Yerel Haberler
Kayseri
Hantavirüste gıda hijyeni 15 Mayıs 2026 Cuma - 22:09:14 Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:09 MHP’den Adalet Bakanı Akın Gürlek’e samimi ve sıcak karşılama Türkiye’nin son dönemde adalet alanında yürüttüğü çalışmalar, kararlı duruşu ve kamuoyunda ses getiren operasyonlarla dikkat çeken Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi ziyaret ve temas kapsamında Kayseri’ye geldi. Kayseri programı kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, teşkilat mensupları tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. MHP Kayseri İl Başkanlığı önünde gerçekleşen karşılamada samimi ve sıcak görüntüler ortaya çıkarken, teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi dikkat çekti. Ziyarette MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur, ilçe başkanları ve çok sayıda teşkilat mensubu hazır bulundu. Teşkilat binasında gerçekleşen buluşmada birlik ve beraberlik mesajları verilirken, Kayseri teşkilatının gösterdiği misafirperverlik ve coşkulu karşılama programın en dikkat çeken anlarından biri oldu. Ziyarette Bakan Gürlek’in teşkilat mensuplarıyla yakından ilgilenmesi memnuniyet oluşturdu. MHP Kayseri İl Başkanlığı’nda oluşan sıcak atmosfer, birlik ruhunu bir kez daha gözler önüne sererken, ziyaret boyunca samimi anlar yaşandı. Kayseri teşkilatının gösterdiği yakın ilgi ve içten karşılama, programın hafızalarda yer etmesine neden oldu. Ziyaretin ardından teşkilat mensupları, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e Kayseri’ye gerçekleştirdiği ziyaret ve MHP teşkilatını onurlandıran buluşması dolayısıyla teşekkür etti.
Arabuluculuk, 2 binden fazla yeni mahkemenin açılması önlendi
14 Kasım 2025 Cuma - 17:32 Arabuluculuk, 2 binden fazla yeni mahkemenin açılması önlendi Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurul Üyesi Av. Nihat Şimşek, 2018 yılından bu yana arabulucuların hukuki uyuşmazlıklarda ciddi bir iş yükünü ortadan kaldırdığını söyleyerek, "2 binden fazla yeni mahkemenin açılması önledi ve yaklaşık 10 milyar TL’ye kadar ulaşabilecek tutarda devletin kârı oldu" dedi. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurul Üyesi Av. Nihat Şimşek, 2024 yılında 1 milyon 800 bin uyuşmazlığın arabulucuların önüne gittiğini ve bunun yüzde 65’inin başarı ile sonuçlandığını kaydetti. Şimşek, "Arabuluculukta taraflar anlaşamazsa devlet arabulucunun ücretini önden arabulucuya ödüyor, ancak daha sonra davayı kaybedenden bu parayı tahsil ediyor. Dolayısıyla devletin herhangi bir zararı olmuyor. Halihazırda anlaşmazlık durumundan dolayı Arabuluculara, yıllık olarak 1.5-2 milyar TL arasında bir bedel ödese de, anlaşmalar sayesinde yıllık 300’den fazla yeni mahkeme açılmadığı ve yıllık 1 milyon 250 bine yakın uyuşmazlık mahkemeye gitmediği için yaklaşık 10 milyar TL’ye kadar ulaşabilecek tutarda devletin kârı ortaya çıkmaktadır. Yapılan anlaşmalar neticesinde 2018’ten bu yana kadar 6,5 yılda 2 bin yeni mahkemenin açılması engellenmiş oluyor. Nüfusumuzla birlikte uyuşmazlık sayısı da artıyor ama mahkemelerdeki dava yükü bu yolla hafifletilmiş olmaktadır" diye konuştu. Arabuluculuğun önemli bir devlet projesi olduğunu kaydeden Şimşek, "Avrupa’da bir hakim günde 1-2 dosyaya bakıyor. Bizde bir hakim günlük 20-25 dosyaya bakıyor. Bu, yargıda adaletli karar vermeyi son derece olumsuz etkileyen bir durum. Arabuluculuktaki anlaşmalar sayesinde, Dosya sayısı azalmakta ve hatta ileride mahkeme sayılarının da düşmesi beklenmektedir. Ama ilk etapta hedeflenen, hakimin önündeki dosya sayısını azaltmaktan daha ziyade, toplumdaki sosyal uzlaşı ve barışı yaygınlaştırmaktır. Bunu da uzlaşmazlık yaşayan taraflar bir masa etrafında bir araya getirilerek gerçekleştirilmektedir. Aralarında uzlaşmazlık yaşayan insanların empatiyle birbirine bakması sayesinde, anlaşmazlık durumunda bile, taraflar arasında nefret ve husumet kalmamaktadır" şeklinde konuştu.
Özel hastanenin fazla aldığı ücret tüketici hakem heyetinden döndü
14 Kasım 2025 Cuma - 16:35 Özel hastanenin fazla aldığı ücret tüketici hakem heyetinden döndü Kayseri’de tüketici hakem heyeti, bir hastanın tedavi amaçlı gittiği Özel Tekden Hastanesi’ne ödediği 57 bin 550 TL’lik faturanın 33 bin 468 TL’sini fazla bularak hastaneden tüketiciye iade etmesine hükmetti. Kayseri’de yaşayan bir kadın, Özel Tekden Hastanesi’nde anjiyo oldu. Tedavisinin ardından hastaneye 57 bin 550 TL ücret ödeyen kadın, iyileştikten sonra fazla para alındığını iddia ederek, tüketici hakem heyetine başvurdu. Heyet tarafından yapılan incelemede, hastanenin alması gereken bedelin 24 bin 468 TL’sinin yasal olduğu, hastadan alınan 33 bin 468 TL’nin fazladan alındığına hükmederek, paranın hastaya iadesine karar verdi. "Türkiye’de özel hastanelerdeki tedavi ücretlerini belirleme yetkisi SGK’ya aittir" Kararı değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, her hastalığın tedavisinin fiyatı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) belirlediğini kaydederek, "Türkiye’de özel hastanelerdeki tedavi ücretlerini belirleme yetkisi SGK’ya aittir SGK her hastalığın tedavisinin fiyatını belirler. Özel hastanelere de şöyle bir yetki verilmiş, SGK’nın belirlemiş olduğu miktarın iki katı da fark ücreti alabilir. Yani 100 TL’yse eğer 300 TL alabiliyor tedavi ücret için. 100 TL’sini devlet karşılıyor 200 TL’sini özel hastane kendisi alıyor. Şimdi hastanelere bu yetki verilmesine rağmen hastaneler bu yüzde 200 ile 2 kat farkla yetinmiyorlar 4,5,8,10,15 katı yani duruma göre fark alıyorlar. Bu farkı tespit eden tüketici, hakem heyetine başvuruyor ve o farkın Kendisine iade edilmesini sağlıyor. Mesele burada aslında hakem heyetine gidildiği zaman basit. O farkı geri alabiliriz fakat önce SGK’nın sistemini de bir kontrol etmek gerekiyor. Benim yaptırmış olduğum tedavi işlemi ne? bunun bedeli nedir? 2 ile çarparsınız işte toplam 3 katı olarak ödemeniz gerekiyor. Fazlaysa şikayet eder geri alırsınız. Fakat burada şöyle bir ayrıntı var eğer hakem heyetine başvurursak sadece fazla ödediğimiz parayı geri alıyoruz. Yalnız SGK aracılığıyla başvurursak yani Sağlık Sosyal Güvenlik Birimi’ne başvurursak şöyle bir işlem görüyor, SGK bunu tespit ediyor kendi sistemini de zaten faturayı da götürüyoruz ve hastaneye bunun 5 dakikada ceza kesiliyor. Aslında bizim SGK’ya gidip şikayet etmediğimiz için bu haksız para almaları devam ediyor. Herkes gidip şikayet etse SGK’ya 5 kat ceza ödeseler akıllanacaklar" diye konuştu. "Böyle bir işleme neden ihtiyaç duydunuz?" Şahin, "İşte Tekden Hastanesi. Böyle bir işleme neye ihtiyaç duydunuz? Ne gerek vardı? Az mı kazanıyorsunuz, niye yasalara uyumuyorsunuz? Biz bu yasalara uyumamanın cezasını niye tüketici şikayet edince veriyoruz. Hastaneler bir tedavi yaptıktan sonra, bir işlem yaptıktan sonra hasta istese de istemese de belgesini vermek zorunda. Belgesini vermezse onun da cezası var. Yani bir tüketici hem SGK’ya hem de vergi dairesine bunu şikayet edebilir. SGK faturasını ister sunulmamışsa onun da cezası var. Yani fatura başına işlem başına 9 bin küsur TL gibi bir cezası var. Bizim bunların yasalara uymasını beklemek gibi bir lüksümüz yok. Biz SGK’ya sürekli şikayet ede ede bunları yasalar uydurur hale getireceğiz. Burada ben tüketicimizi takdir ettim. Hakem heyetine başvurmuş ama bir eksik bir de SGK’ya başvurun lütfen. Çünkü 5 katı ceza yesinler. Yoksa bizden aldıkları o fark ücretleri ki şöyle bir şey de var 2 kata kadar farklı ücret alabilir diyor illa 2 katı alması gerekmez ama bakıyorum Türkiye’deki bütün özel hastaneler iki katı alıyor yasal olan. Yani ne olur bir kat alsan yok kesinlikle. Yani biz hastaneleri bizim sağlığımızı düşünen kuruluşlar olarak görürsek yanılırız. Buralar ticarethanedir. Bir işlem yaptırıyorsak nasıl ki beyaz eşyada dikkat ediyorsak servis fişine, faturasına ve ürüne burada da dikkat edeceğiz. Bunları biz hakkımızı araya araya düzelteceğiz" ifadelerini kullandı.
Televizyonun inanılmaz dönüşümü
14 Kasım 2025 Cuma - 16:34 Televizyonun inanılmaz dönüşümü Kayseri’de esnaf Kemal Kalem; dijitalleşme ve internetin yaygınlaşmasıyla beraber uydu anteni satışlarında ciddi azalma olduğunu söyledi. 45 yıldır elektrik- elektronik sektöründe hizmet gösteren Kemal Kalem; artık vatandaşların televizyon yayınlarını çanak anten yerine internet üzerinden izlemeyi tercih ettiğini belirterek; "45 yıldır elektrik-elektronik işi yapıyorum. Karasal yayın antenleri satışları, eskiye nazaran düşmesine rağmen çok az da olsa yine uydu ve çanak antenler satılıyor. Ancak uydu antenlerine büyük bir düşüş yaşanıyor. Günümüzün getirdiği teknolojilerle birlikte, artık uydu anteni satışları çok yavaşladı. İnternetin hayatımıza daha çok girmesiyle birlikte, yeni nesil televizyonlar ve android box kutularının yaygınlaşması, insanların çanak anten yerine farklı yayın platformlarını tercih etmelerine neden oldu. Artık internet üzerinden yayın izlemek daha yaygın. Dünyada da bu yönde bir gelişim var" şeklinde konuştu. "Şu anki trend, internet üzerinden yayın izlemek" Şu anki trendin internet platformlarından dizi, film ve yayın izlemek olduğunu belirten Kalem; insanların çanak antenle uğraşmaktansa IPTV ve Android box kutularını tercih ettiğini söyledi. Kalem; "Şu anki trend, internet üzerinden yayın izlemek. IPTV televizyon kutularına ilgi oldukça yoğun. İnsanlar; çanak antenle uğraşmak istemiyorlar ve ücretli yayın platformlarını izlemek için maalesef IPTV kutuları veya android box kutuları almak zorunda kalıyorlar. Yeni nesil televizyonlar, zaten çanak antensiz çalışma özelliğine sahip. Bu yüzden insanlar, yayın kutularına daha çok yöneliyor" ifadelerini kullandı.
Başkan Çolakbayrakdar: "Her eve, her gönüle dokunan hizmetlerle örnek oluyoruz"
14 Kasım 2025 Cuma - 11:35 Başkan Çolakbayrakdar: "Her eve, her gönüle dokunan hizmetlerle örnek oluyoruz" Kocasinan Belediyesi; 2017 yılında hayata geçirilen ’Kocasinan Gönüllüsü Projesi’ kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere yönelik kışlık kıyafet desteğini sürdürüyor. Proje çerçevesinde yaklaşık 5 bin aileye ulaşıldığını belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, yürüttükleri sosyal belediyecilik uygulamalarıyla Türkiye’ye örnek olduklarını söyledi. Sosyal belediyecilik çalışmalarının Kocasinan Belediyesi’nin hizmet alanları içinde özel bir yer tuttuğunu vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar; "Gerek fiili gerekse inşaat çalışmalarla vatandaşın hayatına dokunacak her alanda belediye olarak hizmetler gerçekleştiriyoruz. Ama bu hizmetlerin içerisinde en fazla mutluluk vereni, en fazla heyecan uyandıranı ve bizim yüzümüzü güldüren işlerin başında sosyal belediyecilik adına yaptığımız çalışmalar geliyor. Rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra ‘sosyal belediyecilik’ hizmetleriyle gönüllere dokunuyoruz. ‘Dost Eli’ çatısı altında hizmet veren Dost Market ve Dost Mağaza ile Kocasinan’daki ihtiyaç sahiplerine market ve mağaza konforunda alışveriş imkânı sağlıyoruz. Türkiye’de en iyi şekilde sosyal belediyecilik faaliyeti yürütüyoruz. İnsan için yapılan ve insanın yararına olan bir hizmet varsa, ne zaman ve nerede olunması gerekiyorsa, şükür Allah’a onun gayreti içerisindeyiz. ‘Dost Eli’ isimli sosyal yardım kartlarımızla yılın 12 ayında ihtiyaç sahibi bütün ailelerimize destek oluyoruz. Kısaca her alanda Kocasinan sakinlerimize hizmet ulaştırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu vesileyle Kocasinan Gönüllüsü Projemize destek veren bütün hayırseverlere teşekkür ediyor, emeklerine sağlık diyorum" ifadelerine yer verdi. "Uzatmadık el, dokunmadık gönül bırakmıyoruz" İnsana hizmet eden her çalışmanın kendileri için büyük değer taşıdığına değinen Başkan Çolakbayrakdar; "Dost Eli sosyal yardım kartlarımızla yıl boyunca tüm ihtiyaç sahibi ailelerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, Kocasinan’da uzatmadık el, dokunmadık gönül bırakmamaktır" diye konuştu. Sosyal belediyecilik çalışmalarla vatandaşın refahına ve mutluluğuna katkı sunduklarını belirten Başkan Çolakbayrakdar, Türkiye’ye örnek teşkil eden ‘Dost Kapısı’ ile sosyal odaklı hizmetler üretmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Öte yandan Kocasinan Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü bünyesindeki Dost Market ve Dost Mağaza’da başvurular, sosyal durum tespiti yapılarak değerlendiriliyor. Aileler nüfus ve ihtiyaç durumlarına göre sınıflandırılıyor. Uygun görülen vatandaşlara ‘Dost Eli’ alışveriş kartı veriliyor ve kartta tanımlı para puan limiti kadar ücretsiz alışveriş yapabiliyor. Hem gıda hem giyim alanında hizmet veren market ve mağaza, ihtiyaç sahiplerine modern ve konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyor.