EKONOMİ - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 13:59

Başkan Büyüksimirci: "Vergi indirimleri rekabet gücümüzü artıracak"

A
A
A
Başkan Büyüksimirci: "Vergi indirimleri rekabet gücümüzü artıracak"

Kayseri sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada; "Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı"nın sanayi ve yatırım ortamını güçlendireceğini belirterek, vergi indirimleri ve yapısal reformların iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı.


KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi yelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, 2026 yılına birtakım olumsuzluklarla girdiklerini belirterek; "Ülke olarak ana gündemimiz olan enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomik politika neticesinde, istenilen sonuç tam anlamıyla alınamasa da bir ölçüde mesafe kat edildi. Kredi faizlerinde ılımlı bir iyileşme başlamıştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edebileceği senaryosu üzerinde umutlanmıştık. Fakat gelinen noktada, ateşinin yakılmasında katkımız olmadığı hâlde dumanından ciddi şekilde etkilendiğimiz, tüm dünyayı etkileyen öngörülemeyen Trump belirsizliği ve Körfez krizi ile karşı karşıya kaldık. Tüm dünyayı etkisi altına alan, küresel ekonomiyi kısa ve uzun vadede tehdit eden; belirsizliğe sürükleyen, uzun ve orta vadeli kararların alınamadığı, günlük kararlarımızın bile anbean değiştiği bir ortamdayız" dedi. Körfez krizinin bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Özkaya; "100 doları aşan petrol fiyatları, küresel kalkınma riskine dönen Hürmüz krizi, enerji ithalatçısı ve kritik ham madde ithalatçısı olan ülkemize büyük zararlar vermektedir. Enflasyonla mücadelemizde ve büyüme rakamlarında ciddi sorunlar oluşturmakta ve yurt dışı rekabet gücümüze de önemli ölçüde set çekmektedir. Dileğimiz, bu kriz ortamının bir an önce sona ermesi ve önümüzü görebilmemizdir" diye konuştu. Her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazır olduklarını ifade eden Özkaya; "Biraz önce sıkıntılarımızdan bir nebze olsun bahsettik. Önemli olan, bunların üstesinden nasıl geleceğimizdir. Karar alıcıların, sanayi üretimini, ihracatı, ihracatçıyı ve istihdamı kalkınmanın ana öznesi olarak merkeze alması ve üretimin önünün daha rekabetçi bir ortamda ele alınmasıdır. Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerimiz bu ülkenin savunma kaleleridir. Kalelerimizi tahkim etmeli ve korumalıyız. Bizler üretim yapan sanayiciler olarak bunun bilincindeyiz ve her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazırız" dedi. Sıkı para politikaları uğruna sanayicinin finansa erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini kaydeden Özkaya; "Büyük küçük işletme ayrımı yapılmadan indirimli faizlerden, istihdam teşviklerinden ve vergisel teşviklerden daha fazla yararlandırılmalıdır. Tabii ki işverenler üzerindeki gereksiz yükler de kaldırılmalıdır. Bu zorlu dönemde, üreten her bir işletme desteklenmeli, kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Bu noktada geçen hafta yapılan vergi düzenlemelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.


Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın iş dünyası açısından son derece önemli ve stratejik adımlar içerdiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu zorlu ve dalgalı süreçte, ülkemizi üretim ve yatırım üssü haline getirmeye yönelik bu düzenlemeleri, zamanında atılmış, doğru ve güçlü adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. Sanayinin ve ihracatçının üzerindeki yüklerin azaltılması yönünde atılan adımların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Büyüksimitci; "İmalatçı - ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 25’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşecek. Bu kapsamda kurumlar vergisi oranında yapılması planlanan indirim, iş dünyamıza nefes aldıracak çok kıymetli bir gelişmedir" dedi. Büyüksimitci, yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve ’Tek Durak Büro’ uygulamasıyla yatırımcı dostu bir yapının hayata geçirilecek olmasının da uzun süredir dile getirdikleri beklentileri karşıladığını ifade ederek; "İnanıyoruz ki bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırım ortamını daha cazip hale getirecek ve küresel firmaların bölgesel merkezlerini ülkemize çekmesini sağlayacaktır. Ayrıca girişimcilik kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha ileriye taşıyacaktır. Açıklanan tüm düzenlemelerin ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.



"Küresel rekabette Çin gerçeğiyle yüzleşmeliyiz"


Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumuna dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü devlet destekleri ile birçok sektörde ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Bu da sanayicilerimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum göz ardı edilemez" dedi. Bu sürece karşı daha stratejik bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve uzun vadeli bir politika oluşturmalıyız. Hangi alanlarda rekabet edeceğimiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağımız netleşmeli. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlı olduğumuz alanlarda daha güçlü bir üretim altyapısı kurmalı ve etkin pazarlık mekanizmaları geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Sanayicilerin rekabet gücünün korunması gerektiğine değinen Büyüksimitci; "Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor, korumacılık eğilimleri artıyor ve ihracat pazarlarında rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Böyle bir ortamda, sanayicimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü korumak zorundayız. 30 Nisan’da sona eren döviz dönüşüm desteğin en az yüzde 5 olacak şekilde bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte mevcut destek oranının artırılması ve uygulama şartlarının daha sade, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir" dedi. Büyüksimitci, bu yönde atılacak adımların sanayicilere moral vereceğini, finansman yükünü hafifleteceğini ve ihracata doğrudan olumlu katkı sağlayacağını belirterek, iş dünyanın beklentilerini her platformda güçlü bir şekilde dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.


Son olarak kürsüye gelen Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, ’Sanayide Dönüşen Küresel Dengeler: Çin Tehlikesi’ konulu bir sunum yaparak meclis üyelerini bilgilendirdi.



Başkan Büyüksimirci: "Vergi indirimleri rekabet gücümüzü artıracak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Yarım asırdır Türk kültürünü deri ve taşa işliyor Kayseri’de 10 yaşından bu yana ailesinin yolundan giden El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız; 50 yıldır ahşap, taş, kil ve deri üzerinde Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ediyor. Selçuklu Hükümdarı 1. Alaeddin Keykubat’ın karısı ve Sultan 1. Giyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından 1237 yılında inşa ettirilen Hunat Hatun Medresesi’nde sanatını devam ettiren El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız, 50 yıldır ustalık yaptığını belirtti. 10 yaşında ailesinden görerek başladığını söyleyen Yetiş Ayyıldız; ahşap, taş, kil ve deri üzerine Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ettiğini ifade etti. Ayyıldız; "Bu iş benim çocukluk hevesim ve kendimi bildim bileli yapıyorum. Yaklaşık 50 yıldır el sanatları ustalığı yapıyorum. Aslında benim ailemde var, benim dedem de ressamdı. Ailemde el sanatlarıyla uğraşan diğer akrabalarım vardı. Onlardan bakarak, görerek bu şekilde başladık. Üzerine katarak, 20 - 30 yıldır da internet var dünyada. Kim ne yapıyor, nasıl yapıyor, onları gözlemleyerek bilgi birikimlerimi icraata dökmeye başladım. Benim ana temam, konseptim Türk Mitolojisi. Türk Mitolojisi derken Göktürk’lerden başlıyor Selçuklu, Osmanlı ve coğrafyamızın dışında kalan diğer Türk topluluklarının kültürleri, simgeleri, damgalarını hayvan derisine işliyorum. Şuan elimdeki ürün Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânu Lugâti’t-Türk kitabı var, yazılmış ilk Türkçe Lügat. O kitaptaki dünya haritası bunu deri üzerine işliyorum. Kam davulu İslam öncesi Türk’lerde bendir, tefin ve diğer davulların atası olarak bilinir. Ritüel amaçlı kullanılmış davullardandır. Ben sanatlarımı icra ederken Göktürk alfabesini kullanıyorum, Orhun Abdilerinden bir alıntı var ve sağdan sola okunur şöyle yazar; ’Zamanı tanrı yaşar insanoğlu ölümlüdür’ der" ifadelerini kullandı.
Van Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla bütün dünyada herkesin çok yakından takip etetiği gelişmeler yaşandığını belirterek, "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" dedi. Öğle saatlerinde havayoluyla Ankara’dan Van’a gelen Bakan İbrahim Yumaklı, Ferit Melen Havalimanı’nda Van Valisi Ozan Balcı ve kurum müdürleri tarafından karşılandı. Buradan Erciş yolu üzerinde bulunan Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ne ait damızlık düve üretim merkezini ziyaret eden Bakan Yumaklı, 2024 yılında hayvancılık yol haritasını açıkladıklarını hatırlatarak, "Bunun temel amacı hem kırmızı et üretimimizi verimli ve kaliteli bir düzeye çıkarmak hem de halihazırda mevcut sürümüzün de yine verimli bir şekilde artırılmasını sağlamak, üretimi artırmak ve lazım. Bunu neden söylüyoruz? Bugün itibarıyla bütün dünyada hepimizin çok yakından takip etmiş olduğu gelişmeler, eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor bizlere. Biz de bu ülkeden yola çıkarak; yani ülkemizin üretim potansiyelini en üst seviyede harekete geçirmek vizyonundan yola çıkarak, özellikle anaç hayvanların sayısını artırmak ve buradan doğacak buzağılarla hem sürülerimizi artırmak hem de onların verimli ve kaliteli bir üretime konu olmasını sağlamak istedik. Ve bunun için yetiştiricilerimize, üreticilerimize, bu işin çilesini çekenlere avantaj sağlayacak ve onların belli bir dönem değil sürekli bir şekilde bu üretimi gerçekleştirebileceği ortamları hazırlamak adına çalıştık. Tabii ilk projemiz buydu. Yani Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi ve bu projenin ilk teslimlerini de 9 ay önce Iğdır’da gerçekleştirmişiz. Bugün burada dediğim gibi bir sivil toplum kuruluşumuzun yani sektörün temsilcisinin, sektörün hep birlikte bütün bileşenleriyle bir araya gelerek ikinci bir hem bir üretim alanı oluşturması hem de hayvanlarını dağıtacak olması bizler açısından gurur verici bir husus" dedi. Projenin amacından da bahseden Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Peki ne idi bu projenin ana amacı? Başvuruları aldık. Bunları yapabilecek kabiliyette olanların 18 kriterde bir yazılımla eşleştirmesini gerçekleştirdik. Gerçekten 200 bine yakın kardeşimiz bunlara başvurdu ve hak sahibi olma yolunda önemli bir mesafe kat etmiş oldu. Bu belli bir döneme ait bir proje değil. Devam edecek bir proje. Biz sadece 3 yıllık bir bölümünü açıkladık. Ancak çok önemli bir hususu da buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Özellikle genç kardeşlerimizin ve kadın girişimcilerin bu üretimin içerisinde olabilmesi için de onlara ilave avantajlar sağlamış olduk. Eğer bir de meslek mensubuysa yani bunun eğitimini almışsa, halihazırda mevcutta o işi yapıyorsa onlara da ilave ek avantajlar sağladık. Değerlendirme sonunda 4 bin 351 kardeşimiz ilk etabın hak sahibi oldu. Bir rakam vermek istiyorum size. 4 bin 351 kardeşimizin yüzde 42’si kadın, yüzde 81’i genç, yüzde 90’ı da halihazırda aktif hayvancılık yapan kardeşlerimizden oluşuyor. Yani bu proje başından sonuna kadar hedeflemiş olduğu bütün unsurları bünyesinde barındırmış durumdadır." Projenin yetiştiricilere yönelik avantajlarından da bahseden Bakan Yumaklı, "Peki bu projenin yetiştiricilerine ne avantajı var? Bunu 4 başlıkta sayacağım. Birincisi TİGEM’in, yani Bakanlığımıza bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün çiftliklerindeki kaliteli etçi gebe düveleri uygun maliyetle ki burada Ziraat Bankası’ndaki arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, 2 yılı ödemesiz toplam 7 yıllık bir sürede geri ödemek üzere üreticilere sağlamış olacağız. İkincisi, yani bu sağlanan kredinin en önemli unsuru da yüzde 85’e varan faiz indiriminin gerçekleşmesi. Yani önce hayvanlar sağlanacak. Bunun finansmanı da bunun bedeli de uygun şartlarda Ziraat Bankası tarafından sağlanacak. Üçüncüsü, hak sahibi kardeşlerimize 12 ay boyunca hayvan başına bin 500 lira bakım ve besleme desteği sağlayacağız. Bu bir asgari ücrete denk geliyor. Toplam itibarıyla şöyle söyleyeyim, bir yılda 15 hayvan almış olan bir yetiştiricimiz 270 bin liralık bir bakım ve besleme desteği almış olacak. Dördüncüsü de bu hayvanların sigortalanmış olmasıdır. Yani bir yıl boyunca bu hayvanları alan kardeşlerimiz bunlarla ilgili herhangi bir problem yaşadığında sigortanın bunu karşılamasını sağlamış durumdayız. Peki ilk proje böyleydi. Şimdi burada açacağımız ve ‘haydi bismillah’ diyeceğimiz Van’dan artık sadece devletin değil; yine altını özellikle çizerek ifade etmek istiyorum, sektörün, bir sivil toplum kuruluşunun ve yerel yönetimin, valiliğin ve üreticilerin bir arada olduğu bu projede ne olacak? Aynısı olacak. Aynı şartlarla devam edecek inşallah. Ben hem TİGEM’in Iğdır’daki Kazım Karabekir işletmesinde hem de Şanlıurfa Ceylanpınar’dan ülkemizin 4 yanındaki üreticilerimize, yetiştiricilerimize hayvanlarını verirken buna bir destinasyonun, bir merkezin daha ilave olacak olmasının gururunu yaşıyorum. Bunun asıl aktörü, asıl kahramanları bu işi yapacak olan sizlersiniz, üreticilersiniz. Ben hepinize buradan canı gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Geldiğimiz noktanın projenin özünü özetlediğini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Devlet yatırım yaptı. Yetiştirici sahip çıktı. Sürü büyüdü. Bir tarafta bir şeyin aksaması onun olmasına engel bir husustur. Ama Van’da hepsi oldu. Dolayısıyla ben Van’da 7’den 70’e kimler varsa bu projenin olması için kimler elini taşın altına koyduysa tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Bakanlığımızla bu oluşumun arasındaki protokol kapsamında yaklaşık 2 bin düveyi burada Van’da teslim etmiş durumdayız. Dedik ki siz burada bunlara bakın, gebelik süreci tamamlansın ve yalnızca bu projedeki hak sahiplerine bizimle aynı şartlarda teslim edilsin. İnşallah bunları da bugün belli bir bölümünü teslim etmiş olacağız. ‘Kırsalda Bereket’ artık sadece devletin yaptığı bir proje değil; yetiştiricilerimizin ve üretici birliklerimizin de omuz omuza verdiği, birlikte yürütülen bir üretim hareketidir. Çünkü projede yola çıkarken hedefimiz şuydu: Etçi damızlık materyal ihtiyacımızı bizzat kendi yetiştiricilerimizden, kendi toprağımızdan karşılamak. Eğer üretim gücünüz yoksa sizler için önemli, kritik, stratejik alanlarda bağımlı haldeyseniz o zaman bağımsızlığınıza şüphelerin, lekelerin olması kaçınılmazdır. İşte bunu sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle gıda arz güvenliği konusunda bugün dünyanın sadece savaşlarla değil, aynı zamanda ticaretin de çok başka hale geldiği bir ortamda inşallah biz bunu hep birlikte sağlamış olacağız" diye konuştu. Diğer illerde yapılacak çalışmalar için de çağrıda bulunan Bakan Yumaklı, "Ben buradan diğer, halihazırda çalışmalarına devam eden ve yakında kendileriyle birlikte de aynı şekilde bu projelerin açılışını yapacağımız illerimize de çalışmalarını hızlandırma, sadece fikir aşamasında, düşünce aşamasında olanlara da bunları bir an önce aktif hale getirme çağrısı yapmış oluyorum. Hedefimiz açık. Bir an önce bu projeyi hızlı bir şekilde yaygınlaştırmak, sadece kendi ülkemizin değil etrafımızda da bu üretim kabiliyetine sahip olmayan ülkelerin de ihtiyacını birlikte karşılamak. Kapımız herkese açık. ‘Ben üretirim’ diyen, ‘ben varım’ diyen bütün sivil toplum kuruluşlarına, bütün kurumlara kapımız açık. Bu adımın bir diğerini de küçükbaş hayvancılıkta da attık. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ projemizin adı. Tabii Van gibi hem küçükbaş hayvan rakamında 1. sırada, mera varlığında 1. sırada olan bir ilimizden bunu bütün Türkiye’ye duyurmak, tekraren aynı şekilde bugün yaptığımız modelin uygulanacağını söylemekten de büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sadece şöyle bir şey var. Ben buraya geldiğim zaman hayvan varlığımız yaklaşık 3.2 milyon civarındaydı, küçükbaş hayvan varlığı. Şimdi 3.5 milyon. Yani sadece 300 bin artmış. Şu 2-3 yıl içerisinde yeterli değil. Geldiğimizde de söylemiştik. Van’ın çok önemli bir potansiyeli var. İşte görüyorsunuz şöyle etrafımıza baktığımızda çok muazzam bir kaynağı var. Bunu harekete geçirmemiz gerekiyor ve tekrar küçükbaşla alakalı bu projenin kaynağı ve yine ihracat yapabilir bir hale gelecek unsuru da inşallah Van’ın çok önemli bir rol alacak olması sebebiyle önemli görüyorum" şeklinde konuştu. Daha fazla ve daha farklı projeler geliştirmeleri gerektiğini dile getiren Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Yaptığımız her işimizde bu ülke için gecesini gündüzüne katan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok çok önemli bir etkisinin olduğunu ifade etmek istiyorum. Çok yakından bütün illeri takip ediyor elbette ama bu projeleri söylediğimizde bizlere verdiği cesaret ve destek bizlerin de sizlerin karşısında bu şekilde bu projeleri açıklamak ve açılışını yapmakla sonlanıyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum. Teşekkürlerimi arz ediyorum. Van çok önemli. Çünkü bu güzel ilin, bu güzel insanlarının üretimle alakalı bir şeyi tuttuğu zaman sonuna kadar devam ettirdiğini görüyorum. Sadece biraz daha gayret etmemiz gerekiyor. Daha fazla, daha farklı projeler geliştirmemiz gerekiyor. Onlardan bir tanesi de bu tesisin içerisinde bir çiftçi eğitim merkezi olacak. Bunun çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani Türkiye’de de bu işleri yapacak olan üreticilerimizin bunun nasıl yapıldığına dair bütün bilgileri de buradan yine bu Çiftçi Eğitim Merkezimizden elde edeceklerini söylemek istiyorum." Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından yetiştiriciye düvelerini teslik ettikten sonra AK Parti’nin İl Danışma Meclisi Toplantısına katılmak üzere buradan ayrıldı.
Kütahya Tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları sürüyor Kütahya’nın Emet ilçesinde bulunan tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları aralıksız devam ediyor. Emet Belediyesi tarafından 2021 yılında kamulaştırılarak İl Özel İdaresi’ne devredilen han için hazırlanan proje kapsamında, röleve ve raspa çalışmalarının tamamlanmasının ardından 21 Ocak 2025’te yapım ihalesi gerçekleştirildi. İhalenin ardından yüklenici firma çalışmalara başladı. Restorasyonun yılsonuna kadar tamamlanması hedeflenirken, tarihi yapının ilçenin kültürel ve turistik değerine önemli katkı sağlaması amaçlanıyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Kütahya İl Genel Meclisi üyeleri, proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. İncelemelere, Kütahya İl Genel Meclisi ve İller Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Esra Balcı, Altıntaş İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Şafak, Domaniç İl Genel Meclisi Üyesi Ercan Tekdemir, Kütahya İl Genel Meclisi Üyesi Ali Soycan, Tavşanlı İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Altınbay ile Emet İl Genel Meclisi Üyeleri Hüseyin Doğan ve Mustafa Çil katıldı. Emet İl Genel Meclisi Üyesi Hüseyin Doğan, restorasyon sürecinin planlanan şekilde ilerlediğini belirterek, hanın gelecekteki kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, proje kapsamında İl Özel İdaresi tarafından 9 milyon TL tutarında ek iş artışı yapıldığını ifade etti. Restorasyonda yapının özgün dokusuna uygun olarak kerpiç, tuğla ve ahşap malzemelerin kullanılacağını aktaran Doğan, çalışmaların 10 ay içinde tamamlanmasının planlandığını, ancak süreçte küçük gecikmeler yaşanabileceğini söyledi. Röleve, Restitüsyon ve Restorasyon (3R) projesi kapsamında hazırlanan çalışmaların Koruma Kurulu tarafından onaylanmasının ardından uygulama aşamasına geçildiğini belirten yetkililer, Emet Hanı’nın restorasyon sonrası yalnızca tarihi bir yapı olarak değil, aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından ilçeye değer katacak bir merkez haline getirileceğini ifade etti.