SPOR - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 10:13

Alanyaspor - Kayserispor maçını Kol yönetecek

A
A
A
Alanyaspor - Kayserispor maçını Kol yönetecek

Alanyaspor ile Kayserispor arasında oynanacak maçı Yasin Kol yönetecek.


Süper Lig’in 33. haftasında oynanacak olan Alanyaspor - Kayserispor maçına hakem Yasin Kol atandı. Merkez Hakem Kurulu, bugün oynanacak maçta Yasin Kol’un yardımcılıklarına Bahtiyar Birinci ile Kerem Ersoy’u atadı. Kayserispor; bu sezon Yasin Kol’un yönettiği 3 maçta da berabere kaldı. Sarı kırmızılılar, deplasmanda oynadığı Eyüpspor ile 1-1, Karagümrük ile 2-2, Kocaelispor ile 1-1 berabere kalmıştı.


Yasin Kol, bu sezon ilk kez Alanyaspor maçı yönetecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas ’Kadınsın yapamazsın’ dediler, gözleme satarak 10 çocuk büyüttü Sivas’ta yaşayan Gülhan Şimşek, çocuklarını büyütebilmek için verdiği yaşam mücadelesiyle takdir topluyor. 10 çocuk ve 16 torun sahibi Şimşek, çocuklarına bakmak için evinin balkonunda yaptığı gözlemeleri satarak başladığı iş hayatında kendi yerini açarak, ’kadınsın yapamazsın’ diyenlere inat ayakta durduğunu söyledi. Sivas’ta yaşayan 53 yaşındaki Gülhan Şimşek hayat mücadelesiyle Anneler Günü öncesi örnek oldu. İlk eşini kaybettikten sonra iki çocuğuyla yaşam mücadelesi veren Şimşek, çocuklarını büyütebilmek için ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten de üç çocuk sahibi olan Şimşek, eşinin önceki evliliğinden olan 5 çocuğuna da annelik yaptı. Toplam 10 çocuk ve 16 torun sahibi olan Şimşek, yıllardır ailesi için verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. Çocuklarının sağlık sorunları nedeniyle sık sık hastane yollarına düşen Şimşek, maddi imkansızlıklar nedeniyle uzun süre çevresinden borç alarak yaşamını sürdürdü. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını anlayan fedakar anne, ilk olarak merdiven ve ev temizliğine gitmeye başladı. Çocuklarının yanında daha fazla vakit geçirmek isteyen Şimşek, daha sonra yufka alıp kendi imkanlarıyla hamur işi yaparak satış yapmaya başladı. Komşularının desteğiyle aldığı malzemelerle evinin balkonunda gözleme yapıp satan Şimşek, zamanla çevresinden gördüğü destek sayesinde kendi iş yerini açmayı başardı. Yaklaşık 12 yıldır hamur işi ürünleri hazırlayıp satan Şimşek, çocuklarını elde ettiği gelirle okutup büyüttüğünü söyledi. Anneler Günü’nde de çalışmaya devam edeceğini belirten Şimşek, "Anneler Günü kutlu olsun. Tüm annelerimizin ellerinden öperim. Her özel günde olduğu gibi Anneler Günü’nde de iş yerim açık olacak" dedi. ’Kadınsın yapamazsın’ diyenlere rağmen ayakta durmayı başardığını ifade eden Şimşek, azmi ve mücadelesiyle birçok kadına örnek oluyor. "Hayat mücadelem çok zor oldu" Gülhan Şimşek, geçinmek için çeşitli işler denediğini belirterek, "12 sene oldu Sivas’a geleli. İlk geldiğimde kızlarım hastaydı. O zamanlar hayat mücadelesi çok zordu. Kızlarımı tedavi için Kayseri’ye götürüyordum. Kayseri’ye gitmek, geçinmek ve çocuklarıma bakabilmek için paraya ihtiyacım vardı. ’Ne yapmam lazım’ diye düşündüm. Bir komşum bana çok yardımcı oldu. Kendisine bir iş bulmam gerektiğini söyledim. Sürekli borç alarak hastaneye gitmeye ve geçinmeye çalışmanın böyle devam edemeyeceğini anlattım. Kendi emeğimle bir iş yapmak istiyordum. Komşum bana merdiven temizliği yapabileceğimi ya da okuldaki öğretmenlerin evlerine temizliğe gidebileceğimi söyledi. Böylece çocuklarımın öğretmenlerinin evlerine temizliğe gitmeye başladım. Ancak o dönem kızlarım çok hastaydı. Ben işteyken komşularım onları hastaneye götürüyordu. İşimi bitirip eve geldiğimde çocuklarımın hastanede olduğunu öğreniyordum. Bu şekilde çalışmanın zor olacağını anladım ve komşuma, ’benim kızlarımın yanında kalmam lazım’ dedim. Kızlarım yufkayı çok severdi. Ben de ne yapabilirim diye düşünürken boş bir arsada yufka yapmaya başladım. Daha sonra komşularımın desteğiyle malzemeler alıp evimin balkonunda gözleme yapmaya başladım. Satışlarım artınca balkonda pişirip dışarıya satış yapmanın yasak olduğunu öğrendim. Bunun üzerine komşumun ve kızlarımın öğretmenlerinin desteğiyle kendi iş yerimi açtım. Çok şükür" dedi. "Yorulduğumda çocuklarım aklıma geliyor" Şimşek, sattığı gözlemeler sayesinde çocuklarını okuttuğunu, büyüttüğü ve evlendirdiğini söyleyerek, "12 yıldır tek başıma ayakta duruyorum. Yorulduğumda, gücüm tükendiğinde aklıma çocuklarım geliyor. Ben güçlü durursam onların da beni örnek alacağını düşünüyorum. Kendimi bu düşünceyle motive ediyorum. Bu yüzden hiçbir zaman yıkılmadım, pes etmedim. Her sabah saat 4’te uyanıp iş yerimi açıyorum. Yufkalarımı ve malzemelerimi hazırlıyorum. Misafirlerim gelir diye çayımı da demliyorum. Ardından gözlemelerimi ve katmerlerimi hazırlıyorum. Saat 7 gibi bütün menüm hazır oluyor. Elbette zorlanıyorum ama işimi severek yapıyorum. Bu iş benim sanatım. Yemeklerim çok beğeniliyor. Gücüm yettiği sürece iş yerimi çalıştırmaya devam edeceğim. Kadınlara seslenecek olursam ellerinden ne iş geliyorsa yapsınlar, durmasınlar. Kimseye muhtaç olmasınlar. İş beklemek yerine kendilerine güvensinler ve adım atsınlar. Çocuklarım farklı okullarda okuyordu. Sattığım gözlemeler sayesinde bütün çocuklarımı büyüttüm, okuttum ve evlendirdim. 10 çocuğum var. 8’i evli, 2’si bekar. İş yerimin kazancı bana yetiyor" diye konuştu. "Anneler Günü kutlu olsun" Çocuklarından güç alarak bugünlere geldiğini ifade eden Şimşek, "Anneler Günü kutlu olsun. Tüm annelerimizin ellerinden öperim. Her özel günde olduğu gibi Anneler Günü’nde de iş yerim açık olacak. Güzel lezzetlerimiz var, herkesi beklerim. İlk zamanlarda bana ’sen kadınsın, tek başına iş yeri açma’ dediler. Ama ben her zaman kendime inandım ve ’ben yaparım’ dedim. Ailemden ve akrabalarımdan destek görmedim ama çocuklarımdan güç alarak bugünlere kadar geldim. Benim 10 çocuğum ve 16 torunum var. Hepsini çok seviyorum. Onların annesi ve babaannesi olduğum için kendimle gurur duyuyorum. Bir anne ve bir büyüğü olarak onların hem annesi hem de babası oldum" şeklinde konuştu.
Mersin 57 yaşında sosyal medya fenomeni oldu: Yörük kadınının kamera hayali gerçeğe dönüştü Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Pelitkoyağı Mahallesi’nde yaşayan 57 yaşındaki Naciye Şahin, çocukluk yıllarından bu yana kurduğu kamera hayalini sosyal medya sayesinde gerçeğe dönüştürdü. Köy hayatını, üretimi ve Yörük kültürünü doğal haliyle paylaşan Şahin, kısa sürede geniş kitlelere ulaşarak dikkat çekti. Çiftçilik yaparak aile ekonomisine katkı sağlayan Şahin, yıllardır içinde taşıdığı radyo ve televizyon dünyasına olan ilgisini teknoloji sayesinde hayata geçirdi. İlkokul mezunu olduğunu belirten Şahin, küçük yaşlardan itibaren mikrofon ve kameraya ilgi duyduğunu ifade ederek, "Okusaydım radyo-televizyonculuk okumak isterdim" dedi. "Beni de görsünler istiyordum" Köylerine gelen televizyon ekiplerini büyük heyecanla takip ettiğini anlatan Şahin, "Milletvekilleri geliyor, televizyoncular geliyor. Hep ön plana çıkıyordum. Beni de bir görürler mi, bana da mikrofon uzatırlar mı diye bekliyordum" diye konuştu. Pazarda, kalabalık ortamda ve köy yaşamı içinde hep fark edilmek istediğini belirten Şahin, o dönemlerde bu hayalin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söyledi. Telefon kamerasıyla başlayan yolculuk İlk çekimlerini kendi cep telefonuyla yaptığını belirten Şahin, yaklaşık 4-5 ay boyunca yalnızca sesinin duyulduğu videolar hazırladığını söyledi. Daha sonra oğullarından destek isteyen Şahin, başlangıçta çocuklarının bu fikre sıcak bakmadığını ancak zamanla destek olduklarını kaydetti. Yaklaşık 11 ay önce fasulye toplarken oğlunun yaptığı çekimlerin dönüm noktası olduğunu ifade eden Şahin, "Dedim ki oğlum ne olursun beni bir çek. Dünya beni bir görsün. O da ’anne açayım mı telefonu dünyaya göstereyim mi seni’ dedi. Ben de ’göster, hodri meydan’ dedim" ifadelerini kullandı. Doğal köy yaşamı ilgi gördü Bağ, bahçe, üretim, yemek yapımı ve günlük köy hayatını doğal haliyle paylaşmaya başlayan Şahin’in videoları kısa sürede yoğun ilgi gördü. "Ben ne yapıyorsam onu çektik" diyen Şahin, doğallığın izleyiciler tarafından benimsendiğini söyledi. Takipçilerinden gelen olumlu yorumların kendisini motive ettiğini belirten Şahin, içerik üretmeye severek devam ettiğini ifade etti. Aile desteği başarıyı getirdi İki çocuk annesi olan Şahin, başarısında ailesinin desteğinin önemli payı bulunduğunu vurgulayarak, "Oğullarıma hep ’beni çekin’ diyordum. Başta çok ilgilenmediler ama sonra destek oldular. Büyük oğlum çekimlerimi yapıyor. Hep birlikte başardık" dedi. Kadınlara sosyal medya çağrısı Kadınlara ve genç kızlara da çağrıda bulunan Şahin, sosyal medyanın doğru kullanılması gerektiğini belirterek, "Bağınızı, bahçenizi, emeğinizi gösterin. Sosyal medyanın güzel tarafını kullanın" diye konuştu. Kendisinden etkilenerek içerik üretmeye başlayan kadınların olduğunu ifade eden Şahin, üretmenin insanlara hem ekonomik hem manevi güç kattığını söyledi. Yörük kültürünü dijital dünyaya taşıyor Tekeli Yörüklerinden olduğunu söyleyen Şahin, Yörük kültürünü dijital dünyaya taşımaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Mersin ve çevresindeki Yörük etkinliklerine katıldığını belirten Şahin, kültürel mirasın yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Pelitkoyağı Mahallesi’nde üretim hayatını sürdürdüğünü belirten Şahin, "İyi ki Mersin’de doğmuşum, iyi ki köyümdeyim" dedi. Yeni hedefi televizyon programları Yoğun tempoya rağmen içerik üretmeye devam ettiğini kaydeden Naciye Şahin, hedefinin televizyon programlarına katılarak Mersin’i ve Yörük kültürünü daha geniş kitlelere tanıtmak olduğunu söyledi.
Ankara ‘Balın kraliçeleri’ bin 200 endemik bitkinin ortasında yetiştiriliyor: 350 kolonilik mesai Ankara’da bin 200 endemik bitkinin ortasında kraliçe ana arı yetiştiren genç arıcı, 350 koloni ile mesai başında. Mamak ilçesine bağlı Kıbrıs Köyü Kanyonu’nda 3 kuşaktır arıcılıkla uğraşan Resul Gürleyik, dedelerinden miras kalan mesleği ticari boyuta taşıyarak Ankara balını tüm Türkiye’ye ulaştırıyor. Bin 200 çeşit endemik bitki türünün bulunduğu kanyonun ortasında üretim yapan genç arıcı, aynı zamanda kraliçe ana arı yetiştirerek yerli arıcılığın gelişmesine katkı sağlıyor. Gürleyik, kraliçe ana arı üretimindeki süreci ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine aktardı. "Daha kontrollü bir şekilde ana üretimi yapıyoruz" Türkiye’de ana arı üretim aşamasının, ıslah edilmiş arılarla çalışmanın getirdiği bir şey oluğunu söyleyen Gürleyik, "Eskiden ana arı üretiminde dedelerimiz oğul yöntemiyle arılarını çoğaltırlardı. O şekilde arı kendi kendini çoğaltarak hayatını sürdürebiliyordu. Biz bunu insanlık olarak biraz daha yapay şekle getirerek; ana üretiminde kovanımızı çoğaltacağımız zaman, satışı olsun her şekilde ana memeleriyle ıslah edilmiş arılardan transfer yaparak üretiyoruz. Daha kontrollü bir şekilde ana üretimi yapmış oluyoruz" diye konuştu. "Bir ana arının doğma süresi ilk günden itibaren 16 gündür" Üretim sürecine baharın başlangıcıyla başladıklarını söyleyen Gürleyik, "Ana arıda polen akışı çok önemli. Polen akışı olmadığı zaman ana arı üretimi çok zor olur. En güzel ana arılar bahar mevsiminde oluyor. O yüzden bahar mevsiminde ve bal sezonunda en güzel seçim, kaliteli analar çıkıyor. Bir ana arının doğma süresi ilk günden itibaren 16 gündür. Biz genellikle 3-4 günlük larvalardan transferimizi gerçekleştiriyoruz. 3-4 günlük larvalardan gerçekleştirdiğimiz transferler de bize yaklaşık 10-12 günde çıkım sağlıyor" şeklinde konuştu. Yeni sezonda yeni ırk Gürleyik, geçen yıl hibrit ve ıslah edilmiş Belfast ırkı arılarla çalıştıklarını belirterek, bu arıların mevcut sezonda bal üretiminde kullanılacağını söyledi. Gürleyik, gelecek sezonda ise ana vatanı ve sabit hattı bulunan Karniyol ırkına geçeceklerini ifade etti. Karniyol arılarının sakin yapısıyla öne çıktığını kaydeden Gürleyik, bal verimi ve bölge şartlarına uyum konusunda da başarılı sonuçlar verdiğini vurguladı. "Oğul eğilimi olmayan arılarla çalışıyoruz" Ana arı üretiminde en önemli unsurun oğul eğilimi olduğunun altını çizen Gürleyik, "Oğul eğilimi olmayan arılarla çalışıyoruz. Çünkü burada 150 koloni var. Allah korusun bir oğul vermeye başlarlarsa, önünü alamayız bu işin. O yüzden oğul vermeye düşük verimli bir arılarla çalışmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Şu anda 350 kolonimiz var" Arıcılıkta arz talebin çok olduğunu ve hobi amaçlı alınan arıların bakımının giderilmediği için de kışı atlatamayan arıcıların olmadığını belirten Gürleyik, "Mecburen arı ihtiyacı duyuyorlar. Üretimde geçen sene 150 kolonimiz vardı. Bu sene 350’ye kadar çıkartacağız. 2 gün itibariyle bölmelerimizi tamamladık. 200 kolonimiz hazır. Burada da 150 koloniyle şu anda 350 kolonimiz var. Ana arılarımızda memelerimiz hazır, kovanların içinde. Başlatıcı kovanlarımız var. Onlarla ana memelerimizi ürettiriyoruz. O şekilde transferlerimizi girerek yeniden bir hayat, bir kovan oluşturmuş oluyoruz" dedi. 350 adet kraliçe ana arı Arıcı Resul Gürleyik, arıcılığın sürekli takip gerektiren bir iş olduğunu belirterek, kolonilerin her gün kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Gürleyik, güçlü koloniler oluşturabilmek için arının sürekli çalıştırılması gerektiğini kaydetti. Öte yandan Gürleyik, 150 aktif ana arının bal için çalıştığını ve 200 ana arının da kuluçkada üretildiğini bildirdi. Rekolte beklentisi 2,5 ton üzeri Gürleyik, yağışların olumlu etkisiyle 2026 sezonundan umutlu olduklarını söyledi. Gürleyik, yaklaşık 2 ila 2,5 ton civarında üretim beklediklerini, sezonun daha yüksek verimle tamamlanabileceğini düşündüklerini aktardı. "Çıta başına fiyatları 1000 liraydı" Arı satışında çıtaları paket olarak sattıklarını söyleyen Gürleyik, "6-7 çıta bandında paket satışımız oluyor. Mayıs’ın ilk haftası teslimatlarıyla 7-8 çıtalı bir arı veriyoruz. Onların fiyatları da ortalama çıta başına 900 veya 1000 liraydı bu sene. Bu sene ne olur bilmiyoruz. Birliğimiz açıklama yapıyor biz de ona göre devam ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. En verimli nesil ilk nesil Arıcı Resul Gürleyik, ürettikleri ana arıların damızlık olarak kullanılan özel kolonilerden elde edildiğini belirterek, en verimli ve kaliteli formun ‘F1’ nesli olduğunu söyledi. Gürleyik, sonraki nesillerde arıların zamanla melezleştiğini ve ıslah özelliklerini kaybetmeye başladığını ifade etti. İkinci ve sonraki nesillerde verim ve kalite kaybı yaşandığını kaydeden Gürleyik, bu durumun üretim sürecini zorlaştırdığını dile getirdi. "Larvalar ne kadar genç olursa ana arının arı sütüyle beslenmesi de o kadar fazla oluyor" Ana arı üretimindeki püf noktalara değinen Gürleyik, "Transfer yaptığımız larvalar ne kadar genç olursa ana arının arı sütüyle beslenmesi de o kadar fazla oluyor. Bundan çıkan ana arı da geç olanlara göre daha kaliteli çıkmalar oluyor. Bir ana arının damızlık formuna girmesi için daha fazla arı sütlü ve büyük olması gerekiyor. Ana memesi ürettiğimiz kovanlarda 35-40 civarı mememiz varsa bunların içinde 5-10 tanesi damızlık adayı oluyor. Ne kadar küçük yakalamaya çalışsak da arada ufak tefek, 4-5 günlük larvalarda kaçırabiliyoruz transferde. Ana arıyı, arıdan ayıran en büyük özelliği arı sütü olduğu gibi arının kalitesini de ana arının kalitesini de arı sütü belirliyor" diye konuştu. (BS-
Mersin Tarsus’ta Anneler Günü coşkusu: Anneler ve çocuklar aynı sahnedeydi Tarsus Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen ’Bir gün değil, her gün annelerin’ etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gösteriler ve konserlerle renklenen programda anneler ve çocuklar keyifli anlar yaşadı. Tarsus Belediyesinin düzenlediği etkinlikte kadın halk oyunları ve çocuk halk oyunları gösterileri sahnelenirken, çiçek atölyesi ile Tarsus Belediyesi Kent Orkestrası konseri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinliğe katılan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da vatandaşlarla bir araya gelerek annelerin ’Anneler Günü’nü kutladı. Programda konuşan Başkan Boltaç, annelerin toplumdaki yerinin yalnızca bir günle anlatılamayacağını belirterek, "Annelerin olduğu yerde sevgi vardır, emek vardır, sabır vardır. Annelerin olduğu yerde hayat vardır" dedi. Çocuklara yönelik hizmetlerin belediyecilik anlayışlarının merkezinde yer aldığını ifade eden Boltaç, "Çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, annelerin huzurla çocuk yetiştirdiği bir Tarsus için çalışıyoruz" diye konuştu. Eğitimde, sanatta ve sporda fırsat eşitliğine önem verdiklerini kaydeden Boltaç, belediyeye ait 10 kreşte toplam 336 çocuğun eğitim gördüğünü söyledi. Dar gelirli mahallelerde yaşayan 900 öğrenciye ’ilk çantam’ desteği sağlandığını ifade eden Boltaç, 6 bin 100 çocuğun süt desteğinden faydalandığını belirtti. Kadınların ekonomik yaşam içerisinde daha güçlü yer almasını önemsediklerini dile getiren Boltaç, kadın üretici stantlarının sayısını artıracaklarını söyledi. Bugüne kadar 2 bin 540 kadının kurs ve atölyelerle buluşturulduğunu belirten Boltaç, 304 kadına psikolojik danışmanlık, 403 gence ise bireysel psikolojik destek hizmeti verildiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda tüm annelerin ’Anneler Günü’nü kutlayan Boltaç, başta Zübeyde Hanım olmak üzere tüm annelere teşekkür etti.