ÇEVRE - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 11:11

Kuraklıkta ortaya çıkan eski yerleşim alanı, 6 yıl sonra yeniden sulara gömüldü

A
A
A
Kuraklıkta ortaya çıkan eski yerleşim alanı, 6 yıl sonra yeniden sulara gömüldü

Denizli’nin Buldan ilçesinde yer alan ve 1967 yılında su tutmaya başlayan Derbent Barajı, bu yıl etkili olan yoğun yağışlarla birlikte 6 yıl aradan sonra doluluk seviyesine artarken, geçmişteki kuraklık nedeniyle ortaya çıkan eski köy kalıntıları yeniden suların altında kaldı.


Denizli’nin tarımsal sulama ihtiyacını karşılamak amacıyla 1967 yılında hizmete giren Derbent Barajı’nın havzasında kalan eski yerleşim yeri, bölgedeki su döngüsünün en çarpıcı şahidi olmaya devam ediyor. Barajın inşasıyla birlikte yaklaşık 60 yıl önce tahliye edilen ve sakinleri yeni yerleşim alanına taşınan mahallenin kalıntıları, geçtiğimiz yıllarda bölgeyi etkisi altına alan kuraklık sebebiyle yüzeye çıkmıştı. Baraj gölündeki su seviyesinin dip noktaya ulaşmasıyla görülebilir hale gelen eski ev temelleri ve yapılar, bölgede yağışların geri dönmesiyle birlikte yeniden gözden kayboldu.



6 yıllık kuraklık döngüsü sona erdi


Bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden kar ve sağanak yağışlar, Derbent Barajı’ndaki doluluk oranını hızla artırarak barajı eski ihtişamına kavuşturdu. En son 6 yıl önce tam kapasiteye yaklaşan baraj havzası, aradan geçen kurak dönemin ardından ilk kez maksimum su kotuna ulaştı. Kurak geçen yıllarda eski mahalle sakinlerinin ziyaret ederek hatıralarını tazelediği köy alanı, yükselen sularla birlikte tamamen örtüldü. Barajın hem kurak olduğu dönemlere ait hem de dolu halindeki dron görüntüleri farkı göz önüne serdi.



Üretici için can suyu oldu


Barajdaki su seviyesinin yükselmesi, sadece tarihi kalıntıları sular altında bırakmakla kalmadı, aynı zamanda Buldan ve çevresindeki binlerce dönüm tarım arazisi için de büyük bir umut kaynağı oldu. Bu yıl çiftçinin yüzünün güldüğünü ifade eden Derbent mahalle sakinlerinden Bekir Öz, "6 yıldır barajda kuraklık vardı. Çekilme noktasına gelmişti. Bu durumda çiftçileri etkilemişti. Sulama yapılamadığı için verim düşmüştü. Yoğun yağışların sayesinde bu yıl baraj dolu. Çiftçinin yüzü bu yıl gülüyor. Verimin yüksek olması bekleniyor. Sondaj kuyularımız kurumuştu. Yağışlar kuyuların dolmasını da sağladı. Barajın olduğu yerde eski yerleşim yeri var. Suların çekilmesiyle bu yerleşim yeri suyun dışında kalmıştı. Bu yıl barajın dolmasıyla birlikte eski yerleşim yeri tekrar suyun altında kaldı. Barajın bu seviyede dolu olması bizlere umut veriyor" dedi.



Kuraklıkta ortaya çıkan eski yerleşim alanı, 6 yıl sonra yeniden sulara gömüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Tuzu azaltarak sağlığı korumanın etkili yolları Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor. Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi. Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.
Kocaeli Gölcük’te eskiyen konteynerler çöpe gitmiyor, yenilenerek tasarruf sağlanıyor Gölcük’te zaman içinde eskiyen ve yıpranan çöp konteynerleri geri dönüştürülerek bir yandan ekonomik tasarruf sağlanırken, diğer yandan da temiz çevreye katkı sunuluyor. Gölcük Belediyesi, zamanla yıpranan çöp konteynerlerini bakımdan geçirerek kaynaklarını verimli kullanıyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, merkez ve kırsal mahallelerde zamanla yıpranan çöp konteynerlerini tespit ederek bakım-onarım sürecine alıyor. Doğal şartlar ve kullanıma bağlı olarak zaman içinde eskiyen, paslanan veya çeşitli nedenlerle yıpranan konteynerler, belediyenin makine ikmal sahası onarım atölyesinde titizlikle yenileniyor. Kaynak, temizlik ve boyama işlemlerinden geçirilen konteynerler yeniden kullanıma kazandırılıyor. Tamiri mümkün olmayan konteynerlerin yerine ise yenileri yerleştiriliyor. Ekipler, bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra; ilçe genelindeki bin çöp konteynerini düzenli periyotlarla yerinde yıkayarak dezenfekte ediyor. Bu sayede hem kötü kokuların önüne geçiliyor hem de halk sağlığı korunuyor. Kaynakları verimli kullanmaya özen gösterdiklerini belirten Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, "Temiz bir Gölcük için kaynaklarımızı tasarruflu kullanıyor; onarıyor, boyuyor, yeniliyor ve yeniden hizmete sunuyoruz. Daha yaşanabilir bir gelecek için üretmeye, dönüştürmeye ve korumaya devam ediyoruz" dedi.
Ankara Türkiye ile Belçika ekonomik iş birliğinde yeni adımlar Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "Belçika Ekonomik Misyon Ziyareti Hakkında Ortak Açıklama"da, Belçika Kraliçesi başkanlığındaki Belçika Ekonomik Misyonu’nun 10-14 Mayıs tarihlerinde İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilmekte olduğu, ziyaret kapsamında enerji, savunma sanayii, havacılık ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda iş birliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği bildirildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Belçika Kralı adına Majesteleri Belçika Kraliçesi’nin başkanlık ettiği Belçika Ekonomik Misyonu’nun İstanbul ve Ankara’da temaslarda bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın, Belçika Kraliçesi’ni İstanbul’da ağırladığı ifade edildi. Açıklamada, ekonomik misyonun enerji, havacılık ve uzay, savunma sanayii, lojistik ve taşımacılık, dijital dönüşüm ve endüstri 4.0 ile yaşam bilimleri ve ilaç sektörlerine odaklanarak iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığı belirtildi. Belçika’dan federal ve bölgesel yetkililer ile şirketler, federasyonlar, ticaret odaları ve akademik kuruluşlardan 400’ü aşkın temsilcinin katıldığı ziyaretin Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandığı aktarılan açıklamada, öncelikli sektörlerde çok sayıda seminer ile yapılandırılmış B2B ve B2G toplantılarının gerçekleştirildiği bildirildi. Savunma ve mobilite alanlarında anlaşmalar imzalandı Açıklamada, ziyaret kapsamında mobilite, savunma ve savunma sanayii iş birliği, sosyal güvenlik ile tarım-gıda ürünleri güvenliği alanlarında iş birliğini geliştirmeye yönelik ikili anlaşmalar ve mutabakat zabıtlarının imzalandığı kaydedildi. Türkiye ve Belçika’nın köklü ortaklar ve NATO müttefikleri olduğuna işaret edilen açıklamada, tarafların bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında uluslararası barış ve istikrar için ortak çabaların artan ivmesinden memnuniyet duyduğu ifade edildi. Tarafların ayrıca, Belçika-Türk toplumunun iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal bağlara katkısını teyit ettiği belirtilen açıklamada, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin, 1963 tarihli Ankara Anlaşması ve Türkiye-AB Gümrük Birliği dahil olmak üzere Türkiye-AB ilişkilerinin genel çerçevesinden fayda sağlamayı sürdürdüğünün vurgulandığı aktarıldı. Açıklamada, tarafların Türkiye-AB ilişkilerinin önemine dikkat çekerek, AB kriterleri doğrultusunda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile iş dünyası ve halklar arasındaki hareketliliğin kolaylaştırılmasına yönelik yapıcı angajmana destek verdiği ifade edildi. Ortak açıklamada, Belçika Ekonomik Misyonu’nun, Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmenin yanı sıra daha yakın ve yapılandırılmış siyasi ilişkilerin geliştirilmesi yönünde önemli bir adım olduğu kaydedildi.