SAĞLIK - 28 Kasım 2025 Cuma 11:00

"Kış aylarında KOAH riskine dikkat"

A
A
A
"Kış aylarında KOAH riskine dikkat"

KOAH’lı hastalar için kış aylarının ciddi riskler taşıdığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülhan Çakır, "Soğuk hava ve artan hava kirliliği KOAH hastalarının akciğer fonksiyonlarını hızla bozuyor. Basit bir nezle bile kısa sürede ölümcül bir tabloya dönüşebilir" dedi.


VM Medical Park Gebze Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülhan Çakır, KOAH hakkında açıklamalarda bulundu. Kış aylarında soğuk hava ve hava kirliliğinin KOAH’lı bireyleri daha ağır etkilediğini aktaran Uzm. Dr. Gülhan Çakır, "Soğuk hava, hava yollarını daraltır, mukus artışına yol açar ve nefes darlığı şikayetlerini belirgin şekilde artırır. Kirli hava ise iltihabı tetikleyerek enfeksiyon riskini yükseltir" diye konuştu.



Soğuk hava neden enfeksiyona davetiye çıkarıyor


Soğuk havanın solunum yollarının doğal savunmasını zayıflattığını vurgulayan Çakır, "Düşük sıcaklık, mukus ve silya hareketini yavaşlatır. Bu da mikropların kolayca tutunmasına neden olur. Soğuk ve kuru hava mukoza yapısını bozduğu için hava yolları enfeksiyona daha açık hale gelir" dedi.



"KOAH alevlenmesi ani bir kötüleşme dönemidir"


Alevlenmeyi KOAH’ın en tehlikeli dönemi olarak tanımlayan Uzm. Dr. Çakır, şunları söyledi:


"KOAH alevlenmesi, nefes darlığı, öksürük ve balgam artışının kısa sürede kötüleşmesiyle ortaya çıkar. Bu durum çoğu zaman tedavi değişikliği veya acil müdahale gerektirir. Alevlenmeler hastalığın ilerlemesini hızlandırdığı için son derece tehlikelidir."


KOAH’lı bireylerin sıradan bir nezleyi bile ağır geçirebildiğini belirten Çakır, "Basit bir grip bile hava yollarını daraltarak oksijen seviyesini düşürür. Bu durum hızla solunum yetmezliğine, hatta zatürreye yol açabilir. Kalp yükü artar ve tablo ölümcül hale gelebilir" şeklinde konuştu.



"Küçük değişimlere dikkat edilmeli"


KOAH hastalarının küçük değişimleri bile dikkate alması gerektiğini söyleyen Gülhan Çakır, "Balgam miktarı ve renginde değişiklik, öksürük ve nefes darlığının artması, ateş ve titreme enfeksiyonun en önemli belirtileridir. Semptomlar olağandan farklı seyrediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.



"Aşılar KOAH hastaları için hayati öneme sahiptir"


Zatürre ve grip aşılarının KOAH hastalarında mutlak gereklilik olduğunu dikkati çeken Uzm. Dr. Çakır, "Grip ve zatürre KOAH alevlenmelerinin en ölümcül nedenleridir. Aşılar, bu enfeksiyonların görülme sıklığını ve şiddetini belirgin şekilde azaltır. Hastaneye yatış ve ölüm riskini düşürür. Kısacası aşılar KOAH’ta hayat kurtarır" dedi.



"Ev içi hava kalitesine dikkat"


Kış aylarında kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasının KOAH’lılarda ek risk oluşturduğunu anlatan Uzm. Dr. Çakır, şu bilgileri paylaştı:


"Soba dumanı, yetersiz havalandırma ve kuru hava, bronşlarda iltihabı artırır. Bu da atak riskini yükseltir. Kaloriferin kuruttuğu hava öksürüğü artırır, enfeksiyonlar kolay yayılır."



"Evde hava kalitesini artırmak için öneriler"


Çakır, ev içi hava kalitesi ve soğuk havalarda dışarı çıkarken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda şu önerilerde bulundu:


"Günde 2-3 kez kısa süreli havalandırma yapılmalı. Nem oranı yüzde 40-50 arasında tutulmalı. Filtreler düzenli temizlenmeli. Ortam kalabalıklaştırılmamalı ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli. Hasta dışarı çıkmak zorundaysa mutlaka ağız ve burunu atkı, şal veya maske ile kapatmalı. Burundan nefes almak havanın daha iyi ısınmasını sağlar. Rüzgârdan korunmak ve soğuğa yavaş geçiş yapmak önemlidir."



"Soğuk hava akciğerlerde ’yanma’ etkisi yapabilir"


Soğuk ve kuru havanın akciğerlerde adeta yanma etkisi oluşturabildiğini belirten Uzm. Dr. Çakır, "KOAH hastalarının zaten hassas olan hava yolları soğukla daha da daralır. Bu durum şiddetli nefes darlığına ve atağa neden olabilir" dedi.



KOAH tamamen iyileşir mi


KOAH’ın geri dönüşsüz bir hastalık olduğunu da hatırlatan Çakır, "KOAH tamamen iyileştirilemez ancak uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Tedavi sayesinde semptomlar hafifler, ataklar azalır ve hastalığın ilerleyişi yavaşlatılır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Teknolojiyle görünmeyeni görünür kılan müze: Umay Müze Dünya genelinde sanal müzecilik, müze ve ören yerlerinin üç boyutlu, gerçekçi modellerle internet üzerinden gezilebilmesini sağlayarak kültürel mirası dijital ortamda da erişilebilir kılıyor. Kültürel miras ile teknolojiyi buluşturan yenilikçi bir girişim olan Umay Müze, akademik bilgi ile toplumsal etkileşim arasında güçlü bir köprü kuruyor. Kültürel değerlerin farkındalığını artırmayı ve bu değerlerle birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan Umay Müze, aynı zamanda bir Teknopark firması olarak faaliyet gösteriyor. Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) bünyesinde, Yunus Emre Kampüsü içerisinde yer alan girişim; Ar-Ge çalışmaları yürüten, müzeler için özgün içerikler geliştiren, yeni müzecilik teknolojilerini araştırıp uygulayan ve çağdaş müze tasarımları gerçekleştiren dinamik bir yapıyla çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında girişimci akademisyen, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Coşkun, Umay Müze’nin geçmişten bugüne dönüşümünü ve gelecek vizyonunu anlattı. Umay Müze, 10 yıldır müzeler üretiyor Umay Müze, 2015 yılının mayıs ayında kuruluyor. Kurulduğu günden bu yana sanal gerçeklik ve dijital müzecilik alanında önemli projelere imza atılıyor. İlk sanal gerçeklik çalışması Bursa’daki Muradiye Medresesi ile hayata geçiyor. Ardından Amorium ve Kyzikos antik kentleri sanal gerçeklikle gezilebilir hâle getiriliyor. 2016-2018 yılları arasında, sanal müzeciliğin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde gerçekleştirilen bu projeler, alanın öncül çalışmaları arasında yer alıyor. Daha yakın dönemde ise Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi sanal gerçeklik teknolojisiyle dijital ortama taşınıyor. Bunun yanında Türkiye’ye beş ila altı müze kazandırılıyor. Sarıkamış Harekâtı ve Panorama Müzesi de teknopark çatısı altında tamamlanan projeler arasında yer alıyor. Bugün gelinen noktada Umay Müze, on yılı aşkın süredir müze tasarımı ve müzecilik faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürüyor. Yüzü aşkın çalışma, onlarca müze Son on yıl içinde ATAP kapsamında yedi ana proje yürütülüyor. Bu projelerin her biri, yüzün üzerinde somut çalışmaya dönüşüyor. Projede tasarımı, uygulaması ve tüm süreçleri Umay Müze tarafından gerçekleştirilen müzeler bulunuyor. Müze içi mekân tasarımlarından uygulama süreçlerine, yapay zekâ entegrasyonlarından dijital deneyim alanlarına kadar müzeciliğin pek çok boyutunda çalışmalar yürütülüyor. Umay Müze bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriyor Umay Müze, bir Ar-Ge firması olmasının yanı sıra güçlü bir eğitim ve üretim alanı olarak da öne çıkıyor. Öğrenciler, yürütülen projelere doğrudan dâhil edilerek uygulamalı deneyim kazanıyor. Bu süreçte yetişen gençler, zamanla ekip üyesi oluyor; bir-iki yıl deneyim kazandıktan sonra ulusal ve uluslararası projelerde yer alıyor. Bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriliyor ve bu isimler bugün sanat, animasyon ve müze içerik üretimi alanlarında önemli katkılar sunuyor. Umay Müze; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılıyor NFT, Metaverse ve Blockchain gibi alanlar, müzeciliğin anlatım dilini dönüştürüyor. Umay Müze, sanat ve teknolojinin kesiştiği bu yeni alanlarda da aktif rol alıyor. Blockchain tabanlı projeler, NFT çalışmaları ve dijital oyun deneyimleriyle yeni ikonografiler üretiliyor. Clash Up adlı blockchain oyun projesi de bu yaklaşımın bir örneğini oluşturuyor. Umay Müze, müzeciliği yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlamadan; oyun, dijital içerik ve yeni medya teknolojileriyle genişleyen bir sanatsal paradigma içinde ele alıyor. Sanal müzecilikte en büyük ihtiyaç: İçerik üreten gençler Dijitalleşme, müzelerin görünürlüğünü ve etkileşimini artırıyor. Sanal müzeler, fiziksel müzelerin alternatifi olmaktan çok, onları tamamlayan yeni bir deneyim alanı sunuyor. Gelecekte VR ve AR teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sanal müzeciliğin daha da görünür hâle gelmesi bekleniyor. Bu noktada en önemli ihtiyaç, bu teknolojiler için nitelikli içerik üretebilecek insan kaynağını yetiştirmek olarak öne çıkıyor. Umay Müze, kültürel mirası yalnızca korumakla yetinmeyip onu çağın teknolojileriyle yeniden anlatmayı hedefliyor. Sanat, teknoloji ve eğitimi aynı potada buluşturan bu yaklaşım; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılan yeni nesil müzeciliğin Türkiye’deki güçlü örneklerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor. Umay Müze internet sitelerine https://vrkronos.com/ https://umaymdt.com/ adreslerinden erişim sağlanabiliyor.
Mersin Mersin’de tiyatro şöleni ‘Eyvah Nadir’ ile sona erdi Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği ’5 Gün 5 Oyun-27 Mart Dünya Tiyatro Günü Seçkisi’, ‘Eyvah Nadir’ oyunu ile final yaptı. Kongre ve Sergi Sarayında sahnelenen oyun, tiyatroseverlerden yoğun ilgi gördü. Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlenen program, 24-28 Mart tarihleri arasında sanatseverleri tiyatronun büyülü dünyasında buluşturdu. 5 gün boyunca sahnelenen 5 farklı oyunla tiyatroseverlerin yoğun ilgi gösterdiği seçki, ‘Eyvah Nadir’ adlı oyunla sona erdi. Seyircilerin de aktif olarak oyuna dahil edildiği eğlenceli sahnelerle dikkat çeken oyun, izleyicilere keyifli anlar yaşattı. "Mersinli tiyatroseverler bizi yalnız bırakmadı" Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, Dünya Tiyatro Günü Seçkisi kapsamında dolu dolu bir program gerçekleştirdiklerini belirtti. Erdönmez, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında 24-28 Mart tarihleri arasında Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında Mersinli tiyatroseverlerle bir araya geldik. Şehrin tiyatrosu olan Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 5 eseriyle yurttaşlarımızı buluşturduk" dedi. Programın yalnızca oyunlarla sınırlı kalmadığını ifade eden Erdönmez, Türkiye’nin önemli genel sanat yönetmenleri, eleştirmenleri ve ödül jürilerini de Mersin’de ağırladıklarını belirterek, "5 gün boyunca Mersinli tiyatroseverler bizi asla yalnız bırakmadı" ifadelerini kullandı. Tiyatroseverlerden teşekkür Oyunu izleyen tiyatroseverler de hem sahnelenen oyundan hem de seçkiden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Seyircilerden Zehra Esertüker, oyunu oldukça keyifli bulduğunu belirterek, seyirci katılımının oyuna ayrı bir renk kattığını söyledi. Genç izleyicilerden Elifsu Kurtuluş ise Mersin’de düzenlenen kültür-sanat etkinliklerinin gençler için önemli olduğunu belirterek, etkinliklerin gençlerin sosyalleşmesine katkı sunduğunu ifade etti. Oyunu izleyen gençlerden Uygar Eroğlu da tiyatronun eğlenceli geçtiğini belirterek yeniden izlemek istediğini dile getirdi.
Şanlıurfa Olukyanı ve Payamlı halı sahaları tamamlanıyor Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’un geçen dönem projelendirdiği ve ilçeye kazandırdığı 27 halı sahanın ardından, 25 halı sahanın daha yapımı devam ediliyor. İlçedeki kırsal mahallelere inşa edilen halı saha sayısı 52’ye ulaşırken, çocukların ve gençlerin sporla hareketli ve sağlıklı bir sosyal yaşama sahip olmaları hedefleniyor. Türkiye’nin en büyük genç nüfusuna sahip Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünün desteklerini arkasına alan Eyyübiye Belediyesi, spor yatırımlarına devam ediyor. Yapımına bu yıl başlanan 25 halı sahadan Olukyanı ve Payamlı kırsal mahallelerindeki halı sahalar tamamlanma aşamasına geldi. Mahalle sakinleri, mahallelerine yapılan halı sahaların çocukların, gençlerin hatta sporsever yetişkinlerin bile önemli bir ihtiyacını karşılayacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını belirttiler. Başkan Mehmet Kuş’a mahalle sakinleri adına teşekkür eden vatandaşlar, yapılan spor yatırımlarının memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Genç nüfusun eğitim ve spor alanında gelişmeleri amacıyla çok farklı projeler hayata geçiren ve başarılı sonuçlar elde eden Eyyübiye Belediyesi, uzun yıllar boyunca bütçesinin yarısından fazlasını eğitim ve spor yatırımlarına ayırdı. Gençlerin eğitim hayatını desteklemek amacıyla gençlik merkezleri, sınav hazırlık merkezleri, eğitim otakları kurarak ücretsiz üniversite sınavlarına hazırlık kursları veriyor. Binlerce gencin üniversite hayatına başlamasına vesile olan kursların yanında spora yönelik ise Yenice Spor Kompleksi, yarı olimpik yüzme havuzu, tenis kortu, basketbol-voleybol sahaları ve halı sahaları hizmete sunmuştu. Eyyübiye’nin genç nüfusunu geleceğe en iyi şekilde hazırlamak amacıyla desteklerinin devam edeceğini belirten Başkan Mehmet Kuş, yakın zamanda yeni bir gençlik ve kültür merkezinin de temelini atacaklarını duyurmuştu.