SPOR - 23 Şubat 2026 Pazartesi 19:42

Kocaelispor, Beşiktaş maçının hazırlıklarına başladı

A
A
A
Kocaelispor, Beşiktaş maçının hazırlıklarına başladı

Kocaelispor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Beşiktaş ile oynayacağı maçının hazırlıklarına başlarken, antrenman öncesi Botond Balogh, "Beşiktaş güçlü rakip. Ama biz aynı yaklaşımla, kupa maçındaki gibi oynayacağız" dedi.


Kocaelispor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Beşiktaş’ı konuk edecek. Cumartesi günü saat 16.00’da Kocaeli Stadyumu’nda oynanacak karşılaşmanın hazırlıklarına başlayan yeşil-siyahlılar haftanın ilk antrenmanını gerçekleştirdi. Bir süredir tedavisi nedeniyle takımdan uzak kalan kaleci Aleksandar Jovanovic takımdan ayrı çalışırken, ilk maçında sakatlanan Mahamadou Susoko ve Rze maçı öncesinde sakatlanan Tayfur Bingöl de takımla birlikte çalışmalara katıldı. Sezonun ilk maçında ön çapraz bağlarından sakatlanan Mateusz Wieteska’nın da tesislere döndüğü ve bireysel çalışmalara başladığı görüldü. Körfez Brunga Tesisleri’ndeki antrenmandan önce takımın savunmacılarından Botond Balogh basın mensuplarının sorularını yanıtladı.



"Olması gerekenden kötü oyun sergiledik"


Rize deplasmanındaki mağlubiyeti değerlendiren Botond Balogh, "Benim ve tüm takım aslında performansının yeterli olmadığını söyleyebilirim. Olması gerekenden ve yapabileceğimizden kötü bir oyun sergiledik ama bunun üzerine düşünmemiz gerekiyor. Daha önceki iyi oynadığımız dönemde, iyi yaptıklarımızı nasıl tekrar yapabileceğimize dair çalışmamız gerekiyor" dedi.



"Günün sonunda bu hocanın kararı"


İlk 11’de yer bulma konusunda kesintiye uğramasına dair yöneltilen soruya genç oyuncu, "Bu normal bir durum. Tabii ki her oyuncu oynamak ve ilk 11’de olmak ister. Günün sonunda bu hocanın kararı. Ben sadece işime odaklanıp fırsat geldiğinde de o formayı giydiğimde her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Tabii ki bu futbol; her hafta aynı oyuncular oynamıyor. Aynı zamanda takım da yalnızca 11 kişiden ibaret değil. Burada biz kalabalık bir grubuz. İyi performans gösteren, iyi oynayan o hafta şans buluyor" yanıtını verdi.



"Kupa maçındaki gibi oynayacağız"


Beşiktaş maçıyla ilgili olarak Botond Balogh, "Beşiktaş güçlü bir rakip. Göztepe’ye karşı da 4-0’lık galibiyet aldılar. Ama biz aynı yaklaşım ve mantaliteyle devam edeceğiz. Kupa maçında nasıl oynadıysak onlara o şekilde oynayacağız" şeklinde konuştu.



"Buraya ayak uydurdum"


Türkiye’de faul ve penaltı çalınan pozisyonlara İtalya’da aynı kararların verilip verilmemesiyle ilgili olarak kendi performansı üzerinden yöneltilen soruya ise Balogh, "Özellikle Başakşehir maçındaki pozisyondan sonra kendi kendime ‘Bu nasıl penaltı olur?’ dedim. Ayrıca tabii ki İtalya’da bazı şeylerin biraz daha farklı olduğunu söyleyebilirim. Ama ben buraya da alıştım, ayak uydurdum ve buraya uygun oynamaya çalışıyorum. İşin sonunda kararları hakemler veriyor" dedi.



"Burada olmaktan mutluyum"


Sonraki sezon Kocaelispor’da kalmak isteyip istemediğine dair ise Botond Balogh, "Bu yalnızca bana bağlı olan bir şey değil. Öncelikle kulüplerin kendi arasında bir anlaşmaya varması gerekiyor. Daha sonra da benim bir anlaşmaya varmam lazım. Ama ben burada olmaktan mutluyum" ifadelerini kullandı.



"Onların sayesinde hep daha iyi oynuyoruz"


Taraftarı cumartesi günü oynanacak maça davet eden Balogh, "Taraftarımız çok özeller. Bizi her zaman destekliyorlar. Biz evde onların sayesinde hep daha iyi oyun sergiliyoruz. Özellikle evde oynadığımızda gerçekten 12. Adam sahada varmış gibi hissediyoruz" sözlerini kaydetti.



Kocaelispor, Beşiktaş maçının hazırlıklarına başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’nin tanıtımı toplantıda konuşuldu Kırıkkale’nin tanıtımı ve turizm potansiyelini arttırmak amacıyla gerçekleştirilen toplantıda planlanan çalışmalar masaya yatırıldı. Kırıkkale Valiliği koordinasyonunda Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri başkanlığında, Kırıkkale Belediyesi, İl Özel İdaresi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Ahiler Kalkınma Ajansı, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği başta olmak üzere turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör paydaşlarının katılımıyla yapıldı. Toplantıya Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Destinasyon Uzmanı da katılım sağlayarak Kırıkkale’nin tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda özellikle "Gezsen Kırıkkale" ve "Go Kırıkkale" sosyal medya hesapları üzerinden yürütülen dijital tanıtım faaliyetleri, içerik üretim süreçleri ve elde edilen etkileşim sonuçları paylaşıldı. Toplantıda, Kırıkkale ve ilçelerinin tanıtım faaliyetlerinin daha etkin ve uyumlu bir çerçevede yürütülmesi, yerel çalışmalar ile ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetleri arasında güçlü bir eşgüdüm sağlanması, destinasyonların marka değerinin artırılması ve iletişim süreçlerinin geliştirilmesi konuları ele alındı. Turizm ürün ve deneyimlerinin dijital görünürlüğünün artırılması, içeriklerin güncel tutulması, turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi ile tanıtıma uygun hale getirilmesi yönünde yapılabilecek çalışmalar da toplantıda değerlendirildi. Paydaşlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, yönetim ve stratejik planlama kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir destinasyon yönetimi modelinin oluşturulması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu aracılığıyla hedef odaklı, iş birliğine dayalı ve sonuç üretmeye yönelik çalışmaların artırılması, Kırıkkale’nin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi ve sürdürülebilir turizm yaklaşımının güçlendirilmesi yönünde kararlılığın vurgulandığı toplantıda, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve ortak tanıtım yaklaşımının benimsenmesi yönünde atılacak adımların belirlendi.
Düzce Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla görülüyor Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, Multipl Skleroz (MS) hastalığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. MS’in genellikle yaşamın en üretken ve aktif olduğu 20 ile 40 yaşları arasında ortaya çıktığını kaydeden Mehmet Hamamcı, "Ancak çocukluktan yaşlılığa kadar her dönemde görülme ihtimali vardır. Genç erişkinlerde travma dışı nörolojik engelliliğin en yaygın nedenlerinden biridir. Cinsiyet bazında baktığımızda, kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görüldüğünü biliyoruz" şeklinde konuştu. Hastalığın ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşiminin söz konusu olduğunu ifade eden Hamamcı, "MS doğrudan bir ebeveynden çocuğa geçen kalıtsal bir hastalık değildir; ancak genetik bir yatkınlık zemini vardır. Yatkınlığa sahip kişilerde D vitamini eksikliği, bazı viral enfeksiyonlar ve özellikle sigara kullanımı gibi çevresel tetikleyiciler eklendiğinde hastalık süreci başlayabilir" diye konuştu. Her bireyde farklı görülüyor Hastalığın her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabildiğini, bu yüzden zaman zaman "bin bir suratlı hastalık" olarak da anıldığını dile getiren Doç. Dr. Hamamcı, "Ancak en sık karşılaştığımız ilk belirtiler arasında; bir gözde ani görme kaybı veya bulanık görme, kol veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güç kaybı, dengesizlik, çift görme ve açıklanamayan aşırı yorgunluk hali yer alır" dedi. "Başarıyla uyguluyoruz" "Tıbbi anlamda MS’i vücuttan tamamen ortadan kaldıran ‘kesin bir tedavi’ henüz bulunmuş değildir" diyen Hamamcı, "Ancak günümüzde MS, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir. Tedavi sürecinde; atak dönemlerinde uyguladığımız yüksek doz kortizon ve/veya plazmaferez (kan temizlenmesi/filtrelenmesi) tedavilerinin yanı sıra, hastalığın seyrini değiştiren, yeni atakları ve kalıcı hasarları önleyen çok sayıda yeni nesil koruyucu ilacımız (haplar, iğneler, akıllı moleküller) mevcuttur. Düzce halkına büyük bir mutlulukla söyleyebilirim ki MS tedavisi, tıpta ve nörolojide en hızlı gelişen alanlardan biridir ve üniversitemizde bu tedaviler uygulanabilmektedir. Örnek vermek gerekirse; Düzce Üniversitesi olarak dirençli ataklarda veya ağır seyreden durumlarda hayati önem taşıyan ‘plazmaferez’ tedavisini de başarıyla uyguluyoruz. Bu imkânlar sayesinde hastalarımızın başka şehirlere gitmesine gerek kalmadığı gibi, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu. "Erken başvuru ve sıkı takip önemli" Nörolojide "zaman beyindir" yaklaşımıyla hareket ettiklerini kaydeden Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "Erken başvuru ve sıkı takip, hastanın gelecekteki bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin en büyük garantisidir. Bu yüzden hastamız bize akut bir atak (ani görme kaybı, güç kaybı vb.) ile başvurduğunda, atağa yönelik tedaviye hemen başlarız. Amacımız, o andaki hasarı en kısa sürede durdurmak ve mümkünse tamamen geriye döndürmektir. Diğer taraftan, MS’in belirtileri başka birçok hastalıkla benzerlik gösterebilir. Bu nedenle ‘kesin MS’ diyebilmek için, o şikâyetlere yol açabilecek diğer tüm hastalık ihtimallerini tek tek incelememiz gerekir. Hastanın uzun süre kullanacağı koruyucu ilaçlara karar vermek için MS tanısının netleşmesi şarttır. Bu aşamada bazen zaman alan, çok titiz bir ‘ayırıcı tanı’ süreci yürütürüz. Bu nedenle hastalarımızın belirtileri fark ettikleri anda bize başvurması hayati önem taşır. Çünkü biz, bir yandan hastamıza acil tedavisini verirken, diğer yandan ayırıcı tanı sürecini başlatmak isteriz. Eğer bir hastamız başvurduğunda uluslararası tanı kriterlerini henüz karşılamıyorsa, onu yakın takip sürecine alıyoruz. Böylece süreci en başından kontrol altında tutarak kalıcı hasar oluşmadan müdahale etme şansı yakalıyoruz. Özetle; bir yandan hastamızın şikâyetlerini acil olarak dindirmeye çalışırken, diğer yandan akademik bir titizlikle en doğru tanı ve koruyucu ilaçlara karar vermeye çalışıyoruz" diye belirtti. Yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın tedavisine katkısına da değinen Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "İlaçlar tedavinin bel kemiğiyse, yaşam tarzı da onu destekleyen kaslardır. Hastalarımıza Akdeniz tipi, taze sebze ve omega-3 ağırlıklı bir beslenme öneriyoruz. Ayrıca işlenmiş gıdalardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. D vitamini seviyelerini optimal düzeyde tutmak çok kritik. Sigara, MS’in en büyük düşmanlarından biridir ve kesinlikle bırakılmalıdır. Ayrıca yüzme ve yoga gibi vücut ısısını aşırı artırmayan egzersizler, kas gücünü korumak için çok değerlidir." ifadelerine yer verdi. "MS sizin hayatınızı değil, siz MS’i yönetirsiniz" MS hastalarına ve yakınlarına tavsiyelerde bulunarak açıklamasını tamamlayan Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "Öncelikle şunu tüm kalbimle söylemek isterim: MS tanısı almak, adımlarını bilimsel bir titizlikle planlayacağımız yeni bir yaşam yolculuğunun başlangıcıdır. 20-30 yıl öncesinin karamsar tabloları, gelişen modern tedaviler sayesinde büyük ölçüde geride kaldı. Bugün elimizde çok güçlü tıbbi seçenekler ve derin bir bilgi birikimi var. Bu yolculuğun her durağında, her virajında; en ufak bir endişenizde bile biz sizinle yan yana olacağız. Unutmayın ki bu süreçte asla yalnız değilsiniz. Tüm ekibimizle birlikte, her başarınızda gururlanmak, zorlandığınızda ise yanınızda olmak için buradayız. Moralinizi ve yaşam enerjinizi yüksek tutun; çünkü sizin inancınız, modern tıp ve kararlılıkla birleştiğinde, MS sizin hayatınızı değil, siz MS’i yönetirsiniz" şeklinde konuşmasını tamamladı.