GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 14:14

Otizmden üniversiteye uzanan Metehan’ın başarı hikayesi

A
A
A
Otizmden üniversiteye uzanan Metehan’ın başarı hikayesi

Kocaeli’de otizm tanısıyla başladığı yaşam mücadelesinde azmiyle örnek olan Metehan Altunışık, üniversite eğitimini de başarıyla tamamlayarak eğitim yolculuğunda hem kendini geliştirdi hem de "Otizm engel değil, farklılıktır" mesajıyla farkındalık oluşturdu. Seramikten pastacılığa uzanan üretim sürecinde sosyal hayata daha güçlü katılan Altunışık’ın başarı hikayesi ilham verdi.



Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren KO-MEK kursları, otizmli birey Metehan Altunışık’ın da hayatına dokundu. 2003 yılında İzmit’te dünyaya gelen Metehan Altunışık, henüz 17 aylıkken atipik otizm tanısı aldı. Ailesinin güçlü desteğiyle erken yaşlardan itibaren özel eğitimler ve sosyal kurslarla gelişimini sürdürerek, zamanla önemli ilerlemeler kaydetti. Üniversiteye hazırlık sürecinde ilk yıl istediği sonucu elde edemese de pes etmedi, ikinci yılında dershane ve eğitim koçu desteğiyle Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi Ön Lisans Programı’nı kazandı. Üniversite eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra stajını da KO-MEK’te bilgisayar alanında yaparak mezun olan Metehan Altunışık’ın bu başarı hikayesi herkese ilham oldu.



KO-MEK’in sosyal eğitim anlayışı ile üretti


Mezuniyet sonrası değişen hayat düzeni nedeniyle kaygı yaşayan Metehan, bu süreci KO-MEK Mehmet Ali Paşa Kurs Merkezi’nde aldığı seramik ve pastacılık eğitimleriyle aşmayı başardı. KO-MEK’in sosyal eğitim anlayışı sayesinde yeniden üretmenin mutluluğunu yaşayan Metehan, kurslar aracılığıyla sosyalleşmeye devam etti.



Azmi ve kararlılığı takdir topladı


Birçok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol alan Metehan, KO-MEK İzmit İlçe Sergisi’nde seramik standında uygulama yaparak ziyaretçilere hem sanatını tanıttı hem de şu anlamlı mesajı verdi: "Otizm engel değil, farklılıktır." El emeğiyle ürettiği ürünleri sergileyip satışa sunarak aile ekonomisine katkı sağlayan Metehan Altunışık’ın azmi ve kararlılığı takdir topladı.



"KOM-MEK hayata tutunduğum bir yer oldu"


"KO-MEK benim için sadece kurs değil, hayata yeniden tutunduğum bir yer oldu" diyen Metehan Altunışık, "Burada hem öğrendim hem de kendime güvenimi yeniden kazandım. Ürettikçe mutlu oluyorum. Otizmin engel olmadığını ve doğru destekle herkesin başarabileceğini göstermek istiyorum" dedi.



Otizmden üniversiteye uzanan Metehan’ın başarı hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.