GÜNDEM - 03 Şubat 2026 Salı 16:00

Kayseri röntgeni yayımlandı

A
A
A
Kayseri röntgeni yayımlandı

Erciyes Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Kayseri valiliği, MÜSİAD Kayseri Şubesi, ORAN kalkınma Ajansı, Milli Eğitim, Sağlık ile Sanayi teknoloji il müdürlüklerinin ortak yürütülen proje "Kayseri Şehir Endeksi" çalışması, Kayseri’nin ekonomik ve sosyal göstergelerini rakamlarla ortaya koydu. Veri temelli analizlerin yer aldığı çalışmada, kente ilişkin ekonomik performans, gelişmişlik düzeyi ve sosyal göstergeler karşılaştırmalı olarak ele alındı.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması’nda (SEGE) Kayseri, yaklaşık 15 yıldır 17. sırada yer alıyor. Şehirde ekonomik büyüme görülse de, diğer şehirlerin daha hızlı gelişmesi nedeniyle göreceli konumda önemli bir değişim yaşanmadığı görülüyor. Ekonomik göstergelerde dikkat çeken başlıklardan biri kişi başına gelir oldu. Kayseri, 2000 yılında Türkiye genelinde kişi başına gelir sıralamasında 17. sıradayken, 2024 verilerinde 28. sıraya geriledi. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sıralamasında ise şehir, 2000 yılında Türkiye’nin en büyük 11. ekonomisiyken, 2024 verilerinde 14. sıraya geriledi. Türkiye ekonomisi içindeki payı da aynı dönemde yüzde 1,50 seviyesinden yüzde 1,39 seviyesine düştü.


İhracat tarafında ise sınırlı bir yükseliş dikkat çekti. Kayseri’nin ihracat sıralamasında 2013 yılında 12. sırada yer aldığı, son verilerde ise 11. sıraya yükseldiği görülüyor. Buna rağmen şehirde ihracat artış hızının bazı rakip illerin gerisinde kaldığı değerlendiriliyor. İş gücü verileri de raporda yer aldı. Türkiye genelinde işsizlik oranı yaklaşık yüzde 8,7 seviyesinde açıklanırken, Kayseri’de bu oranın yaklaşık yüzde 9 seviyesinde gerçekleştiği ifade edildi.


Raporda ayrıca Tekirdağ, Manisa, Gaziantep, Denizli, Konya, Sakarya ve Mersin gibi şehirlerin son 20 yılda Kayseri’ye kıyasla daha hızlı ekonomik büyüme gösterdiği vurgulandı. Bu durumun şehirler arası rekabet açısından önemli bir veri olduğu değerlendiriliyor.


Erciyes Üniversitesi tarafından hazırlanan teknik analiz ve veri odaklı çalışma, Kayseri’nin mevcut ekonomik konumunun ve gelecek stratejisinin yeniden tartışılmasına zemin hazırladı. Şehirde iş dünyası, yerel yönetimler ve siyasi aktörlerin raporla ilgili değerlendirmelerinin önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor.



Kayseri röntgeni yayımlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul UzOman, Hektaş Özbekistan’a ortak oluyor Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile Özbekistan Hükümeti’nin ortak yatırım şirketi UzOman, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın Özbekistan’daki yatırımı Hektaş Asia LLC’ye, sermaye artırımı yoluyla 24.9 Milyon USD bedel karşılığında yüzde 33,3 oranında ortak oldu. OYAK, Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile devam eden stratejik ortaklığı kapsamında Orta Asya’daki yatırımlarını güçlendiren yeni bir iş birliğini hayata geçirdi. Bu kapsamda, OIA ile Özbekistan Hükümeti tarafından kurulan ortak yatırım şirketi UzOman Investment Company, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın, Özbekistan’da kurduğu ve ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları fabrikası inşası devam eden yatırımı Hektaş Asia LLC’nin yüzde 33,3’üne ortak oldu. Yapılan açıklamaya göre, iş birliği, şirket ve OIA’nın gelişmekte olan pazarlarda sanayinin geliştirilmesi, bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi ve kalıcı ekonomik değer üretilmesine yönelik ortak stratejik vizyonunu yansıtıyor. Taşkent’te, Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen proje; ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları üretimiyle hem bölgesel gıda arz güvenliğine katkı sağlamayı hem de Orta Asya’da yerel üretim ve ihracat kapasitesini artırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir kârlılık ve nemaya katkı Şirketin uluslararası pazarlarda uzun vadeli değer oluşturma vizyonunun önemli bir adımı olarak öne çıkan iş birliği, İstanbul’da düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Anlaşma, Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi ve UzOman Yatırım Direktörü Mohammed Al Abri tarafından imzalandı. Ortaklık anlaşmasının imza töreninde konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Şirket olarak, yurt dışından doğrudan yatırım ve finansman girişi sağlayan, katma değer oluşturan projelere öncelik veriyoruz. Hektaş Asia ortaklığı kapsamında yurt dışından kaynak sağlarken, çoğunluk payın Hektaş’ta olması stratejik bir kazanımdır. Şirketin sürdürülebilir kârlılığına katkı sunacak bu yatırım, aynı zamanda OYAK ve üyelerimiz için uzun vadeli ve istikrarlı nema oluşturma hedefimizi de desteklemektedir" diye konuştu. Orta Asya’da büyüme vizyonu UzOman’ın Hektaş Asia’ya ortak olmasının OYAK’ın küresel büyüme yaklaşımını yansıttığını vurgulayan Yalçıntaş, şunları söyledi: "Hektaş Asia LLC tarafından Orta Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden Özbekistan’da hayata geçirilen bu önemli yatırım, şirketin uluslararası üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirirken OYAK’ın uzun vadeli ve bölgesel etki oluşturan yatırım stratejisini de doğrudan desteklemektedir. Bu yatırım, yalnızca bir üretim tesisi olmanın ötesinde; bilgi, teknoloji ve insan kaynağını merkeze alan entegre bir sanayi yaklaşımının somut bir yansımasıdır. Şirket olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada yerel kalkınmayı destekleyen, bölgesel entegrasyonu güçlendiren ve uzun vadede kalıcı ekonomik değer üreten projelere odaklanıyoruz. Bu proje de Orta Asya’daki büyüme vizyonumuzun önemli yapı taşlarından biridir." UzOman Investment Company CEO’su Omar Bahram da iş birliğinin Özbekistan açısından stratejik önemine dikkat çekerek, "UzOman aracılığıyla, ileri tarımsal girdi üretimini Özbekistan’da yerelleştirmek üzere şirket ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım; gıda güvenliğini destekleyecek, ithalat bağımlılığını azaltacak ve Özbekistan’ı Orta Asya’da tarımsal çözümler için bölgesel bir merkez konumuna taşıyacaktır" dedi. Uzun vadeli ve kalıcı değer üretecek Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi de Hektaş’ın Orta Asya’yı büyüme ve uluslararası genişleme stratejisinin öncelikli coğrafyalarından biri olarak konumlandırdığını, özellikle Özbekistan’ın bu stratejide özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Terzi, aldığımız uluslararası finansman katkısıyla şirketin küresel tarım ekosisteminde uzun vadeli ve kalıcı değer üretmeye odaklanan etkin bir oyuncu olma hedefiyle ilerlediğini ifade etti. Anlaşma kapsamında UzOman Investment Company ve Hektaş, Özbekistan’da faaliyet gösteren Hektaş Asia LLC şirketi aracılığıyla bitki koruma ürünleri ile organo-mineral gübrelerin yerel üretimine odaklanacak. Bölgesel üretim ve ihracat odağı Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde, Taşkent yakınlarında yaklaşık 100 hektarlık alanda yapımı süren tesisin 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor. Yatırım, iç pazarın yanı sıra komşu Orta Asya ülkelerine yönelik ihracatı da kapsayacak şekilde kurgulanarak, şirketin bölgesel ölçekte rekabet gücü yüksek sanayi yatırımları oluşturma hedefini destekliyor.
Kocaeli Aile hekimliğinde "tek tip yazılım" uyarısı HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, aile hekimliğinde tek tip yazılım uygulamasına geçişin hukuki altyapı tamamlanmadan dayatıldığını belirterek, bu sürecin hekimler açısından ciddi hukuki ve mesleki riskler doğurduğuna dikkat çekti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliğinde SBABS (tek tip yazılım) uygulamasına geçiş sürecine yönelik eleştiriler ve uyarılarda bulundu. Canlı yayınlanan panelde konuşan Kurban, hukuki altyapısı tamamlanmadan dayatılan sistem değişikliklerinin hekimleri ciddi hukuki ve mesleki risklerle karşı karşıya bıraktığını vurgulayarak, sürecin yalnızca teknik bir yazılım değişikliği olarak ele alınamayacağını; uygulamanın mevzuat, bilgi güvenliği ve serbest piyasa ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. "Sağlık Bakanlığımızın bu yanlış çalışması mevcut aile hekimliği mevzuatına da uygun değildir" Kurban, SBABS sürecinin yalnızca teknik yazılım değişikliği olmadığını belirterek, "Bakanlığımızın AHBS yazılımı bir firmaya aittir ve dolayısıyla çoklu şirketlerin rekabet ortamından uzak bir yapılanmadır. Mevcut durumun bilgi güvenlik sorunu olamaz ve bakanlığımız istese sadece hastamızın, hekimin ve bakanlığın haberi olacak şekilde yüksek güvenlik düzeyine geçilebilir. Sağlık Bakanlığımızın bu yanlış çalışması mevcut aile hekimliği mevzuatına da uygun değildir. Yani hukuki olarak mevzuatın bu çalışma kapsamında düzeltilmediğini görüyoruz" dedi. Türkiye’nin milli işletim sistemine ihtiyacı olduğunu söyleyen Kurban, "Bu olmadan zaten mutlak bilgi güvenliğinden bahsedilemez. Bunun için ise yazılım şirketlerinin desteklenmesi lazım ancak bakanlığın bu tercihi tüm AHBS şirketlerini yok edecek ve belki binden fazla yazılımcı da işsiz kalacaktır. ’Biz hata yaptık’ dediklerinde ise oluşturdukları zararın telafisi mümkün olmayacaktır. Tek tip yazılım dayatmasının serbest piyasa ilkelerine aykırı. Bu tekelleşme ve hizmet kalitesinde düşüşü getirecektir. AHBS maliyetini de düşürmeyecek ve bunun faturası birkaç yılda meydana çıkacaktır. Biz her istediklerini aynen yapan AHBS şirketlerini yok edip sonra bunun bir şirkete ihale edilmesini doğru bulmuyoruz" diye konuştu.
Muğla Boşanma aşamasındaki eşini öldüren katil zanlısı ve yardım eden akrabası adliyeye sevk edildi Muğla’nın Milas ilçesinde sokak ortasında boşanma aşamasındaki eşini öldüren katil zanlısı ve zanlının evinde saklanmasına yardım eden akrabası, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, geçtiğimiz gün Milas ilçesi Hamdi Mergen Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde çalıştığı markete giden 38 yaşındaki Özlem Arslan, boşanma aşamasındaki eşi olduğu belirlenen N.A. isimli kocası tarafından yolda önü kesildi. Yaklaşık bir buçuk saat 2 çocuğunun annesini bekleyen N.A., eşinin önünü kesip bir süre konuştuktan sonra onu bıçaklamaya başladı. Defalarca bıçaklanan talihsiz kadın aldığı bıçak darbelerinden sonra hareketsiz kalıp yere yığılırken, katil zanlısı N.A. ise olay yerinden kaçtı. Şüphelinin yakalanması için çevredeki güvenlik kameraları incelemeye alınırken, yapılan incelemeler sonucu saldırganın olayın ardından Bodrum’un Mumcular Mahallesi’ne kaçtığı tespit edildi. Şüpheli N.A. ve saklanmasına yardım eden akrabası düzenlenen operasyonla kıskıvrak yakalandı. Ayrıca yapılan araştırmada, şüphelinin olay sırasında telefon taşımadığı, olay yerine uzak bir noktada aracından indiği ve yaklaşık 1,5 saat çevrede bekledikten sonra saldırıyı gerçekleştirdiği belirlendi. Cinayetin ardından başka bir araçla olay yerinden kaçan şüphelinin, kaçış sırasında üzerindeki kıyafetleri yolda değiştirdiği, bot ve ayakkabıları dahil olmak üzere kullandığı giysileri bir çöp konteynerine attığı tespit edildi. Yakalanarak gözaltına alınan katil zanlısı ve şüphelinin saklanmasına yardım eden akrabası gerekli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Denizli Kanseri erteleyerek değil, erken teşhis ederek yenebilirsiniz Denizli’de 2025 yılı boyunca meme, serviks ve kolorektal kanserlere yönelik yürütülen tarama programları kapsamında toplam 174 bin 719 kişiye kanser taraması yapıldı. Gerçekleştirilen bu taramalar sonucunda 204 kişiye kanser tanısı konuldu. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Pembe Şehir Projesi kapsamında yürütülen faaliyetlerde; 2025 yılında Denizli’de 56 bin 438 kadına mamografi çekilerek, 140 kadında meme kanseri, 51 bin 7 kadına serviks (rahim ağzı) kanseri taraması yapılarak 37 kadında rahim ağzı kanseri, 67 bin 274 kişide kolorektal (bağırsak) kanseri taraması yapılarak 27 kişide de bağırsak kanseri tespit edildi. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Pembe Şehir Projesi kapsamında Denizli’de il geneli kanser farkındalık eğitim ve tarama faaliyetleri 2025 yılında da aynı kararlılık ve özverili çalışmalar ile devam etti. Proje kapsamında yürütülen faaliyetlerde; 2025 yılında Denizli’de 56 bin 438 kadına mamografi çekilerek, 140 kadında meme kanseri, 51 bin 7 kadına serviks (rahim ağzı) kanseri taraması yapılarak 37 kadında rahim ağzı kanseri, 67 bin 274 kişide kolorektal (bağırsak) kanseri taraması yapılarak 27 kişide de bağırsak kanseri tespit edildi. ‘4 Şubat Kanser Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kanserin dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık ölüme neden olan hastalıklar arasında yer aldığını ifade ederek kanserle mücadelede erken teşhisin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını söyledi. Erken teşhiste kanser taramalarının önemine değinen Öztürk: şöyle konuştu: "Vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olan kanser, dünya genelinde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. 2025-2027 Dünya Kanser Günü teması ‘Benzersizliğimizle Biriz’ olarak belirlenmiştir. Bu tema, kanserle mücadele eden her bireyin deneyiminin kendine özgü olduğunu vurgularken, bu farklılıkların aslında insanları bir araya getiren ortak bir güç olduğunu ifade etmektedir. Herkesin yolculuğu farklı olsa da, kanserle mücadele eden bireyler; umut, dayanıklılık ve insani duygular etrafında birbirine bağlıdır. Her bir hikâyenin benzersizliği ön plana çıkarılırken, bu hikâyelerin empatiyi artırdığı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiği mesajı verilmektedir. Ülkemizde yılda yaklaşık 240 bin kanser teşhisi konulmaktadır; 2045 yılında bu sayının 419 bine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ulusal düzeyde alınacak önleyici tedbirler ve sağlıklı beslenme, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durma, hareketli bir yaşam sürme gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları sayesinde gelecekte ortaya çıkması beklenen kanser vakalarının önemli bir bölümünü önlemek mümkündür. Bununla birlikte erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilen birçok kanserin iyileşme olasılığı yüksektir. Kanser taramaları, koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli bileşenlerden biri olup Ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama programımızda; 40-69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir meme kanseri, 30- 65 yaş arası tüm kadınlarımıza 5 yılda bir rahim ağzı kanseri ve 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taraması yapılmaktadır. İlimizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerimizde kanser taramaları ücretsiz yapılmaktadır" dedi. 2025’te 204 kanser erken teşhis edildi, Denizli’den 2 KETEM Türkiye 1. ve 7. oldu Açıklamasında 2025 yılı verilerine de değinen İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kanser taramalarında ulusal düzeyde dikkat çeken başarı elde ettiklerini söyledi. Yıl boyunca yapılan taramalar sayesinde 204 kanser vakasının erken evrede tespit edildiğini belirten Öztürk: "İl geneli hedef nüfusa göre tarama oranlarımıza baktığımızda; meme kanserinde yüzde 54,8, serviks kanserinde yüzde 97,8 ve kolorektal kanserinde yüzde 53,5 tarama oranına ulaştık. 2025 yılında Denizli’de 174 bin 719 tarama gerçekleştirerek taramalar sonucunda toplamda 204 kanser teşhisi yakaladık. Denizli’de 2018 yılından bu yana yürüttüğümüz Pembe Şehir projesiyle bugüne kadar birçok başarı yakaladık, ödüller aldık. Yine bu yıl Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayında Bakanlığımız tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’de Ekim ayında en fazla mamografi çeken merkezler içinde Pamukkale KETEM birinci, Merkezefendi KETEM yedinci sırada yer aldı ve bu başarı bizleri gururlandırdı. Denizli’de İl Merkezimizde Merkezefendi, Pamukkale ve Sümer ile birlikte 3 KETEM, Tavas ilçemizde bir KETEM ve son olarak Acıpayam İlçemizde açtığımız KETEM ile birlikte toplamda 5 KETEM bulunmaktadır. Ayrıca 2021 yılında hayırsever desteğiyle ilimize kazandırdığımız Mobil Kanser Tarama Tırımız da 2025 yılı boyunca İlçelerimizde yoğun olarak taramalar gerçekleştirdi ve meme kanseri taramalarının % 12’si tırdaki mamografi cihazımızla yapıldı. Tırımızın da bu anlamda kanser taramalarına katkısı çok büyük olup 2025 yılında Mobil Tırımızda; 6 bin 976 kadına mamografi çekilerek 13 kadına meme kanseri teşhisi, 2 bin 168 kadına da serviks kanseri taraması yapılarak 2 kadına serviks kanseri teşhisi kondu. Kanserle mücadelemizde ve bu yılda bize başarı getiren kanser taramalarımızda başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kanserde erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisini tekrar tekrar vurgulayarak düzenli yapılan kanser taramalarının, kanserden korunma ve erken tanının en önemli parçası olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu nedenle bir kez daha tüm vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Kendi sağlığınıza önem verin, kanser taramalarınızı ihmal etmeden zamanında yaptırın. Unutmayın ki kanseri, erteleyerek değil, erken teşhis ederek yenebiliriz" diye konuştu.
Antalya Şüphe üzerine koyduğu kameradan bebeğine şiddet çıktı Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin yabancı uyruklu annesi tarafından darbedildiği anların, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasıyla ortaya çıkmasının ardından tutuklanan annenin yargılandığı davada ilk duruşma görüldü. Mahkeme, sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verirken, baba Osman Vesek, kızının psikolojisinin iyi olmadığını belirterek, "Geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor" dedi. Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin, yabancı uyruklu annesi İmane Moti tarafından darbedildiği anların güvenlik kamerasına yansımasının ardından açılan davada ilk duruşma görüldü. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek’in bebeğin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve gizli kamera yerleştirmesiyle ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, annenin bebeğine defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Görüntülerle birlikte Antalya Adliyesi’ne gelen baba Osman Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alınan anne, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı. İddianame ve adli tıp raporu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, şikâyet üzerine yapılan muayenede adli tıp raporu da dosyaya girdi. Raporda, bebeğin sol yanağında ve dudak çevresinde kızarıklıklar, kol ve el sırtında morluklar ile vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri tespit edildiği belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı, darp sonucu meydana geldiği ve fotoğraflanarak rapora eklendiği ifade edildi. Savcılık, bebeğin kendisini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrarlanması ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin "eziyet" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Şüpheli hakkında "altsoya ve çocuğa karşı eziyet" suçundan dava açıldı. İlk duruşma görüldü Olayın ardından Antalya Adliyesi 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde "altsoya karşı eziyet, kadına karşı basit yaralama, çocuğa karşı eziyet" suçlamalarıyla ilk duruşma yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık İmane Moti, müşteki baba Osman Vesek ve müşteki avukatı katıldı. Mahkeme başkanının güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin soruları üzerine savunma yapan sanık İmane Moti, "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Kızımı özledim. Ayağından tutup vurduğum için çok pişmanım. Kamera görüntülerini yaparken farkında değildim, emniyette izleyince ne yaptığımı anladım" ifadelerini kullandı. Baba duruşmada yaşananları ayrıntılı anlattı Duruşmada ifade veren müşteki baba Osman Vesek, eşinin doğumdan önce Fas’a gittiğini, bebeğin 4 aylıkken Türkiye’ye döndüklerini belirtti. Vesek, ifadesinde, kızının babaannesinin kucağındayken sanık tarafından bacağından tutulup kanepeye fırlatıldığını, ambulans ve polis çağırdığını, ancak sanığın emniyet güçlerine kendisi ve annesi hakkında iftira attığını söyledi. Vesek, daha sonra sanığın babasının devreye girdiğini ve bebeğin Fas’a götürüldüğünü belirterek, "Üç ay dediler ama altı ay Fas’ta kaldılar. Bu süreçte kızımı sürekli görüntülü arıyordum. Sağlık durumunun iyi olmadığını, sürekli öksürdüğünü fark ettim. Israrlarım üzerine Türkiye’ye döndüler. Geldikten iki gün sonra hastaneye götürdüm, zatürre ve enfeksiyon teşhisi koydular, 10 gün hastanede yattı" dedi. Ailesinin de kendisini uyardığını ifade eden Vesek, Antalya’daki eve gizli kamera kurdurduğunu, görüntüleri izledikten sonra adliyeye gelerek şikâyetçi olduğunu, kamera öncesinde de bebeğin vücudunda kızarıklıklar gördüğünü ve sanığın bunları "sivrisinek ısırığı" ve "düştü" diyerek açıkladığını söyledi. Tanık dinlendi, talepler reddedildi Duruşmada dinlenen tanık Dilek A., sanığı daha önce ikamet yakınlarında bebeği bebek arabasıyla gezdirirken gördüğünü, bu sırada bebeğin yüzüne birkaç kez tokat attığını ileri sürdü. Sanık, tanığın beyanlarını reddetti. Müşteki avukatı Onur Can Eroğlu, mağdur bebeğin psikolojisinin kötü olduğunu belirterek pedagog incelemesi yapılmasını ve sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talepleri reddetti. Mahkeme ara kararını açıkladı Mahkeme heyeti, sanık İmane Moti hakkında akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası açıklamalar Duruşmanın ardından baba Osman Vesek ve avukatı Onur Can Eroğlu, adliye önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Avukat Eroğlu, mahkemenin taleplerini reddettiğini belirterek, "Bir kadının, henüz bir yaşındaki öz kızına bu denli ağır ve süreklilik gösteren şiddet uygulamasının üst sınırdan cezayı gerektirmediği kabul edilecekse, hangi eylemlerin üst sınırdan ceza kapsamında değerlendirileceğini artık kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" dedi. Baba Osman Vesek ise kızının psikolojik durumuna dikkat çekerek, "Çocuğum geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor. Bunun annesinden gördüğü şiddete bağlı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.