GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:49

Başkan Yalçın’dan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü mesajı:

A
A
A
Başkan Yalçın’dan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü mesajı:

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerin yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.


Başkan Yalçın mesajında, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarken, devlet-millet-belediye iş birliğiyle depremin yaralarını sarmak için büyük bir gayret ortaya koyduklarını vurguladı. İlk günden itibaren deprem bölgesinde olduklarını ifade eden Başkan Yalçın, acının büyüklüğüne rağmen dayanışma ruhuyla hareket ettiklerini belirtti.


Depremin yalnızca şehirleri değil, yürekleri de derinden yaraladığını dile getiren Başkan Yalçın, mesajında şu ifadelere yer verdi:


"Cenab-ı Allah, bir daha böyle acılar yaşatmasın. Ülke olarak gerçekten çok büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Binlerce vatandaşımızı kaybettik, yüreğimiz yandı. Ancak yaraları sarma hususunda da canla başla gayret gösterdik. İlk günden itibaren bütün imkânlarımızla deprem bölgesinde olduğumuz gibi Talas’ta da ihtiyaç duyulan tüm konularda üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getirdik."


Dayanışma ve kardeşlik göstergesi


Deprem sonrası yapılan çalışmalara da değinen Başkan Yalçın, Talas Belediyesinin kalıcı çözümler üretme noktasında önemli sorumluluklar üstlendiğini belirterek, Elbistan’da hayata geçirilen projeye dikkat çekti. Başkan Yalçın, "Elbistan’da 310 konutluk Talas Kent Yaşam Alanını hizmete sunduk. Bu proje, dayanışmanın ve kardeşliğin somut bir göstergesi olmuştur" dedi.


Dirençli şehirleşmeye devam


Mesajının sonunda depremde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Başkan Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:


"Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarını kaybedenlere bir kez daha başsağlığı ve sabırlar temenni ediyorum. Deprem gerçeğini unutmadan, daha güvenli ve dirençli şehirler için çalışmaya devam edeceğiz."



Başkan Yalçın’dan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü mesajı:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kavgada bıçaklanan şahıs kan parası olarak 100 deve istedikleri ve kundaklama iddialarını yalanladı Adana’da şehit ailesinin trafikte yaşanan kavganın ardından DEAŞ mensubu olduğu öne sürülen kişilerin kendilerine musallat olduğunu iddia ettikleri olayın karşı tarafı iddiaları reddetti. Olayda bıçaklanan şahıs, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "100 deve kan para parası istediğimiz yalan, evlerini de biz kundaklamadık" dedi. İddiaya göre, Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde Temmuz 2025’te meydana gelen olayda motosikletle ilerleyen K.K. (17) ile Yunus A. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmaya Yunus Ş. ve tarafların yakınlarının da katılmasıyla sokak adeta karıştı. Yaşanan arbedede Yunus A.’nın kardeşi Mahsum A., Yunus Ş.’nin ağabeyi Mustafa Ş.’yi (31) karnından bıçakladı. Bir kadın ise yaralıya müdahale etmeye çalıştı. Şüpheliler olay sonrası kaçarken, yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Ş., geçirdiği üç ameliyatın ardından hayatta kaldı. Olay sonrası Mahsum A. serbest bırakılırken, iddiaya göre bıçaklama olayını kayınbiraderi K.K. üstlendi. Tutuklanan K.K., mahkemede ise suçu kabul etmediğini, baskı altında ifade verdiğini öne sürerek, kendisinin yapmadığını savundu. Bu gelişme sonrası K.K. tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Olayın ardından iddiaya göre Mahsum A.’nın evi kundaklandı. Taraflar arasında büyüyen husumette karşılıklı suçlamalar devam ederken, Mahsum A.’nın polis koruması altında Diyarbakır’a gittiği öne sürüldü. Ayrıca karşı tarafın "kan parası" olarak 100 deve istediği iddiası da dosyadaki dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. 2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da şehit edilen Mehmet Devren A.’nın kardeşleri Yunus A. ve Mahsum A., trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olmasından dolay zor günler geçirdiklerini iddia etti. Olayın taraflarından Mustafa Ş. ve kardeşi Yunus Ş. ise kendilerinin mağdur olduğunu öne sürdü. Mustafa Ş. ve Yunus Ş., kan parası olarak 100 deve istemediklerini ve Mahsum A.’nın evini kundaklamadıklarını da belirtti. Olayda bıçaklanan Mustafa Ş., "Ben kardeşimi kurtarmak için gittiğimde bana da saldırdılar. Mahsum beni karnımdan bıçakladı. Yere düştüğümde de darbetmeye devam ettiler. Sokaktakiler bana tampon yaparken ‘Müdahale etmeyin. Bırakın, ölsün’ dediler. Mahsum, kayınbiraderinin suçu üstlenmesini istedi. Kendileri de bu durumu mahkemede anlattı. Ayrıca bizim kundaklama olayıyla bir ilgimiz yok. Ben o sırada yoğun bakımdaydım ve ailem de yanımdaydı. Kardeşim de elektronik kelepçeli şekilde evdeydi. Biz kesinlikle kan parası istemedik. Olayın kapanmasını, bu iftiraların son bulmasını istiyoruz" dedi. Karıştığı kavga nedeniyle ev hapsi cezasına çarptırılan Yunus Ş. ise, "Mahalleden arkadaşım işten döndüğü sırada bu kişiler tarafından tehdit edilmiş. Dayak yiyince arkadaşım da benden yardım istedi. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde bana saldırdılar. Ağabeyim olayı duyup, geldiğinde onu da dövüp, bıçakladılar. Suçlu olmadığım halde bana da ev hapsi cezası verildi. Ayağımda elektronik kelepçe var. Artık hayatımın normale dönmesini istiyorum" diye konuştu.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Tüm emekçilerimizin problemlerinin çözümüne ve daha müreffeh bir geleceğe vesilesi olması dileklerimle tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’de çalışanların hakları ve problemlerinin tüm anlaşmazlıkların üzerinde durularak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Destici, tüm siyasi partiler olarak çalışanların taleplerini dinlemek zorunda olduklarını vurguladı. 1 Mayıs’ın Türkiye’yi parçalamaya çalışan terör örgütü ve uzantıları tarafından istismar edildiğinin de altını çizen Destici, bu özel günün ayaklanma provasına dönüştürülmeye çalışıldığını sözlerine ekledi. "Emekçilerimizin problemleri var" Türkiye’de çalışanların birtakım problemlerinin olduğunu ve bu sorunları çözmek için ortak bir paydada buluşulması gerektiğini belirten Destici, "1 Mayıs, tüm dünyada 130 yılı aşan bir süredir işçi ve emekçilerin bayramı olarak kutlanıyor. 1 Mayıs, ülkemizde ilk kez Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923 yılında kutlandı. 2008 yılının Nisan ayında 1 Mayıs tarihinin ’Emek ve Dayanışma Günü’ adıyla kutlanması kabul edildi. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen 5892 Sayılı Yasa’nın 27 Nisan 2009’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle 1 Mayıs resmi tatil oldu. Emekçilerimizin problemleri var. Milletçe yaşadığımız ağır ekonomik şartlarla birlikte ülkemizde çalışanların büyük bir çoğunluğunun ’çalışma şartları’, ’ücretlerin hayatlarını idame ettirmeleri için yeterli olmaması’, ’daha iyi sosyal haklarla çalışma’ başta olmak üzere çok sayıda problemleri ve haklı talepleri var. Bu konularda ilerleme sağlamak, bu problemleri çözmek hepimizin öncelikli görevi. Bunu sağlamak, öncelikle ülke ekonomisinin her alanda ve bütün olarak büyümesi ve gelişmesi ile mümkün olacak" dedi. "Tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" Türkiye’de çalışanların hakları ve sorunlarının ekonomik sorunlar ve siyasi anlaşmazlıklar başta olmak üzere tüm olumsuzluklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Destici, "Çalışanlarımızın haklarını ve problemlerini, ülke ekonomisiyle birlikte ve konuyu başta siyasi anlaşmazlıklar olmak üzere tüm ihtilafların üzerinde tutarak değerlendirmek zorundayız. Ülkemizde 1 Mayıs ve 1 Mayıs üzerinden işçi hakları, uzun yıllar marjinal ideolojik grupların istismar sahasına dönüştürüldü. Bu nedenle emekçilerin gerçek problemleri konuşulamadı. Emekçilerimiz ideolojik kavgaların öznesi haline getirildi ve emekçilerimizin aslında hepimizin meselesi olan hak mücadeleleri büyük zararlar gördü. Bugün de 1 Mayıs’ın ülkemizi parçalamaya çalışan terör örgütü ve uzantıları tarafından istismar edildiğini ve bir ayaklanma provasına dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz. Milletimiz ve emekçilerimiz buna izin vermemeli, hepimizin öncelikli meselesi olan haklar ve problemler bu alçakça tertibe kurban edilmemelidir. Birliğimize, beraberliğimize, bölgemizde ve dünyada yaşanan savaşların, sömürünün son bulmasına, tüm emekçilerimizin problemlerinin çözümüne ve daha müreffeh bir geleceğe vesile olması dileklerimle tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Ezurum’da 1 Mayıs’ta işçiler meydanda Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çerçevesinde düzenlenen etkinlikte işçilere hitap ederek, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet ve işte güvence için meydanlardayız" dedi. Erzurum’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Havuzbaşı Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Kutlamalar kapsamında bir konuşma yapan Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, çalışma hayatının güncel sorunlarına ve sendikal taleplere dikkat çekti. "Refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" Konuşmasında ekonomik göstergeler ve çalışanların alım gücü üzerinde duran Başkan Çelik, tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunması gerektiğini vurgulayarak, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Vergi Sistemi Yeniden Yapılandırılmalı" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına dair eleştirilerini de dile getiren Çelik, daha demokratik ve katılımcı bir model çağrısında bulundu. Vergi sisteminde reform ihtiyacına işaret eden Çelik, "Aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Sendikal Haklar ve İş Güvencesi mesajı Çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların çözümünde işçi haklarının esas alınması gerektiğini belirten Erdoğan Çelik, şunları kaydetti: "Sendikal hakların güçlendirilmesini, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Toplu iş sözleşmesi yetki tespit sürecinin hızlı, şeffaf ve adil biçimde sonuçlandırılmasını talep ediyoruz. İşe iade davalarının ivedilikle sonuçlanması ve haksız yere işinden edilen emekçilerin işlerine dönmesi için yürütülen mücadeleyi selamlıyoruz." Konuşmasının sonunda vatan savunmasında can veren şehitleri ve görev başındayken hayatını kaybeden işçileri anan Çelik, "Ülkemizin huzuru için fedakârca görev yapan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyor; iş kazalarında yitirdiğimiz emekçi kardeşlerimizi saygıyla yad ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.