Yerel Haberler
Kayseri
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:09 Hantavirüste gıda hijyeni Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.
MHP’li Baki Ersoy’dan Fevzi Konaç’a sert cevap
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:05 MHP’li Baki Ersoy’dan Fevzi Konaç’a sert cevap Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Atatürk ile ilgili bazı açıklamalarda bulunan Avukat Fevzi Konaç’a sert tepki gösterdi. MHP’li Ersoy açıklamasında; "Türk Milleti’yle sorunu olan herkes Kurtuluş Savaşı’mızın Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saldırıyor. Tıpkı bir dönem Kayseri Baro Başkanlığı yapan FETÖ sevici Avukat Fevzi Konaç gibi. Cumhuriyet savcılarımızın gereğini yapacağından şüphe etmediğim bu alçak ve provokatif saldırıyı şiddetle kınıyorum. Neymiş; Gazi Mustafa Kemal Atatürk dinsizmiş. Münker misin Nekir misin sen Fevzi Konaç? Kimsin sen? Tövbe haşa sen kendini kimin yerine koyup din, iman sorgulayıp cennet cehennem dağıtıyorsun? Atatürk’ün ’benim dinim yoktur’ dediği safsatasını ortaya atan İngiliz casusu gazeteciye Atatürk’ün reddiyesinden neden bahsetmiyorsun? Gazi, kendi el yazısıyla, ’Bir İngiliz gazetesi muhabiri benimle konuşuyor. Söylemediğim şeyleri yazıyor ve söylediğim şeyleri aleyhimize tefsîr ediyor. Kendisini men’ ettim. Söz vermişti. Anladım ki, İstanbul’daki muallem insanlarla beraber âdetâ câsûs’ demiş. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün laflarını çarpıtan İngiliz casusu gazetecinin çarpık bilgilerini referans alan Fevzi Konaç sen neyin peşindesin? Sen de mi casusluk peşindesin? Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in de dediği gibi; ’Her kim ki Türk’e, Atatürk’e düşmandır, biliniz ki onlar Malazgirt’te İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, İstiklal harbinde mağlup ettiklerimizin Anadolu’da kalmış tohumlarıdır" ifadelerine yer verdi.
Şahin’den Boyçelik’e tepki: "Ekmekle oynamak bu kadar kolay mı?"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:16 Şahin’den Boyçelik’e tepki: "Ekmekle oynamak bu kadar kolay mı?" Tüm İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin, kendi sorumluluğu olmayan bir nedenden dolayı bir işçiyi işten çıkaran Boyçelik’e tepki göstererek, "Ekmekle oynamak bu kadar kolay mı?" dedi. Fabrika önünde basın açıklaması düzenleyen Tüm İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin, kendi sorumluluğu olmayan bir nedenden dolayı bir işçiyi çıkaran yönetime tepki gösterdi. Şahin, "Burası bir kamu kurumu. Bu kamu kurumunda 13 yıldır çalışan bir işçi kendi sorumluluğunda olmayan bir suç yüzünden işten çıkartılıyor. Sorumluluk başkasına ait ama çıkartılan başka işçi. İltimas dediğimiz olay burada yine gerçekleşiyor. Sorumlu iltimaslı olunca işten çıkartılmıyor ama iltiması olmayan bir gariban günah keçisi ilan edilip işten çıkartılıyor. Bunu yapan bir kamu kurumu olunca doğal olarak "Devlet kendi çıkardığı kanuna uymazsa biz başkalarına ne diyeceğiz" diyorsunuz. Bir insanın ekmeği ile oynamak bu kadar kolay mı? Ben çıkarttım gitti, birde kod verdim, tazminatını da ödemedim, işsizlik maaşı da alamaz. Bu kadar rahatlıkla bir kamu kurumu bunu yaparsa o zaman mahşeri vicdan buna razı olmaz. İnsafsız bir şekilde Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan bunu yapanlara bizim hatırlatmamız gerekiyor. Buna sessiz kalamayız. Bir işçi işten çıkartıldı, kod verildi, parası yok, iş arayacak, davayı açamadı, o kod da orada kaldı. Bunun bedelini kim ödeyecek" dedi. "Ekmekle oynamak bu kadar kolay mı?" diye soran Şahin, "Erciyes dağı gibi olun patlarsınız. Bunun altından kalkamazsınız. Biz arkadaşımıza hukuki desteği vereceğiz. Hukuki hakkını alana kadar biz bu işi yapanlara beddua edeceğiz. Hukuki hakkı aldıktan sonrada bütün Türkiye beddua edecek. Bu bedduanın altından kalkamayacaksınız. Bir yanlışı düzeltmek bu kadar zor mu? Aradık ve yanlış yaptıklarını söyledik. Yanlışı kabul ettiler ama düzeltmediler. Cumhurbaşkanı yanlışını düzeltiyor, size ne oluyor. Ortada bir iltimas var. Özellikle kamu kurumlarında biz bu iltimasa asla sessiz kalmayacağız. Bunun her daim peşindeyiz. Bu yanlışlığın peşini bırakmayacağız" şeklinde konuştu.
AK Parti İl Başkanı Okandan: "Bu şehrin her sokağında AK Parti’nin emeği var"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:42 AK Parti İl Başkanı Okandan: "Bu şehrin her sokağında AK Parti’nin emeği var" AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan; Melikgazi, Kocasinan ve Talas başta olmak üzere şehrin dört bir yanında teşkilatlar tarafından yürütülen üye çalışmaları dolayısıyla teşkilat mensuplarına ve Kayseri halkına gösterdikleri yoğun ilgi için teşekkür etti. Melikgazi, Kocasinan ve Talas ilçe teşkilatları tarafından kurulan stantlarda vatandaşların büyük ilgisiyle devam eden çalışmaların yanı sıra, AK Parti’nin 16 ilçede de üye çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Başkan Okandan, sürecin büyük bir heyecan ve özveriyle devam ettiğini vurguladı. Kayseri genelinde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan Başkan Okandan; "Bu şehrin her mahallesinde, her sokağında AK Parti’nin emeği, alın teri var. Biz sadece siyaset yapmıyoruz, biz gönüllere dokunuyoruz" dedi. Teşkilat mensuplarının gayretine dikkat çeken Okandan, sözlerini şöyle sürdürdü; "Şehrimizde adeta bir gönül seferberliği var. Her bir dava arkadaşım, bu davanın yılmaz neferi gibi çalışıyor. Bu gayret, bu azim bizi daha da güçlendiriyor. Hep birlikte, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Kayseri’mize hizmet etmeye devam edeceğiz." İl Başkanı Okandan ayrıca, üye stantlarını ziyaret eden milletvekilleri başta olmak üzere Kayseri ve Türkiye için emek veren herkese teşekkür etti.
Arabuculuk sorunların çözüm noktası oldu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:30 Arabuculuk sorunların çözüm noktası oldu Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurul Üyesi Av. Nihat Şimşek, arabuluculuğun uygulanmaya başlandığı 2013 yılından bu yana ülkede çok büyük ivme ile büyüdüğünü, sorun olan birçok konunun çözüm noktası haline geldiğini söyleyerek, "6.5 yılda ortalama 2 bin mahkemenin yapacağı işleri arabulucularımız gerçekleştirdi" dedi. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurul Üyesi Av. Nihat Şimşek, 10-14 Kasım tarihleri arasında kutlanan Arabuluculuk Haftası kapsamında Kayseri Arabulucular Derneği Başkanı Av. Şirin Yarımçam ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Gökhan Şahan ile birlikte Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. 10 Kasım Atatürk’ün Anma Günü’nü hatırlatan Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü andı. "6.5 yılda ortalama 2 bin mahkemenin yapacağı işleri arabulucularımız gerçekleştirdi" Ziyarette konuşan Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurul Üyesi Av. Nihat Şimşek, arabuluculuk hakkında bilgiler vererek, "Arabuluculuk müessesi uygulanmaya başlandığı 2013 yılından bugüne kadar ülkemizde çok büyük bir ivme ile büyümüş ve ülkemizin sorunu olan birçok konunun çözüm noktası haline gelmiştir. Halihazırda arabuluculuk siciline kayıtlı yaklaşık 49 bin arabulucumuz bulunmaktadır. Arabulucularımız eliyle 2024 yılında yaklaşık olarak 1 milyon 800 bin uyuşmazlık ele alınmıştır. Bunların yüzde 65’i yani yaklaşık 1 milyon 250 bin uyuşmazlık anlaşmayla sonuçlanmıştır. 2025 yılında bu sayının 2 milyonun üzerine çıkması beklenmektedir. Arabuluculuk uygulamaları ile 2018 yılından bu yana adli hayatta il bazı ortalamasında iş, ticaret ve tüketici alanında 2-3 mahkeme; ülke bazında ise ortalama yıllık 300 mahkeme; 6,5 yılda ise ortalama 2 bin mahkemenin yapacağı işleri arabulucularımız gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. "2.5 milyon kişi hasım olmak yerine dostluğu seçmiştir" Arabulucuğun dava şartı haline getirildiği mahkemelerin ekseriyasında bir yılda görülen dava dosya sayılarının 3 binlerden 2 binlere hatta bazılarında 700’lere kadar düştüğünü, adli incelemelerin daha verimli hale geldiğini ve toplumun hukuk alanında yargıya güveni arttığını kaydeden Şimşek, "Son 2 yıl öncesinde ülke gündemine oturan yaklaşık 2 milyon EYT’li kişinin mahkemeye gitmesinin önünü arabuluculuk kesmiştir. Aynı şekilde kiracı kiraya veren uyuşmazlıkları nedeniyle ülkemiz gündeminde büyük yer işgal eden ve toplumsal bir patlamaya dönüşme riski taşıyan sosyal kırılmalar da 1 Eylül 2023’te bu konunun dava şartı haline gelmesiyle birlikte bıçak gibi kesilmiştir. Televizyonlarda her gün görmeye alışık hale geldiğimiz birbirini döven, bıçaklayan, kavga eden kiracı-kiraya veren görüntülerini, istisnalar dışında 1 Eylül 2023’ten sonra görmemeye başladık. Bu durum Adalet Bakanlığı kaynaklarının daha verimli alanlara harcanmasına imkân vermiştir. Her uyuşmazlıkta en az 2 taraf olduğunu varsayarsak, bu anlaşmalar sayesinde en az 2.5 milyon kişi hasım olmak yerine dostluğu seçmiştir. Bu da toplumumuzdaki sosyal barışın ve toplumsal uzlaşının yerleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Arabuluculuk uygulamasının, toplumumuza en büyük katkısının da bu olduğunu düşünüyoruz. Toplumsal barış ve uzlaşı, devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için olmazsa olmazdır. Bu nedenle her bir arabulucumuzun yaptığı her nitelikli anlaşma, devletimizin bekası, milletimizin huzurunun güvencesi olacaktır" şeklinde konuştu. "Arabulucular olarak, TURAMEP’in yanında olacağız, yardım ve destek sağlamak için çalışacağız" Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri Platformu (TURAMEP) hakkında da konuşan Nihat Şimşek, "Arabulucularımızın tümünün sorunlarına çözüm üretmek gayesini taşıyan TURAMEP, bundan dolayı bütün arabulucularımızı temsil etmeyi amaçlamıştır. Tüm arabulucuların aidiyet hissederek, bu çatı altında mesleki sorunlarına çözüm bulması TURAMEP’in ilk hedefidir. TURAMEP, yüksek kaliteli Arabuluculuk hizmeti alabilmenin herkesin hakkı olduğuna inanmaktadır. TURAMEP olarak üye arabuluculuk merkezlerimiz ve arabulucularımızla hep birlikte bunun için çalışıyoruz. TURAMEP bünyesindeki Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezlerinin temel düsturları, etik kuralları ilke edinmek, Adalet Bakanlığının denetimi altında, kaliteli ve nitelikli hizmet sunmaktır. Halihazırda Arabuluculuk uygulamalarındaki en büyük sorun, hizmette bir kalite standardının yerleştirilememesi ve denetim eksikliğinden kaynaklı olarak verilen hizmetin kalitesinin oturtulamamış olmasıdır. Bu ve diğer sorunların aşılması için, TURAMEP büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Bunun için, büyük özverilerle ve uzun bir süreç sonunda Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan ve halen Adalet Bakanlığında bekleyen Arabuluculuk Kanun Taslağının Meclise sevki ve akabinde de Meclisten onaylanarak çıkması, TURAMEP’in gündeminde yer almaktadır. Bizler de Arabulucular olarak, TURAMEP’in yanında olacağız, yardım ve destek sağlamak için çalışacağız" şeklinde konuştu. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TURAMEP’in faaliyetlerinin önemli olduğunu ve başarılı olmasının tüm kamuoyuna yansıyacak olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağını ifade etti. Kösedağ ayrıca, Av. Arb. Nihat Şimşek’e, Av. Arb. Şirin Yarımçam’a, Doç.Dr. Gökhan Şahan’a ve tüm arabuluculara çalışmalarında başarılar diledi.
ERÜ’de 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni gerçekleştirildi
10 Kasım 2025 Pazartesi - 13:34 ERÜ’de 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni gerçekleştirildi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 87. yıl dönümünde Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) düzenlenen törenle anıldı. Rektörlük binası Atatürk Heykeli önünde gerçekleştirilen anma törenine; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Oktay Özkan, Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu ve Prof. Dr. Cevdet Kırpık, Genel Sekreter Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Afşın Alper Cerit ve Dr. Oktay Musa Kayırga, senato üyeleri, dekanlar, merkez müdürleri ile akademik ve idari personel katıldı. Rektör Yardımcı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu’nun, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başlayan anma etkinliği, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona erdi. Törenin ardından ERÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü tarafından ’Vefatının 87. Yılında Atatürk’ü Anmak ve Anlamak’ konulu konferans düzenlendi. ERÜ Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansın konuşmacısı ERÜ Öğr. Gör. Orhan Veli Çetindağ, katılımcılara Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını anlattı. Öğr. Gör. Çetindağ; "Bütün söylev ve demeçlerine baktığınızda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, neredeyse ben ile başlayan cümlesi yoktur. Hep millet, hep biz, hep çoğul ekini kullanır. Kendini ön plana çıkarmaz. Ama tarihte sorumluluğu alanı yazar. Tarih elini taşın altına koyanı yazar. Mustafa Kemal Paşa da elini taşın altına koyan kişidir" dedi. Konferans Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Özkan’ın Öğr. Gör. Orhan Veli Çetindağ’a teşekkür belgesi takdiminin ardından sona erdi.