GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:19

Malpraktis davalarında rücu sürecinde hekimler lehine kritik düzenleme

A
A
A
Malpraktis davalarında rücu sürecinde hekimler lehine kritik düzenleme

Malpraktis davalarında kamu hekimlerine yönelik rücu uygulamalarına ilişkin belirsizlik giderildi. Yeni düzenlemeyle, zararla illiyet bağı bulunmayan ve sonuca etkili olmayan mahkumiyetler rücu sebebi sayılmayacak.


HEKİMSEN’in girişimleri ve AL-KON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban’ın yürüttüğü temaslar sonucunda, malpraktis davalarında kamu hekimlerine yönelik rücu uygulamalarında önemli bir hukuki netlik sağlandı. 2022 yılı öncesinde, malpraktis davalarında Sağlık Bakanlığı tarafından ödenen tazminatlar kamu hekimlerine rücu edilebiliyordu. Dava idareye açılmasına rağmen ödenen tazminat bedeli ve yargılama giderleri hekime yansıtılabiliyordu. 2022’de yapılan düzenleme ile tıbbi işlem ve uygulamalardan kaynaklanan tazminatların hekime rücu edilebilmesi için, kasten işlenmiş bir suçtan kesinleşmiş ceza mahkumiyeti şartı getirilmişti. Ayrıca rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, kusur durumunu gözeterek Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun karar vereceği hükme bağlanmıştı. Ancak uygulamada önemli bir belirsizlik devam ediyordu. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 257/2. maddesi kapsamında, "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan verilen ve zararla illiyet bağı bulunmayan mahkumiyet kararlarının rücu sebebi yapılıp yapılmayacağı net değildi. Sonuca etkili olmayan durumlarda dahi mahkumiyet kararının rücu tehdidi oluşturması, kamu hekimleri açısından ciddi bir risk olarak değerlendiriliyordu.



Belirsizlik giderildi


HEKİMSEN’in talebi doğrultusunda Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu belirsizlik giderildi. Yeni düzenlemeye göre, zararla illiyet bağı bulunmayan ve sonuca etkili olmayan durumlarda, TCK 257/2 kapsamında verilen mahkumiyetler rücu sebebi yapılmayacak.



"Bu önemli hukuki güvencedir"


Konuya ilişkin açıklamada bulunan AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, kamu hekimlerinin hukuki belirsizlik altında çalışmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, sonuca etkili olmayan durumların rücu tehdidi oluşturmasının savunmacı tıbbı artırdığını ve sağlık sistemini zorladığını ifade etti. Kurban, yapılan düzenlemenin hekimler açısından önemli hukuki güvence sağladığını vurguladı. Kurban ayrıca, düzenlemenin önemli kazanım olduğunu ancak hem kamuda hem özel sektörde çalışan tüm hekimler için kapsamlı ve kalıcı güvencenin ancak Hekimlik Meslek Kanunu ile mümkün olacağını kaydetti.


HEKİMSEN tarafından, hekimlik mesleğinin hukuki güvence altına alınması ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.



Malpraktis davalarında rücu sürecinde hekimler lehine kritik düzenleme

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş: "Bu yıl yüzleri güldürecek bir tablo mevcut" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Bu yıl kar yağışı geçen yıla kıyasladığımız zaman yüzde 100’den daha fazla bir artış olduğunu görüyoruz. Bu yıl yüzleri güldürecek bir tablo mevcut" dedi. Geçtiğimiz yaz aylarında küresel iklim değişimin bir sonucu olarak buharlaşmanın yüksek olması ve yağışların yaşanmaması nedeniyle Van Gölü’nün suyunda gerileme yaşanmıştı. Kentte özellikle kurak geçen dönemlerin ardından bu yıl etkili olan yoğun kar yağışı, su seviyesi düşen Van Gölü ve çevresindeki su kaynakları için umut oldu. Uzmanlar, kar şeklindeki yağışların, buharlaşma nedeniyle çekilen göl sularının beslenmesi ve barajların dolması açısından çok önemli olduğunu belirtiyor. "Van Gölü kapalı bir havza tek su girdisi yağmur ve kardan oluşuyor" Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Son yıllarda ülkemiz genelindeki sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi haliyle her yerden kuraklık haberleri alınmasına neden oldu. Bu noktada Van Gölü havzası çok kırılgan yerlerden birisi çünkü kapalı bir havza. Dışarıdan havzaya hiçbir su girdisi yok. Çünkü Van Gölü havzasına tek su girdisi kışın yağan kar ve yağmur yağışlarından oluşuyor. Bunun dışında havzaya tek bir su girdisi mevcut değil. Havzanın bütün su bütçesinin temelini kar ve yağmur yağışları oluşturuyor. Bu yüzden kış aylarında herkes bu seneki kar yağışı yeterli mi, değil mi diye düşünüyor. Çünkü kışın yağan karlar dağların doruklarında birikerekten yaz aylarındaki su depolarını oluşturuyor. Buradaki karlar yaz aylarında yavaşça eriyerek akarsuları besliyor. Akarsular çiftçinin ürününe dönüşüyor. Balıkların üreme habitatını oluşturuyor. Bu sene geçen seneye kıyasladığımız zaman sonuçlar çok daha iyi. Yüzleri güldürecek bir tablo mevcut" dedi. "Geçen yıl son yılların en böyle kurak yıllarından biri geçirmiştik" Etkin bir yönetimine dikkati çeken Akkuş, "Geçen yıl son yılların en böyle kurak yıllarından biri geçirmiştik. Geçen yılki özellikle şubat ayındaki yağışlar uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 60’a yakın bir azalma göstermişti. Fakat bu yılı geçen yılla kıyasladığımız zaman yüzde 100’den daha fazla bir artış olduğunu görüyoruz. Bu yıl kar yağışı çok çok daha yüksek, çok çok daha su yönünden bereketli bir yıldaydı. Özellikle önümüzdeki günlerde dağlardaki karların erimesiyle beraber derelerin daha da coştuğunu göreceğiz. Barajların biraz daha dolduğunu göreceğiz. Elbette ki bu sevindirici bir durum. Fakat etkin bir su yönetiminiz yoksa ne kadar kar yağarsa yağsın o su size yetmeyecektir. Dolayısıyla ümit ediyoruz ki her yıl bu şekilde havza bol kar yağışı alır. Ve önümüzdeki yıl kuraklıkla karşı karşıya kalmayız" ifadelerini kullandı.
Kütahya Hisarcık’ta "Gençlik ve Eğitim" konulu konferans Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde "Gençlik ve Eğitim" konulu konferans düzenlendi. Kütahya İl Müftüsü İrfan Açık’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, Hisarcık İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Program, 2015 yılında Kuveyt’te düzenlenen Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda dünya birincisi olan Ayasofya-i Kebir Camii İmam Hatibi Hafız Ferruh Muştuer’in Kur’an tilavetiyle başladı. Gençlerin toplumsal hayata katılımı, eğitim süreçleri, kişisel gelişimleri, akademik başarıları ve geleceğe hazırlanmaları amacıyla düzenlenen konferansta konuşan İl Müftüsü İrfan Açık, hayatın bir "mülk" değil "emanet" olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İnsanların sahip oldukları makamların, rollerin ve yaşamın kendisinin bir emanet olduğunu belirten Açık, bu emanete sahip çıkmanın önemine dikkat çekti. Müftü Açık, ayrıca gençlerin arkadaş çevresinin büyük önem taşıdığını ifade ederek, ailelere çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini dikkatle takip etmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu sürecin kırıcı olmadan, anlayış ve rehberlik yoluyla yürütülmesi gerektiğini söyledi. Konferansa İlçe Müftüsü Hüseyin Demirci, Hisarcık Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burak Kavaslar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kilitci, okul müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Program Müftü İrfan Açık’ın yaptığı dua ile sona erdi.