SAĞLIK - 10 Temmuz 2025 Perşembe 11:12

Ebelik mesleği yeniden yükselişte: Yetkiler genişletildi, iş garantisi geldi

A
A
A
Ebelik mesleği yeniden yükselişte: Yetkiler genişletildi, iş garantisi geldi

Ebelik, uzun yıllar geçmişte kalmış bir meslek gibi algılansa da, yenilenen yetkiler, artış gösteren talepler ve güçlü eğitim programlarıyla Türkiye’de yeniden gözde meslekler arasında yerini aldı. Hem istihdam garantisi hem de bağımsız çalışabilme imkanı sunan ebelik, gençlerin en çok tercih ettiği sağlık mesleklerinden biri haline geldi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen yeni nesil ebeliğin yükselişini anlattı.

Bir dönem sadece doğumla özdeşleşen ve unutulmaya yüz tutan ebelik mesleği, yapılan yasal düzenlemeler, artan yetkiler ve gençler arasında yükselen ilgisiyle yeniden sağlık sektörünün parlayan yıldızı haline geldi. Türkiye’de ebelik bölümlerine olan talep son 7 yılda yaklaşık yüzde 82 artarken, artık ebeler kendi sağlık hizmet birimlerini açarak bağımsız şekilde çalışabiliyor. 2017’de yalnızca 49 üniversitede bulunan ebelik bölümü, 2024’te 68 üniversiteye çıktı. Program sayısı 97’ye, kontenjan ise 3 bin 26’dan 5 bin 490’a yükseldi. KOSTÜ’de 2025-2026 eğitim yılında ebelik bölümünü açan üniversiteler arasına katıldı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen yeni nesil ebeliğin yükselişini anlattı.

Ebelik mesleği yeniden yükselişte: Yetkiler genişletildi, iş garantisi geldi

"Ebelik mesleği yoğun ilgi görmektedir"

Normal doğumu destekleme eylem planı doğrultusunda ebelik eğitiminin de güçlendirilmeye başladığını vurgulayan Prof. Dr. Dikmen, "Türkiye’de son 5 yılda üniversitelerde açılan ebelik bölümlerinin sayısında önemli bir artış yaşanmıştır. Bu bölümlerin doluluk oranları yüzde 100’e ulaşmış olup, ebelik mesleği gençlerimiz tarafından yoğun ilgi görmektedir. Türkiye’de ebelik eğitimi günümüzde uluslararası standartların büyük bir kısmını karşılayacak düzeydedir. Bizler de bu doğrultuda üniversitemizde ebelik bölümünü bu yıl açmış bulunuyoruz ve ilk öğrencilerimizi kabul etmeye hazırlanıyoruz. Akademik kadromuzu güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, eğitim modelimizi çağın gereklerine uygun şekilde tasarladık. Özellikle teknolojiyi ve yapay zeka uygulamalarını entegre edeceğimiz yenilikçi bir eğitim yaklaşımını hayata geçiriyoruz" dedi.

"Ebeler sağlık meslek hizmet birimi açıp, kendi işlerini yapabilirler"

Dikmen, ebelerin iş konusunda pek çok seçeneği olduğunu vurgulayarak yeni düzenlemenin avantajlarını anlattı. Dikmen, "Ebelerin yetkileri Türkiye’de çok genişletildi. Yeni yapılan düzenlemeye göre ebeler iş yeri açabiliyor. Bir gebeyi bağımsız olarak kontrol edip doğum yaptırabiliyorlar. Ebelik mezunları da hem kamu ya da özel sektörde çalışabilirler ya da kendi işlerini kurabilirler. Bu nedenle biz de üniversite olarak yeni nesil ebeleri teknolojiyi, özellikle yapay zekayı bakım hizmetlerinde en iyi şekildi kullanacakları şekilde yetiştirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

"Yeni nesil ebelik aile hekimleri gibi olacak"

Daha bütüncül bakan, yeni nesil bir ebelik modeli olduğunu belirten Dikmen, "Yeni nesil ebelik şöyle olacak. Hamile kalmaya karar verdiğiniz andan itibaren sizi takip eden bir ebeniz olacak, tıpkı aile sağlığı hekimi gibi. Gebelikle ilgili her konuda bilgi verecek, folik asit kullanımından diyete kadar her alanda sizi bilgilendirecek. Duygusal iniş çıkışlarınızda özellikle psikolojik destek sağlayacak. Hatta sosyal medyada bile danışmanlığınızı yapabilecekler. Gelecekte her kadının bir ebesi olmalı. Ben aile hekimlerimiz gibi bir ebelik modeli olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.

Ebelik mesleği yeniden yükselişte: Yetkiler genişletildi, iş garantisi geldi

"Ebelik toplum sağlığını doğrudan etkileyen bir meslek grubu"

Ebelerin normal doğum sürecinin dışında doğumdan sonra da destekleyici hizmetler verdiğini anlatan Yurdanur Dikmen, "Dolaylı olarak baktığımızda ebeler toplum sağlığına da çok geniş ölçüde hizmet veriyorlar. Çünkü ebelere verilen bu eğitim imkanları toplumun da aslında sağlık hizmetlerine destek veriyor. Çünkü sadece kadın ve gebeden bahsetmiyoruz. Neden bahsediyoruz? Ebeler aile planlaması hizmetlerini veriyor. Neden bahsediyoruz? Emzirme danışmanlığı hizmetlerini veriyorlar. Neden bahsediyoruz? Cinsel sağlıkla ilgili eğitimleri veriyorlar. O yüzden ebelik sadece doğum ve kadından ziyade geniş anlamda da toplum sağlığını doğrudan etkileyen bir meslek grubu" ifadelerini kullandı.

"Bu ebelik modelinde kadınlar daha mutlu"

Prof. Dr. Dikmen bütünsel yaklaşımın faydalarını şöyle anlattı:

"Bütünsel ebelik modeli doğrultusunda hizmet alan kadınlar bu süreçten memnun ayrılıyor. Doğum sonrası depresyon düzeylerinin daha azaldığını ve psikolojik dayanıklılık ve ruh hallerinin çocuğa, ailede yaşadığı kişilere ve kendisine daha olumlu yansıdığına ilişkin birçok bilimsel araştırma sonucu mevcut. Dolayısıyla bütünsel ebelik modelinin son yıllarda kadınların sağlığı açısından çok önemli bir kavram olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz."

"Normal doğum hem anne hem bebek için çok faydalı"

Prof. Dr. Dikmen yapılan araştırmalara göre normal doğumun kadınlara birçok olumlu etkisi olduğunu belirterek, "Örneğin normal doğum yapan kadınlarda hastanede kalma süresi kısalıyor. Bu neyi önlüyor? Enfeksiyon oranlarını düşürüyor. Yine bununla birlikte medikal hatalar ya da tıbbi hata oranlarını azaltıyor. Normal doğum sağlık hizmetlerinde maliyetleri de düşürüyor. Yine bununla birlikte normal doğum yapan kadınlarda yapılan araştırma sonuçlarına göre, laktasyon dediğimiz anne sütünün gelme süreci daha hızlı ve daha yoğun. Dolayısıyla anne sütü gibi çok değerli bir besinden çocukları daha fazla yararlanma imkanı buluyor. Ve tabii ki kadının çok hızlı bir şekilde sosyal hayata katılması, çalışıyorsa eğer çalışma hayatına katılması ve dolaylı olarak da aslında toplumun ekonomik kalkınma hedeflerine de çok büyük etkisi olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.

"Doğum koçluğunu önermiyorum, sertifikayla olacak iş değil"

Son dönemde yaygınlaşan doğum koçluğunun sorunlu bir alan olduğuna dikkat çeken Dikmen, "Doğum koçluğunu bu alanda eğitim almamış insanlar da yapabiliyor. Ama biz bunu önermiyoruz. Çünkü uzmanlık gerekiyor. Türkiye’de 4 yıllık lisans mezunu olan insanlar ebe olarak çalışabiliyorlar. Dolayısıyla bunun lisansını almadan normal liseyi bitirmiş ya da çocuk gelişimi gibi alanları bitirmiş kişilere bu hak veriliyor. Bu sertifika programıyla yapılacak bir uygulama değil. Belki onlar da kontrol altına alınıp, el çektirilebilir" şeklinde konuştu.

Ebelik yükselen meslek: 7 yılda yüzde 82 artış

Ebelik eğitimi veren programların sayısı son yıllarda hızla yükseliyor. Şu anda 68 üniversitenin 97 programında ebelik eğitimi veriliyor. Toplam kontenjan sayısı ise 5 bin 490. Kontenjan 2017 yılına kıyasla 2024 yılında yaklaşık yüzde 81.5, yerleşen öğrenci sayısı ise yaklaşık yüzde 82 arttı. 29 Mart 2025 tarihli "Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik" gereğince klinik psikolog, diyetisyen, fizyoterapist ve ebe gibi sağlık meslek mensupları "sağlık meslek hizmet birimi" adı altında kendi muayenehanelerini (özel sağlık kuruluşu) açabiliyor. Ebelik Yönetmeliği’ne göre ebeler; hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreçte gerekli desteği, bakımı ve tavsiyeleri vermek, kendi sorumluluğunda doğum yaptırmak, yenidoğan ve çocuğa bakım sağlamak için kadınlarla ortak çalışmak, önleyici tedbirleri ve normal fizyolojik doğumu teşvik etmek, komplikasyonların tespitini yapmak, tıbbi bakıma erişimi ve acil durum önlemlerini yürütmek görevlerini üstleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Hedefimiz 5. şampiyonluk, o rekoru kırmak" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hedeflerinin üst üste 5. şampiyonluğu kazanıp, rekor kırmak olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Antalyaspor’u 4-2’lik skorla mağlup etti ve bitime 1 hafta şampiyonluğunu ilan etti. Müsabakanın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şampiyonluğun mutluluğunu yaşadığını belirten Buruk, "Galatasaray’ın 5. yıldızını geçen sene almıştık biliyorsunuz. Bu sene 4. şampiyonluğa geldik. Ben de kendi adıma Başakşehir şampiyonluğuyla beraber aslında bir yıldızı da teknik adam olarak kazanmış oldum. Bu da benim için ayrıca bir mutluluk ama burada asıl olan Galatasaray. Bu başarıyı kazanan Galatasaray, bu 4 sene üst üste şampiyonluğu kazanan. En başta taraftarımız tabii ki, her zaman bize çok büyük destek veriyorlar. Onların desteğiyle her zaman biz ayakta kalıyoruz. Onların başını hep dik gezdirdik. Bence bu hem derbilerde hem şampiyonluklarla hem Avrupa’da oynadığımız oyunlarla. Bu seneye baktığımızda Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kaldık. Daha iyisini de yapabilir miyiz? Yapabiliriz. Bunun için de daha çok emek vermemiz gerekiyor. Ama gerçekten Avrupa’da tekrar Galatasaray’ın adını duyurduk. Tekrar Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki adını duyurduk. Son 16’ya kaldık. Türk futbolunu orada en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Onun yanında bence muhteşem de bir stat atmosferi yaptık. Herkesin Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi maçlarını konuştuğu bir de sezon oldu. Önemli takımları yendik. Bence genel olarak baktığımızda başarılı bir sezon ama inişler çıkışlar, yorgunluklar olabiliyor. Yani 50 küsur maç biz oynadık. Milli maçlarla beraber 60’a yakın maç oynamış oyuncularımız var. Bu yorgunluk sezon sonuna doğru artabiliyor. Hep dinamik tutmaya çalışıyoruz. Taraftarımız hep bizi dinamik tutmaya çalışıyor. Eleştiriler oldu, yanlışlarımız oldu. Doğru eleştiriler oldu, belki fazlası da oldu ama futbolun içerisinde bu hep var. Yani her kötü görülen, kötü görülen bir yerde bu eleştirileri de hak ettiğimiz yerler oldu. 12 Şampiyonlar Ligi oynamış bir takım. Sonu belki bugünkü maç biraz stresli geçti ama genel olarak rahat, hep önde gittiğimiz, hep önde kaldığımız, şampiyonluğun hep en büyük adayı olduğumuz ve şampiyonluk için hep en iyi olduğumuz bir sezonu da geride bıraktık ve şampiyonluğu kazandık. 4 sene üst üste şampiyonluk oldu. Hedefimiz inşallah 5. şampiyonluk, o rekoru kırmak. Çünkü bu 4 senede birçok rekoru kırdık. İleride geçmişe bakıldığında bu 4 senelik sezon içerisinde kırılan rekorlar hep konuşulacak ama bu rekoru kıran Galatasaray takımı, Galatasaray camiası. Başta başkanımız Dursun Özbek olmak üzere yani ben bütün yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza, abilerimize hepsine de destekleri için teşekkür etmek gerekiyor. Galatasaray taraftarına hayırlısı olsun. İnşallah hedefimiz daha büyük başarılar" diye konuştu. "4 senedeki şampiyonlukların hepsinin farklı hikayesi var" Bu seferki şampiyonluğun daha değişik olduğunu belirten sarı-kırmızılıların teknik adamı, "Her şampiyonluğun farklı hikayesi var. 4 senedeki şampiyonlukların hepsinin farklı hikayesi var. Bu sefer yani berabere girdiğimiz bir maçı son dakika golleriyle çevirdik. Onun sevincini yaşarken şampiyonluk da geldi. Kaan’ın golüyle ’Tamam, bu iş bitti, şampiyon olduk’ dedik. Bence bugün oynayan oyuncular, baştan başlayanlar en iyisini yapmaya çalıştı. Oyuna girenler çok büyük etki etti maça, bence bu da önemliydi. O yüzden ben oyuncularımıza teşekkür etmek istiyorum, başta da taraftarımıza teşekkür etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Fenerbahçe derbisinden önce Galatasaray’ın eski kaptanı ve teknik direktörü Bülent Korkmaz’ın babasının cenazesinde çocuklardan dua istemesinin hatırlatılması üzerine 52 yaşındaki teknik direktör, "Tekrar Osman amcayı analım. Bülent Korkmaz’ın, Mert Korkmaz’ın babaları. Benim de çok çocukluğumdan beri çok değer verdiğim, sevdiğim bir insandı. Onun cenazesinde orada çocuklarla o spontane gelişen bir şeydi. Dua istemiştik, o dualar kabul oldu. Allah’a şükür yani gerçekten bu şampiyonluğu yaşadık, bugünü yaşadık ve çok mutluyum. Teşekkür ederim, sağ olun" ifadelerini kullandı.