Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kayseri
8 metrekare dükkânda 30 yıldır tespih tamir ediyor
22 Mayıs 2026 Cuma - 13:02:04
Kayseri’de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, kaliteli tespihin püf noktalarını anlattı. Kayseri’de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, liseyi bitirdikten sonra babasının yanına gelerek tespih tamirciliğine başladığını söyledi. Kaliteli tespihin elde hem kaygan bir yapısı olduğunu hem de ele yapışıp düşmediğini belirten Şahin, "30 yıldır tespih tamirciliği yapıyorum. Liseyi bitirdikten sonra babamın yanına geldim ve bu dükkanda işe başladım. Yaklaşık olarak 30 yıldan beri aynı şekilde devam ediyorum. Burada tespihleri tamir ediyorum. Bakımlarını, çekimlerini, ipliklerinin ayarlarını yapıyorum. Dini kitap satışları yapıyorum. 8 metrekare dükkânda tespih tamiri yapıyorum, tespihler ile uğraşıyorum. Kaliteli tespih anlaşılması için elde çekildiğinde müthiş bir kayganlık hissi verir, elinize yapışır. Plastik tespih aynı hisleri vermez. Kehribarları çektiğinizde güzel kokuları olur, kukalar elde çekildiğinde harika şekilde renk değiştirir. Eldeki mikropları öldürmek için eski Osmanlı tabipleri kuka tespihi çekerlermiş. Ayrıca padişahların huzuruna gelen büyükelçilerin, ziyaretçilerin eline kehribar tespih verirlermiş. Ellerindeki zararlı hastalıklar, zehir varsa onlar alınsın ve padişaha zarar vermesin diye yaparlarmış" şeklinde konuştu. Tespih çeşitlerinin özelliklerine değinen Şahin, "Kehribar, 3. jeolojik zamandan kalan çamgillerden gelen ağaçların toprak altında sıkışmasından dolayı olan bir tespihtir. Kuka ise ağacın çekirdeğinden yapılan bir tespihtir. Kuka bir çeşit ağaçtır. Kuka ise Hindistan ve Mısır taraflarında yetişen bir ağaçtır, Türkiye’de yetişmez. Kehribar ise yerden oltu gibi çıkan, bir çeşit taşa benzer ama taş olmayan sert bir maddeden yapılmıştır. Ben kukayı tercih ederim. Kuka doğaldır, güzeldir, çekimi kolaydır, insana rahatlık verir" ifadelerini kullandı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 12:59
Türk dünyasının 2040 vizyonu Talas’ta şekillendi
Talas Belediyesi’nce Bakü Türkoloji Kongresi’nin 100. yılı münasebetiyle düzenlenen Uluslararası Türkoloji Zirvesi’nin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk dünyasının ortak kültürü, dili ve geleceğine ışık tutan zirvede, ortak alfabe çalışmaları, dijital çağda Türkçenin korunması ve Türk dünyasının entegrasyonu gibi önemli başlıklar ele alındı. Akademisyenlerden devlet temsilcilerine, kültür insanlarından yerel yöneticilere kadar çok sayıda ismin katıldığı Uluslararası Türkoloji Zirvesi’nde Türk dünyasının ortak geleceğine yönelik güçlü mesajlar verildi. Zirvenin sabah gerçekleştirilen açılış oturumunda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas Belediyesi’nin yıllardır Türk dünyasıyla ilgili önemli çalışmalara imza attığını belirterek, "Türkoloji Kongresi’nin 100. yılında hem Türkoloji Zirvesi hem de ortak alfabe ile ilgili önemli bilgileri kıymetli misafirlerimiz paylaşacak. Bu çalışmalar, ortak kültür bilincimizin gelişmesine ve gençlerimizin bu şuurla yetişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kültür ve medeniyet çalışmalarını belediyemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" dedi. Başkan Yalçın, Türk Dünyası Şair ve Yazarlar Buluşması, Şuşa Azerbaycan Evi, Azerbaycan Kardeşlik Parkı, Kırgızistan’ın Talas şehriyle kardeşlik ilişkileri, Cengiz Aytmatov anma programları ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çalışmalarıyla bugüne güçlü bir birikim oluşturduklarını ifade ederek, "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanı Kayseri’ye çok yakıştı" dedi. TÜRKSOY Kazakistan Temsilcisi Nışangül Karatayeva ise zirveye katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, bu tür toplantıların artarak devam etmesi gerektiğini söyledi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Taha Zahid Özdemir, Talas’ın tarihi dokusunun zirve için çok anlamlı bir zemin oluşturduğunu belirterek, "Kayseri’nin Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan kadim köprü rolü bu zirveyi daha da anlamlı hale getiriyor. Ortak geçmişimizi geleceğe taşıyacak önemli bir vizyon etrafında toplandık" ifadelerini kullandı. "Türkçenin hafızasını dijital ortamda koruyacağız" Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Osman Mert, dijital çağda Türkçenin geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Mert, "Türk dünyasının ortak dil mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ortak alfabe, sözlük projeleri, dijital dil kaynakları ve büyük dil modeli çalışmaları bunun en önemli parçalarıdır" dedi. 8. yüzyıla kadar Türkçenin ürettiği tüm bilgilerin dijital ortamda muhafaza edileceğini açıklayan Mert, "Yaşayan Türkçe Sözlüğü hazırlanacak ve dilimizle ilgili bütün çalışmalar buradan yürütülecek" diye konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Talas Belediyesi’nin önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirterek Başkan Mustafa Yalçın’a teşekkür ederken, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de ortak alfabe çalışmalarının Türk dünyasını yeniden birbirine yakınlaştırdığını ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ise konuşmasında ortak alfabenin Türk dünyasının geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. "Talas Belediyemizin ev sahipliğinde çok önemli bir toplantı gerçekleştiriyoruz. İlk Türkoloji Kongresi olan Bakü Türkoloji Kongresi anısına yapılan bu zirve, Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıracaktır" diyen Yıldırım, dilin bağımsızlığın temel unsuru olduğunu vurguladı. "Dil bir anlamda egemenliktir, bağımsızlıktır. Eğer dilinizi kullanamıyorsanız egemenliğiniz de tehdit altındadır" ifadelerini kullanan Yıldırım, dijital çağda Türkçenin korunmasının önemine dikkat çekerek, yapay zekânın hem fırsat hem de tehdit oluşturduğunu söyledi. Ortak alfabenin Türk dünyasının entegrasyonunda tarihi bir rol üstleneceğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu: "Bizim alfabemiz değişmedi. Aslında bu alfabeye sahip olmayanların alfabesi değişiyor. Balkanlar’dan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizi daha iyi anlayacağız. Yazdıklarımızı okuyacak, konuştuklarımızı daha kolay kavrayacağız. Böylece hepimizin arzu ettiği büyük Türk dünyasının birleşmesini ve entegrasyonunu gerçekleştireceğiz. Yapılan bütün bu çalışmalar 2040 vizyonuna yönelik güçlü adımlardır." Zirvenin öğleden sonraki bölümünde Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde ’Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek’ paneli düzenlendi. Panele Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören zirve, fotoğraf çekimiyle sona erdi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 12:39
Türk Dünyasının 2040 vizyonu Talas’ta şekillendi
Talas Belediyesi tarafından, Bakü Türkoloji Kongresi’nin 100. yılı münasebetiyle düzenlenen Uluslararası Türkoloji Zirvesi’nin resmi açılış programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk dünyasının ortak kültürü, dili ve geleceğine ışık tutan zirvede; ortak alfabe çalışmaları, dijital çağda Türkçenin korunması ve Türk dünyasının entegrasyonu gibi önemli başlıklar ele alındı. Akademisyenlerden devlet temsilcilerine, kültür insanlarından yerel yöneticilere kadar çok sayıda ismin katıldığı zirve, Türk dünyasının ortak geleceğine yönelik güçlü mesajlara sahne oldu. Başkan Yalçın: "Kültür ve medeniyet çalışmaları bizim ayrılmaz parçamız" Zirvenin sabah gerçekleştirilen açılış oturumunda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas Belediyesi’nin yıllardır Türk dünyasıyla ilgili önemli çalışmalara imza attığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkoloji Kongresi’nin 100. yılında hem Türkoloji Zirvesi hem de ortak alfabe ile ilgili önemli bilgileri kıymetli misafirlerimiz paylaşacak. Bu çalışmalar, ortak kültür bilincimizin gelişmesine ve gençlerimizin bu şuurla yetişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kültür ve medeniyet çalışmalarını belediyemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz." Başkan Yalçın, Türk Dünyası Şair ve Yazarlar Buluşması, Şuşa Azerbaycan Evi, Azerbaycan Kardeşlik Parkı, Kırgızistan’ın Talas şehriyle kardeşlik ilişkileri, Cengiz Aytmatov anma programları ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çalışmalarıyla bugüne güçlü bir birikim oluşturduklarını ifade ederek, "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanı Kayseri’ye çok yakıştı." dedi. TÜRKSOY Kazakistan Temsilcisi Nışangül Karatayeva ise zirveye katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek bu tür toplantıların artarak devam etmesi gerektiğini söyledi. "Kayseri, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan kadim köprü" Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Taha Zahid Özdemir, Talas’ın tarihi dokusunun zirve için çok anlamlı bir zemin oluşturduğunu belirterek, "Kayseri’nin Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan kadim köprü rolü bu zirveyi daha da anlamlı hale getiriyor. Ortak geçmişimizi geleceğe taşıyacak önemli bir vizyon etrafında toplandık." ifadelerini kullandı. TDK Başkanı Mert: "Türkçenin hafızasını dijital ortamda koruyacağız" Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert, Türkçenin dijital çağdaki geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Mert, "Türk dünyasının ortak dil mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ortak alfabe, sözlük projeleri, dijital dil kaynakları ve büyük dil modeli çalışmaları bunun en önemli parçalarıdır." dedi. 8. yüzyıla kadar Türkçenin ürettiği tüm bilgilerin dijital ortamda muhafaza edileceğini açıklayan Mert, "Yaşayan Türkçe Sözlüğü hazırlanacak ve dilimizle ilgili bütün çalışmalar buradan yürütülecek." diye konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Talas Belediyesinin önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirterek Başkan Mustafa Yalçın’a teşekkür ederken, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de ortak alfabe çalışmalarının Türk dünyasını yeniden birbirine yakınlaştırdığını ifade etti. Binali Yıldırım: "Dil, egemenliktir" Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım ise konuşmasında ortak alfabenin Türk dünyasının geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. "Talas Belediyemizin ev sahipliğinde çok önemli bir toplantı gerçekleştiriyoruz. İlk Türkoloji Kongresi olan Bakü Türkoloji Kongresi anısına yapılan bu zirve, Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıracaktır." diyen Yıldırım, dilin bağımsızlığın temel unsuru olduğunu vurguladı. "Dil bir anlamda egemenliktir, bağımsızlıktır. Eğer dilinizi kullanamıyorsanız egemenliğiniz de tehdit altındadır." ifadelerini kullanan Yıldırım, dijital çağda Türkçenin korunmasının önemine dikkat çekerek yapay zekânın hem fırsat hem de tehdit oluşturduğunu söyledi. Ortak alfabenin Türk dünyasının entegrasyonunda tarihi bir rol üstleneceğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu: "Bizim alfabemiz değişmedi. Aslında bu alfabeye sahip olmayanların alfabesi değişiyor. Balkanlardan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizi daha iyi anlayacağız. Yazdıklarımızı okuyacak, konuştuklarımızı daha kolay kavrayacağız. Böylece hepimizin arzu ettiği büyük Türk dünyasının birleşmesini ve entegrasyonunu gerçekleştireceğiz. Yapılan bütün bu çalışmalar 2040 vizyonuna yönelik güçlü adımlardır." Türk Dünyasının geleceği Talas’ta konuşuldu Zirvenin öğleden sonraki bölümünde Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek" paneli düzenlendi. Panele Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören zirve, çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 12:35
Kocasinan’da paranın geçmediği dost mağazada bayramlık alışveriş keyfi
Kocasinan Belediyesi, 2017 yılında hayata geçirdiği Dost Eli Projesi kapsamında vatandaşlara alışveriş keyfi yaşatan ve paranın geçmediği Dost Mağaza’yı bu Kurban Bayramı’nda da bayramlık kıyafetlerle donatarak ailelerin yüzünü güldürdü. Mağaza hakkında açıklamalarda bulunan Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Sevgi Puanları (kartta yüklü olan para puan limiti) ile alışveriş imkânı sunulan projeyle devletin şefkat elini vatandaşlara doğrudan ulaştırdıklarını ve yüreklere dokunduklarını söyledi. Seyrani Mahallesi’nde bulunan Dost Mağaza, Kurban Bayramı öncesi her yaştan vatandaş için bayramlık kıyafetlerle dolup taştı. 9 yıl önce hayata geçirilen ve para geçmeyen alışveriş modeliyle hizmet veren mağaza, bu Kurban Bayramı’nda da vatandaşların bayramlık ihtiyaçlarını karşılıyor. "Paranın geçmediği projede sevgi puanlarıyla alışveriş imkânı sunuyoruz" Her alanda olduğu gibi sosyal belediyecilikte de Türkiye’ye örnek olan hizmetler sunduklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Dost Eli Projesi kapsamında Dost Mağaza ve Dost Market ile vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Dost Mağaza, her yaşa hitap eden tekstil ihtiyaçlarının karşılandığı bir yer olarak hizmet veriyor. Ancak bu mağazalarımızda satışlar, para karşılığında değil, sevgi puanlarıyla yapılıyor. 9 yıl önce faaliyete geçen Dost Mağaza, bu Kurban Bayramı’nda da yüzleri güldürmeye devam ediyor. Sadece Kurban Bayramı’nda değil, yılın 12 ayı herkesin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Bayram yaklaşırken Dost Mağaza; yetişkinler, gençler ve çocuklar için her türlü bayramlık ürününü sunuyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı’nda herkesin bayramlık ihtiyacını karşılamak için Dost Mağaza’nın kapıları açık. Dost Mağazamız; kadın, erkek, genç ve yaşlı gibi her yaş grubunun A’dan Z’ye kıyafet ihtiyacını karşılayacağı bir mağazadır. Dost Mağazamızla Kocasinan’da uzatmadık el, dokunmadık gönül bırakmamanın çabası içerisindeyiz. Amacımız, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza devletimizin şefkat elini uzatarak onların ihtiyaçlarını karşılayabilmektir. Bütün amacımız, şehrimizde yaşayan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın gönüllerine dokunacak hizmetler üretebilmek ve Kocasinan’da her hanenin mutlu olmasıdır." ifadelerini kullandı. "Biz sadece hizmet üretmiyor, gönüller inşa ediyoruz" Kocasinan Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının kalbinde "Dost Eli" olduğunu ifade eden Başkan Çolakbayrakdar, "‘Dost Eli’ çatısı altında sunduğumuz hizmetler, hemşehrilerimizin hayatına dokunan bir sevgi ve şefkat elidir. Yılın on iki ayı hemşehrilerimizin her şartta ve şart da, her zaman yanındayız. Paranın geçmediği Dost Market ve Dost Mağaza ile Kayserili hemşehrilerimize alışverişin keyfini, market ve mağaza konforunda yaşatıyoruz. Bu hizmeti daha çok kişiye duyurmak zorundayız. Çünkü bir yandan ‘veren el’ olan hayırseverlerin bu projeden haberdar olması, diğer yandan da ‘alan el’ olan ihtiyaç sahiplerine ulaşmamız gerekiyor. Biz bu projede veren eli ve alan eli bir araya getiriyoruz. Bu, devlet ile milletin kaynaşmasıdır. Bizlere inanan, güvenen hayırseverlerimiz destek veriyor. Allah hepsinden razı olsun, keselerine bereket versin. Bu projeye sahip çıkmak sadece şehre değil, insana sahip çıkmak demektir. Bu, vicdani bir sorumluluktur. Bizim burada kurduğumuz sistemin asıl amacı, ihtiyaç sahiplerinin yalnızca maddi değil, manevi ihtiyaçlarını da karşılamaktır. Aldığımız dualar ve vatandaşlarımızın memnuniyeti bizim için her şeyden daha kıymetlidir. İhtiyaç sahibi; parçalanmış bir aile, engelli bireyler, yetim ve öksüz çocuklar olabilir. Tüm bu gruplara devlet olarak sahip çıkıyoruz. Dünyanın her yerinde olduğu gibi düşkün insanlar var. Biz, bu insanların her birine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Bu sistemin en önemli yönü, ihtiyaç sahiplerini rencide etmeden, insan onuruna yakışır bir şekilde ailece alışveriş yapma imkânı sunmasıdır." İfadelerine yer verdi. "Dost Kapısı" ile psikolog ve sosyolog desteği sunduklarını, ailelerin manevi ihtiyaçlarına da dokunduklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar; çölyak paketinden glütensiz Kayseri mutfağına, Hoş Geldin Bebek Projesi’nden evlenecek gençlere verilen gelinlik ve damatlık desteğine kadar her adımda aileyi merkeze aldıklarını belirterek, "Aile güçlenirse toplum güçlenir, gelecek sağlam olur." şeklinde konuştu. "Bu bir hizmet değil, vicdani bir sorumluluktur" Her yıl yenilenen sosyal yardım kartlarıyla ihtiyaç sahiplerinin yıl boyunca desteklendiğini söyleyen Başkan Çolakbayrakdar, öğrencilerin eğitim-öğretim süreçlerinde de yanlarında olduklarını kaydederek, "Kocasinan’da dokunmadık gönül, ulaşmadık ev bırakmıyoruz. Bu, sadece bir belediyecilik faaliyeti değil, vicdani bir sorumluluktur." Diye konuştu. "Kocasinan, sosyal belediyeciliğin başkentidir" Başkan Çolakbayrakdar, sözlerini, "Sevgili hemşehrilerim, Kocasinan sosyal belediyeciliğin başkentidir. Biz her adımda, her gönülde, her evde sizlerin yanındayız. Çünkü biz sadece bir belediye değiliz; umut, sevgi ve yarınları inşa eden büyük bir aileyiz. Kocasinan’da doğmak bir ayrıcalık, yaşamak huzurdur." diyerek tamamladı. Bayramlık alan aileler, Kocasinan’ın ayrıcalıklarını vurguladı Dost Mağazası’ndan faydalanan aileler ise her yıl olduğu gibi bu yıl da bayramlık kıyafetlerini buradan almaktan büyük mutluluk duyduklarını ve Kocasinan’da yaşamanın ayrıcalıklı olduğunu söylediler. Aileler, duygularını şu şekilde ifade etti: "Belediyemiz ve başkanımız her alanda yanımızda ve destekçimizdir. Başkanımızdan Allah bin kere razı olsun. Bizlere her türlü imkânı sunuyor. İşi gücü rast gitsin. İyi ki var. Biz çok memnunuz. Bundan daha büyük bir hizmet olamaz. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Her ay düzenli olarak buraya gelip aynı mağaza ve market konforunda alışverişimizi yapıyoruz. Her sene olduğu gibi çocuklarımıza bayramlıklarını alıyoruz ve evimizin bütün ihtiyaçlarını buradan karşılıyoruz. Sanki kendimizin bir mağazasıymış gibi alışveriş yapıyoruz. Kocasinan’da olmaktan çok memnunuz." Öte yandan Kocasinan Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki paranın geçmediği Dost Market ve Dost Mağaza’da gelir durumlarına göre A ve B grubu olarak sınıflandırılan aileler, "Dost Eli" isimli kartlarına yüklenen puanlarla evlerinin her türlü ihtiyacını karşılayabiliyor. Aileler; gıdadan temizlik malzemesine, kıyafetten ev eşyasına kadar A’dan Z’ye her ürünü market ve mağaza konforunda ücretsiz olarak temin edebiliyor.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 17:02
Niğde’de uyuşturucu operasyonu: 10 gözalt
IHAAW170145-ASA/6-10-2025 - Niğde’de uyuşturucu operasyonu: 10 gözalt (Fotoğraflı) NİĞDE (İHA) - Niğde’nin Bor ve Ulukışla ilçelerinde polis ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 10 şüpheli yakalandı. Edinilen bilgiye göre İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Bor ve Ulukışla İlçe Emniyet Müdürlüklerinin koordineli çalışmasıyla 2-5 Ekim 2025 tarihleri arasında yapılan operasyonlarda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde, ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda; 113,73 gram çeşitli uyuşturucu madde, 4 adet sentetik ecza, 2 adet cam aparat ve 1 adet hap ele geçirildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden 5’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 5 şüpheli ise savcılık talimatıyla ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Öte yandan narkotik suçlardan aranması bulunan 6 kişi de yakalanarak cezaevine teslim edildi. Niğde Emniyet Müdürlüğü, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına yönelik mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi. (TB-Y)6.10.2025 17:03:00 TSINNNN
06 Ekim 2025 Pazartesi - 16:03
Kayserispor’dan ’transfer yasağı’ açıklaması: "Futbolcuya ödeme yapıldıktan sonra tedbir FIFA tarafından kaldırılacaktır"
Kayserispor, FIFA tarafından verilen 3 dönem transfer yasağına ilişkin konunun, Silviu Lung’un alacaklarıyla alakalı olduğunu ve tedbir mahiyetinde bir tescil yasağı getirildiğini, futbolcuya ödeme yapıldıktan sonra tedbir kararının kaldırılacağını açıkladı. Sarı-kırmızılı kulüpten konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Basında yer alan, kulübümüzün 3 dönem transfer yasağı cezası aldığına ilişkin gündemi dikkatle takip etmekteyiz. Spekülatif yorumlar nedeniyle kulübümüzün bu açıklamayı yapması gereği ortaya çıkmıştır. Eski futbolcumuz Silviu Lung’un alacaklarına ilişkin görülen ve taleplerin kısmen kabul gördüğü davanın kararının icrasına yönelik FIFA tarafından tedbir mahiyetinde bir tescil yasağı getirilmiş olup, futbolcuya ödeme yapıldıktan sonra tedbir FIFA tarafından kaldırılacaktır" ifadelerine yer verildi.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 15:56
5 milyar TL’lik dev yatırımda Ticaret Borsası etkisi: Sera OTB Kayseri tarımının geleceği olacak
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav ve beraberindekiler; Elmalı Bölgesi’nde bulunan jeotermal kaynaklı Sera OTB alanındaki sondaj çalışmalarını yerinde inceledi. Kayseri Kocasinan’da hayata geçirilen Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav alanda gerçekleştirilen çalışmaları yerinde takip ederek gelinen son durum hakkında yetkililerden bilgi aldı. Kayseri’de tarım ve üretim kapasitesini artıracak, bölge ekonomisine yön verecek Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OTB Projesi, önemli bir gelişmeyle 2025 yılı yatırım programına dahil edilmişti. Alandaki incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: "Biz şu anda burada bir tarihe şahitlik ediyoruz. Kayseri tarımı açısından devrim olabilecek bir çalışma yapılıyor. Kayseri’nin sebze üretimini, çalışma bittiğinde üç kat artıracak bir projeden bahsediyoruz. Şu an içerisinde bulunduğumuz arazi 1 milyon 237 bin metrekare. Özellikle Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından üç kuyuda yapılan çalışmada su bulundu. Kendilerine teşekkür ediyorum. Şimdi dördüncü kuyunun başındayız. Bu kuyumuzda 535. metredeyiz. Yaptığımız görüşmelerde buradan da iyi derecede bir sıcak su bulacağımızdan ümitliyiz." dedi. Kayseri Ticaret Borsası’nın çalışmaları büyük bir titizlikle ve hızlı bir şekilde ilerlettiğini ayrıca beşinci ve altıncı sondaj kuyusunda da çalışmaların başladığını söyleyen Vali Gökmen Çiçek şu ifadelere yer verdi: "Kayseri Ticaret Borsamıza çok teşekkür ediyorum. Kendileri bu konuda çok büyük bir çaba sarf ediyor. Belki iki, üç yıllık işi bir, iki aya sıkıştırıyor. Proje tamamlandığında, hem sondaj çalışmaları, üst yapı, altyapı bütün çalışmalar tamamlandığında 5 milyar TL’lik bir yatırımdan bahsediyoruz. Bütün çalışmalarımız, Kayseri’nin yılda 3 milyar TL gelir elde edeceğini gösteriyor. Burada 1.500 kişi istihdam edilecek. yüzde 70’i kadın olan bir istihdamdan bahsediyoruz. 50 bin ton sebze ihracatı olacak. Dolayısıyla sebze üretimini Kayseri’de 3 kat artıracak. Burası Kayseri tarımının hem can damarı hem geleceği. Bu bölgenin şenlenmiş halini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" ifadelerini kullandı. Program, hatıra fotoğrafının çekimiyle sona erdi.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 15:40
Büyükkılıç, eşi ile birlikte Gazze İçin Sessiz Çığlık Programına katıldı
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ile birlikte AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarınca 81 ilde başlatılan "Gazze İçin Sessiz Çığlık" programının Kayseri’deki etkinliğine katıldı. Kayseri Cumhuriyet Meydanı’ndaki Bürüngüz Camii önünde düzenlenen etkinliğe Başkan Büyükkılıç ve eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, Sivil Toplum Kuruluşu ve sendikaların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinliğe dair değerlendirmelerde bulunan Büyükkılıç, Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmanın, zulmü kabullenmek anlamına geldiğini vurgulayarak, "Savaşın en ağır yükünü çocuklar, anneler ve masum siviller çekiyor. İşte bu yüzden, AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarımızın 81 ilde başlattığı "Gazze İçin Sessiz Çığlık" programına kıymetli eşim Necmiye Hanım ile birlikte katıldık" dedi. Başkan Büyükkılıç, anlamlı etkinlikten dolayı AK Parti Kadın Kolları Teşkilatı’na teşekkür ederek, "Biz inanıyoruz ki; özgürlük, mazlumların yanında duranların yüreğinden filizlenir. Barış, kadınların merhameti ve kararlılığıyla güç bulur. Sessizlik, suskunluk değil; zulme karşı duruşun asil bir çığlığıdır. Filistin’in özgürlüğü, sadece bir coğrafyanın değil insanlığın vicdan sınavıdır. Bu soykırım son bulana, hak yerini bulana kadar kadınların sesi, adaletin ve barışın dili olacaktır. Bu önemli programa Kayseri’de öncülük eden AK Parti Kadın Kolları Başkanımız Meral Koşar’a Hanımefendi’ye ve kadın kollarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Etkinlikte konuşan AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar da acının adının Gazze olduğunu ifade ederek, "Bugün kadınlar olarak Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdiğimizi tüm dünyaya göstermek adına meydanlardayız. Bugün 81 ilde kurduğumuz bu zincir Gazze’de evlatlarını kaybeden anne, babaların zinciridir. Öksüz, yetim bırakılan çocukların zinciridir ve insanlığını kaybetmeyen herkesin zinciridir" dedi. İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yaptığı yasa dışı müdahaleyi dünyanın seyrettiğini kaydeden AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Koşar, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığıyla bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmadığını belirtti. Koşar’ın konuşmasının ardından etkinliğe katılan kadınlar el ele tutuşarak sessiz bir şekilde yürüyüş gerçekleştirdiler.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 15:20
Özdemir’den Kayseri Lisesi’ne ‘İstiklal Madalyası’ teklifi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Milli Mücadele’de önemli rol oynamış tarihi Kayseri Lisesi’nin "İstiklal Madalyası" ile onurlandırılması için TBMM’ye kanun teklifi sundu. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, 2. Abdülhamid tarafından 13 Eylül 1893 yılında Derece-i Ula Mekteb-ı Külliyesi İdadisi adıyla kurulan ve 1923 yılında ise lise olarak değiştirilerek faaliyetini sürdüren Kayseri Lisesi için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Özdemir, Kayseri Lisesi’nin Cumhuriyet öncesi ve sonrasında oynadığı rolle mihenk taşı olduğuna dikkat çekerek "İstiklal Madalyası" ile onurlandırılması gerektiğini belirtti. Özdemir, kanun teklifine ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kaydetti: "Türk tarihinde özel ve önemli bir yere sahip olan Kayseri, her devirde devletine ve milletine karşı somluluğunu yüksek bir erdem ve sadakatle yerine getirmiştir. Şehrin tamamının hissiyat ve iradesinde olduğu gibi Kayseri Lisesi de aynı vasıflarla anılan güzide bir eğitim kurumumuzdur. Kayseri Lisesi, İstiklal Harbi sırasında cepheye gönderdiği lise son sınıf öğrencilerinin tamamını şehit vererek, acısını yüreğine gömmüş ancak vatanın bağrına namahrem elleri değdirmemiştir. TBMM’ye sunduğumuz kanun teklifi ile Kayseri için büyük ve tarihi öneme sahip olan Kayseri Lisesi’nin, milli mücadele tarihinde üstlendiği vazife ve sorumlulukları gereğince İstiklal Madalyası ile onurlandırılması gerektiğini düşünüyoruz."
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:11
Teknolojinin gölgeleyemediği meslek: "Çilingirlik"
Kayseri’de 40 yıldır çilingirlik yapan adam, mesleklerinin teknolojiye rağmen ölmeyen bir alan olduğunu söyleyerek, "Sistem çökebilir ama manuel çökmez" dedi. Meslekleriyle ilgili sürekli seminerlere katıldıklarını söyleyen çilingir Ahmet Ülker, "Anahtarcılık ölmeyen bir meslek. Çağımız artık dijitalleşmeye geçiyor ama yine de ölmeyen bir meslek bizimki. Dijital olanları da var manuel olanları da var. Biz bunların hepsinden anlıyoruz. Bunların seminerlerine gidiyoruz ve eğitimini alıyoruz. Güzel ve ölmez bir mesleğimiz var. Bir de çilingirlerin günümüzde çok dikkat etmeleri lazım. Vatandaşlarımızın da bilhassa kaçak olanlardan değil de odaya kayıtlı olanlardan anahtarlarını yaptırmaları gerekiyor. Yoksa yedekleri bir de kendisine yapılabilir. Hırsızlıklar böyle de çoğalıyor. Bunlara da çok dikkat etmek gerekiyor" dedi. Ülker, mesleklerinin teknoloji gelişse de ölmeyen bir meslek olduğunu belirterek, "Vatandaşlar genelde yedek anahtar yaptırmaya geliyor. Biz burada bunlara da dikkat ediyoruz. Mesela bir kasa anahtarını kolay kolay yapmıyoruz. Anahtar yaptırmak isteyenler elinden imzalı belge alıyoruz. Çünkü örneğin ortaklar arasında münakaşa oluyor, kasa anahtarı yapılıyor derken ileride sorunlar çıkabiliyor. İşimiz güzel, teknoloji gelişse de bu ölmez bir meslek. Sistem çökebilir ama manuel çökmez" ifadelerini kullandı.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:08
Teknolojinin gölgeleyemediği meslek: ‘Çilingirlik’
Kayseri’de 40 yıldır çilingirlik yapan Ahmet Ülker, mesleklerinin teknolojiye rağmen ölmeyen bir alan olduğunu söyleyerek, "Sistem çökebilir ama manuel çökmez" dedi.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:07
Düzenli beslenme hasta etmiyor
Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, soğuk havalarda bağışıklığın düştüğünü söyleyerek, "Bağışıklığı güçlü tutmak için ilk yapmamız gereken şey, günlük beslenmemizi doğru şekilde düzenlemektir" dedi. Soğuk havalarda bağışıklığı güçlü tutmak için günlük beslenmenin düzenli olması gerektiğini söyleyen Betül Merd, "Havalar soğudukça grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Özellikle kalabalık ve kapalı ortamlarda daha çok vakit geçiriyoruz, bu da bağışıklığımızı zorluyor. Peki bağışıklığımız neden düşüyor? Aslında bunun tek bir sebebi yok. Yetersiz ve dengesiz beslenme, stres, uyku düzensizliği, hareketsizlik. Bunların hepsi bir araya geldiğinde vücudumuz kendini savunmakta zorlanıyor ve bağışıklığımız düşüyor. Bağışıklığı güçlü tutmak için ilk yapmamız gereken şey, günlük beslenmemizi doğru şekilde düzenlemek. Özellikle C vitamini içeren besinler çok önemli. Portakal, mandalina, kivi, kuşburnu, kırmızı biber gibi. Bunlar hem antioksidan etkisiyle hem de bağışıklığı desteklemesiyle kış aylarının vazgeçilmezleri diyoruz. Sadece C vitamini değil, A vitamini açısından zengin havuç, kabak, brokoli, ıspanak gibi sebzeler de bağışıklık sistemini destekler. Çinko minerali de burada çok kritik; kabak çekirdeği, fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler ve kırmızı et, çinko için güzel kaynaklardır. Bunların da tüketimini öneriyoruz" dedi. Merd, bağışıklığın büyük kısmının bağırsaklarda yönetildiğini söyleyerek, "Probiyotiklerde bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklığımıza doğrudan katkı sağlar. Yoğurt, tarhana gibi fermente gıdaları soframızda bulundurmak bu dönemde özellikle faydalı olur. Çünkü aslında bağışıklığımızın büyük kısmı bağırsaklarımızda yönetiliyor. Tabii beslenme kadar yaşam alışkanlıklarımız da önemli. Yeterli uyku almak, bol sıvı tüketmek, temiz havada yürüyüş yapmak, stresimizi yönetmek gibi. Bunların hepsi bağışıklığımızı güçlendiriyor. Takviyeler konusu da çok soruluyor. Eğer beslenme yetersizse veya eksiklik varsa hekim önerisiyle D vitamini, C vitamini ya da çinko takviyesi kullanılabilir ama hiçbir takviye dengeli bir beslenmenin yerini tutmaz. Unutmayalım ki bağışıklığı tek bir besinle değil, bütünsel bir yaklaşımla güçlendirebiliriz. Yani doğru beslenme, düzenli uyku, hareket ve stres yönetimi bir araya geldiğinde, kış hastalıklarına karşı çok daha dayanıklı hale geliriz" ifadelerini kullandı.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:03
Düzenli beslenme hasta etmiyor
Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, soğuk havalarda bağışıklığın düştüğünü söyleyerek, "Bağışıklığı güçlü tutmak için ilk yapmamız gereken şey, günlük beslenmemizi doğru şekilde düzenlemektir" dedi. Soğuk havalarda bağışıklığı güçlü tutmak için günlük beslenmenin düzenli olması gerektiğini söyleyen Betül Merd, "Havalar soğudukça grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Özellikle kalabalık ve kapalı ortamlarda daha çok vakit geçiriyoruz, bu da bağışıklığımızı zorluyor. Peki bağışıklığımız neden düşüyor? Aslında bunun tek bir sebebi yok. Yetersiz ve dengesiz beslenme, stres, uyku düzensizliği, hareketsizlik. Bunların hepsi bir araya geldiğinde vücudumuz kendini savunmakta zorlanıyor ve bağışıklığımız düşüyor. Bağışıklığı güçlü tutmak için ilk yapmamız gereken şey, günlük beslenmemizi doğru şekilde düzenlemek. Özellikle C vitamini içeren besinler çok önemli. Portakal, mandalina, kivi, kuşburnu, kırmızı biber gibi. Bunlar hem antioksidan etkisiyle hem de bağışıklığı desteklemesiyle kış aylarının vazgeçilmezleri diyoruz. Sadece C vitamini değil, A vitamini açısından zengin havuç, kabak, brokoli, ıspanak gibi sebzeler de bağışıklık sistemini destekler. Çinko minerali de burada çok kritik; kabak çekirdeği, fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler ve kırmızı et, çinko için güzel kaynaklardır. Bunların da tüketimini öneriyoruz" dedi. Merd, bağışıklığın büyük kısmının bağırsaklarda yönetildiğini söyleyerek, "Probiyotikler de bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklığımıza doğrudan katkı sağlar. Yoğurt, tarhana gibi fermente gıdaları soframızda bulundurmak bu dönemde özellikle faydalı olur. Çünkü aslında bağışıklığımızın büyük kısmı bağırsaklarımızda yönetiliyor. Tabi beslenme kadar yaşam alışkanlıklarımız da önemli. Yeterli uyku almak, bol sıvı tüketmek, temiz havada yürüyüş yapmak, stresimizi yönetmek gibi. Bunların hepsi bağışıklığımızı güçlendiriyor. Takviyeler konusu da çok soruluyor. Eğer beslenme yetersizse veya eksiklik varsa hekim önerisiyle D vitamini, C vitamini ya da çinko takviyesi kullanılabilir ama hiçbir takviye dengeli bir beslenmenin yerini tutmaz. Unutmayalım ki bağışıklığı tek bir besinle değil, bütünsel bir yaklaşımla güçlendirebiliriz. Yani doğru beslenme, düzenli uyku, hareket ve stres yönetimi bir araya geldiğinde, kış hastalıklarına karşı çok daha dayanıklı hale geliriz" ifadelerini kullandı.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 13:34
AK Partili kadınlar Gazze için el ele tutuştu
AK Parti Kayseri Kadın Kolları tarafından düzenlenen etkinliğe katılan kadınlar; Gazze’ye destek için el ele tutuşarak zincir oluşturdu. Etkinlikte konuşan Kadın Kolları İl Başkanı Meral Koşar; "Bu mesele ne dünyadaki rollerimizle, ne taşıdığımız unvanlarla, ne de sahip olduklarımızla ilgilidir, bu mesele insanlık meselesidir" dedi. AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen etkinlikte; Gazze’de yaşanan zulmün yıl dönümünde kadınların vicdanı ve duası ile sessiz haykırış için meydanlara çıktı. Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar; el ele tutuşarak zincir oluşturdu. Etkinlikte konuşan AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar; "Duvarlara kanla yazılmış isimler, bir annenin, bir babanın yitik hayali, bir çocuğun hiç göremeyeceği baharı, bir bebeğin hiç yaşayamayacağı çocukluğu. İşte bu acının adı Gazze. Bugün kadınlar olarak Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdiğimizi tüm dünyaya göstermek adına meydanlardayız. Bugün 81 ilde kurduğumuz bu zincir, Gazze’de evlatlarını kaybeden anne-babaların zinciridir. Öksüz, yetim bırakılan çocukların zinciridir, ve insanlığını kaybetmeyen herkesin zinciridir. Biz; ’Yaralıları mı kurtaracaktım, şehitleri mi taşıyacaktım ya da bir torba un mu bulmaya çalışacaktım? Yemin ederim eve tek bir torba un getirip, çocuklarımın karnının doyacağını bilsem, ölüme razı olurum’ diyen Gazzeli annenin sesi olmak için, bu sesi dünyaya duyurmak için buradayız. Bu zulmü görmezden gelen herkese soruyorum; kalbiniz nerede? Yüce Rabbimiz mealen ’Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir canı yaşatan, bütün insanlığı yaşatmış gibidir’ buyuruyor. Gazze; bu ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanıdır. Bizler İstanbul’dan, Hakkari’den, Trabzon’dan, Erzurum’dan ve Türkiye’nin 81 ilinden dünyanın dört bir yanındaki kadınlara, kız kardeşlerimize sesleniyoruz: Barış kadınla mümkün. Barışçıl bir şekilde yola çıkan ve uluslararası sularda haydut İsrail’in hukuksuz müdahalesine uğrayan Küresel Sumud Filosu’nu dünya öylece seyretti. Hamdolsun Türkiye; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığıyla bu adaletsizlik karşısında da sessiz kalmadı. Sadece kendi ülkesinin vatandaşlarını değil, 13 ülkeden 101 vicdan sahibi gönüllünün de ülkelerine güvenle dönmelerini sağladı. Bizler de ablukayı delmek ve insanlık onurunu korumak için mücadele eden kahramanların ülkemize dönüşlerinde oradaydık. Hepsinin dilinde aynı temenni vardı; ’Biz elimizden geleni yaptık, umarım Gazze’ye bir umut ışığı olabilmişizdir’. İşte bugün o umut sözleri de bu meydanda yankılanıyor. Biz bugün bütün kimliklerimizden sıyrılarak; sadece kadın kimliğimizle buradayız. Çünkü bu mesele ne dünyadaki rollerimizle, ne taşıdığımız unvanlarla, ne de sahip olduklarımızla ilgilidir, bu mesele insanlık meselesidir. Bugün Türkiye’den tüm dünyaya tek bir şey söylüyoruz; barış kadınla mümkündür" diye konuştu. Etkinliğe AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Kayseri büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, partililer ve vatandaşlar katıldı.
06 Ekim 2025 Pazartesi - 13:30
Ersoy, tohum desteklerinin zamanından önce ödenmesi için soru önergesi verdi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; 2025 yılı sertifikalı tohum desteklerinin ödemelerinin zamanından önce yapılması için ilgili bakanlığa soru önergesi verdi. MHP’li Baki Ersoy, verdiği soru önergesinde şunları kaydetti: "Küresel ölçekte yaşanan döviz dalgalanmaları, tarımsal üretim girdilerinin maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Bu durum, çiftçilerimizin sürdürülebilir üretim faaliyetlerini planlamasında zaman zaman zorluklar oluşturabilmektedir. Bu çerçevede sertifikalı tohum desteği, üreticilerimizin hem verimliliklerini artırmaları hem de üretim süreçlerini daha rasyonel ve öngörülebilir biçimde organize edebilmeleri açısından kritik bir rol üstlenmektedir. 2025 yılına ilişkin sertifikalı tohum destek ödemelerinin zamanından önce yapılması, üreticilerin finansal yükünü hafifletmekle kalmayıp, motivasyonlarını artırarak tarımsal üretimde sürekliliği ve istikrarı da güçlendirecektir. Desteklerin mümkün mertebe ivedilikle çiftçilerimizin hesaplarına aktarılması; girdi temininde yaşanabilecek aksamaların önüne geçilmesi, üretim planlamalarının zamanında yapılabilmesi ve ulusal tarımsal üretim kapasitesinin korunması açısından stratejik bir gereklilik arz etmektedir. Bu kapsamda; 2025 yılı sertifikalı tohum desteklerinin ödenmesine ilişkin takvim belirlenmiş midir? Destek ödemelerinin ne zaman yapılması planlanmaktadır? Çiftçilerimizin yeni üretim döneminde mağduriyet yaşamamaları adına bu ödemelerin hızlandırılması yönünde bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır?"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 13:24
Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü: prostat
Genellikle belirti vermeden sinsice ilerleyen prostat kanseriyle ilgili önemli uyarılarda bulunan Üroloji Uzmanı Dr. Yusuf Gençten "Birçok erkek PSA testi, rektal muayene ya da biyopsi gibi tarama ve tanı yöntemlerinden haberdar değil. Oysa erken tanı için özellikle 50 yaş üstünde düzenli sağlık kontrolleri aksatılmamalı" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yusuf Gençten dünya genelinde erkeklerde akciğer kanserinden sonra kanser ölümlerinin en sık sebebi olarak gösterilen prostat kanserinin, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını söyledi. 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin genel olarak risk altında olduğunu; yaş ilerledikçe riskin arttığını ve 75 yaşına gelindiğinde her 7 erkekten 1’inde prostat kanserinin görüldüğünü ifade etti. Türkiye Kanser İstatistikleri raporuna göre de ülkemizde, prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çeken Dr. Gençten "Her yıl yaklaşık 17 bin yeni vaka ortaya çıkmaktadır; yani bu hastalık toplumsal ölçekte de ciddi bir sağlık yükü oluşturmaktadır. Ancak ülkemizde bu konudaki bilgi ve farkındalık oldukça azdır. Birçok erkek PSA testi, rektal muayene ya da biyopsi gibi tarama yöntemlerinden haberdar değildir. Bu bilgi eksikliğinin yanında utanma, damgalanma korkusu ve hekime başvurmadaki gecikmeler de tarama ve erken başvuru oranlarını düşürüyor" dedi. "Erken evrede belirti vermez" Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlar ile Afrika kökenli erkeklerde riskin daha yüksek olduğunu belirten Dr. Gençten uzun süreli doymuş yağlardan ve kırmızı etten zengin, sebze-meyveden fakir beslenme alışkanlığının da prostat kanseri riskini arttırdığını dile getirdi. Prostat kanserine özgü bir belirti olmadığını vurgulayarak "Erken evrede hiçbir belirtiyle karşılaşılmaz fakat kanser dokusu büyüdükçe veya birlikte iyi huylu prostat büyümesi varsa idrar boşaltma sorunlarıyla karşılaşılabilir. Prostat kanseri taraması konusunda en sık kullanılan yöntem PSA (Prostat Spesifik Antijen) testidir. Ancak PSA testinin tek başına değerlendirilmesi her zaman kanser açısından doğruyu yansıtmayabilir. Ek olarak prostatın parmakla muayenesiyle de kanserli doku tespit edilebilir" diye konuştu. Şüphelenilen durumlarda çekilen prostat MR görüntülemesiyle kanser şüpheli alanların tespit edilerek kesin tanıya ulaşmak için prostat biyopsisi yapıldığını sözlerine ekledi. "En önemli adım erken tanı" Prostat kanserinin, tedavisi olan bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Gençten tedavi türünün kanserin evresine, hastanın genel durumuna ve kişisel tercihlere bağlı olarak değişebileceğini söyledi. Erken evrede tespit edilmiş bir prostat kanseri varsa ameliyat ya da radyoterapi ile tedavi edilirken daha ileri evre bir hastalık anında kemoterapi ya da hormonal tedavilerin uygulanabileceğini ifade etti. Çeşitli tedavi seçenekleri olan ve hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilen bir hastalık olan prostat kanseri için en önemli adımın erken tanı olduğunu vurgulayan Dr. Gençten "Erken tanı için bilinçli bir farkındalıkla kontrollerin aksatılmaması çok önemlidir. Erken evrede tanı konulduğunda tedavi şansı çok yüksektir, ancak tanıda gecikme olması yaşam süresini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Bu nedenle prostat kanseri, erken teşhis ve toplumsal bilinç açısından büyük önem taşır" dedi. Gençten, "Farkındalık ayı toplumun bilinçlenmesi için önemli bir fırsattır. Kişiler risklerini bilmeli, hekimine danışmalı ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder