanmaları ve öğrenmeye karşı merak duygusu geliştirmeleri geleceğimiz için kıymetli ve aynı zamanda elzem bir husustur. Bu tema altında gerçekleştirilen şenlikler çocuklarımızın düşünme, hayal kurma, keşfetme ve üretme gibi becerilerinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu sebeple, bu etkinlikle çocuklarımızın bilişsel gelişimlerini desteklemek ve yeteneklerini geliştirmek için bu imkanı önemli bir fırsat olarak görmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Üniversiteye gelmeden önce sizi üniversiteyle tanıştıracağız" İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam ise öğrencileri üniversite ortamıyla erken yaşta buluşturmanın önemine değinerek etkinliğin hem eğitici hem de eğlenceli yönüne dikkat çekti. Sağlam, "Sevgili gençler aslında hocalarınızın bugün yapmaya çalıştığı şey üniversiteye gelmeden önce sizi üniversiteyle tanıştırmak. Bugün sizi üniversiteyle tanıştıracağız. Okulunuzda, öğretmenlerinizle gördüğünüz, yaptığınız şeylerin farklılıkları, yenilikleri laboratuvar ortamında yapabileceğiniz ve bilimsel olarak hem eğlendirici hem de öğretici etkinlikleri burada yapacağız. Bilim şenliğinin düzenlenmesinde emeği geçen çocuk üniversitesine, il Milli Eğitim Müdürlüğünde işbirliği yapan bütün hocalarımıza, arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Bilim gösterileri büyük ilgi gördü Protokol konuşmalarının tamamlanmasının ardından programın gösteri bölümüne geçildi. Prof. Dr. Ahmet Gültek, ekibiyle birlikte birbirinden renkli ve öğretici bilim gösterileri gerçekleştirdi. Öğrencilerin ilgiyle takip ettiği deneyler, keyifli ve eğitici anların yaşanmasına sahne oldu. Şenlik, gösteri deneylerinin ardından İnönü Üniversitesi öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bahçesinde kurulan "Bilim, Sanat ve Kültür" stantlarının ziyaret edilmesiyle son buldu.
Giresun Giresun’un Dereli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde kamu zararı iddialarıyla ilgili soruşturma başlatıldı GİRESUN (İHA) – Giresun’un Dereli ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde yaklaşık 600 milyon lira kamu zararına yol açarak yolsuzluk yapıldığı iddia edilen işlemler Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemeleriyle ortaya çıktı. Olayla ilgili ise adli ve idari soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. Alınan bilgiye göre, Dereli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde müdür olarak görev yapan Mustafa U.’nun hesap hareketleri üzerine yürütülen incelemelerde usulsüz işlemler tespit edildi. Konuya ilişkin incelemelerin, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve bakanlık müfettişlerinin çalışmaları doğrultusunda sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında, bazı bakanlık ödeneklerinin usulsüz şekilde farklı hesaplara aktarıldığı, gerçekte bulunmayan projeler üzerinden işlem yapıldığı ve bazı kayıtların sisteme eksik işlendiği yönündeki iddiaların araştırıldığı öğrenildi. İlk incelemelerde kamu zararının 600 milyon liraya ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Hakkında inceleme yürütülen şüpheli Mustafa U.’nun bir süre önce izne ayrıldığı ve kendisine ulaşılamadığı ileri sürülürken, yurt dışına çıkmış olabileceği iddiaları üzerinde duruluyor. Öte yandan, şüphelinin mal varlığı, ticari faaliyetleri ve para transferlerine ilişkin incelemelerin de sürdüğü belirtildi. Bazı taşınır ve taşınmaz varlıklar ile ticari ilişkilerin mercek altına alındığı öğrenildi. İddialar arasında spor kulüplerine maddi destek sağlandığı yönündeki bilgiler de yer alırken, söz konusu desteklerin niteliği ve kaynağının da soruşturma kapsamında incelendiği ifade edildi.
İstanbul Kurbanlıklar İstanbul’a giriş yaptı: 81 ilden 60 bin kurbanlık getirildi Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
Sivas Bu köyde adeta normal ölüm unutuldu Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali, çevre köyler için tehdit oluşturmaya devam ediyor. İnsan sağlığını olumsuz etkileyen kül dağları nedeniyle Hamal köyünde 300 haneden geriye 30 hane kalırken köy sakinleri, artan kanser vakalarını santralde kullanılan kömürden kalan küle bağlamıştı. Yaklaşık 30 köyün etkilendiği kül dağlarından en çok etkilenen ikinci köy ise Mağara köyü. Bu köyde son yıllarda artan özellikle gırtlak kanseri ve solunum yollarına bağlı ölümler adeta normal ölümleri unutturdu. Köye yaklaşık 1 km mesafedeki kül dağının boyu köyü sarmalayan diğer tepeleri aştı. Rüzgârlı havalarda nefes almanın mümkün olmadığı köyde ağaçlarda artık meyve vermez oldu. 30 haneli köyden geriye sadece birkaç hane kaldı. Kış aylarında köylerini terk eden köy sakinleri yazın vakit geçirmek için döndükleri köylerinde sadece birkaç gün geçirebiliyor. "Cennet gibiydi şimdi köy demeye şahit ister" Köy sakinlerinden Hatun Kahveci 1979 yılında Mağara köyüne gelin geldiğinde köyün cennet gibi bir yer olduğunu, ancak şimdi köy demeye şahit gerektiğini belirterek, "Köyümüze geliyor, ekip biçemiyoruz. Ben 79’da bu köye gelin geldiğimde köy cennet gibiydi. Şimdi köy demeye bin şahit gerek. Her yanı meyve acıydı, bağ bahçeydi. Köyümüz kalabalıktı, iki öğretmen vardı. Şimdi hiç giren çıkan yok, misafir yok. Ev sahipleri bile gelip gidemiyor. Arazi sahipleri gelemiyor, çünkü ekim biçim yok. Ürün yok, ağaçlar artık meyve vermiyor, olan meyve de yenmiyor. Eski muhtarımız kanserden gitti. Ondan önceki muhtarın kızı kanseri oldu. Bütün köyün 3’te 2’si kanser. Bu kül bizi mahvetti. Rüzgârlı havalarda pencere açamıyoruz, nefes alamıyoruz. Kar yağıyor üstünde 4 parmak kül oluyor. Karın üstünde 4 parmak kül olursa bu yaşantıya ne diyebilirsin? O kadar müracaat edildi. Hiç kimse de ilgilenmedi. Kimse ilgilenip, gelip buraya bir el atmadı. Kül burada insan hayatını tamamen bitirdi" dedi. "Köyde normal ölüm kalmadı" Köy sakinlerinden Serkan Karadeniz, adeta köylerinde normal ölüm kalmadığını ifade ederek, "Bu kül dağı köyümüzde hayatı bitirdi. Ürettiğimiz ürünün yarısını alamıyoruz. Tamamen terk edemiyoruz, mecbursunuz işte yaşadığınız doğduğunuz, büyüdüğünüz topraklar. İş imkânı olsa insanlar burada yaşamaz. Bu durumdan sadece bizim köyümüz değil, 60’a yakın köy etkileniyor. En çok Hamal köyü ve bizim köyümüz etkileniyor. Kanser, koah gibi solunum yolu hastalıkları çok fazla. 10-15 yıl önce bile köyden çıkıp gidenlerin kanser olduklarını duyuyoruz. Artık bizim köyde normal ölüm kalmadı dersek yeridir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı emri ile faaliyetleri durdurulmuştu Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker’e devredildi. Yıllık 1 milyon 908 bin 229 MWh elektrik üretim gücüne sahip olan santral, 2020 yılında filtresiz bacalarıyla gündem oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla santralde üretim 1 Ocak 2020 tarihinde filtre ile ilgili şartları sağlayamadığı gerekçesiyle durduruldu. Bacalarda gerekli filtre işlemlerinin tamamlanmasıyla 30 gün sonra tek türbinde, 6 ay sonra ise tam kapasite olarak elektrik üretimine yeniden başlandı. Termik santralde kullanılan kömürlerin atığı olan küller, çevre köylerin sınırları içerisinde biriktirildi. Yıllar içerisinde açıkta biriktirilen küllerden adeta kül dağı oluşurken, kül tabakası rüzgârlı havalarda çevreye yayılarak köyleri tehdit ediyor.