GÜNDEM - 09 Kasım 2025 Pazar 11:02

Talas Belediyesi’nde vergi mesaisi

A
A
A
Talas Belediyesi’nde vergi mesaisi

Talas Belediyesi’nce tahsil edilen emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ile ilan ve reklam vergilerinin 2025 yılı ikinci dönem taksit ödeme başladı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, söz konusu vergilerin ikinci taksitleri için son ödeme tarihinin 1 Aralık 2025 olduğunu belirterek vatandaşlara son güne kalmamaları uyarısında bulundu.


Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Başkan Yalçın; vergi ödemelerinin hem internet üzerinden hem de belediye hizmet binasında ve Mevlana Mahalle Meydanında bulunan veznelerden yapılabileceğini söyledi. Vezneden nakit veya kredi kartıyla yapılabilecek olan ödemelerin internet üzerinden de gerçekleştirilebileceğini ifade eden Başkan Yalçın; mükelleflerin www.talas.bel.tr adresinden giriş yaparak ‘ödeme işlemleri’ menüsünü tıklamaları gerektiğini kaydetti. Başkan Yalçın, şu ana kadar vergilerini ödeyerek Talas’ın gelişmesine katkı sağlayan mükelleflere de teşekkür etti.


Vezne önlerinde yoğunluk yaşanmaması ve vatandaşların mağdur olmaması için her türlü hazırlığı yaptıklarını belirten Başkan Yalçın, bu kapsamda veznelerin çalışma saatlerinde düzenlemeye gittiklerini ve ödeme döneminin sonuna doğru yoğunluk yaşamaması için hafta sonu da mesai yapacaklarını ifade etti. Buna göre 22 Kasım-1 Aralık 2025 tarihleri arasında hafta içi 08.00-19.00 saatleri arası açık olacak vezneler, hafta sonları da 10.00-16.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek.


Mevlana meydanında ödeme kolaylığı


Bununla birlikte mükelleflerin vergi ödemelerine kolaylık sağlamak amacıyla Mevlana Meydanındaki vezne de açık olacak. 24 Kasım Pazartesi gününden itibaren hizmet vermeye başlayacak olan vezne, hafta içi 13.30-19.00, hafta sonu 10.00-16.00 saatleri arasında çalışacak. Öte yandan mükellefler için Talas Belediyesi internet sayfasında da yeni düzenlemeler yapıldı. Buna göre vatandaşlar belediyeye gelmeden ’E-Emlak Vergisi Bildirim’ ve ’E-Emlak Vergisi Rayiç Belgesi’ sekmelerinden işlemlerini kolayca yapabilecekler.



Talas Belediyesi’nde vergi mesaisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.
Kayseri Erciyes 38 FK’ya ceza Erciyes 38 Futbol Kulübü’ne Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) ceza geldi. Türkiye 3. Lig’de mücadele veren ve sezona PlayOff maçları ile nokta koyan Erciyes 38 Futbol Kulübü’ne Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan ceza geldi. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamada; "Erciyes 38 FK’nın 08.05.2026 tarihinde oynanan Erciyes 38 FK-Malatya Yeşilyurtspor 3. Lig Play Off müsabakasında, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı FDT’nin 49/3. maddesi uyarınca 24.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Erciyes 38 Futbol Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 55.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada skor tabelasında yer alan saatin müsabakanın ikinci uzatma dakikalarında durdurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 27.500 TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Erciyes 38 FK’nın takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 40/2. maddesi uyarınca 7.200 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi" cümleleri kullanıldı. PFDK ayrıca Erciyes 38 FK kulüp görevlisi Hüseyin Alper Aslan’a 3 maç ve 20 bin TL, kulüp doktoru Hüseyin Durmaz’a 3 maç ve 6 bin TL ceza, kulüp malzemecisi Mehmet Karakuş’a 1 maç ve 10 bin TL ceza, kulüp idarecisi Ufuk Gezroğlu’na 5 bin TL para cezası verdi.
Trabzon Trabzonspor, Gençlerbirliği’ni konuk edecek Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Trabzonspor, yarın sahasında Gençlerbirliği ile karşılaşacak. İki takım arasında ligde oynanan 73 maçta bordo-mavililerin üstünlüğü bulunuyor. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında Trabzonspor, yarın saat 20.00’de Gençlerbirliği’ni konuk edecek. Müsabakayı hakem Atilla Karaoğlan yönetecek. Karaoğlan’ın yardımcılıklarını ise Ceyhun Sesigüzel ve Suat Güz yapacak. Başkent temsilcisi kümede kalma mücadelesi verirken, bordo-mavililer ise maçtan galibiyetle ayrılarak sezonu moralli kapatmayı hedefliyor. Ligde 74. randevu Trabzonspor ile Gençlerbirliği ligde 74. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında bugüne kadar Süper Lig’de oynanan 73 maçta Trabzonspor 41 galibiyet elde ederken, konuk ekip Gençlerbirliği ise 13 galibiyet aldı. 19 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Karadeniz ekibinin 140 golüne, Gençlerbirliği 71 golle yanıt verdi. Trabzon’daki karşılaşmalar Bordo-mavililer, kırmızı-siyahlılara karşı sahasında oynadığı 36 lig maçında 25 galibiyet, 7 beraberlik, 4 mağlubiyet aldı. Trabzonspor evinde 84 gol atarken, kalesinde ise 30 gol gördü. Gençlerbirliği’nin 13 sezondur Trabzon’da galibiyeti yok Gençlerbirliği’ne en son 2011-2012 sezonunda evinde 2-1 mağlup olan Karadeniz ekibi, söz konusu dönemden sonra başkent temsilcisine evinde yenilmedi. Ankara ekibinin Süper Lig’de mücadele ettiği sezonlarda ise Trabzonspor 6 galibiyet, 2 beraberlik aldı. İki takım arasında unutulmayan maç İki takım arasında 27 Mayıs 1973 tarihinde unutulmaz bir maç hikayesi yaşandı. TFF 2. Lig’de Kayserispor ile şampiyonluk mücadelesi veren Trabzonspor, evinde son haftadaki rakibi Gençlerbirliği karşısında alacağı 4-0’lık galibiyet 1. Lig’e taşıyacaktı. Ancak Ankara temsilcisinin maça çıkmaması üzerine Türkiye Futbol Federasyonu kırmızı-siyahlı takımı 3-0 hükmen mağlup saydı ve Orduspor’u 1-0 mağlup eden Kayserispor 1. Lig’e çıkan takım olmuştu. Söz konusu dönemde 39 puan ve 16 gol averajı elde eden sarı-kırmızılı ekip bir üst lige çıkarken bordo-mavili takım ise 39 puanla 15 averajda kalmasıyla birlikte 1 yıl gecikmeyle 1. Lig’e şimdiki adıyla Süper Lig’de boy gösterdi. 2020-2021 sezonunda yaşandı Süper Lig’in 2020-2021 sezonunda 21 takımın mücadele ettiği dönemde, ligin son haftasında Trabzonspor ile Gençlerbirliği rakip olurken, bordo-mavililerin 2-1’lik galibiyeti sonrası Başkent ekibi küme düştü. Söz konusu sezonun ardından bu sezon tekrar Süper Lig’e yükselen Gençlerbirliği yine benzer bir maçta kümede kalma savaşı verecek.
Antalya Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. "Sosyal hayatı esir alabiliyor" İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi. "Üç temel tipte görülüyor" İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, "Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir. Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir" dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı. "Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği" Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, "Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir. Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu. "Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir" Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, "Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır. Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir" ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi.
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.