SAĞLIK - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:10

Kofçaz köylerinde KKKA ve kist hidatik hastalığı eğitimi

A
A
A
Kofçaz köylerinde KKKA ve kist hidatik hastalığı eğitimi

Kırklareli’nin Kofçaz ilçesinde köylülere kist hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verildi.


Kofçaz Toplum Sağlığı Merkezi personeli, Kocatarla, Devletliağaç, Malkoçlar, Yukarı Kanara ve Tastepe köylerinde giderek, vatandaşlara kist hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalıkları hakkında geniş bilgiler verip, korunma yöntemlerini anlattı.


Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden görülmeye başlayan KKKA vakaları endişe oluştururken, uzmanlar özellikle Kurban Bayramı öncesi kırsal alanlara gidecek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ölümcül seyredebilme riski bulunan hastalığa karşı kene temasının hayati önem taşıdığı belirtilirken, vatandaşların açık renkli kıyafet tercih ederek keneyi erken fark etmesi, dış ortamdan döndükten sonra vücutlarını detaylı şekilde kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, Kist Hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalıklarıyla ilgili şu bilgileri verdi:


"Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi tanılar ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle karaciğer ve akciğer gibi organlarda yerleşen kist hidaktik, hayvanlardan insanlara bulaşabilen paraziter bir hastalıktır. Etkeni, Echinococcus granulosus isimli bir şerit solucanıdır. Dünya genelinde özellikle hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde yaygın olan bu hastalık, zoonotik yani hayvan kaynaklı enfeksiyonlar arasında yer alır. İnsanlar bu hastalığın doğal yaşam döngüsünde konakçı değildir; ancak yanlışlıkla parazitin yumurtalarını ağız yoluyla alarak hastalığa yakalanabilirler. Kist hidatik hastalığı sinsi ilerleyen, belirtileri genellikle yıllar sonra ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Kistin büyümesiyle birlikte etkilenen organda baskıya bağlı şikayetler gelişir. Erken dönemde genellikle belirti vermemesi nedeniyle çoğu vaka rutin görüntüleme sırasında tesadüfen fark edilir. Tedavi edilmediği takdirde ciddi komplikasyonlara yol açabileceği için dikkatle izlenmesi gereken bir enfeksiyondur."



Kofçaz köylerinde KKKA ve kist hidatik hastalığı eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş 14 yaşındaki Yusuf, yere düşen bayrağı almak için piste koştu Kahramanmaraş’ta düzenlenen Türkiye Offroad Şampiyonası’nda 14 yaşındaki Yusuf, rüzgarın etkisiyle yere düşen Türk bayrağını piste atlayarak yerden kaldırdı. O anlar cep telefonu kamerası ile görüntülenirken Yusuf’u, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer makamında ağırladı. Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Tabiat Parkı’nda Türkiye Offroad Şampiyonası düzenlendi. Yarışı izlemeye gelen 14 yaşındaki Yusuf Köylü, rüzgarın etkisiyle yere düşen Türk bayrağını fark ederek piste koştu. Yusuf’un bu davranışı takdir toplarken o anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Gösterdiği milli duyarlılık nedeniyle Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Yusuf ve ailesini makamında kabul ederek davranışından dolayı teşekkür etti. Kahramanmaraş Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Yusuf Köylü’nün sergilediği davranışın milli şuur ve bayrak sevgisinin anlamlı bir örneği olduğu belirtildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Kapıçam Tabiat Parkı’nda düzenlenen Türkiye Offroad Şampiyonası sırasında rüzgarın etkisiyle yere düşen şanlı bayrağımızı gören evladımız Yusuf Köylü’nün gösterdiği hassasiyet, hepimizin yüreğine dokundu. Valimiz Mükerrem Ünlüer tarafından makamda ağırlanan Yusuf kardeşimiz; saygının, milli şuurun ve güzel ahlakın en anlamlı örneklerinden birini sergilemiştir. Bugün bir kez daha gördük ki bayrağına sahip çıkan, vatan sevgisini yüreğinde taşıyan böyle gençler oldukça bu milletin bağımsızlık ruhu daima dimdik ayakta kalacaktır. Geleceğe dair umutlarımız, gençlerimizin tertemiz yüreğinde büyümeye devam ediyor. Yusuf evladımıza ve onu bu bilinçle yetiştiren kıymetli ailesine gönülden teşekkür ediyoruz."
Çorum 1,2 tonluk kurbanlık 650 bin liraya alıcısını bekliyor Çorum’da kurbanlık hayvan yetiştiriciliği yapılan çiftlikte, "Genco" adı verilen 1 ton 200 kilogram ağırlığındaki tosun, 650 bin liraya alıcısını bekliyor. Çorum’da 12 senedir besicilikle uğraşan İbrahim Işık’ın 3 yıldır özenle beslediği ve "Genco" ismini verdiği tosun 1 ton 200 kilogram ağırlığıyla dikkat çekiyor. Günde 14 kilogram yemle beslenen kurbanlık tosun, günde 1 kilo 850 gram civarında kilo artışının olduğu söyleniyor. 650 bin lira fiyat biçilen "Genco", alıcısını bekliyor. Tosuna özel ilgi göstererek baktığını ifade eden Işık, "Genco"ya 3 yıl boyunca emek verdiğini söyledi. "Pazarlık sünnettir" Besi sürecinden bahseden Işık, "Genco şarole ırklı bir hayvan. Hem kilo olarak hem bakım olarak çok ilgi verdiğimiz bir hayvan. 1 yıl öncesinde hayvanlarımızı yaylaya çıkartıyoruz ve doğal besi yapıyoruz. Kurban Bayramı’na 10 ay kala hayvanları içeri alıyoruz. Yonca, yulaf, arpa besi yemiyle hayvanlarımızı besliyoruz. Gencomuza biz fiyat olarak 650 bin TL istiyoruz. Tabii pazarlık ikramı sünnettir. Gelince mal başında da pazarlığımız olur diye düşünüyoruz" dedi. "Bu kilolara 3 yılda ulaşıyoruz" Her hayvanın yüksek kiloya ulaşmadığını dile getiren Işık, "Öğünlerinde özel yem kullanıyoruz. Yemini özel olarak verdiğimiz için günlük 14 kilo yem tüketiyor. Sabah 7 kilo, akşam 7 kilo yem yiyor. Biz hayvanlarımızı ahıra alırken özellikle seçerek alıyoruz. Çünkü her hayvan aynı performansı göstermiyor. Gencomuzu 1 ton 200 kiloya çıkardık. Böylece kendi rekorumuzu yine kendimiz kırmış olduk. Diğer hayvanlara göre hem daha uzun yapılı hem de günlük 1 kilo 850 gram kilo alan bir hayvanımız. Bu da bizim ona gösterdiğimiz özen ve ilgiden kaynaklanıyor. Gerçekten çok ilgi isteyen hayvanlar. Kolay olmuyor. Sonuçta bu hayvan yaklaşık 3 yıldır ahırımızda. Bu kilolara 3 yılda ulaşıyoruz. Bir anda olacak bir kilo değil" diye konuştu.
Denizli Kuraklıkta ortaya çıkan eski yerleşim alanı, 6 yıl sonra yeniden sulara gömüldü Denizli’nin Buldan ilçesinde yer alan ve 1967 yılında su tutmaya başlayan Derbent Barajı, bu yıl etkili olan yoğun yağışlarla birlikte 6 yıl aradan sonra doluluk seviyesine artarken, geçmişteki kuraklık nedeniyle ortaya çıkan eski köy kalıntıları yeniden suların altında kaldı. Denizli’nin tarımsal sulama ihtiyacını karşılamak amacıyla 1967 yılında hizmete giren Derbent Barajı’nın havzasında kalan eski yerleşim yeri, bölgedeki su döngüsünün en çarpıcı şahidi olmaya devam ediyor. Barajın inşasıyla birlikte yaklaşık 60 yıl önce tahliye edilen ve sakinleri yeni yerleşim alanına taşınan mahallenin kalıntıları, geçtiğimiz yıllarda bölgeyi etkisi altına alan kuraklık sebebiyle yüzeye çıkmıştı. Baraj gölündeki su seviyesinin dip noktaya ulaşmasıyla görülebilir hale gelen eski ev temelleri ve yapılar, bölgede yağışların geri dönmesiyle birlikte yeniden gözden kayboldu. 6 yıllık kuraklık döngüsü sona erdi Bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden kar ve sağanak yağışlar, Derbent Barajı’ndaki doluluk oranını hızla artırarak barajı eski ihtişamına kavuşturdu. En son 6 yıl önce tam kapasiteye yaklaşan baraj havzası, aradan geçen kurak dönemin ardından ilk kez maksimum su kotuna ulaştı. Kurak geçen yıllarda eski mahalle sakinlerinin ziyaret ederek hatıralarını tazelediği köy alanı, yükselen sularla birlikte tamamen örtüldü. Barajın hem kurak olduğu dönemlere ait hem de dolu halindeki dron görüntüleri farkı göz önüne serdi. Üretici için can suyu oldu Barajdaki su seviyesinin yükselmesi, sadece tarihi kalıntıları sular altında bırakmakla kalmadı, aynı zamanda Buldan ve çevresindeki binlerce dönüm tarım arazisi için de büyük bir umut kaynağı oldu. Bu yıl çiftçinin yüzünün güldüğünü ifade eden Derbent mahalle sakinlerinden Bekir Öz, "6 yıldır barajda kuraklık vardı. Çekilme noktasına gelmişti. Bu durumda çiftçileri etkilemişti. Sulama yapılamadığı için verim düşmüştü. Yoğun yağışların sayesinde bu yıl baraj dolu. Çiftçinin yüzü bu yıl gülüyor. Verimin yüksek olması bekleniyor. Sondaj kuyularımız kurumuştu. Yağışlar kuyuların dolmasını da sağladı. Barajın olduğu yerde eski yerleşim yeri var. Suların çekilmesiyle bu yerleşim yeri suyun dışında kalmıştı. Bu yıl barajın dolmasıyla birlikte eski yerleşim yeri tekrar suyun altında kaldı. Barajın bu seviyede dolu olması bizlere umut veriyor" dedi.
Mersin Aserin Kayası eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor Mersin’in Erdemli ilçesinin kırsalında yer alan Aserin Kayası eşsiz manzarasıyla dikkat çerken, bölgenin doğa turizmi ve trekking rotalarına girebileceği ifade edildi. Erdemli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan noktalarından biri olan Karayakup Mahallesi’nde yer alan Aserin Kayası, köy sakinleri ve ziyaretçilerin katıldığı özel bir etkinlikle tanıtıldı. Karayakup Mahalle Muhtarı Mustafa Yıldız, mahallenin saklı kalmış değerlerini gün yüzüne çıkarmak için kolları sıvadıklarını belirtirken, kayanın olduğu bölgenin eşsiz bir manzarası olduğunu söyledi. Etkinliğe katılanlara, yöre sakinleri tarafından hazırlanan börek ve ayran ikram edildi. Katılan birçok kişi manzara ve müzik eşliğinde güzel vakit geçirdi. Karayakup Mahallesi Muhtarı Mustafa Yıldız, "Mahallemizin keşfedilmeyen manzaralı yeri Aserin Kayasını mesire alanı olarak köyümüze katmak için birlik beraberlik buluşması yaptık. Turizm açısından zengin olan mahallemizi dünyaya tanıtmak için, Türkiye’ye tanıtmak için yeni trekking yollarla turizme kazandıracağız" dedi. Etkinliğe katılan Sebiha Kaya da, "Muhteşem doğasıyla, manzarasıyla, insanlarıyla gerçekten çok sıcak samimi bir ortam. Muhtarımıza da böyle bir etkinlik düzenlediği için burayı Erdemli‘ye Mersin’e kazandırdığı için teşekkür ediyorum. Aserin Kayası gerçekten çok güzel bir yermiş" diye konuştu. Mahalleye ilk defa gelenlerden Suna Şişman da, yöredeki herkesin çok samimi çok candan oluğunu belirterek, "Böyle bir yer sizce başka bir yerde var mıdır. Ben ilk defa görüyorum. Harika bir yer, hayat burası bence" şeklinde konuştu. Etkinliğe gelenlerden Zeliha Tülü ise, bölgeyi çok sevdiğine değinerek dağcılık ve dağ yürüyüşleri yapılabilecek bir nokta olduğunu söyledi.