GÜNDEM - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 10:39

Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor

A
A
A
Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor

Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor.


Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor.


Hikayesi olan insanları çiziyor


Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor.


Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor.


Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor


Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor.


"14 yıldır ressamlık yapıyorum"


Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi.


"Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum"


Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu.


"Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum"


Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.



Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ogün Baysan: "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkan Vekili Ogün Baysan, motor sporları severleri 2-6 Eylül tarihleri arasında 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nı izlemek için Afyonkarahisar’a davet etti. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Organizasyonun ilk yılında 3 ila 5 bin kişinin katıldığı etkinliğin, bugün 300-400 bin ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü belirten Baysan, "Dokuzuncu kez olmasına rağmen ilk şampiyonayı yapıyormuşçasına aynı heyecan, aynı şevk, aynı istekle tüm federasyon çalışanları, başkanımız, teknik kadrolarımızla hazırlıklar başladı. Bugün de lansmanı gerçekleştirdik. Çok korkunç, çığ gibi büyüyen bir festival ve spor organizasyonuna dönüştü. Sadece bunun ön kısmında görünen, mesela organizasyon içinde bir de MXGP Akademi diye 65 ve 85 cc gençlere bu yarışmaların olduğu dönemlerde çocuk yarışçılarımıza bir akademik eğitim de veriliyor. Yine MXGP’nin yetiştirdiği Türk antrenörler var. Onların destekleriyle sporcularımız yıl boyunca destekleniyor. Türkiye MXGP’de onlarca ödül aldı. Ama bizim bundan sonraki hedefimiz bu organizasyonu, bu çıtayı düşürmeden orada zirvede tutmak ama arkasından da zirvede bir Türk sporcu görmek. Biliyorsunuz pistte, Road Racing’de Toprak’ımız var. Çok başarılı gidiyor. Allah nazarlardan saklasın. Ama arkadan gelen onlarca Türk sporcusu var. Onlardan bir tanesinin mutlaka MXGP’de Türkiye adına kürsü gördüğünü görmek istiyoruz. Bundan sonraki hedefimiz de bu" ifadelerini kullandı. "En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz" Gerçekleşecek yarışların yanı sıra yapılacak festivallerin de seyirci sayısına önemli bir etki ettiğinden bahseden Baysan, "Tabii ki seyirci olarak fark etmişsinizdir, tanıtımda da çıtayı sürekli yükseltiyoruz. Mahmut Bey sağ olsun hem festival tarafında hem de sportif tarafta arttırıyoruz. Üst üste işte padok ve tanıtım ödülleri, altyapı ödüllerini alırken bunlar gerçekten yerine oturdu. O konuda hiç taviz vermiyoruz. Pistimizi çok diri ve güncel tutuyoruz. En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz. Festival kısmında hakikaten bu sene tam sayamadım ama 13 tane sanatçıyla ciddi şekilde de destekliyoruz. Gecesi gündüzü gerçekten o bir hafta zirvede Türkiye’deki en iyi festivallerden bir tanesi. İnşallah daha da büyüterek devam edeceğiz. Daha ne yapılabilir sürekli tartışıyoruz. Onun için seyircimiz sürekli artıyor. Sporcu sayımız da artıyor. Yani bilinirliğini de çok arttırdı. Toprak abilerini rol model gören çocuklar, MXGP’nin 9 sene önce Türkiye’de başlamasından birlikte Motocross sporuna eğilim ve yönelim çok fazlalaştı" şeklinde konuştu. "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak organizasyon düzenledikleri şehirlere mutlaka katkı sunmak istediklerini aktaran Baysan, "Şimdi bir yere gittiğiniz zaman mutlaka o şehre dokunmak istiyoruz. Spor turizmi diğer spor branşlarında, bazılarında el vermiyor ama bizim branşlarımızda buna çok el veriyor. Elverişli bir branş. Mutlaka ve mutlaka spor turizmi bir şehre dokunduğu zaman o branş orada kalıcı oluyor. Afyon’a baktığımız zaman önce çok azdı, çevre iller dolmaya başladı. Oraları doldururuz. Rize’de düzenlediğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası SNX; popülaritesi çok yüksek bir yarış. Önümüzdeki senelerde yine artacak. Öbür tarafta fiyat dalgalanmaları, ülke politikaları her şeyi değiştiriyor ama bu gelir sabit. Öncelikle Afyon’daki seyircilerimize, halkımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yıl 9.’su yapılacak yarışlara bekliyorum. Tüm ülkenin motor sporları severlerini 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" cümlelerine yer verdi.