TEKNOLOJİ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 12:18

Patlayıcı tespitinde cep boyutuna uzanan teknoloji

A
A
A
Patlayıcı tespitinde cep boyutuna uzanan teknoloji

Kocaeli’de güvenlik güçlerinin sahadaki ihtiyacı doğrultusunda geliştirilen yerli sensör, büyük ve hantal X-ray cihazlarına alternatif olma potansiyeli taşıyor. Lazer teknolojisiyle üretilen sensör, sadece hedeflenen patlayıcıyı seçerek tespit ediyor.


Kocaeli’deki bir doktora tezi çalışmasında güvenlik güçlerinin sahada kullanabileceği hızlı, taşınabilir ve güvenilir patlayıcı tespit sistemleri ihtiyacından yola çıkılan "TNT Tabanlı Patlayıcıların Tespiti için Lazerle İndüklenmiş Grafen Sensörlerin Geliştirilmesi" projesi başarıyla sonuçlandı. Proje kapsamında lazerle indüklenmiş grafen yüzeyler özel peptidlerle modifiye edilerek, sadece TNT molekülüne tepki veren seçici bir sensör malzemesi elde edildi. Laboratuvar testlerinde farklı moleküllere tepki vermediği görülen sensör malzemesi, düşük maliyeti ve taşınabilirliğiyle dikkati çekiyor.


Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Araştırma Görevlisi Dr. Seda Kol, mevcut patlayıcı tespit sistemlerinin büyük, hantal ve maliyetli olduğunu, artan güvenlik tehditleri nedeniyle taşınması kolay ve pratik bir malzeme geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.



"Hem taşınması kolay hem de maliyeti uygun"


Çalışmanın güvenlik alanındaki ihtiyaçtan doğduğunu belirten Dr. Seda Kol, "Günümüzde ülkeler, artan güvenlik tehditleri nedeniyle savunma alanına ciddi yatırımlar yapıyor. Özellikle patlayıcıların hızlı ve yerinde ölçüm alabilmesi oldukça kritik bir durum. Bu ihtiyaç sebebiyle mevcut sistemlerde bazı engellerle karşılaşıyoruz. Özellikle yüksek maliyetli ve taşınması oldukça zor cihazlar. Biz de bu ihtiyaçları göz önünde bulundurarak hem taşınması kolay hem de maliyeti uygun, aynı zamanda herkesin uygulayabileceği pratik ama güvenilir bir sensör malzemesi geliştirmeyi hedefledik" dedi.



"Hedef molekülü kolaylıkla algılayabiliyor"


Sensörün çalışma prensibini anlatan Kol, şöyle konuştu:


"Sensör malzemesini aslında ’çok akıllı yüzeyler’ olarak tanımlayabiliriz. Biz bu yüzeyleri özel peptidlerle modifiye ediyoruz. Bu peptidler sayesinde algılamak istediğimiz hedef molekülü kolaylıkla algılayabiliyoruz. Bu şekilde üretmiş olduğumuz malzeme hem hassas hem de seçici olarak ortaya çıkıyor. Bu hassasiyet ve seçiciliği de biz aslında sensörün elektriksel bir değişimle ortaya koyuyoruz. Bu elektriksel değişim artık ortamda TNT’nin ya da hedef molekülün algılanmasını kolaylaştırıyor. TNT’yi algılamak için ilk başta grafenin yüzeyine özel bir laboratuvarda sentezlenmiş peptidleri modifiye ederek algılamayı başardık. Bu peptidler direkt TNT’yi algılıyor, farklı bir molekülü algılamıyor. Bu da sensör malzememizin hem ne kadar seçici hem de ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Çünkü mevcut sistemlerde hassaslık önemli ama seçicilik çok daha sıkıntılı. Farklı malzemeleri de algıladığı için bunlar cihazın alarm verirken çok farklı tepkilere maruz kalmasına neden oluyor."



"Umut vadeden bir proje olarak ortaya çıktı"


Çalışmanın laboratuvar aşamasında umut veren neticeler ortaya koyduğunu ve projenin prototipinin üretilmesi gerektiğini söyleyen Kol, "Yaptığımız çalışmayla aslında oldukça hassas bir malzeme üretmiş olduk. Aynı zamanda hızlı da. Sahada uygulama için pratikte farklı bölümlerle de iş birliği yapmamız gerekiyor çünkü biz şu an sadece malzeme odaklı bir ürün geliştirmiş olduk. Ama ürünün sonraki yıllarda bir cihaz haline getirilme ihtimali de oldukça yüksek. Biz laboratuvarda çok iyi ölçümler aldık. Umut vadeden bir proje olarak ortaya çıktı. Sahaya geçirilmesi kolay çünkü taşınabilir bir malzeme. O yüzden entegre edilmesi, çok küçük cihazlara entegre edilmesi oldukça kolay. Hem de seçiciliği yüksek bir malzeme. Ama iş birliği yapılıp bir prototipin üretilmesi gerekiyor" diye konuştu.



Prototip için destek bekleniyor


Havalimanlarındaki X-ray gibi büyük cihazların yerine anlık sahada ölçüm yapabilecek küçük cihazlara entegre edilebilir bir malzeme ürettiklerini vurgulayan Kol, "Sensörümüz şu an sadece TNT algılıyor. Seçiciliği sağladığımız şey özel peptidler. Bu peptidler sadece hedef molekülü hedef alıyor. Bizim hedef molekülümüz TNT’ydi, o yüzden sadece TNT’yi hedef alıyor, farklı herhangi bir moleküle herhangi bir tepki vermiyor. Ama bu çalışma farklı çalışmalara da entegre edilebilir. Mesela glikoz algılamak isterseniz ona göre farklı şekilde yüzey modifiye edilebilir. Sensör konusu oldukça kapsamlı ve zor bir konu. Tabii ki üzerine çalışma yapmayı çok isterim ama bunun için düşük maliyetli üretim elde etmek gerekiyor. Onun için de bir destek almamız gerekiyor. Destek olursa çok güzel yerlere gelebilecek bir proje olduğuna inanıyorum" dedi.



Patlayıcı tespitinde cep boyutuna uzanan teknoloji

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bornova’daki tır faciasına ilişkin savcılıktan açıklama: Olay yerinde fren izi yok İzmir’in Bornova ilçesinde 1 polisin şehit olduğu, 2 kişinin hayatını kaybettiği 10 araçlı zincirleme trafik kazasına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, tırın yolda fren izine rastlanmadığı ve aşırı tonaj ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi. Kaza, Bornova ilçesi Evka-3 sapağı 57. Topçu Tugayı önünde saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 45 KB 8376 plakalı tır, sürücüsünün kontrolünden çıkarak karşı şeride geçti. Kontrolden çıkan tırın, aralarında bir polis ekip aracının da bulunduğu 10 araca çarpmasıyla zincirleme kaza yaşandı. Kazada ekip aracında görevli polis memuru Serkan Hızlı şehit olurken, aynı araçta bulunan diğer polis memuru ise ağır yaralandı. Kazaya neden olan tırın sürücüsü ile bir motosiklet sürücüsü de olay yerinde hayatını kaybetti. Toplamda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı kazada, yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. "Fren izine izine rastlanılmadı" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, görevlendirilen 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, ilk tespitlerde kaza mahallinde tırın fren yaptığına dair herhangi bir iz bulunmadığı kaydedildi. Trafik ve makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin hem olay yerinde hem de kazaya karışan araçlar üzerindeki teknik incelemeleri devam ediyor. Öte yandan, kazaya sebebiyet veren tırın taşıdığı yükün aşırı tonajlı olmasına ilişkin gerekli araştırma ve incelemelerin de başlatıldığı, tahkikatın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
İstanbul Pro-Am’de Noyan 1 takımı zirvede Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am’de Paul Waring ve Tom McKibbin’in oynadığı Noyan 1 takımı şampiyon oldu. DP Dünya Turu Asya Serisi’ndeki Turkish Airlines Open, yarın start alacak. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada dört Türk oyuncu da sahaya çıkacak. DP Dünya Turu takvimindeki Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am turnuvası golfün yıldızları ile amatör Türk oyuncuları buluşturdu. Organizasyonda biri profesyonel, üç amatör oyuncudan oluşan 24 takım mücadele etti. 2018 Britanya Açık şampiyonu ve Avrupa Ryder Cup ikinci kaptanı Francesco Molinari, 2024 Abu Dabi Açık şampiyonu Paul Waring, son şampiyon Martin Couvra ve Ryder Cup Avrupa takımı oyuncularından Rafa Cabrera Bello da Pro-Am’e katılarak Türk oyuncularla deneyimlerini paylaştı. Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Regnum Carya Onursal Başkanı Fikret Öztürk, Turkish Airlines Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, Türkiye Golf Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Akçakayalıoğlu, Anıl Tetik, Mehmet Evyap ve Yasin Akkanat ile TGF Genel Sekreteri İhsan Gencay Asan, THY Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, KKTC Golf Federasyonu Başkanı Soner Yetkili, Ataşehir Golf Kulübü Başkanı Murat Karaduman, Cullinan Golf Kulübü Başkanı Mehmet Aygün, Regnum Bodrum Golf Kulübü Başkanı Serdar Dağıstan da organizasyonda mücadele etti. Şampiyonluk yine Noyan takımının Turkish Airlines Open’ın ikinci Pro-Am gününde yine bir Noyan takımı birinci oldu. DP Dünya Turu yıldızları Paul Waring ve Tom McKibbin ile birlikte oynayan, Onur Tekcan, Ercan Çek ve Ali Kuş’tan oluşan Noyan 1 takımı toplamda -32 ile birinci oldu. Eugenio Chacarra ve Romain Langasque’nun yer aldığı Murat Erdoğan, Mehmet Saraçoğlu ve Serdar Dağıstan’dan kurulu Regnum Bodrum takımı da toplamda -30 ile turnuvayı ikinci sırada tamamladı. Turnuvada üçüncülüğü ise THY 6 takımı elde etti. Jorge Campillo ve Dylan Naidoo ile oynayan, turnuvayı -28 ile bitiren ekipte Yavuz Küçük, Birand Kaya ve Louis Jean oynadı. Pro-Am’in ikinci gününde erkekler Nearest to the Pin kupasını Serdar Dağıstan aldı. Erkeklerde Timothy Sudman, kadınlarda ise milli oyuncu Deniz Sapmaz longest drive ödüllerinin sahibi oldu.