ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 22:09

MESEM usulsüzlüğü davasında 3 sanık tahliye edildi

A
A
A
MESEM usulsüzlüğü davasında 3 sanık tahliye edildi

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden 77 milyon liralık kamu zararına yol açtıkları iddiasıyla yargılanan 7’si tutuklu 206 sanığın yargılanmalarına devam edildi. Mahkeme heyeti, biri 750 bin TL kefaretle toplam 3 kişinin tahliyesine karar verdi.


Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çeşitli meslek gruplarına çırak, kalfa ve usta yetiştirmeyi amaçlayan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) programında usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddialar üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2024 yılında soruşturma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu müfettişinin suç duyurusu üzerine açılan dosyada, İzmit Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından yürütülen Ustalık Telafi Programı’nda 1 Ocak 2022 - 30 Kasım 2023 tarihleri arasında hukuka aykırı işlemler yapıldığı belirlendi. Müfettiş raporunda, vatandaşların usulsüz şekilde programa kaydedildiği, bu yöntemle hem devletten haksız kazanç sağlandığı hem de öğrencilerin SGK primlerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ödenerek kamunun zarara uğratıldığı ve ve zimmete para geçirildiği tespit edildi.



Soruşturma sürecinde toplam 206 kişi hakkında işlem yapıldı


Soruşturma kapsamında, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri harekete geçti. 28 Şubat’ta Kocaeli merkezli İstanbul, Hatay, Bingöl, Diyarbakır, Manisa ve Samsun’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü R.Ş. ve aracı firma sahibi S.Ö.’nün de aralarında bulunduğu 39 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20’si tutuklandı, 18’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sürecinde toplam 206 kişi hakkında işlem yapıldı, bunlardan 7’sinin halen tutuklu, okul müdür yardımcısı S.K. ile dernek yöneticisi T.S.’nin firari olduğu öğrenildi.



"77 milyon 706 bin liralık zarar ve 6 bin 233 kişinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirmek"


Hazırlanan 5 klasörlük iddianamede, sanıkların kamuyu yaklaşık 77 milyon 706 bin lira zarara uğrattıkları ve 6 bin 233 kişinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirdikleri belirtildi. İddianamede sanıklar hakkında, "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan 4,5 yıldan 15 yıla kadar, "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan ise 2 yıldan 4 yıla kadar olmak üzere 6,5 yıldan 19 yıla kadar hapis cezası talep edildi.



50 sanık savunma yaptı


Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların yargılanmalarına devam edildi. Duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Duruşmada, 43’ü tutuksuz 7’si tutuklu olmak üzere 50 sanık savunma yaptı. Tutuksuz sanıklar, her şeye yasal olarak başvuru yaptıklarını, suçlamaları kabul etmediklerini, devlete geri ödemeleri yaptıklarını söyledi.


Tutuklu sanık N.D., "Temizlik personeli olarak firmada 6,7 ay çalıştım. Olayla ilgim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.



"Söz veriyorum sadece anne olacağım"


Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde açığa alınan ve tutuklanan okul müdürü R.Ş., "Hukuki veriler hiçbir şekilde usulsüz elde edilmemiştir. Denetleme sürecinde yanlış olduğunu, hepsine makamlara ilettim. Bakanlığa defalarca giderek süreçte işletmeler ile bakanlık arasında uyumsuzluk olduğunu anlattım. ‘Devlet eğer birine para yatırdıysa karşılığını alır’ dediler. Ülkeme yararlı olmaya çalışıyorum, akademisyenim. Mağduriyet yaşamaktayım. Bugün Miraç Kandili ve evimize gitmek istiyoruz. İşleyişten bihaber olan müfettişler bizleri zan altında bırakmışlardır. Söz veriyorum bir daha devlet kurumunda çalışmayacağım. Söz veriyorum bir daha köy okullarına yardım etmeyeceğim. Söz veriyorum sadece anne olacağım. Bir günah keçisi arandı. Suçu kabul etmiyorum. 11 aydır toplumdan soyutlandık" diye konuştu.


Tutuklu sanık E.B. ise, "Niçin tutukluyum hala anlamış değilim. Parayı alan, veren, denetim yapan, evrakları yapan dışarda ama biz içerdeyiz. Çifte standart bu. Çok mağdurum, suçu işlemedim. Konu devlet zararı ama parayı alan ve vermeyen dışarıda, biz içerdeyiz" şeklinde konuştu.



"Bu sefer çocuklarımıza karne hediyelerini siz verin"


Suçlamaları kabul etmeyen tutuklu N.B. ise, "13 yıllık eğitim hayatımda yaptığım işlemde bir hata olmamıştır. Ek iş yaparak, firmaları yönlendirdim, başka bir şey yapmadım. Ailemi 11 aydır görmüyorum. Sahte firma, sahte personel yok. Olmayan bir firmaya olmayan kursiyer yazdırmışız, böyle bir şey yok. Sadece devletin verdiği teşviki firmalara anlattım. Kabul eden kişiler projeye dahil edildi. 2 evladım var, müsaade edin yarın çocuklarım ile karnelerini alalım. Bu sefer çocuklarımıza karne hediyelerini siz verin. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


S.Ö. ise, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Tek yaptığım genç yaşımda girişimci olmaktı ancak kursağımda kaldı, 11 aydır tutukluyum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi.


Mahkeme heyeti, E.B., S.Ö., R.Ş. N.B’nin tutukluluk halinin devamına, N.D. ve Ö.B’nin tahliyesine karar verdi. Ayrıca S.Ö’nün 750 bin kefaretle tahliyesine karar verildi, duruşma ertelendi.



MESEM usulsüzlüğü davasında 3 sanık tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, ligde kalma mücadelesini sürdürüyor Karşıyaka Basketbol, 28. haftada Erokspor’u 68-67 mağlup ederek galibiyet sayısını 8’e çıkarıp ligde kalma umutlarını sürdürdü. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 28. hafta karşılaşmasında iç sahada Erokspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 68-67’lik galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 8’e çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma umutlarını sürdürdü. Üst üste üçüncü galibiyetini alan Karşıyaka Basketbol, 526 gün aradan sonra ilk kez üçte üç yapmayı başardı. "Hak eden taraf bizdik" Karşıyaka Basketbol Başantrenörü Ahmet Kandemir, Erokspor maçına dair önemli açıklamalarda bulundu. Maça planladıkları gibi başladıklarını söyleyen Kandemir, "Rakibimizin yüksek skor potansiyeline sahip bir takım olduğunu biliyorduk ve bu nedenle maçı daha düşük tempoda, kontrollü bir oyunla kazanmamız gerektiğinin farkındaydık. Nitekim karşılaşmanın büyük bölümünde oyunun kontrolü bizdeydi. Ancak maçın son anlarında oyuncularımız üzerinde oluşan baskı, özellikle kritik ribaundlarda yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle rakibin yeniden oyuna ortak olmasına yol açtı. 23 maç kazanamayan, uzun süredir galibiyet alamayan bir takım olmanın getirdiği psikolojik yük ve motivasyon eksikliği, bu tür anlarda daha fazla hissediliyor ve toparlanmayı zorlaştırıyor. Son pozisyonda şansın da bizim yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, maçın genelinde ortaya koyduğumuz mücadele ve oyun disipliniyle galibiyeti hak eden tarafın biz olduğuna inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Ankara 50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye’den 19 müze tek sergide buluştu ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Roma’nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran’da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma’nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran’da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.