SAĞLIK - 30 Haziran 2025 Pazartesi 09:38

El, ayak ve ağız hastalığı çocuklar arasında çok hızlı yayılıyor

A
A
A
El, ayak ve ağız hastalığı çocuklar arasında çok hızlı yayılıyor

Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Samet Özer, çocuklar arasında bu sıralar hızla yayılan el, ayak ve ağız hastalığı hakkında bilgi verdi.


El, ayak ve ağız hastalığı, çocukların ellerinde ve ayaklarında kabarcık benzeri döküntülerle kendini belli eden ve ağız içinde ağrılı yaralara neden olan bulaşıcı bir enfeksiyon olarak tanımlanıyor. Viral bir enfeksiyon olan hastalık, genellikle bebekleri ve 5 yaşından küçük çocukları daha çok etkiliyor, genellikle 7- 10 gün içinde kendiliğinden iyileşiyor. Coxsackievirus ve enterovirus ailelerine ait virüslerin neden olduğu hastalık kirli havuzlardan bulaşabildiği gibi öpüşmek, sarılmak ve ortak eşya kullanımı yollarıyla da çok hızlı yayılabiliyor.



"Kabarcık benzeri döküntüler görülüyor"


Doç. Dr. Samet Özer, hastalığın sonucunda gözlemlenen kabarcıklar olduğunu söyleyerek, "Hastalık sonucunda ellerde ve ayaklarda oluşan kabarcık benzeri döküntüler ile ağız içinde gelişen ağrılı yaralar nedeniyle ‘el, ayak ve ağız’ ismi kullanılmaktadır. Aslında döküntüler göğüs, sırt, kollar, bacaklar, genital organlar ve kalçalar dahil olmak üzere vücudunun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilmektedir" dedi.



"Çocuklar birbirine bulaştırıyor"


5 yaşından küçük çocukların hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Özer, "Bebekler ve 5 yaşından küçük çocukların el, ayak ve ağız hastalığına yakalanma ihtimali yüksektir. Kreş ve okullarda çocuklar arasında hızla yayılma eğilimi bulunmaktadır. Yine de, daha büyük çocuklar ve hatta yetişkinlerde bile bu hastalık görülmektedir. Hastalığa birkaç virüs neden olabileceğinden, bu hastalığa birden fazla kez yakalanmak mümkündür. El, ayak ve ağız hastalığı belirtileri genellikle iki aşamada ortaya çıkmaktadır. Hastalık başladığında, çocuklarda grip benzeri belirtiler görülebilmektedir. Hafif ateş, boğaz ağrısı, burun akması, karın ağrısı ve iştahsızlık belirti olarak görülebilir" ifadelerini kullandı.



Özer, belirtilerin birkaç gün içerisinde görülebileceğini söyleyerek, "Avuç içlerinde, ayak tabanında, dirseklerde ve dizlerinde, cinsel organda veya kalçalarda kaşıntılı döküntü, ağız içinde ve çevresinde, dil de dahil olmak üzere herhangi bir yerde gelişebilen ağrılı ağız içi yaralar oluşur. Yaralar genellikle parlak pembe noktalar veya sonunda kabarcıklara dönüşen küçük şişlikler şeklinde başlar ve boyunlarındaki lenf bezleri şişer. El, ayak ve ağız hastalığının belirtileri genellikle 7-10 gün içinde geçecektir. Ancak 2 yaşından küçük çocukların virüsten daha fazla etkilenecektir. El, ayak ve ağız hastalığı bulaşıcıdır. Hastalığın en bulaşıcı evresi genellikle döküntüler ortaya çıkmadan öncedir. Kabarcıklar genellikle yaklaşık 10 gün içinde kurur. Kabarcıklar kuruduktan sonra çocuğun hastalığı başkalarına bulaştırma ihtimali daha düşüktür. Ancak, döküntü geçtikten sonra virüs dışkıda haftalarca yaşayabilmektedir" dedi.



Hastalığın bulaşma yolları hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Özer, "Bu hastalık şu yollarla yayılabilmektedir; enfekte bir kişinin hapşırması veya öksürmesiyle havaya yayılan damlacıklar yoluyla. Enfekte bir kişinin tükürüğü veya dışkısıyla temas edip daha sonra ağzınıza, gözlerinize veya burnunuza dokunarak. Enfekte bir kişinin vücudundan çıkan damlacıklarla doğrudan temas. Virüs taşıyan birini öpmek veya sarılmak. Kişisel eşyaları paylaşmak. Çok nadir olsa da el, ayak ve ağız hastalığı bazen şu sorunlara neden olabilmektedir; Dehidratasyon: Ağız yaraları içmeyi ve yemeyi acı verici hale getirebilmektedir. Dehidratasyonu önlemek için yeterli sıvı içmek önemlidir.


Tırnak kaybı: Bazı insanlar virüse yakalandıktan sonra birkaç tırnak veya ayak tırnağını kaybetse de tırnaklar tekrar uzamaktadır. Viral menenjit ve ensefalit: El, ayak ve ağız hastalığı olan çok az sayıda kişide menenjit ve ensefalit gelişebilmektedir. Bu nadir durum beyinde (ensefalit) ve beyin ve omurilik zarında (menenjit) tehlikeli şişmeye neden olabilmektedir. El ayak ağız hastalığı ile ilgili belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybedilmeden uzman doktora başvurulması önem taşımaktadır. Doktor hastalığın şiddetine göre uygun bir tedavi planı belirleyecektir. Ayrıca çevredeki kişilere bulaşmaması açısından da önlem alınmalıdır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.