GÜNDEM - 01 Eylül 2025 Pazartesi 14:24

Kocaeli’nin "çınarları" ikinci baharlarını kulüpte yaşıyor

A
A
A
Kocaeli’nin "çınarları" ikinci baharlarını kulüpte yaşıyor

Kocaeli’de ileri yaştaki vatandaşların hayatına hareket ve anlam katmak amacıyla hizmete sunulan Saygınlar Kulübü, 60 yaş ve üzeri bireylerin uğrak noktası oluyor.


Büyükşehir Belediyesi tarafından "Birlikte Öğreniyor, Birlikte Güçleniyoruz" mottosuyla faaliyet gösteren kulüp, 60 yaş ve üzeri vatandaşlar için bir buluşma ve aktivite merkezi işlevi görüyor. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören merkez, üyelerine "ikinci baharlarını" yaşayacakları sıcak bir yuva ortamı sunuyor.



Sağlıktan sanata her şey düşünüldü


Saygınlar Kulübü’nde üyeler, güne tansiyon ve şeker ölçümü gibi temel sağlık kontrolleriyle başlarken, gün içinde uzmanlar eşliğinde fiziksel egzersiz programlarına katılabiliyor. Merkezde ayrıca diyabet, sağlıklı beslenme gibi konularda bilinçlendirici seminerler ve sağlık eğitimleri de düzenleniyor.


Sosyalleşmenin ön planda tutulduğu kulüpte, üyeler için gazete ve kitapların yer aldığı bir okuma köşesi, satranç ve tavla gibi akıl oyunları alanları bulunuyor. Ücretsiz çay, kahve ve simit ikramları eşliğinde sohbet etme imkanı bulan üyeler, el sanatları atölyeleri, müzik dinletileri ve kültürel geziler gibi birçok etkinliğe de katılabiliyor. Merkez ayrıca, Kocaeli’nin tarihi ve kültürel yerlerine geziler de düzenliyor.



"Saygınlar Kulübü, yaklaşık bin 300 üzerinde üyeye sahip"


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı olarak görev yapan ve Saygınlar Kulübü’nün sorumlusu olan Veysel Oti, kulübün kuruluş amacı ve faaliyetleri hakkında konuştu. Oti, "Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın teşrifleriyle Saygınlar Kulübü’nü 22 Nisan’da hizmete alındı. Saygınlar Kulübü, yaklaşık bin 300 üzerinde üyeye sahip. Burası Aktif Yaşlanma Merkezi olarak hizmet veriyor. Hem kültür sanat etkinliklerine hem de sağlıklı yaşam etkinliklerine yoğunlaştık. Amacımız, üyelerimizin aktif ve sağlıklı yaş alabilecekleri, bir araya gelip kaynaşabilecekleri bir alan oluşturmaktı" dedi.



"Pazar günleri torunlarla bir araya geliyoruz"


Saygınlar Kulübü’nü 6 topluluğa ayırdıklarını ifade eden Oti, "Torun topluluğu, sağlıklı yaşlanma topluluğu, kültür sanat topluluğu, yeşil sevenler topluluğu, beş çay topluluğu ve akademi topluluğu var. Akademi topluluğunda üyelerimizle kitap okuyor, tahliller yapıyoruz. Belirli günlerde hocalarımız gelip ‘Maziden Atiye’ etkinlikleri düzenliyor. Torun topluluğunda pazar günleri torunlarla bir araya geliyoruz. Çocuk gelişimci eşliğinde etkinlik yapıyoruz. Amaç kuşak farkından doğabilecek iletişim sorunlarını önlemek" ifadelerini kullandı.



"Her sabah egzersiz yapıyoruz"


Kulübün haftanın 7 günü sabah 10.00 ile akşam 22.00 arası hizmet verdiğini belirten Oti, "Her sabah egzersiz yapıyoruz. Ardından hemşiremiz şeker ve tansiyon ölçüyor. Geriatri, doğru ilaç kullanımı, yaşlıda ilk yardım gibi konularda bilgilendirme yapıyoruz. Aynı anda 120 kişiyi ağırlayabiliyoruz. Bahçemiz, iç mekanımız ve eğitim alanlarımız var. Eğitim saatleri dışında kütüphane olarak da kullanılabiliyor" diye konuştu.


Oti ayrıca, kulüp bünyesinde çevre temizliği, doğa yürüyüşü, vapur turu, hayat hikayesi paylaşımı gibi etkinlikler düzenlediklerini, "Saygın Hayatlar" konseptiyle uzun evlilikleri olan üyelerin tecrübelerini kayıt altına aldıklarını dile getirdi.



"Birikimi gençlerle paylaşmayı istiyorum"


67 yaşındaki emekli astsubay Ahmet Akta, "2 aydır Saygınlar Kulübü’ne geliyorum. Burası örnek bir tesis, adeta insan hazinesi. Büyüklerimizle fikir alışverişi yapıyoruz. Ben emekli astsubayım. Sonrasında Milli Eğitim’de 4,5 yıl araştırmacı olarak, ardından özel sektörde çalıştım. Birçok alanda tecrübe edindim. Bu birikimi gençlerle paylaşmayı istiyorum. İleride serbest kürsü formatında öğrencilerle buluşmayı arzu ediyorum. Buradaki tecrübeli büyüklerimizi de bu işe dahil ederek yeni kuşaklarla iletişim kurmayı planlıyoruz. Burası Türkiye’ye örnek olacak bir kurum. Çalışanlar fedakar ve ilgili. Taleplerimiz anında çözülüyor" dedi.



"97 kiloydum, kilo verdim"


Ev hanımı 67 yaşındaki Hatice Özkan, "İlkokul mezunuyum. 3-4 aydır buraya geliyorum. Çok memnunum. Burası bizim için bir eğlence mekanı oldu. 97 kiloydum, 92’ye düştüm. Yürüyüşlerle kilo vermeye devam ediyorum. Arkadaş edindik, sohbet ediyoruz, çay kahve içiyoruz. Allah razı olsun bu imkanı sağlayanlardan. Şekerim yok, tansiyonum yok, genel sağlık durumum normal. Her gün gelmeye gayret ediyorum, spor yapıyoruz, çok faydasını görüyoruz" diye konuştu.



"Sürekli burada şarkı söylüyorum"


30 yıldır müzikle uğraşan 67 yaşındaki Mustafa Arslan, "Burada Türk sanat müziği çalışmaları yapıyoruz. Uzun yıllardır müzikle uğraşıyorum, yaklaşık 30 sene oldu. KBB Başkanı Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyorum. İzmit’te de birkaç cemiyetimiz var. Burası çok iyi oldu, çalışmalar için mükemmel bir yer. Çok mutluyum, emeği geçen herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu.



"Burası benim için sosyal terapi"


Ev hanımı olan Suna Alperen, "67 yaşındayım. 2 çocuk annesiyim. Ömrüm genellikle ev içerisinde geçiyordu ancak artık buraya geliyorum. Burası benim için sosyal terapi gibi. Arkadaşlarla sohbet ediyor, açılıyoruz. Sağlığımızı kontrol ediyor, sporumuzu yapıyoruz. Gelmediğim gün kendimi hamlık hissediyorum. Buraya gelince mutlu oluyorum.


85 yaşında etkinliklere katılan Hatice Öremiş, "Allah’a çok şükür sağlıklıyım. Eşim rahmetli oldu, 3 çocuğum var. Gençlere hayırlı ömürler diliyorum" dedi.



"Tek başıma yaşıyorum"


Mukadder Çelik ise "74 yaşındayım. Ev hanımıyım ama hayatımda çocuk baktım, hasta baktım, ev işlerinde çalıştım. Sigortasız çalıştık. Eşim 13 yıl önce rahmetli oldu. 2 oğlum var, ikisi de İngiltere’de. Tek başıma yaşıyorum, kendi kendime yetiyorum. Gençlerle arkadaşlığım daha çok, onlar beni seviyor, ben de onları çok seviyorum. Gençlere tavsiyem; okusunlar, gönüllerine göre bir işle uğraşsınlar. Allah yollarını açık etsin" diye konuştu.



Kocaeli’nin "çınarları" ikinci baharlarını kulüpte yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Öğretmenlerden okullardaki şiddete ‘sahnede’ farkındalık Kayseri’de öğretmenlerden oluşan tiyatro topluluğu, okullarda öğretmenlere ve öğrencilere yönelik şiddet olaylarına karşı farkındalık oluşturmak için ‘Yarın’ isimli oyunu sahneledi. Kayseri’de 3 yıldır aynı toplulukta tiyatro oyunları sergileyen 16 öğretmen tarafından şiddet ve saldırılar sonucunda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenleri anmak ve farkındalık oluşturmak için ‘Yarın’ isimli oyun sergilendi. Öğretmenlerle beraber çocuklarının da rol aldığı oyunda toplam 30 kişi, öğrenci ve öğretmenlere uygulanan şiddete ve saldırılara dikkat çekmek için oynadı. Kayseri Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, protokol üyeleri, öğretmenler ve vatandaşlar izledi. Sergilenen oyunla ilgili bilgiler veren öğretmen ve yönetmen Yusuf Balaban, "Ülkemizde yaşanmasını bile hayal etmediğimiz olaylar yaşandı. Buna hem öğretmen olarak hem aynı zamanda veli olarak ve amatör de olsa sanatçı olarak duyarsız kalamazdık. Herkes bir şeyler yaptı. İşte bakanlığımız tedbirler aldı, emniyet tedbirler aldı. Biz de sanat açısından ne yapabiliriz noktasında düşünerek böyle bir yola girdik. Oyunu yazdık, gerekli onayları aldık, hazırlandık ve kısa sürede bu hale getirdik. Ekibimiz 3 yıldır bir arada ve hepsi Milli Eğitim’e bağlı okullarda çalışan kadrolu öğretmenlerden oluşuyor. Halk Eğitim kursuyla bir araya geldik ve farklı oyunlar sergilemeye devam ediyoruz. Ekibimiz 16 kişilik ama bu oyuna özel ekibimizde bulunan arkadaşlarımızın çocuklarını da dahil ettik. Öğrenci kısmı, veli kısmı ve öğretmen kısmı olduğu için onları da dahil ettik ve şu an yaklaşık 30 kişilik bir ekip olduk. Oyunun senaryosu bana ait. Ben yazıp yönettim. Dediğim gibi yaşanmasını hayal bile etmediğimiz olaylar yaşanıyor ülkemizde. İşte okul baskınları, öğretmen şiddetleri, birçok öğretmen arkadaşımız şehit oldu bu şekilde şiddete maruz kaldığı için. Bunlara karşı bir farkındalık oluşturmak için böyle bir çalışma yaptık. Başımıza ne gelirse gelsin her zaman bir umut vardır. Kötülükleri bu umutla yenebiliriz diye düşünüyorum. Çok heyecanlıyız. Şimdi ilk defa, hani daha önce oyunlar sergiledik ama ilk defa bize ait olan bir oyun oynayacağız. Daha önce hep başka yazarların oyunlarını oynadık. İlk defa bize ait bir oyunla ve ilk defa farkındalık gösterisi olarak bir oyuna çıkacağız. Umarım başarılı oluruz" dedi.
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.