ASAYİŞ - 07 Nisan 2026 Salı 15:18

Eşini ve akrabasını ağır yaralamıştı: Mağdur kadın kezzap tehdidini anlattı

A
A
A
Eşini ve akrabasını ağır yaralamıştı: Mağdur kadın kezzap tehdidini anlattı

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi ile bir akrabasını silah ve bıçakla ağır yaralayan sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık savunmasında, "Eşim İstanbul’da çalışmak istemediğim için beni darp etti. Benim başıma ne geldiyse onun yüzünden geldi. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası var. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o boşanmak istemiyor" ifadelerini kullandı. Mağdur N.B.’nin ifadeleri de dosyaya girdi. Yıllarca şiddet gördüğünü ve kazandığı paranın eşi tarafından harcandığını belirten N.B., "Beni, ’Gitmeye kalkarsan suratına kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamazsın’ diyerek tehdit ediyordu" dedi.


Hakkında 4 kez uzaklaştırma kararı bulunan M.S.B. (39), 17 Haziran 2024’te bayramda çocuklarını görmek için gittiği Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki evde, boşanma aşamasındaki eşi N.B.’yi (35) bıçakladıktan sonra tabancayla 5 el ateş ederek ağır yaraladı. Olay yerinden kaçan zanlı, daha sonra Çamlıtepe Mahallesi’ne giderek uzaktan akrabası A.K.’yi (40) de silahla vurarak yaraladı. Saldırılarına devam eden M.S.B., sırasıyla akrabası V.B.’nin ve A.K.’nin evlerine silahla ateş açtıktan sonra izini kaybettirmeye çalıştı. Ağır yaralanan N.B. ve A.K. ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin çalışması sonucu saklandığı camide yakalanarak gözaltına alınan M.S.B., emniyetteki işlemlerinin ardından "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.



"N.B.’den boşanmak istiyorum ama o istemiyor"


Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklu bulunan sanık M.S.B. ile avukatı katıldı. Duruşmada söz verilen sanık M.S.B., "Daha önce işten geldiğimde N.B. bana, ’Neden İstanbul’a gidip çalışmıyorsun?’ dedi. Ben de gidemeyeceğimi ve burada iş bulacağımı söyledim. Bunun üzerine N.B. beni darp etti ve polisi arayarak ’Eşim beni dövüyor’ dedi. Akabinde polisler geldi, ’Sana ne oldu?’ diye sordular. N.B’nin yaptığını söyledim. Şikayetçi olup olmadığımı sordular, olmadığımı söyledim. N.B. sürekli olarak çocuklarımı da dövüyordu, onlarla ilgilenmiyordu. Yine N.B., 5. çocuğumuzu doğurmak istemediğini söyledi. Ailemle görüştüm, onlar aldırmasına izin vermediler. Benim başıma ne geldiyse N.B. yüzünden gelmiştir. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası vardır. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o şu an boşanmak istemediğini beyan etmektedir. Kendisi ile Mersin 9. Aile Mahkemesi’nde boşanma davası vardır, gerekirse bu dosyamız getirilsin. Ben uzun süredir tutukluyum, tahliyemi istiyorum" dedi.



Müştekilerin HTS kayıtları istendi


Cumhuriyet savcısı mütalaasında, suçun vasıf ve mahiyetinin tam olarak belirlenebilmesi amacıyla müştekilerin olay tarihinden iki ay öncesine ait HTS kayıtlarının incelenmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.


Mahkeme heyeti, savcının taleplerini kabul ederek sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti ve duruşmayı erteledi.



Mağdurların ifadeleri dosyaya yansıdı


Öte yandan, olayda ağır yaralanan mağdurların önceki celselerde alınan ifadeleri de dosyadaki yerini aldı. Sanığın eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği ve silahla yaraladığı akrabası A.K. ifadesinde, iddiaların tamamen iftira olduğunu belirtti. Olay günü sanığın yanına gelip çay içtiğini, ardından aracına yöneldiğinde sanığın silahla ateş ettiğini anlatan A.K., "Çayımı içtikten sonra masadan kalkarak, pastanenin karşısında bulunan kasaptan et alarak aracıma doğru gittim. Bu sırada sanık silahını çekerek ateşledi. Kendimi korumak için üzerine atıldım. Şahıstan kurtularak ana cadde istikametine doğru kaçtım peşimden ateş etmeye çalıştı ancak silahı patlamadı. Bu arbede sırasında öncesinde ve sonrasında M.S.B. ile aramızda yukarıda bahsettiklerim dışında hiçbir konuşma geçmedi. Benim bu şahsın eşiyle hiçbir ilişkim yoktur. Şahsın bu yöndeki suçlamaları asılsızdır, söyledikleri yalan ve iftiradan ibarettir. Bunları kendi kafasında uydurarak çevreden yalan yanlış duyarak uydurup benim üzerime bu şekilde saldırdığını düşünüyorum. Yaşanan olay ile ilgili ailelerimiz arısında konuşarak barıştık. Husumet yaşanmasını istemediğim için şu an için kendisi ile ilgili herhangi bir dava ve şikayetim yoktur" dedi.



"Kazandığım parayı harcardı"


Boşanma aşamasındaki eş N.B. ise sanığın hiçbir işte çalışmadığını ve evin geçimini kendisinin gündelik temizlik işleriyle sağladığını ifade etti. N.B., "M.S.B. 12 yıllık eşim olur. Eşim ile evliliğimizden 5 çocuğum vardır. Eşimin babası ve benim babam amca çocukları olurlar. Evlendikten kısa bir sonra eşim ile benim aramda yoğun tartışmalar ve kavgalar yaşanmaya başlamıştı. Bu tartışma ve kavgaların sebebi eşimin hiçbir işte çalışmaması, bana ve çocuklarıma bakmamasıdır. Eşimin hiçbir işte çalışmamasından dolayı ben gündelik olarak temizlik işlerinde çalışırım. Eşim ise bu duruma aldırış etmeden benim kazandığım parayı harcamaya devam eder ev ekonomisine hiçbir şekilde katkı sağlamazdı. 2023 yılı içerisinde bu ve benzer sebeplerle eşim beni şiddetli şekilde dövmüştü. Ben ise bu durum üzerine tek başıma Mersin’de ikamet eden ailemin yanına gittim ve yaklaşık olarak 1 ay kadar kaldım. Bu olay yaşandıktan sonra polis ekiplerine bilgi verdim" diye konuştu.



"Senin suratını kezzap dökerek yakarım"


Şiddet gördüğü için kadın sığınma evinde kaldığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını anlatan N.B., eşinin kendisini defalarca ölümle ve yüzüne kezzap dökmekle tehdit ettiğini kaydetti. N.B., "Eşim hakkında uzaklaştırma kararı almıştım. Bir gün beni aradığında, ’Geri dön yoksa birbirimize düşeriz, sonu güzel yerlere gitmiyor’ şeklinde konuşma yapmıştı. Benim bu konuşmadan anladığım, eşimin beni kendi canımla veya ailemin canıyla tehdit etmesidir. Eşim beni evliliğimiz boyunca darp ettiği zamanlarda ve normal zamanlarda olmak üzere, kıskançlığından kaynaklı olarak ’Ben seni dövüyorum ya, sen gitmeye kalkarsan bu suratla gidemezsin. Senin suratını kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamaz hale gelirsin’ diyerek tehdit etmişti. Beni dövdükten sonra polis çağırmamam için, ’Seni, V’yi veya M’yi öldürürüm’ diyerek tehdit ediyordu. Bu tehditler üzerine polis çağırmaktan korkuyordum" şeklinde konuştu.


Sanık M.S.B.’nin iddianamede yer alan ifadesinde ise saldırıyı planlamadığını söyleyerek şu iddialarda bulunduğu öğrenildi:


"Eşim bana boşanma davası açtıktan sonra A.K.’nin telefonunda eşimle müstehcen görüntüler olduğunu duydum. Akrabalar da biliyormuş. 2019’da aldığım silahı kömürlükte saklıyordum. Eşimi A.K’den uzaklaştırmak istedim, korkutmak için gittim. A.K.’ye beni hastaneye bırakmasını söyledim. Arabaya bindikten sonra ’Eşimle ilişkin varmış’ dedim. Kabul etti. Öfkelenip bıçakla saldırdım, sonra silah ateş aldı. Eve dönünce eşimle tartıştık, ’Senin yüzünden A.K.’yi vurdum’ dedim. O da bana kızdı. O anda eşimi bıçaklayıp, ardından silahla ateş ettim. Amacım öldürmek değildi, pişmanım. Eşimin telefonunda A.K.’nin numarasını yakaladım, mesajlarını gördüm. Ben eşimle ayrılmak istemiyordum, yuvamı dağıtmak istemiyordum. Ben A.K’yi korkutursam eşimden uzaklaşır zannediyordum."



Eşini ve akrabasını ağır yaralamıştı: Mağdur kadın kezzap tehdidini anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Çarşamba’da hidroponik maydanozda ilk hasat yapıldı Samsun’un Çarşamba ilçesinde, hidroponik (su kültürü) sistemle yetiştirilen maydanozların ilk hasadı gerçekleştirildi. Çarşamba Dikbıyık Mahallesi’nde, hidroponik sistemle yetiştirilen maydonazların ilk hasadı, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk ile birlikte il ve ilçe müdürlüğü teknik personellerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hidroponik sistemle üretilen maydanoz, gıda, kozmetik ve ilaç sanayisinde geniş kullanım alanına sahip bir ürün olarak öne çıkıyor. İklim avantajı ve kapalı sera sistemleri sayesinde, yıl boyunca üretim yapılabilmesi üreticilere önemli fırsatlar sunuyor. 5,5 dekar alanda, 90 bin fide ile kurulan tesiste, bakanlığın EKÜY kapsamında çevre dostu üretim yöntemlerini de uygulanıyor. Hidroponik sistemde bitkinin tüm besin ihtiyacı su yoluyla karşılanırken, aynı üretim döneminde 6 kez hasat yapılabiliyor. Açık alanda dekara ortalama 1,2 ton olan maydanoz üretimi, su kültürü yöntemiyle yaklaşık 9 tona çıkarak verimde büyük bir artış sağlıyor. Samsun il Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Modern tarım teknikleriyle üretimde verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi hedefliyoruz. Hidroponik sistem, üreticilerimize yüksek verim ve düşük maliyet avantajı sağlıyor. Bu tür çevre dostu uygulamalar, ilimizde tarımın geleceğini güvence altına alıyor" dedi.
Kocaeli Gebze Hatipler Mahallesi’nde imar uygulaması tamamlandı Gebze Belediyesi, Hatipler Mahallesi yerleşik ve gelişim alanında uzun süredir yürüttüğü 43 hektarlık imar uygulamasını tamamladı. Mahalledeki yerleşik ve gelişim alanlarını kapsayan uzun soluklu planlama ve parselasyon çalışmaları sonuçlandı. Uygulama ile bölgedeki mülkiyet sorunları çözülürken, planlı ve ruhsatlı yapılaşmanın da önü açıldı. Düzenleme kapsamında toplam 382 hak sahibi, oluşturulan yeni imar parselleri üzerinden tapularını alma hakkı kazandı. Toplam 43 hektarlık uygulama alanında 283 adet yeni imar parseli oluşturulurken, bu alanın 27 hektarlık kısmı yapılaşmaya açıldı. Kamu hizmet alanları ve sosyal donatılar unutulmadı İmar uygulamasıyla bölgeye çok sayıda kamu hizmet alanı da kazandırıldı. Planlama dahilinde; eğitim ve sağlık tesisleri, sosyal ve kültürel alanlar, ibadethaneler, otopark, meydan ve geniş park alanları ile ulaşım yolları belirlenerek bölgenin ihtiyaçlarına uygun donatı alanları ayrıldı. İmar uygulamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, "Şehrimizi gelişigüzel değil, planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla büyütüyoruz. Hatipler Mahallemizde tamamladığımız bu çalışma; sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir şehircilik yaklaşımının ürünüdür. Vatandaşlarımızın mülkiyet hakkını güvence altına alırken, sosyal donatı alanlarıyla güçlü ve dengeli bir yaşam alanı oluşturuyoruz" dedi.
Muğla Muğlaspor Teknik Direktörü Sarıgül: "Özlediğimiz oyunla bu şehre şampiyonluğu getireceğiz" Muğlaspor’da Karacabey Belediyespor maçı öncesi şampiyonluk inancı yükseldi. Teknik Direktör Mustafa Sarıgül, play-off sürecine en hazır şekilde girmek istediklerini vurgulayarak, taraftara destek çağrısında bulundu. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta zirve takibini sürdüren ve Play-off yolunda ligin en güçlü adaylarından biri olan Muğlaspor, yarın kendi sahasında oynayacağı kritik Karacabey Belediyespor maçı öncesi hazırlıklarını tamamladı. Geçen hafta dümene geçen yeni teknik direktör Mustafa Sarıgül ve Basın Sözcüsü Barış Yayman, yaptıkları açıklamalarda şampiyonluk inancını vurguladılar. Öte yandan Muğla İl Müftüsü Dr. Rüstem Can da antrenmanı tribünden Muğlaspor yönetimiyle birlikte takip ederek takıma destek verdi. Mustafa Sarıgül: "O kupayı Muğla’ya getireceğiz" Takımla kısa sürede önemli bir uyum yakaladıklarını belirten Mustafa Sarıgül, hedeflerinin Play-off müsabakaları sonunda şampiyonluk olduğunu ifade ederek "Çok güzel bir camiaya geldik. Hedefi olan, Play-off’u en azından garanti gibi gözüken bir takıma geldik. Hedefimiz bu takımı Play-off’a en iyi şekilde hazırlamak ve istediği, arzu ettiği şampiyonluğu kazandırmak. Takımla yeni buluştuk, bir oyun sistemi ortaya koymaya çalışıyoruz. İlk 2-3 günlük çalışmadan sonraki reaksiyon benim için şu anda güzel. Play-off’a kadar bu oyunumuzu oturtabilirsek, özlediğimiz bir oyunla beraber şampiyonluğu Muğlaspor’a, Muğla iline getirmeye çalışacağız inşallah" dedi. Takımın motivasyonunun arttığını dile getiren Sarıgül, taraftara çağrıda bulunarak şunları söyledi: "Coşkulu bir takımız. Motivasyonumuz arttı, biraz hedefe giderken bir kırılganlığımız vardı; en azından artık bir kabullenme var. Biraz daha Play-off’a hazırlık tarzında devam ediyoruz. Hedefimiz çok gergin oynamadan, topun bizde kalmasını sağlayarak, kendi oyunumuzu geliştirerek devam edeceğiz ve sonrasında da başarılı olmak için play-off’lara hazırlanmaya çalışacağız inşallah. Muğlaspor taraftarını yarın için, en azından bundan sonraki maçlarımızda da desteklerini bekliyorum. Onlar istedikleri oyunu sahada sergilemeye çalışacağız. Bize destek olsunlar; Muğla iline de o kupayı getirmeyi biz tek başımıza başaramayız. Onların desteğine ihtiyacımız var. Yarın da bunun bir başlangıcı olsun istiyoruz, onları da yarın Muğla Stadı’na bekliyorum." Barış Yayman: "Her şey kendi elimizde" Muğlaspor Basın Sözcüsü Barış Yayman ise takımın play-off etabındaki iddiasının altını çizerek, tüm şehri stadyuma davet etti. Yayman, "Muğlaspor geldiği nokta itibarıyla hiçbir şeyi kaybetmiş durumda değil. Play-off’un en iddialı takımı Muğlaspor olduğunun bizler çok iyi farkındayız. Her şeyin kendi elimizde olduğunun çok iyi farkındayız. Bunu çok iyi bir şekilde değerlendirip ve 1. Lig’e çıkmak istiyoruz. Bunu da tüm şehrimizden, halkımızdan, spor camiasından, taraftarlarımızdan; yarın oynayacak olduğumuz Muğlaspor - Karacabey maçında Muğlaspor’un Play-off hedefini tüm ülkeye, tüm spor kamuoyuna göstermesi gerektiğini tribünleri doldurarak ifade etmek istiyoruz. Tüm taraftarlarımızı, tüm halkımızı yarın maça bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Muğlaspor, yarın Atatürk Stadyumu’nda taraftarının desteğiyle sahadan 3 puanla ayrılarak şampiyonluk yolunda dev bir adım atmayı hedefliyor.