ASAYİŞ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:40

Başakşehir’de kuyumcuda soygun girişimi: İşletme sahibinin çığlıklarıyla kaçtılar

A
A
A
Başakşehir’de kuyumcuda soygun girişimi: İşletme sahibinin çığlıklarıyla kaçtılar

İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bir kuyumcuya soygun amacıyla giren 2 şüpheli, işletme sahibinin müdahalesi ve yardım çığlıkları üzerine panikleyerek kaçtı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerden biri polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.


Olay, Başakşehir ilçesi Kayabaşı Mahallesi’nde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, iş yerine giren 2 kişi soygun girişiminde bulundu. Durumu fark eden işletme sahibinin bağırarak yardım istemesi üzerine şüpheliler, soygunu gerçekleştiremeden iş yerinden çıkarak uzaklaştı. Yaşanan anlar iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde şüphelilerin kuyumcuya girdiği, işletme sahibinin bağırması üzerine panikleyerek kaçtıkları anlar yer aldı. İhbar üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, olayla ilgili çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerden biri yakalanarak gözaltına alındı.



Başakşehir’de kuyumcuda soygun girişimi: İşletme sahibinin çığlıklarıyla kaçtılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yüksek riskli hematolojik kanserlerde kemoterapiyi tarihe karıştıracak tedavi: CAR-T Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, özellikle yüksek riskli hematolojik kanserlerde CAR-T tedavisi gibi hedefe yönelik tedavilerin ön plana çıktığı kemoterapisiz bir sürece önümüzdeki yıllarda gidilebileceğini söyledi. Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılı kapsamında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT), 16-18 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin önde gelen bilimsel organizasyonları arasında yer alan kongreye, 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra temel bilimci hekimler ve araştırmacılar katıldı. CAR-T hücre tedavisi Kongrede, son yıllarda özellikle hematolojik kanserlerin tedavisinde öne çıkan CAR-T hücre tedavisi de gündeme geldi. Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bu yönteme ilişkin, Hastaların kanserle savaşan T hücrelerini laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirerek tümör hücrelerini tanıyabilir hale getiriyoruz. Daha sonra çoğaltılan bu hücreler hastaya yeniden verilerek kanser hücreleriyle mücadele sağlanıyor" dedi. Tedavinin bazı yan etkiler barındırabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Özgür Mehtap, "Özellikle nörolojik toksisite ve sitokin salınım sendromu gibi durumlarla karşılaşılabiliyor ancak dirençli hastalıklarda etkili olduğu gösterildi" ifadelerini kullandı. Türkiye’de de uygulanmaya başlanan CAR-T hücre tedavisinin önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Mehtap, tedavinin şimdilik seçilmiş hastalarda kullanıldığını belirtti. "İleride kemoterapisiz tedavi seçeneklerinin geliştiği bir döneme girilebilir" Gelecekte tedavi yaklaşımlarının değişebileceğine işaret eden Prof. Dr. Mehtap, "Özellikle yüksek riskli hastalarda kemoterapisiz tedavi seçeneklerinin geliştiği, hedefe yönelik tedavilerin ön plana çıktığı bir sürece ileride girilebilir. Bu gelişmeler hastaların sağ kalım oranlarını artıracaktır" değerlendirmesinde bulundu. Yüksek maliyetine rağmen ilerleyen dönemde tedavinin daha yaygın hale gelebileceğini kaydeden Prof. Dr. Özgür Mehtap, Türkiye’de bu alanda atılan adımların önemine dikkati çekti. (SM-
Şanlıurfa Şanlıurfa badem yetiştiriciliğinde Adıyaman ile yarışıyor Türkiye’de Antep Fıstığının en çok yetiştirildiği il olan Şanlıurfa, badem yetiştiriciliğinde de adından söz ettirmeye başladı. Daha önce badem yetiştirilmeyen Şanlıurfa, şu anda Adıyaman’ın ardından ikinci sıraya yerleşti. İkinci sıraya yükseldi Dünyada en çok badem üretilen ülkeler arasında ilk 5’te yer alan Türkiye’de 2025 yılı verilerine göre 126 bin 372 ton badem üretildi. Türkiye’de ise zirvede Adıyaman yer alıyor. Adıyaman’da geçen yıl yaklaşık 30 bin ton badem üretildi. Daha önce badem üretiminin yapılmadığı ve Türkiye’de en çok Antep Fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa ise son yıllarda bademe yöneldi. Özellikle Hilvan ilçesindeki boş araziler, badem ağaçlarıyla dolup taştı. Bu da üretime yansıyarak Adıyaman’ın ardından 2’nci sıraya yükselmelerine neden oldu. Badem yetiştiriciliği yapılan alanı 70 bin dekara ulaşan Şanlıurfa, Mersin’i geride bırakarak ülkedeki badem yetiştirme alanının yüzde 10’unu eline geçirdi. Toplam 136 bin dekar alanda 1 buçuk milyonu meyve veren olmak üzere 2 buçuk milyon badem ağacının varlığı tespit edilen Şanlıurfa’da geniş ve verimli araziler üretim alanının her geçen gün artmasını sağlıyor. Kuru tarımdan badem üretimine Yaklaşık 22 bin dönümlük badem yetiştirme alanına sahip olan kırsal İlhan Mahallesinde, kuru tarım yerini tamamen badem üretimine bıraktı. Buğday, arpa, mercimek gibi hububat ürünlerinden yeterli verimi alamayan mahalleli, çözümü badem ekiminde buldu. Ağaçların yağış olmadan da yetişebildiğini söyleyen kırsal İlhan Mahalle Muhtarı Mahmut İlhan, "Yılbaşından bu yana birkaç defa kar yağdı. Neredeyse 25 santimetreye kadar yerde kar vardı. Ardından Şubat ayı yağışlı geçti. Mart ayı da yağışlı geçti. Şu anda Nisan ayındayız ve halen yağış devam ediyor. Yağışlar olmadığında, sulama olmadığında biz ağaç ekimine döndük. Ağaçlar masrafsızdır. Çok yağış olmasa da kendini yetiştirebiliyor, kendini kurtarabiliyor" dedi. Erken verim bademe yöneltti Badem yetiştiriciliği yapan Abdullah İlhan, "Bölgemiz, özellikle köyümüz kuru tarım olduğundan dolayı son zamanlarda arpa, buğday ve mercimekten, girdiler ve kuraklıktan dolayı bir verim alamıyoruz. Son 15-20 yıldır bizim köyde bahçe ekimi yapılmaya başlandı. Bizim köy 24 bin dönüm ve sadece 2 bin dönümünde bahçe ekilmedi, kuru tarım yapılıyor. Geriye kalan ise bahçeye döndü. En çok da badem ekildi. Badem ekilme sebeplerinden biri de erken verim elde edilmesidir" ifadelerini kullandı. Badem bahçeleri için arıcıları getiriyorlar Türkiye’deki bir çok arıcıyı davet ettiklerini söyleyen kırsal Apaydın Mahalle Muhtarı Hüseyin Çakmak, "Bizim bu bölge susuz olduğu için buğday ve arpa ekimini bıraktık, badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda Türkiye’de ilk 3’e girdiğimizi düşünüyorum. Suyumuz olmadığı için badem ve fıstığa yöneldik. Şu anda bizim Apaydın ve Çakmak kırsal mahalleri tamamen badem ve fıstık ağacı. Şu anda biz badem ekiyoruz. Badem için arı yetiriyoruz. İnşallah bundan sonra bademin sayesinde arıcı da olacağız. En iyi balı da bu bölgede üreteceğiz" diye konuştu.
Kayseri Şehir merkezine inen tilki kimseye aldırış etmeden karnını doyurdu Kayseri’de aç kalınca şehir merkezine inen tilki, bir kurs merkezinin önüne koyulan mama kabından karnını doyurdu. Kurstaki çocuklar ve öğretmenler ise tilkiyi ilgiyle izledi. Kayseri’de sanat kursu sahibi Sevgi Kendirli, işletmesinin önüne sokak hayvanları için kulübe yaparak, içerisine de karınlarını doyurmaları için su ve mama koydu. Koyulan mama kabından sokaktaki kedi ve köpeklerle birlikte şehir merkezine inen bir tilki de karnını doyurdu. Kursta bulunan öğretmenler ve küçük öğrenciler hayretle tilkiyi izlerken, tilki kendisini izleyenlere aldırış etmeden karnını doyurmaya devam etti. Tilkinin karnını doyurduğu ve kurs etrafında gezdiği anlar ise Kendirli tarafından cep telefonu ile kaydedildi. Şehir merkezinde tilki görmenin kendilerini çok şaşırttığını söyleyen kurs sahibi ve usta öğretici Sevgi Kendirli, "Cuma akşamları biz resim kursu veriyoruz ilkokul çağındaki çocuklarımıza. Burada resim kursumuz esnasında bir de dönüyor bakıyor ki çocuklar, dışarıya koyduğumuz mama kabından tilki mama yiyor. Bizimle göz göze geldi tilki. O kadar heyecan verdi ki. Biz aslında yıllardır duyarlı vatandaşlarımızın aldığı mamaları kapımızın önüne koyuyorduk. Bu mamalardan işte karıncalar nasipleniyor, kargalar nasipleniyor, güvercinler nasipleniyor. Hatta sokakta biz hiç köpek görmedik, bir gün döndük ki çoban köpeği gelmiş yiyor. Çoban köpeğine çok şaşırmıştık ama tilki göreceğimiz hiç aklımıza gelmemişti. Tilkiyle göz göze geldik. Tilki bizi gördüğü halde o kadar açtı ki mama yemeye devam etti. Bu da bizi çok şaşırttı. Çocuklar bunun arkasına o kadar sevindiler ki, halay çektiler yani. Bir taraftan heyecanlandık, sevindik, mutlu olduk koyduğumuz mamalardan nasiplendikleri için. Manevi olarak huzur duyduk ama bir taraftan da üzüldük. Yani biz onların alanlarını kaplamışız meğer yüksek yüksek binalarla. Yani üzüldüm bir taraftan da. O kadar aç kalmışlar ki şehre inmişler. Yine geçen sabah bu olayın arkasından iki gün sonra tekrar iş yerimin kapısını açarken birazcık ileride, 2-3 metre ilerimde su içiyordu. Bu derece şehirleşmiş yaban hayvanları. Onlar da nihayetinde bir can. İş yerinin önüne mama koymak, görüntüyü kirletiyor diye sakınıyorlar. Ne olacak ki süslü bir kapla mama koyun. Yani süslü bir kulübe yapın. Kulübeye gerçi girmiyorlar ama mamaların mutlaka kokusunu alıp geliyorlar. Vicdanen insan önce kendine iyilik yapıyor, vicdanını rahatlatıyor böyle durumlarda" dedi.
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Nisan ayında arttı Nisan ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 146 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Nisan ayında FHGE, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile hizmetlere olan talebin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin güçlendiği, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin sınırlı zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise sınırlı arttığı gözlendi. Kârlılığa ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda kârlılıkta artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda kârlılıkta artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki döneme kıyasla zayıfladığı gözlendi. 2026 yılı Nisan ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 8,7, 0,1 ve 0,7 puanlık artış olduğu gözlendi.
Adıyaman Depremzede çocuklar müzikle moral buluyor Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen "Müzikle Umut Projesi", Adıyaman’da depremzede çocukların moral bulmasını sağlıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığının Öğrenci İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 3. dönem projeleri kapsamında hibe almaya hak kazanan "Müzikle Umut Projesi" ile öğrenciler için çeşitli etkinlik gerçekleştiriliyor. Adıyaman Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Topluluğu üyeleri Vatan İlkokulunda müzik odaklı bu etkinliği gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 üniversite öğrencisi bugüne kadar 4 okulda yaklaşık bin öğrenciyle buluştu. Bundan sonra iki okul daha bu etkinlik gerçekleştirilecek. Çeşitli oyunlarında oynandığı etkinlikte, üniversiteli gençler tarafından seslendirilen şarkılar ve gerçekleştirilen müzik etkinlikleriyle çocuklar keyifli anlar yaşıyor. Deprem bölgesinde yaşayan çocukların müzik aracılığıyla moral ve motivasyonlarını artırmak ve onların deprem sonrası psikolojilerini müzik ile aşmalarını sağlamak amaçlanıyor. Etkinlikle ilgili bilgi veren Gençlik Merkezi Lideri Onur Coşkun, "Okuldaki öğrencilerle buluşuyoruz. Mini konser tarzında, keman gitar. Üniversite bünyesinde ki bütün öğrenci arkadaşlarımız gelip burada kendilerince konser yapıyorlar. Ayrıca bunlar haricinde yüz boyama, mini okçuluk, boks, el baskısı yüz boyama buna benzeyen bir çok faaliyetimiz oluyor. Burada ki asıl amacımız deprem sürecini atlattıktan hemen sonra psikolojik açıdan iyi olmaya çalışan insanlara destek vermek" diye konuştu.