Yerel Haberler
Kayseri
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:42 Başkan Büyükkılıç’tan, tarihi kentler birliği 2026 yılı 1. Olağan toplantısı’nda birlik, beraberlik vurgusu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği Birlik Meclisi 2026 Yılı 1. Olağan Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Büyükkılıç, "Tarih olmadan, kültür olmadan, bu eserleri ve kimliğimizi korumadan yol alamayız. Anadolu coğrafyasının kıymetini bilmeliyiz, birbirimize sahip çıkmalıyız, tarihimize sahip çıkmalıyız" dedi. Üye belediyelerin katılımıyla Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tarihi Kentler Birliği Birlik Meclisi 2026 Yılı 1. Olağan Toplantısı ikinci gününde saygı duruşunda bulunulmasını ardından İstiklal Marşı’nın okumasıyla başladı. Toplantıda, kentlerin tarihi ve kültürel kimliklerinin korunması, projeler, hedefler ve yol haritası ile öneriler ele alındı. Tarihi Kentler Birliği Birlik Meclisi 2026 Yılı 1. Olağan Toplantısı’nın ikinci gün birleşiminde konuşan Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği’nin temellerinin atıldığı günden bu yana geçen süreçte kat ettiği yola dikkat çekerek, "İyi niyetli güzel bir çalışma. Bu çalışma gelişerek, güzelleşerek ilerliyor. Tarihi Kentler Birliği’mizin tarihi geçmişini de hatırlatarak bu noktalara kolay gelinmediğini, kıymetinin bilinmesi gerektiğini ve geleceğe taşımamız gerektiği anlayışıyla üzerine titrememiz gerektiğini ifade ediyorum" dedi. Büyükkılıç, siyasi hayatı ve tecrübelerine dair de bilgiler aktararak birlik ve beraberlik içerisinde tecrübe paylaşımı vurgusu yaptı. Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği’nin kurucularından ve Onursal Danışma Kurulu Başkanı merhum Prof. Dr. Metin Sözen’i rahmet ve minnetle yâd ederek, Tarihi Kentler Birliği çatısı altında geçmişte yaptıkları çalışmalar ve birliğin güçlenmesi yönünde ortaya konulan mücadeleyi hatırlattı. Büyükkılıç, birlik olarak şehirlerde yapılan restorasyon ve benzeri projeleri anlatarak, kültür öncelikli kalkınma modeli çalışmaları, mahalle ölçeğinden kent ölçeğine taşınan çalışmalar, turizm master planları ve çalıştaylar gerçekleştirildiğini söyledi. "Birlik, beraberlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum" Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, "Tarihi Kentler Birliği’mizin en önemli özelliği belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimizin parti ayrımı gözetmeden huzurlu bir biçimde çalışmalarını sağlamaktır. Buna hepimizin ihtiyacı var, bunda herhalde hem fikiriz. O açıdan değişik coğrafyalardan, farklı siyasi partilerden gelen üyelerimizin Tarihi Kentler Birliği ile adeta yerel yönetimde bir ekol oluşturduğunu görmekten de keyif aldığımızı paylaşmak istiyorum. Gelinen noktada ötekileştirmeden, birlik, beraberlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum" diye konuştu. "Tarih olmadan, kültür olmadan, bu eserleri ve kimliğimizi korumadan yol alamayız" Tarihi Kentler Birliği’nin devrim niteliğinde işler başardığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, "Şehirlerimiz gelişiyor, güzelleşiyor. Güzel şehirler, güzel ilçeler ortaya çıkıyor. Tarih olmadan, kültür olmadan, bu eserleri ve kimliğimizi korumadan yol alamayız. Tarihi dokuyu içeren şehirler Anadolu coğrafyasında var. Anadolu coğrafyasının kıymetini bilmeliyiz, birbirimize sahip çıkmalıyız, tarihimize sahip çıkmalıyız" ifadelerini kullandı. "Bu tarih bizim, gençlerimizin, çocuklarımızın, ülkemizin geleceği" Büyükkılıç, kendini tekrarın bir tehdit olduğuna dikkat çekerek, "Kendimizi günün şartlarına uygun olarak yenilemek mecburiyetindeyiz. Yoksa dünde kalırız, bugünü bile zor yaşarız, geleceğe hiç kimseyi hazırlayamayız. Çünkü bu tarih bizim, gençlerimizin, çocuklarımızın, ülkemizin geleceği" dedi. Başkan Büyükkılıç’tan Tarihi Kentler Birliği’ne tecrübe dayanaklı tavsiyeler Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliğine bazı tavsiyelerde bulunarak, merhum Prof. Dr. Metin Sözen’in havza ve bölge ölçeğinde bir çalışma ideali doğrultusunda Kapadokya’nın Kayseri, Nevşehir, Niğde, Aksaray gibi şehirlerle bir bölge olarak değerlendirilmesi tavsiyesini hatırlatarak, bölge olarak kalkınmanın önemine vurgu yaptı. Büyükkılıç, kentlerin sahip oldukları turizm zenginliklerini tarihi ve kültürel zenginliklerle birlikte ele almanın zorunluluğunun altını çizerek, şunları söyledi: "Bu zenginlikleri, tarihi ve kültürel zenginliklerimizle birlikte buluşturacağız. Doğru planlama yapacağız ve Tarihi Kentler Birliği tarafından gerekli bilimsel destekleri de vereceğiz. Sahip olduğumuz tarihi, doğal ve kültürel miras ile bizi bekleyen gelecek arasındaki tehditler ve fırsatlar insan unsuru üzerinden ele alınarak yol haritası ortaya konulmak mecburiyetinde. Bu konu, hassasiyeti yüksek ve çok geniş kapsamlı bir konu. Bu sebeple basite indirmeden hak ettiği özenle üzerinde durmalıyız ve çalıştaylar yapmalıyız. Bir başka önerimiz; tüm üye belediyelerimizden ilgili diğer kurumlarla iş birliği yaparak, tarihi yapı durumlarının afet direnciyle ilgili rapor hazırlanması talep edilmeli ve öncelikler tespit edilerek ilgili kurumlarla paylaşılmalıdır. Bu da çok önemli. Dirençli şehirleri oluştururken öncelikle tarihi dokunun direncini çok önemsemeliyiz." Başkan Büyükkılıç, sanatın da Tarihi Kentler Birliği’nin öncelikli konularından biri olduğunu ifade ederek, modern kentlerde sanatçıların yetişebilecekleri ortamların hazırlanması gerektiğini kaydetti. Büyükkılıç, yapılacak çalışmalarda belediyelerin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, müzecilik konusunda da Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak önemli çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. "Daha büyük hedeflere hep beraber ulaşmalıyız" Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği’nin kuruluşundan bugüne kadar gerek Anadolu buluşmalarında gerekse bölge toplantılarında gündemine çok önemli ve güncel konuları aldığını belirterek, bu toplantıların çok başarılı işler ortaya koyduğunu söyledi. Büyükkılıç, "Güncel sorunlar ve fırsatları hepimiz biliyoruz, daha büyük hedeflere hep beraber ulaşmalıyız. Kamu, yerel, sivil, özel iş birliği hepimiz için önemlidir. Hep birlikte ortak akılla yol alırız" dedi. Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği’nin uzlaşı kültürünün güzel bir örneğini sergilediğini kaydederek, "Uzlaşma kültürünün en güzel örneğini sergileyen böyle bir kuruluşumuzun üzerine hepimizsin titremesi, göz bebeğimiz gibi koruması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor, iyi niyetli yaklaşımlarından dolayı değerli başkanımıza, burada bulunan tüm üyelerimize, tüm siyasi partilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu. Toplantıda konuşmalar ve değerlendirmelerin ardından Tarihi Kentler Birliği başkanlık seçimi yapıldı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, seçimde oy kullanırken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur yavaş, yeniden Tarihi Kentler Birliği Başkanlığına seçildi. Başkanlık seçiminin ardından Tarihi Kentler Birliği’nin yeni dönem organlarında görev alacak isimler de belirlendi ve Başkan Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyeliğine seçildi. Yapılan seçim sonucunda Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyeliğine; Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Mut Belediye Başkanı Murat Orhan, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger ve Sur Belediye Başkanı Adnan Örhan seçildi. Başkan Büyükkılıç, seçim sonuçlarının hayırlı, uğurlu olması temennisinde bulundu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:15 Kıyaslama boşanmayı bulaştırıyor Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, insanların sosyal çevrelerinin referanslarını alarak olumlu ya da olumsuz hareket edebildiğini söyleyerek, "Arkadaş gruplarında boşanma olduğunda kıyaslama başlıyor" dedi. Sosyal çevredeki ikili ilişkilerdeki davranışların sosyal bir izin gibi görüldüğünü söyleyen Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, "Daha çok beklenti farklılıkları, kültürel uyumsuzluklar, iletişim kopuklukları, saygı ve sevgi eksiklikleri, beklentilerin farklı olması gibi birçok sebepten boşanmaları bugün gündemimizde konuşuyor oluyoruz. Burada çevresel faktörleri aile ve arkadaş olarak ayırabiliriz. Şimdi ailevi çok fazla müdahale olduğunda biz boşanmayı çok daha hızlı bir şekilde gündeme getirebiliyoruz. Burada ailelerin beklentileri, ailelerin kurduğu hayatlar farklı olduğunda, dinamikler değiştiği zaman boşanmalar daha gündeme gelen bir konu haline geliyor. Bu yüzden ailelerin de aslında hoşgörülü bir ortamda çok da fazla müdahale etmeden gençlere, yeni evlenen çiftlere aslında çok da fazla müdahaleden ziyade destek oldukları bir noktadan yaklaşmalarını öneriyoruz. Arkadaşsal bazda ise daha fazla sosyal çevremizin artık arkadaşlarımızın bize referans olma noktasında ilerlediklerini görüyoruz. Yani yakın çevremiz bizi bir karar alırken, evlenirken de boşanırken de referans olma noktasında çok ciddi bir şekilde etkileyebiliyorlar. Bu yüzden nasıl ki yakın arkadaşlarımız evlenirken bizim de evlilik kararı almamızın süreci hızlanıyorsa, onlar çocuk yaparken bizim de çocuk düşüncemiz hızlanıyorsa aynı şekilde yakın arkadaşlarımız, çevremiz boşanma gündemini getirdiğinde bu bizim ilişkilerimizde de yansıyan konuştuğumuz bir nokta haline geliyor oluyor. Çünkü benim yakın arkadaşım boşanmayı gündeme getirdiğinde benim için zihnimde şu oluşmaya başlıyor. ‘Evet zor ama sürdürülebilir bir ilişkiydi bu’. O zaman bitebilir de aslında diye baktığımız bir norm değişikliği görüyoruz. Yine aynı şekilde burada bulaşan şey boşanmadan ziyade ilişkiye bakış açısı bulaşıyor. Yani ben ilişkimde zaten mutsuzsam, ilişkimde aslında iyi de olmadığım, tatmin de olmadığım bir ilişki yaşıyorsam yakın arkadaşlarımdan herhangi birinin boşanmış olması ya da boşanmaya karar veriyor olması aslında benim için sosyal bir izin almış gibi oluyor ve cesaretin bulaştığını görüyoruz burada ve zaten içimizde var olan duygunun aslında dışarıya karşı bir karar mekanizmasıyla hızlandığını görebiliyoruz" dedi. "Boşanmalardaki kıyaslamalar kişileri düşündürüyor" Hamurcu, kıyaslamaların ve karşılaştırmaların çiftleri boşanma noktasında düşündürdüğünü söyleyerek, "Yine kıyaslamalar, karşılaştırmalar başlıyor ve bu noktada da çiftler arasında bir taraf boşanırken yani bir arkadaş grubu boşanırken kişiler şunu düşünmeye başlıyor. Ben neden bu evlilikteyim, ben neden hala bu ilişkiyi sürdürüyorum diye kendi ilişkisini daha eleştirel bir yerden sorgulamaya başladıklarını da görüyoruz. İşte bu yüzden aslında boşanmadan ziyade ilişkiye duyulan bakış açısını, yani kişilerin kendi gerçekliklerini daha görünür hale getirme potansiyelini, yani aslında biraz daha yüzleşme cesaretini arkadaşların teşvikiyle olduğunu, yakın çevredekilerin teşvikiyle olduğunu burada gözlemlemekteyiz. Burada çünkü neyi kıyasladığımız önemli. Yani boşanmaya olan bakış açımızdan ziyade benim ilişkime olan bakış açımı kıyaslamaya başladığımda evet bu durum zaten halihazırda mutsuz evlilikler için daha hızlı bir boşanma süreci olabilir. Şimdi burada ayırmamız gereken bir nokta var. Evet bazı ilişkiler için bu iyi bir nokta olabilir çünkü kişi farkında olmayabilir, sağlıklı bir yerde olduğunu düşünüyor olabilir ve kıyaslama yaparak kendi arkadaş çevresindeki sorunları görerek kendi ilişkisini sorgulayıp mutsuz ve halihazırda nasıl devam ettireceğini düşündüğü bir noktada çıkış kapısı olabilir. Ama bazı durumlarda da kişiler için geçici bir dönem olabilir ve bu geçici dönem sonucunda sadece dış etkiyle alınmış bir karar olur ve bu da ne yazık ki olumsuz ve istemediğimiz bir tablo olur. Bu yüzden burada çok önemli bir soru var. ‘Benim ilişkim gerçekten ne durumda?’ sorusunu kişilerin kendi ilişkisine sormalarını ve cevaplarını dışarıda değil içeride aramalarını beklemekteyiz. Çünkü bu kendi ilişkileri için en sağlıklı nokta olacaktır" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:12 Sanat Melikgazi’de hat sanatının incelikleri konuşuldu Sanat Melikgazi’de yine bir kültür sanat etkinliğine daha imza atan Melikgazi Belediyesi, Türk-İslam sanatlarından biri olan hat sanatı ile ilgili keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Hattat Mahmut Şahin tarafından gerçekleşen söyleşide emeği geçen herkese teşekkür eden Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Kültür ve sanat programlarına önem veren bir belediye olarak Sanat Melikgazi’de nitelikli ve sanat dolu programlar düzenliyoruz. Sanat Melikgazi’de hem eğitimlere hem de atölye faaliyetlerine devam ediyoruz. Sanat Melikgazi’de birçok kurs açtık. Oldukça yoğun bir müracaat var. Geçenlerde bir yazı okumuştum, çok hoşuma gitti. Bizim medeniyetimizde aslında çok önemli olan ama ihmal ettiğimiz bir konu var. O da kalem ve kelam. Yani biz yazı yazmıyor; maalesef ki yeterince kitap da okumuyoruz. Bunları biraz ihmal ettik. Aslında sanat aileyi, kişiyi geliştirici faaliyetler içeriyor. O yüzden önemli. İnşallah burada kaybettiğimiz bazı değerleri tekrar kazanmak için çalışacağız. Mahmut Hocam sağ olsun bize güzel bir sunum ve bilgilendirme yaptı. Güzel bir söyleşi oldu. Mahmut Hocama teşekkür ederim. Türk İslam Sanatları bizim geleneğimizde önemli yer teşkil ediyor. Biz de inşallah bu tür faaliyetlere her zaman vatandaşlarımızı bekliyoruz" dedi. Hat sanatının tarihi zenginliğini ve estetik boyutlarını sunumlar eşliğinde anlatan Hattat Mahmut Şahin katılımcılara hat sanatına ilişkin birikim ve tecrübelerini aktardı.
Sosyal medya fenomeni boşanma aşamasındaki eşi ve ailesi tarafından böyle darp edildi
07 Kasım 2025 Cuma - 08:52 Sosyal medya fenomeni boşanma aşamasındaki eşi ve ailesi tarafından böyle darp edildi Kayserili kukla sanatçısı ve sosyal medya fenomeni Adem Ocaktan, kardeşi ve oğlu; boşanma aşamasındaki eşinin ailesi tarafından kendi iş yerinde darp edildi. Kayseri’de yaşayan kukla sanatçısı ve sosyal medya fenomeni Adem Ocaktan, Malatya’da gösteri yapmak için oğlu ve kardeşi ile birlikte hazırlık yaparken, gece iş yerine gelen boşanma aşamasındaki eşi, kayınbabası ve kayını tarafından darp edildi. Ocaktan, kardeşi ve 13 yaşındaki oğlu sopalarla darp edilirken, yaşanan kavga ise iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.Gece hazırlık yapmak için geldiklerinde iş yerinin ışıklarını açık bulduklarını söyleyen Kukla sanatçısı ve sosyal medya fenomeni Adem Ocaktan, "1 Kasım gecesi saat 03.30 sıralarında iş yerime geldim. Buradan Malatya’da bir gösteriye gitmek için aracıma malzeme yükleyecektim. Kapıyı açtığımda içeride alarmın çaldığını ve lambaların yandığını fark ettim. Yanımda kardeşim ve 13 yaşındaki oğlum vardı. İçeride hırsız aramaya ve bağırmaya başladık ve polisi aradık. Aradan 2-3 dakika geçti ve aracıma doğru bir ışık gördüm. Polis arabasıdır karşılayayım dedim ve yürüdüm. Araç durduğunda sivil araç olduğunu fark ettim ve içindekilerin kayınbabam, kayınım ve eşim olduğunu gördüm. ‘Siz benden kaçabileceğinizi mi sandınız? Hayırdır nereye kaçıyorsunuz?’ dedi. Ben de kaçmadığımı işe gittiğimi söyledim. Konuşacağımızı söyledi ben de gecenin bu saatinde neyi konuşacağız dedim. Orada yavaş yavaş küfürler savurmaya başladılar bize. Daha sonra eşim benim öz kendisinin üvey oğluna ‘Bu evliliğimizi yıktı’ diyerek içeriye itti. Ardından kayınbabam ve kayınım dışarıda kardeşimle diyaloğa girdi. İtiş kakış başladı, sopa aldılar ellerine ve kardeşime vurdular. Bu sırada ben oğlum ve eşim arasındaki arbedeyi ayırmaya çalıştım. İçeri girdiler, kardeşime ölesiye vurdular. Kafasını yardılar. Çok ağır küfürler ettiler" dedi.Ocaktan, oğlunun da psikolojisinin bozulduğunu söyleyerek, "Kardeşim bayıldı ve kafasına 17 dikiş atıldı. Kaburgası kırık, akciğerinde yaralanma iç kanaması var. Adli tıp raporlarıyla da bunların hepsi mevcut. Benim 13 yaşındaki oğluma burada eşim saldırıya geçiyor. 2 kere değnek darbesi vuruyor ve çocuk sağa sola kıvrılıyor. Bu tarafa kaçıyor ve ben kızıyorum burada gezme diye. O sırada oğlum bu tarafa geliyor ve arbede yeniden başlıyor. Kayınbabam kafasına sopayla vuruyor. Ben üzerine atlıyorum. Çocuk oraya bayıldı, kardeşim buraya bayıldı. Ben de bu ayırma esnasında yere düştüm. Kalçama, gözüme darbe aldım. Gözümde risk var. Raporlarda da mevcut. Ben kendime üzülmüyorum oğluma üzülüyorum. Psikolojisi alt üst oldu. Kardeşime üzülüyorum, benim için burada kendini feda etti. İş göremez raporu var. Şu anda onlar elini kolunu sallayarak geziyorlar. Buradan suç delillerini, malzemelerini yanında götürerek kaçtılar. Onların yakalanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Lösemi savaşçıları Umut Treni ile Kayseri’ye geldi
06 Kasım 2025 Perşembe - 20:21 Lösemi savaşçıları Umut Treni ile Kayseri’ye geldi Ankara’da lösemiyi yenen 50 çocuk, Lösemili Çocuklar Haftası’nda "Umut Treni" ile geldikleri Kayseri’de coşkuyla karşılandı. Ankara’da lösemi tedavisi görerek hastalığı yenen 50 çocuk, nostaljik vagonlu Umut Treni ile Kayseri’ye geldi. Kayseri Tren Garı’na gelen çocuklar, lösemili çocuklar, aileleri ve gönüllü vatandaşlar tarafından coşku ile karşılandı. Bando takımının çaldığı müzikler ve balonlarla karşılanan çocuklar büyük moral buldu. Umut Treni ile yola çıkan çocukların yolculukları Kurtalan’da sona erecek ve son istasyonlarına kadar güzergahta bulunan illerde diğer lösemi savaşçısı çocuklara moral olacak. Ankara’dan Umut Treni ile Kayseri’ye gelen 11 yaşındaki Hasret Ata, "Lösemiyle 2017 yılında tanıştım. 2019 yılında da tedavim bitti. Umut Treni bana çok heyecanlı hissettiriyor. İlk defa arkadaşlarımla bireysel bir tatile çıktım ve çok eğleniyoruz. Beraber oyunlar oynuyoruz. Palyaço ve bando ekibimiz var. Orada dans da ediyoruz. Çocuklara hiçbir zaman pes etmemeleri gerektiğini ve hiçbir zaman umutsuz kalmamalı ki bizim gibi iyileşip gelsinler ve bizimle oyun oynayabilsinler. Hiçbir zaman pes etmeyin. Ben 2 buçuk yıl hastanede yattım ama hiçbir zaman pes etmedim. Her zaman da buradayım" dedi. Motosikleti ile çocukları karşılamaya gelen Mert Uysal ise, "Bugün burada senelerdir düzenlenen Umut Treni isimli projelerinde motosikletliler olarak yer aldık. Bizim için mükemmel bir hissiyat. Duygusal olarak hepimiz eminim ki çok iyi hissediyoruz. Kardeşlerimizin de mutlu olduklarını düşünüyoruz. Farklı bir ortam kurmaya çalıştık. ‘Motorları bekledik’ diyen kardeşlerimiz var Umut Treni’nden inen. Biz çok mutluyuz ve umarım onlar da mutlu olmuşlardır" ifadelerini kullandı.
Auran Kozmetik; kadın istihdamında örnek oluyor
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:11 Auran Kozmetik; kadın istihdamında örnek oluyor Kayseri merkezli Auran Kozmetik; kadın istihdamına verdiği önemle kozmetik sektöründe fark oluşturuyor. Şirketin toplam çalışanlarının yüzde 65’ini kadınlar oluştururken kadın emeğini üretimin, inovasyonun ve başarının merkezine alıyor. Auran Kozmetik Genel Müdürü Abdullah Karataş; kadın istihdamının şirket kültürünün önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak; "Kadınların iş gücüne katılımı, sadece bir istihdam politikası değil; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk anlayışıdır. Kadın çalışanlarımızın azmi, disiplini ve yenilikçi bakış açısı, Auran Kozmetik’in bugün geldiği noktada büyük bir paya sahip. Biz her üretim hattında, her projede bu emeğin değerini görüyoruz" dedi. Ar-Ge Sorumlusu Gizem Karataş; kadınların özellikle yenilikçi ürün geliştirme süreçlerinde fark oluşturduğunu belirterek; "Kozmetik sektöründe kadınların duyarlılığı, estetik anlayışı ve detaylara verdiği önem, Ar-Ge süreçlerimizde büyük avantaj sağlıyor. Kadın mühendislerimiz ve kimyagerlerimiz, sadece formül geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda kadınların ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlayan çözümler sunuyor" ifadelerini kullandı. Üretim Müdürü Fatma Kayaaslan ise kadınların üretimdeki rolünü; "Üretim sahasında kadınların titizliği ve işine olan bağlılığı fark oluşturuyor. Auran Kozmetik olarak her ürünümüzde kadın emeğinin gücünü hissediyoruz. Bu güç, sadece üretim kapasitemizi değil, kalitemizi de yükseltiyor" şeklinde değerlendirdi. Kadın istihdamını artırmayı uzun vadeli hedeflerinden biri olarak gören Auran Kozmetik; aynı zamanda kadın girişimcilerle iş birliği yaparak yerli üretimi ve kadın emeğini destekleyen projelere de öncülük ediyor. Auran Kozmetik Hakkında: Kayseri merkezli Auran Kozmetik; yenilikçi ürünleriyle Türkiye’nin Kozmetik sektöründe kendinden sıkça bahsettiren bir Kozmetik firmasıdır. 2025 yılında üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen firma, Ar-Ge yatırımlarıyla sürdürülebilir ve yenilikçi üretim anlayışını benimsemektedir. Kadın istihdamına ve yerli üretime verdiği önemle sektörde fark oluşturan Auran Kozmetik, ’Güzelliğin merkezinde kadın emeği var’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürmektedir.