GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:50

Kayseri Büyükşehir’den 16 ilçeye ortak akılla planlı yatırım hamlesi

A
A
A
Kayseri Büyükşehir’den 16 ilçeye ortak akılla planlı yatırım hamlesi

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 16 ilçeyi kapsayan kırsal yatırım planlamaları, ilçe belediye başkanları ve ilgili birim yetkilileriyle yapılan istişare toplantılarında paylaşıldı. Toplantılarda ilçe sakinlerinden gelen görüş ve talepler doğrultusunda planlamalar şekillendirildi.


Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 16 ilçe belediyesiyle yürüttüğü istişare süreci doğrultusunda 2026 yatırım planlamasını şekillendiriyor. Kırsal alanlardan kent merkezine uzanan planlı yatırımlar, ortak akıl anlayışıyla hayata geçiriliyor.



Ortak akıl masasında 16 ilçe


Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve kırsal mahallelerde hayata geçirilecek yatırımlar için istişareye dayalı planlama çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ve 16 ilçe belediye başkanı ya da görevlendirilen ilgili birim yetkililerinin katılmasıyla kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatıldı.


Toplantılarda, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve 16 ilçeyi kapsayan kırsal yatırım planlamaları ilçe belediyeleriyle paylaşılırken, ilçe sakinlerinden gelen talepler ve sahadan elde edilen veriler de dikkate alındı. Böylece yatırımlar, kırsalın ihtiyaçlarını esas alan ortak akıl yaklaşımıyla şekillendirildi.



Kırsalda ihtiyaca göre planlı hizmet


Gerçekleştirilen istişarelerde, yol yapım çalışmaları, sosyal donatı alanları, arazi yolları ıslah çalışmaları, köprü, menfez ve kanal yapımları ile hayvancılık içme suyu hatları, tarımsal sulama hatları ve boru desteklemeleri gibi yatırımlar ayrıntılı biçimde ele alındı.


Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kırsal alanlarda planlı, düzenli ve ihtiyaç odaklı hizmet anlayışıyla hareket ederek kamu kaynaklarının doğru ve verimli kullanımını öncelik haline getirdi. Bu yaklaşım, kırsal bölgelerde yaşam kalitesinin arttırılmasına ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlendirilmesine önemli katkı sağlıyor.



Tarafsız, adil ve dengeli yatırım anlayışı


Büyükşehir Belediyesi, hizmet sunumunda her vatandaşına ve sorumluluk alanının tamamına tarafsızlık, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda yaklaşırken, kamu kaynaklarının etkin, adil ve dengeli bir şekilde vatandaşlara ulaştırılması konusunda azami hassasiyet gösteriyor. Bu anlayış doğrultusunda yürütülen planlama çalışmalarında; ilçelerin kırsal nüfus yoğunluğu, coğrafi alan büyüklüğü, hizmet ihtiyacı ve mevcut altyapı durumu dikkate alınıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda, her ilçenin öncelikleri belirlenmekte ve belirlenen bütçe sınırları içerisinde ihtiyaç odaklı yatırımlar planlanıyor. Böylece, kaynakların verimli kullanımının sağlanmasıyla birlikte, ilçeler arasında hizmet dengesinin korunması ve kırsal alanlarda yaşam kalitesinin sürdürülebilir biçimde arttırılması hedefleniyor.



2026 yılında kırsal hizmetlerde güçlü hamle


2026 yatırım yılında ilçelerde Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından en az 1 milyar 200 milyon TL’lik yatırım yapılması öngörülürken, Fen İşleri, Etüt ve Projeler ile Park Bahçeler gibi diğer yatırımcı birimlerle birlikte en az 2 milyar TL tutarında hizmetin vatandaşa ulaştırılması hedefleniyor. Bu yıl Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığınca ihale yoluyla gerçekleştirilecek yol yapım ve asfaltlama, çocuk oyun parklarında zemin düzenlemeleri ve spor sahalarında kapsamlı bakım onarım çalışmaları, atıl durumdaki yapıların bakım onarımlarının yapılarak değer kazandırılarak sosyal amaçlı yapılar oluşturulması önemli hizmet kalemleri olarak hayata geçirilecek.



Planlı yatırımlarla sürdürülebilir gelecek


Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve kırsal alanlarda gerçekleştireceği yatırımları ortak akıl, istişare ve planlı çalışma anlayışıyla hayata geçirmeye devam edecek. Vatandaş beklentilerini önceleyen bu yaklaşım, Kayseri’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine güçlü katkı sunmayı amaçlıyor.



Kayseri Büyükşehir’den 16 ilçeye ortak akılla planlı yatırım hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.