EKONOMİ - 01 Mart 2026 Pazar 11:39

Başkan Büyüksimitci: "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi stratejik önceliğimiz olmalı"

A
A
A
Başkan Büyüksimitci: "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi stratejik önceliğimiz olmalı"

KAYSO Başkanı Büyüksimitci; Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel ticarette yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olması gerektiğini vurguladı.


Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, Meclis Üyeleri, Meslek Komitesi Üyeleri, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılık konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, "Daha önceleri bahsettiğimiz üzere son yıllarda küresel ticaretin yeniden şekillendiğini, dünya ticaret örgütü kurallarının uygulanamadığı, maalesef güçlünün haklı olduğu adaletsiz ve sömürücü bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız" dedi. ABD-Çin rekabetinin etkilerine dikkat çeken Özkaya; "Özellikle ABD - Çin rekabeti, Çin’in ABD piyasalarında kaybettiği pazarını telafi etmek için bizim gibi ülkelerin dış pazarlarına hızlı ve agresif satış politikası ile tüm ürün gruplarında sanayicimizi derinden etkilemektedir" ifadelerini kullandı. Yurt içindeki ekonomik şartlara değinen Özkaya, "Yurt içerisinde enflasyon ve yüksek maliyetlerle son dönemlerde zor bir süreçten geçen sanayi üretimimiz her geçen gün rekabet ve pazar gücünü uzak doğu ülkelerine kaptırmaktadır. Gelinen son süreçte maalesef sanayimiz için tedirgin edici bir gelişme daha gündeme yerleşmiştir. AB ile Hindistan’ın serbest ticaret anlaşması. Bu anlaşma hem ülkemizin, hem de uluslararası ticaretin rotasını ve kurallarını zorlayacak gibi gözükmektedir" şeklinde konuştu. Özkaya, söz konusu anlaşmanın Avrupa pazarındaki etkilerine ilişkin ise şunları söyledi;


"AB - Hindistan serbest ticaret anlaşması ülkemizin en önemli ihracat pazarımız olan AB’de bizleri olumsuz olarak etkileyecektir. Özellikle üretim gücü ve arz güvenliği olan Hint mallarının düşük vergilerle ya da vergisiz olarak ab pazarında vergisiz yer alması Türk ürünlerinin pazar kayıplarına sebep olacağı aşikardır. Kısaca söylemek gerekirse Avrupa’ya satışını yaptığımız mallarda rakiplerimiz çoğalmaktadır. AB’nin mal tedarik alanı genişlemektedir. İşte bu nedenledir ki AB - Hindistan STA’sı ülkemizin sanayisini, ihracatını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir anlaşmadır ve maalesef Türk sanayisi için ilerleyen süreçte olumsuzluklar taşımaktadır ve ciddi bir tehdittir."


Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğine vurgu yapan Özkaya, "Şayet AB ile olan gümrük birliği anlaşmamız bu tehditler göz önünde bulundurularak güncellenmez ise, hem AB pazarında zorlanacağımız gibi, AB’ye gelen gümrüksüz mallar için ülkemiz pazar durumuna düşebilecektir. Yukarıda bahsettiğimiz ülkemiz aleyhine olabilecek gelişmeler, zaten var olan düşük kur, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve kısıtlı finansmanla ayakta kalma mücadelesi veren sanayicilerimizi bir hayli zorlayacaktır. Bu yüksek faiz ortamında ve rant ekonomisinin cazibesinin her geçen gün arttığı, üretimden ve yatırımdan uzaklaşıldığı da bir gerçektir" dedi. Özkaya konuşmasının sonunda, "Zaman çok geçmeden uluslararası rekabet göz önünde tutarak üretimi destekleyen, reel ekonomiye katkı sağlayan, istihdam oluşturan, ihracat yapan firmalarımıza kolaylıklar sağlanmalı ve görünmekte olan Uzak Doğu Çin - Hindistan tehlikesine önlem alınmalıdır" ifadelerine yer verdi.



"2025 yılı sanayicilerimizi ciddi şekilde zorladı"


Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, 2025 yılının hem ülkemiz hem de dünya ekonomisi açısından zorlu geçtiğini belirterek, artan jeopolitik riskler, yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların sanayiciyi ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. İhracatçılar açısından en önemli sorunlardan birinin enflasyonun altında kalan döviz kuru ve güçlü TL dengesi olduğunu belirten Büyüksimitci, bunun da rekabet gücünü zayıflattığını ve dış pazarlarda kârlılığı düşürdüğünü söyledi. Başkan Büyüksimitci, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında müzakere edilen Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek; "Dış ticaretimizi yakından ilgilendiren stratejik bir gelişmeye dikkatinizi çekmek isterim, AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması. Hindistan’ın AB menşeli mallara yönelik tarifeleri kaldırması, AB’nin bu pazara ihracatını artıracaktır. Diğer taraftan, Hindistan’ın düşük tarifelerle AB pazarına girmesi, bizim ihracatımızı asimetrik bir rekabetle karşı karşıya bırakabilir" dedi. Türkiye’nin Gümrük Birliği’ni güncellemesi gerektiğine vurgu yapan Büyüksimitci, "Bunun yanı sıra Hindistan ile sektör bazlı diyalog kanallarının açılması noktasında proaktif davranmalıyız. Coğrafi yakınlığımızı ve Gümrük Birliği uyumumuzu, bu yeni dönemde stratejik bir avantaja dönüştürmek zorundayız. Coğrafi yakınlık, üretim altyapısı ve Avrupa pazarına entegrasyon avantajını ancak güçlü ve güncel bir Gümrük Birliği ile stratejik fırsata dönüşebilecektir" dedi.



Yeşil dönüşüm ve yeni ticaret kuralları


Konuşmasında küresel ticarette değişen kurallara da değinen Başkan Büyüksimitci, rekabetin artık yalnızca tarifeler üzerinden şekillenmediğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında karbon yoğun sektörlerde ilave maliyetlerin gündeme geldiğini hatırlattı. Sanayicilerin bu sürece hazırlıklı olması gerektiğini belirten Büyüksimitci, firmaların enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını hızlandırmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Büyüksimitci ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 445 milyar TL büyüklüğündeki genç istihdam desteğinin iş gücü piyasasının güçlendirilmesi açısından kıymetli bir adım olduğunu belirterek teşekkürlerini iletti. Türkiye İş Kurumu tarafından hayata geçirilen ’Genç İstihdam Hamlesi - İşe İlk Adım Programı’nın da önemli bir uygulama olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, desteklerin kalıcı sonuçlar doğurabilmesi için güçlü bir insan kaynağı altyapısının şart olduğunu vurguladı.


Kendilerinin de Kayseri Sanayi Odası olarak sanayicilerin eleman ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması amacıyla KAYSO Akademi kapsamında bir çalışma başlattıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci; "SGK İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansının temsilcileriyle bir çalışma başlattık. Meslek edindirme kurslarının sanayimizin ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanması, gençlerimizin üretim süreçlerine daha hızlı entegre edilmesi ve eğitim ile istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi konularını kapsamlı şekilde ele aldık. İnşallah tüm bu çalışmalarla hem işletmelerimizin nitelikli personel ihtiyacını karşılayacak, hem de gençlerimize sürdürülebilir istihdam imkânı sunmuş olacağız" şeklinde konuşmasını tamamladı.



Başkan Büyüksimitci: "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi stratejik önceliğimiz olmalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, ligde kalma mücadelesini sürdürüyor Karşıyaka Basketbol, 28. haftada Erokspor’u 68-67 mağlup ederek galibiyet sayısını 8’e çıkarıp ligde kalma umutlarını sürdürdü. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 28. hafta karşılaşmasında iç sahada Erokspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 68-67’lik galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 8’e çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma umutlarını sürdürdü. Üst üste üçüncü galibiyetini alan Karşıyaka Basketbol, 526 gün aradan sonra ilk kez üçte üç yapmayı başardı. "Hak eden taraf bizdik" Karşıyaka Basketbol Başantrenörü Ahmet Kandemir, Erokspor maçına dair önemli açıklamalarda bulundu. Maça planladıkları gibi başladıklarını söyleyen Kandemir, "Rakibimizin yüksek skor potansiyeline sahip bir takım olduğunu biliyorduk ve bu nedenle maçı daha düşük tempoda, kontrollü bir oyunla kazanmamız gerektiğinin farkındaydık. Nitekim karşılaşmanın büyük bölümünde oyunun kontrolü bizdeydi. Ancak maçın son anlarında oyuncularımız üzerinde oluşan baskı, özellikle kritik ribaundlarda yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle rakibin yeniden oyuna ortak olmasına yol açtı. 23 maç kazanamayan, uzun süredir galibiyet alamayan bir takım olmanın getirdiği psikolojik yük ve motivasyon eksikliği, bu tür anlarda daha fazla hissediliyor ve toparlanmayı zorlaştırıyor. Son pozisyonda şansın da bizim yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, maçın genelinde ortaya koyduğumuz mücadele ve oyun disipliniyle galibiyeti hak eden tarafın biz olduğuna inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Ankara 50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye’den 19 müze tek sergide buluştu ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Roma’nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran’da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma’nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran’da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.