Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kastamonu
Kastamonu’da hafif ticari araç şarampole yuvarlandı, sürücü yara almadan kurtuldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 22:27:41
Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde buzlanan yoldan çıkarak yaklaşık 20 metrelik şarampole yuvarlanan hafif ticari aracın sürücüsü yara almadan kurtuldu. Kaza, Hanönü ilçesi Ekinsökü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü öğrenilemeyen 77 AAT 095 plakalı hafif ticari araç, kar yağışı sebebiyle buzlanan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaklaşık 20 metre yüksekten şarampole yuvarlandı. Sürücü kaza yara almadan atlatırken, araç ekiplerin yaklaşık 5 saat süren çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkartılabildi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 18:47
Kastamonu’da DEAŞ operasyonunda gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı
Kastamonu’da DEAŞ silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından DEAŞ silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Müşterek yürütülen çalışmalar çerçevesinde il merkezinde 3 ve İhsangazi ilçesinde 1 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 3 ikamet ve 1 iş yerinde arama yapılırken, 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirilerek adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden A.S. ve G.S.S. tutuklanırken, E.K. ise adli kontrol şartıyla, bir şüpheli de emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Öte yandan, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri de DEAŞ terör örgütünün deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde 4 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirilerek, adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:38
Çocuklar karın tadını poşetlerle kayarak çıkardı
Kastamonu’nun yüksek rakımlı bölgelerinde kar yağışı ara ara devam ederken İhsangazi ilçesinde kar yağışını fırsata çeviren çocuklar poşetlerle kayarak eğlendi. Kastamonu’da gece saatlerinde başlayan kar yağışı yüksek rakımlı bölgelerde ara ara etkili olmaya devam ederken Karayolları, İl Özel İdaresi ve belediyeler tarafından karla mücadele çalışmaları sürdürülüyor. Yağışın devam ettiği İhsangazi ilçesinde, çocuklar karın tadını poşetlerle kayarak çıkardı. Kar yağışına aldırış etmeyen çocuklar kayarak çok eğlendiklerini söyledi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:29
Çocuklar karın tadını poşetlerle kayarak çıkardı
Kastamonu’nun yüksek rakımlı bölgelerinde kar yağışı ara ara devam ediyor. İhsangazi ilçesinde kar yağışını fırsata çeviren çocuklar poşetlerle kayarak eğlendi. Kastamonu’da gece saatlerinde başlayan kar yağışı yüksek rakımlı bölgelerde ara ara etkili olmaya devam ediyor. Karayolları, İl Özel İdaresi ve belediyeler tarafından karla mücadele çalışmaları sürdürülüyor. Yağışın devam ettiği İhsangazi ilçesinde, çocuklar karın tadını poşetlerle kayarak çıkardı. Kar yağışına aldırış etmeyen çocuklar kayarak eğlendiler. Çocuklar çok eğlendiklerini söyledi. (MK-
12 Haziran 2025 Perşembe - 11:33
Filistinli öğrencilerden ailelerine ağlatan mektup: "Ümidinizi kaybetmeyin"
Kastamonu Üniversitesinde eğitim gören Filistinli öğrencilerin İsrail’in işgali altındaki ailelerine yazdıkları mektuplar duygulandırdı. Kastamonu Üniversitesi’nde Filistinli öğrenciler için destek ve dayanışma amacı taşıyan anlamlı bir sosyal sorumluluk etkinliği gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Öğretim Görevlisi Dr. Nazik Müge Tekin’in yürütücülüğünü yaptığı ve Filistin Gönüllüleri Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen "Bir Fotoğraf Bir Mektup: Filistinli Öğrenciler Ailelerine Sesleniyor" başlıklı proje, Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Tuna’nın yanı sıra akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte, Filistinli öğrencilerin Kastamonu’da çektikleri fotoğraflar ve ailelerine yazdıkları mektuplar katılımcılarla paylaşıldı. Öğrencilerin memleketlerine duydukları özlem ve dayanışma duygusu salonda bulunanlara aktarıldı. Öğrencilerin ailelerine hitaben çektikleri video gösterimi ise duygusal anlara sahne oldu. Etkinlikte konuşan Proje Yürütücüsü Öğretim Görevlisi Dr. Nazik Müge Tekin, Kastamonu Üniversitesi’nde öğrenim gören Filistinli öğrencilerin Kastamonu sokaklarında çektikleri fotoğraflarla ülkelerine ve ailelerine duydukları özlemi yansıttıklarını ifade etti. Öğrencilerin, bu fotoğraflar eşliğinde ailelerine hitaben duygularını dile getiren mektuplar kaleme aldıklarını belirten Tekin, "Üniversitemizde öğrenim gören Filistinli öğrencilerimiz, Kastamonu’da ailelerini, ülkelerini hatırlatan birer fotoğraf çektiler. Bu fotoğraflar eşliğinde duygularını ve mesajlarını huzurunuzda ailelerine iletecekler. Öğrencilerimizin fotoğraflar ve mektuplar aracılığıyla kurduğu bu duygusal köprü, direnişin ve umudun sesi olmayı amaçlamaktadır. Bu proje akademik bir çabanın ötesinde; vicdanımızın, insanlık bilincimizin ve ortak değerlerimizin bir yansımasıdır; ayrıca Kastamonu Üniversitesi’nin farklı kültürlere saygı duyan yapısının ve uluslararası öğrencilerimize verdiği değerin somut bir örneğidir. Aziz Türk milleti tarih boyunca, zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmuş; kim zulme uğruyorsa onun yanında yer almıştır. Bilinmesini isteriz ki Bu toprakların vicdanı, yalnızca Filistinli kardeşlerimizin değil; tüm mazlum halkların savunucusu ve sesi olmaya, Türkçe ise bu sesi duyurmanın dili olmaya devam edecektir. Bu projenin gerçekleşmesine katkı sunan başta kıymetli Filistinli öğrencilerimize, Filistin Gönüllüleri Topluğuna, teknik destek veren öğrencilerimize ve her aşamada desteklerini esirgemeyen Türkçe Öğretimi Uyguma ve Araştırma Merkezine teşekkür ediyorum" dedi. TÖMER Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ferda Merve Karamanoğlu ise, "TÖMER olarak, yalnızca dil öğretmekle kalmayıp, öğrencilerimizin kültürel ve duygusal dünyalarını da anlamayı, onlara destek olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Türkçenin öğretimi, sadece bir iletişim aracı kazandırmak değil; aynı zamanda öğrencilerimizin Türkiye ile kültürel bağ kurmalarını, burada kendilerini daha güvende ve buraya ait hissetmelerini sağlamaktır. Dil, insanı insana yaklaştırır. Biz de Türkçe aracılığıyla farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimize bu yakınlığı hissettirmeye çalışıyoruz. Bugün burada tanıtımı yapılan ‘Bir Mektup Bir Fotoğraf: Filistinli Öğrenciler Ailelerine Sesleniyor’ projesi, bu anlayışın somut bir göstergesidir. Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin yaşadıkları zorlukları paylaşmak, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve onlara ses olmak bizler için vicdani bir sorumluluktur. Bugün de Filistinli öğrencilerimizin yanında olarak onların sesi olmaya çalışmaktayız" diye konuştu. Program, katkı sunan öğrencilere ve emeği geçen akademik personele teşekkür belgelerinin takdimiyle devam etti. Etkinlik kapsamında Filistinli öğrencilerin Kastamonu’da çektikleri fotoğraflar katılımcıların ilgisine sunuldu. Etkinlik sonunda Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a, Filistinlilere verdiği desteklerden ötürü Filistinli öğrenciler tarafından Filistin ve Türkiye bayraklarının bulunduğu atkı hediye edildi. Rektör Topal, kendisine hediye edilen atkı için öğrencilere ve akademik personele teşekkür etti.
11 Haziran 2025 Çarşamba - 15:34
Yatağının altındaki uyuşturucuyla yakalanan sanığın yargılanmasına başlandı
Kastamonu’da uyuşturucu sattıkları gerekçesiyle narkotik ekiplerince düzenlenen operasyonda yatağın altındaki uyuşturucu maddeyle yakalanan tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı. Operasyon, 21 Ekim 2024 yılında Kastamonu’nun Kuzeykent Mahallesinde düzenlendi. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tespiti yapılan H.Ç. yönelik operasyon düzenlendi. H.Ç.’ye ait yatağın altında uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde yakalana 6 şüpheliden H.Ç. tutuklandı. H.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın görülen duruşmasında kendisini svunan H.Ç., "İddianameyi kabul etmiyorum. 2021-2022 yılında ben muhbirlik yaptım. Bana vaat edilen miktar ödenmeyince de bıraktım. Ondan sonra benim sürekli ismim verildi. Hiç tanımadığım şahıslar benim ismimi verdi. Hatta beraat edenler bile oldu benim ismimi vererek. Bana mektup gönderdiler, metamfetamin bulunduğuna dair ama bana ait değil" dedi. Operasyon olduğu sırada kendisinin evde uyuduğunu söyleyen H.Ç., "Bu şahısların biri bin lira, biri 5 bin lira para verdiğini söylüyor. Ben uyuşturucu kullanıyorum. Evimde yapılan aramada bulunan uyuşturucular bana ait değildir. Ben, polis eve gelirken gördüm zaten, bile bile kendim evde uyuşturucu tutmam. Uyuşturucunun sahibi olan kişi, üç gün bizde kaldı, o sırada eve koymuş. Benden yarım gram metamfetamin aldıklarını söylüyorlar. Ben onlardan bir lira para almadım. Uyuşturucuyu ben satmadım, cezadan kurtulmak için benden satın aldıklarını söylüyorlar. 1,55 gram uyuşturucu yakalandı. Arkadaşların cezaevinde bana yazdıkları mektup var. Mektupta pişman olduklarını söylüyorlar. Ben uyuşturucu satmadım, cebimden çıkan para bahisten kazandığım paradır. 30 bin lira bahisten para kazandım, bunun 17 bin lirasını kaybettim, 13 bin lirası kaldı. Bu para bahisten kazandığım paradır. Ben kesinlikle hap ya da metamfetamin satmadım. Ben sadece uyuşturucu kullanıyorum" diye konuştu. "2 yıl muhbirlik yaptım, o yüzden benim ismim veriliyor" Mahkeme heyeti tarafından telefonda yaptığı görüşmeler ve yazışmaların hatırlatıldığı H.Ç., "Benim Seda isminde eski bir arkadaşım var. Onunla herhangi bir ticaretimiz olmadı. Sadece birlikte alkol aldık, uyuşturucu kullandık. Birlikte bahis oynuyoruz. Uyuşturucu ticaretimiz olmadı. Uyuşturucu içmek için cam istemiştim kendisinden, 3-4 gram kendim için hazırladım. Benim 500 lira gibi bir paraya ihtiyacım yok. Paket yapmadım, haplar da ilaç kutusundan bulundu. Bana ait değil. 2022 yılından beri mahkemeye çıkmaktan bıktım. Sürekli benim ismimi verdiler, ben varlıklı bir insanım. Paraya ihtiyacım yok. Tosya’da uyuşturucu operasyonu oldu, oradakiler bile baskı yapılarak benim ismimi verdirdiler. Ben 2 yıl muhbirlik yaptım fakat para verilmeyince de bıraktım. Şimdi de benim adım ön plana çıkarılıyor. Ben uyuşturucuyu hiçbir zaman satmadım, oturup birlikte içtiklerim oldu ama sattığıma yönelik iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Duruşmada dinlenen E.S. ise, "Ben sanıktan para vererek uyuşturucu satın almadım. Metamfetimanın gramını bin liraya satıyorlar. Ben sanıktan sadece uyuşturucu istedim, o da bana cebinden çıkarıp verdi. Bunun için ben sanığa herhangi bir şekilde para ödemedim, para karşılığında uyuşturucu almadım. Yanında oturup içtim. 1 gram metamfetamin 2-3 kez kullanılıyor. Verdiği uyuşturucu limon şeklindeydi, bende yanına oturup içtim" ifadelerini kullandı. Tanık M.B.C. de, "Benim hesabımı sanık kullanıyor. Ben para karşılığında sanıktan uyuşturucu satın almadım. Ben, kendisine de uyuşturucu vermedim. Kim verdi onu da bilmiyorum. Yatağın altından çıkan 1,55 gram metamfetamin bana aittir. Ben evden çıkarken metamfetimini yatağın altına koymuştum. Sonra onu da oradan almayı unuttum. Mektubu kendi irademle yazdım, herhangi bir şekilde baskı ya da menfaat almadım" diye konuştu. Cumhuriyet savcısı, ilk duruşmada sanık H.Ç.’nin ifadesinin alınmasının ardından mütalaasını verdi. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair güçlü delillerin olmasından ötürü cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatı da tanıkların eksik dinlendiğini ve diğer tanıkların dinlenmeden Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, diğer tanıkların dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık avukatının talebi doğrultusunda diğer tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:30
Kayın ağacından yapılan bu sandalye, 50 yıl boyunca hiçbir şey olmadan kullanılıyor
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yürütülen kültürel miras farkındalık çalışmaları çerçevesinde, unutulmaya yüz tutmuş asırlık Daday sandalyesi için coğrafi işaret alınacak. 50 yıl boyunca kullanılabilen sandalyenin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için de yeni girişimciler yetiştirilecek. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yürütülen kültürel miras farkındalık çalışmaları kapsamında düzenlenen "Geleneksel Daday Sandalyesi Yapım Atölyesi" başarıyla tamamlandı. Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (AKAUM) Doç. Dr. Ümmü Karagöz İşleyen ve Doç. Dr. Osman Emre Özkan öncülüğünde öğrenciler, bölgenin simgelerinden biri olan Daday sandalyesinin üretim sürecini deneyimleme fırsatı buldu. Atölye çalışmasında katılımcılara, geleneksel el işçiliğiyle üretilen sandalyelerin hangi aşamalardan geçtiği detaylı olarak aktarıldı. Ahşap seçimi, şekillendirme, montaj ve doğal cilalama gibi süreçler, usta zanaatkar Mustafa Hükümen eşliğinde uygulamalı olarak öğrencilere gösterildi. Öğrenciler, üretim sürecine birebir katılarak geleneksel teknikleri öğrendi. "Daday sandalyesi, bir asrı aşkındır kullanılıyor" Yürütülen projeyle ilgili konuşan Kastamonu Üniversitesi AKAUM Müdürü ve Kastamonu TTO Genel Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karamanoğlu, geleneksel üretim biçimlerinin korunmasının ve genç kuşaklara aktarılmasının kültürel süreklilik açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek, "Unutulmaya yüz tutmuş Daday bölgesini yansıtan bir ürün olan Daday sandalyesini tanıtmak ve tekrar gün yüzüne çıkarmak amacıyla bu etkinliği gerçekleştirdik. Daday sandalyesinin yaklaşık bir asırlık bir geçmişi var. Özellikle 1098’li yıllar ve daha sonrasında üretimi gerçekleştirilmiş olsa da bir asrı aşkındır bir ürün olarak kullanılıyor. Özellikle Daday’ın köy evlerinde, düğünlerinde çokça tercih edilen bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bugün baktığımızda tamamen el işçiliği ile yapılan bir sandalye olması nedeniyle seri üretim karşısında yok olmaya yüz tutmuş bir ürün. Bunu tekrar gün yüzüne çıkaralım istedik. Daday sandalyesi ilçede 3 farklı köyde üretilen ve bir elin parmağını geçmeyecek sayıda ustası bulunan bir ürün. Mustafa Hükümen usta haricinde üreticinin kalmamasından dolayı bu etkinliği gerçekleştirdik ve Daday sandalyesinin tekrar tanıtılmasını gün yüzüne çıkarılmasını istiyoruz" dedi. "Daday sandalyesinin tasarım tescilini ve coğrafi işaretinin alınabilmesi için çalışma yürüteceğiz" Daday sandalyesinin formülünün, sırtlık ve oturma alanının yapısının yanı sıra estetik görüntüsü ve hafifliği nedeniyle tercih edilen bir ürün olduğunu söyleyen Karamanoğlu, "En önemli özelliklerinden birisi olarak gördüğümüz sterlik odun dediğimiz sanayi odunu olarak adlandırılan, günümüzde yakacak odun veya MDF ve yonga levha üretiminde kullanılan odundan elde ediliyor olmasıdır. Biz de gelecek kuşaklara aktarılması için etkinliğimiz ile çalışmalara başladık. İlk olarak Daday sandalyesinin yapım etkinliği gerçekleştirdik ve bunun özellikle öğrencilerimize, gençlere tanıtmak istiyoruz. Biz Daday sandalyesinin yeniden gün yüzüne çıkmasını, Kastamonu Teknokent, Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve İhtisaslaşma Koordinatörlüğümüz iş birliği içerisinde tasarım tescilini, bunun yanında coğrafi işaretinin alınabilmesi çalışmalarını yürütmeyi planlamaktayız. Ardından Daday sandalyesinin üretebilecek yeni girişimciler ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu etkinlikten bir sonraki aşamada planlamak istediğim üzere Daday sandalyesini üretebilen yeni ustaların yetiştirilmesini sağlamak istiyoruz. Merkezimiz vasıtasıyla 10 aylık bir kurs planlamamız olacak. Ardından buradan yeni ürünler, yeni tasarımlar belki de Daday sandalyesinin farklı geliştirilmiş versiyonlarının üretimini sağlayarak yeni girişimciler yetiştirme imkanı ortaya çıkacak. Bu girişimleri, girişimcileri, Kastamonu Üniversitesi, Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla da desteklemeyi planlamaktayız" diye konuştu. "Endüstriyel bir üretim değil, tamamen geleneksel yöntemlerle el işçiliği ile yapılan bir ürün" Kastamonu Üniversitesi TGB Girişim Ofisi Koordinatörü Öğretim Görevlisi Dr. Berkan Güngör ise, "Endüstriyel bir üretim değil, tamamen geleneksel yöntemlerle el işçiliği ile yapılan bir ürün, tasarımı da oldukça sade ama bir o kadar da zarif. Bu yüzden de hem geleneksel hem de modern mekanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Benim için en kıymetli tarafı da bu sandalyenin bir kültürel miras olmasıdır. Çünkü bu aslında sadece bir ürün değil, bir yaşam biçiminin, bir ustalığın ve bir estetik anlayışının bugüne taşınmış halidir. Ancak çok üzüldüğümüz bir nokta var. Bugün bu zanaatı sürdürecek genç ustalar ne yazık ki yetişmiyor. Üretim artık sadece birkaç ustayla sınırlı kalmış durumda. Bu da aslında geleneksel zanaatlarımızın geleceği açısından bir risk oluşturuyor. Daday sandalyesi gibi ürünlerin hem korunması hem de tanıtılması bu noktada çok daha önemli hale geliyor" şeklinde konuştu. "15-16 yıldır Daday sandalyesi üretiyorum, son usta olarak kaldım" Daday ilçesinde sandalye üretiminde son usta olarak kalan zanaatkar Mustafa Hükümen de, "2009 yılında ben bu mesleğe başladım. Dalay’da Halk Eğitim Merkezi ile İŞKUR’un ortak düzenlemiş olduğu bir kurs vardı. O kurstan sonra 15-16 yıldır ben bu mesleği yapıyorum, yani Daday sandalyesi üretiyorum. Bunu eskiden köylüler yapıyordu. Bu aslında Akpınar sandalyesi diye başladı. Biz bunu 2009 yılında ilçeyi almış olduk, Daday sandalyesi yaptık. Kursiyerlerle beraber biz, okullar arasında düzenlenen bir yarışmaya girdik. Bu yarışmada üçüncü olduk. Ondan sonra ismi Daday sandalyesi oldu. O şekilde devam ettik. Kayın ağacından yapılan sert bir ağaçtır. Kurulduğunda bir daha bozulmayan yani 40-50 yıl rahatlıkla bozulmadan kullanabilen bir ham maddesi olduğu için tercih ediliyor. Bu sandalye çamdan ya da köknar ağacından yapılmıyor. Sandalyenin büyük bir kısmını elle yapıyoruz. Ortalama yılda 100 tane falan satıyoruz. Bu sandalyeyi genelde kış aylarında yapıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:24
Unutulmaya yüz tutmuş asırlık Daday sandalyesi için coğrafi işaret alınacak
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yürütülen kültürel miras farkındalık çalışmaları çerçevesinde, unutulmaya yüz tutmuş asırlık Daday sandalyesi için coğrafi işaret alınacak. 50 yıl boyunca kullanılabilen sandalyenin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için de yeni girişimciler yetiştirilecek. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yürütülen kültürel miras farkındalık çalışmaları kapsamında düzenlenen "Geleneksel Daday Sandalyesi Yapım Atölyesi" başarıyla tamamlandı. Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (AKAUM) Doç. Dr. Ümmü Karagöz İşleyen ve Doç. Dr. Osman Emre Özkan öncülüğünde öğrenciler, bölgenin simgelerinden biri olan Daday sandalyesinin üretim sürecini deneyimleme fırsatı buldu. Atölye çalışmasında katılımcılara, geleneksel el işçiliğiyle üretilen sandalyelerin hangi aşamalardan geçtiği detaylı olarak aktarıldı. Ahşap seçimi, şekillendirme, montaj ve doğal cilalama gibi süreçler, usta zanaatkar Mustafa Hükümen eşliğinde uygulamalı olarak öğrencilere gösterildi. Öğrenciler, üretim sürecine birebir katılarak geleneksel teknikleri öğrendi. "Daday sandalyesi, bir asrı aşkındır kullanılıyor" Yürütülen projeyle ilgili konuşan Kastamonu Üniversitesi AKAUM Müdürü ve Kastamonu TTO Genel Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karamanoğlu, geleneksel üretim biçimlerinin korunmasının ve genç kuşaklara aktarılmasının kültürel süreklilik açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek, "Unutulmaya yüz tutmuş Daday bölgesini yansıtan bir ürün olan Daday sandalyesini tanıtmak ve tekrar gün yüzüne çıkarmak amacıyla bu etkinliği gerçekleştirdik. Daday sandalyesinin yaklaşık bir asırlık bir geçmişi var. Özellikle 1098’li yıllar ve daha sonrasında üretimi gerçekleştirilmiş olsa da bir asrı aşkındır bir ürün olarak kullanılıyor. Özellikle Daday’ın köy evlerinde, düğünlerinde çokça tercih edilen bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bugün baktığımızda tamamen el işçiliği ile yapılan bir sandalye olması nedeniyle seri üretim karşısında yok olmaya yüz tutmuş bir ürün. Bunu tekrar gün yüzüne çıkaralım istedik. Daday sandalyesi ilçede 3 farklı köyde üretilen ve bir elin parmağını geçmeyecek sayıda ustası bulunan bir ürün. Mustafa Hükümen usta haricinde üreticinin kalmamasından dolayı bu etkinliği gerçekleştirdik ve Daday sandalyesinin tekrar tanıtılmasını gün yüzüne çıkarılmasını istiyoruz" dedi. "Daday sandalyesinin tasarım tescilini ve coğrafi işaretinin alınabilmesi için çalışma yürüteceğiz" Daday sandalyesinin formülünün, sırtlık ve oturma alanının yapısının yanı sıra estetik görüntüsü ve hafifliği nedeniyle tercih edilen bir ürün olduğunu söyleyen Karamanoğlu, "En önemli özelliklerinden birisi olarak gördüğümüz sterlik odun dediğimiz sanayi odunu olarak adlandırılan, günümüzde yakacak odun veya MDF ve yonga levha üretiminde kullanılan odundan elde ediliyor olmasıdır. Biz de gelecek kuşaklara aktarılması için etkinliğimiz ile çalışmalara başladık. İlk olarak Daday sandalyesinin yapım etkinliği gerçekleştirdik ve bunun özellikle öğrencilerimize, gençlere tanıtmak istiyoruz. Biz Daday sandalyesinin yeniden gün yüzüne çıkmasını, Kastamonu Teknokent, Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve İhtisaslaşma Koordinatörlüğümüz iş birliği içerisinde tasarım tescilini, bunun yanında coğrafi işaretinin alınabilmesi çalışmalarını yürütmeyi planlamaktayız. Ardından Daday sandalyesinin üretebilecek yeni girişimciler ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu etkinlikten bir sonraki aşamada planlamak istediğim üzere Daday sandalyesini üretebilen yeni ustaların yetiştirilmesini sağlamak istiyoruz. Merkezimiz vasıtasıyla 10 aylık bir kurs planlamamız olacak. Ardından buradan yeni ürünler, yeni tasarımlar belki de Daday sandalyesinin farklı geliştirilmiş versiyonlarının üretimini sağlayarak yeni girişimciler yetiştirme imkanı ortaya çıkacak. Bu girişimleri, girişimcileri, Kastamonu Üniversitesi, Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla da desteklemeyi planlamaktayız" diye konuştu. "Endüstriyel bir üretim değil, tamamen geleneksel yöntemlerle el işçiliği ile yapılan bir ürün" Kastamonu Üniversitesi TGB Girişim Ofisi Koordinatörü Öğretim Görevlisi Dr. Berkan Güngör ise, "Endüstriyel bir üretim değil, tamamen geleneksel yöntemlerle el işçiliği ile yapılan bir ürün, tasarımı da oldukça sade ama bir o kadar da zarif. Bu yüzden de hem geleneksel hem de modern mekanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Benim için en kıymetli tarafı da bu sandalyenin bir kültürel miras olmasıdır. Çünkü bu aslında sadece bir ürün değil, bir yaşam biçiminin, bir ustalığın ve bir estetik anlayışının bugüne taşınmış halidir. Ancak çok üzüldüğümüz bir nokta var. Bugün bu zanaatı sürdürecek genç ustalar ne yazık ki yetişmiyor. Üretim artık sadece birkaç ustayla sınırlı kalmış durumda. Bu da aslında geleneksel zanaatlarımızın geleceği açısından bir risk oluşturuyor. Daday sandalyesi gibi ürünlerin hem korunması hem de tanıtılması bu noktada çok daha önemli hale geliyor" şeklinde konuştu. "15-16 yıldır Daday sandalyesi üretiyorum, son usta olarak kaldım" Daday ilçesinde sandalye üretiminde son usta olarak kalan zanaatkar Mustafa Hükümen de, "2009 yılında ben bu mesleğe başladım. Dalay’da Halk Eğitim Merkezi ile İŞKUR’un ortak düzenlemiş olduğu bir kurs vardı. O kurstan sonra 15-16 yıldır ben bu mesleği yapıyorum, yani Daday sandalyesi üretiyorum. Bunu eskiden köylüler yapıyordu. Bu aslında Akpınar sandalyesi diye başladı. Biz bunu 2009 yılında ilçeyi almış olduk, Daday sandalyesi yaptık. Kursiyerlerle beraber biz, okullar arasında düzenlenen bir yarışmaya girdik. Bu yarışmada üçüncü olduk. Ondan sonra ismi Daday sandalyesi oldu. O şekilde devam ettik. Kayın ağacından yapılan sert bir ağaçtır. Kurulduğunda bir daha bozulmayan yani 40-50 yıl rahatlıkla bozulmadan kullanabilen bir ham maddesi olduğu için tercih ediliyor. Bu sandalye çamdan ya da köknar ağacından yapılmıyor. Sandalyenin büyük bir kısmını elle yapıyoruz. Ortalama yılda 100 tane falan satıyoruz. Bu sandalyeyi genelde kış aylarında yapıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:02
Pes dedirten görüntü: Eğlence için aydınlatma direklerine binlerce liralık zarar verildi
Kastamonu’nun Cide ilçesinde, 22 aydınlatma direğinin kabloları eğlenmek isteyen gençler tarafından kopartıldı. Yaklaşık 300 bin lira zarara sebep olan olay güvenlik kamerasına yansıdı.
10 Haziran 2025 Salı - 16:09
Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK projelerinde TR8 Bölgesi’nde ikinci sırada yer aldı
Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK Girişimcilik ve Yenilikçilik Endeksinde TR8 bölgesinde ikinci sırada yer aldı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından her yıl yayımlanan "Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi"nin 2024 yılı sonuçları açıklandı. Üniversitelerin; araştırma-geliştirme (Ar-Ge) kapasitesi, proje üretim kabiliyeti, akademik yayın performansı, girişimcilik ekosistemi ve iş birliği faaliyetleri gibi başlıklarda değerlendirildiği endekste Kastamonu Üniversitesi, TR8 Düzey 1 İstatistiki Bölge Birimi’nde (Batı Karadeniz) ikinci sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ardından bölge ikincisi olurken, Karabük Üniversitesi üçüncü sırada yer aldı. Türkiye genelinde ise 197 üniversitenin performansı analiz edildi. Sıralamada ilk 50 üniversite ve bölgesel sıralama sonuçları açıklandı. TR8 bölgesinde yer alan Kastamonu Üniversitesi değerlendirmeye alınan üniversiteler arasına girdi.. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından açıklanan 2024 yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde Türkiye genelinde ilk 50 üniversite arasında yer almamış olmasına rağmen, TR8 Düzey 1 İstatistiki Bölge Birimi (Batı Karadeniz) sıralamasında ikinci sırada yer alma başarısı gösterdi. Kastamonu Üniversitesi’nde tescil edilen ve ticarileşme potansiyeli taşıyan patent sayılarındaki artışla birlikte, gelecek süreçte Türkiye genelinde ilk 50 üniversite arasında yer alma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "TÜBİTAK tarafından açıklanan 2024 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde TR8 Batı Karadeniz Bölgesi sıralamasında Üniversitemizin ikinci sırada yer alması bizleri memnun etmiştir. Bu başarı; öğretim üyelerimizin bilimsel üretkenliğinin, öğrencilerimizin girişimcilik faaliyetlerine katılımının ve kamu, özel sektör ile sivil toplumla kurduğumuz yapıcı iş birliklerinin ortak ürünüdür. Hedefimiz, bu başarıyı yalnızca korumak değil, ulusal sıralamada da daha üst basamaklara çıkmak ve bölgesel katkılarımızı artırarak sürdürmektir" dedi.
10 Haziran 2025 Salı - 16:04
Başkan Altıkulaç: "İstanbul’a sevk edilen kurbanlıkların tamamına yakını satıldı"
Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, Kastamonu’nun Devrekani ilçesinden il dışına sevki yapılan kurbanlıkların tamamına yakının satıldığını söyledi. Kurban Bayramı’nın ardından değerlendirmede bulunan Devrekani Belediye Başkanı Altıkulaç, Kastamonu’nun Devrekani ilçesinden İstanbul’un Avrupa yakasına 786 büyükbaş ve 150 küçükbaş hayvanın sevkinin yapıldığını ifade etti. Hayvan satışlarıyla ilgili de konuşan Başkan Altıkulaç, "Sevk edilen kurbanlıkların tamamına yakını satıldı. İlimize geri dönen hayvan olmadı" dedi. Devrekani Canlı Hayvan Pazarındaki kurbanlıkların satışıyla ilgili de bilgi veren Altıkulaç, "Fiyatlar değerlendirildiğinde geçen yılla bu yıl arasında çok cüzi bir fiyat farkı söz konusu. Yaklaşık kesildiği zaman karkas ağırlığı 150-200 kilogram gelen bir kurbanlığın fiyatı ise 120 bin lira civarında satıldı. Devrekani ilçe merkezimizde ağırlıklı olarak büyükbaş hayvan kesilmesi tercih edildi. Her sene ilimizden il dışına giden kurbanlık sevkiyatında azalma oluyor. Geçen yıl İstanbul iline bin tane hayvan sevk etmiştik. Bu sene ise 786 tane büyükbaş, 150 tane de küçükbaş hayvan sevk ettik" ifadelerini kullandı. Kurban Bayramı tatilinde ilçeye gelen vatandaşların ekonomik hareketlilik oluşturduğunu ifade eden Başkan Altıkulaç, "Başta yöresel gıda, el emeği ve göz nuru ürünler olmak üzere köylerimizde üretilen hayvansal yöresel ürünlerimizle alakalı ekonomik anlamda ciddi bir hareketlenme oldu. Başta yağ kesik, mantı, ev baklavası olmak üzere sarımsak, çekme helvası, simit, köy ekmeği, pirinç, tarhana, bal, pekmez gibi ürünlerimizi satışa sunulan yerlerde bu ürünlerin İstanbul ve diğer illerimizden gelen hemşehrilerimiz tarafından tercih ediliyor olması esnaf ve üreticilerimizi mutlu ve memnun etti" şeklinde konuştu.
10 Haziran 2025 Salı - 15:53
Uyuşturucu cinayetinde sanıkların yargılanmasına devam edildi
Kastamonu’da uyuşturucu parası anlaşmazlığı yüzünden çıktığı iddia edilen tartışmada 1 kişinin silahla vurularak öldürülmesiyle ilgili süren dava görülmeye devam etti. Olay, 10 Nisan 2024 tarihinde , Kastamonu-Taşköprü karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından aracında silahla vurulmuş halde bir şahıs bulundu. Ümit Yılmaz olduğu belirlenen şahıs, sağlık ekiplerince kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma çerçevesinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince olaya karıştığı tespit edilen A.S., Ö.Ü., B.Ç. ve A.K. gözaltına aldı. Şüphelilerden A.S. ve Ö.Ü. tutuklanırken, B.Ç. ve A.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ardından şüpheliler hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "gece vakti birden fazla kişiyle konutta yağma", "ateşli silah yasasına muhalefet" suçlarından dava açıldı. Açılan davanın devam eden duruşmasında mahkeme heyeti tarafından tanık A.B. dinlendi. Tanık A.B., "Ümit ile Ömer arasında husumet olup olmadığını bilmiyorum. Ömer’in uyuşturucu kullandığını hiç görmedim. Ömer ile Aykut’u evde misafir ettik. Ömer, evde konuşurken Aykut’un silahı Ümit’in omzuna vurunca patladığını söyledi. Aykut’u tanımıyorum. ’Madem kazara olmuş, olduğu gibi anlatın’ dedim. Yanlarında silah görmedim. Silahı arabaya bıraktıklarını söylediler" dedi. Tanığın dinlenmesinin ardından Cumhuriyet Savcısı, mütalaasında A.S.’nin "kasten öldürme", "nitelikli şekilde silahla ve birden fazla kişiyle hürriyetten yoksun kılma", "silahla birden fazla kişiyle yağma", "ateşli silahla yasasına muhalefet" suçlarından, Ö.Ü. ve B.Ç.’nin "nitelikli şekilde silahla ve birden fazla kişiyle hürriyetten yoksun kılma" ve "silahla birden fazla kişiyle yağma" suçlarından cezalandırılmasını, A.K.’nin de delil yetersizliğinden beraatını talep etti. Mütalaanın ardından söz alan Ümit Yılmaz’ın babası R.Y., "Çete halinde oğlumu darp etmişler, öldürmüşler. En ağır cezayı almalarını istiyorum" dedi. "Maktulü öldürme kastıyla hareket etmedim" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık A.S., "Ben, Ümit’in yanına öldürmek maksadıyla gitmedim. Silah elimdeydi, omzuna vurunca patladı. Kazara oldu, bu yüzden Cumhuriyet Savcısının mütalaasını kesinlikle kabul etmiyorum. Kriminal raporu da kabul etmiyorum. Araç içinde silahla omzuna vurduğumda silah kendiliğinden patladı, maktulü öldürme kastıyla hareket etmedim, maksadım öldürmek değildi. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "İşlemediğim bir suçtan dolayı cezaevindeyim" Ö.Ü. ise karışmadığı bir suçtan dolayı cezaevinde olduğunu belirterek tahliye ve beraatını talep etti. Tutuksuz yargılanan B.Ç. de beraatini istedi. Duruşmada sanık avukatları ise mütalaa karşısında süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar A.S. ve Ö.Ü.’nün tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
10 Haziran 2025 Salı - 13:50
Dünyaevine giren tır şoförüne arkadaşlarından tırlı konvoy
Kastamonu’da dünyaevine giren tır sürücüsünün arkadaşları tırlarla konvoy oluşturdu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde tır şoförlüğü yapan Mehmet Karamustafa, Esma Yılmaz ile dünyaevine girdi. Mehmet Karamustafa’nın meslektaşları tırlarla konvoy oluşturdu. Konvoy renkli görüntülere sahne oldu. Yolda klakson çalarak ilerleyen sürücüleri gören vatandaşlar, süslenen tırları cep telefonu ile görüntüledi.
10 Haziran 2025 Salı - 13:27
Kanseri üç kez yendi, başarısıyla umut aşılıyor
Kastamonu’da üç kez yakalandığı kanseri yenen kadın, azmiyle örnek oluyor. Çocukluk hayalini gerçekleştirerek yazar olan kadın, 42 yıl önce kanser sebebiyle kaybettiği dayısının hikayesini yazdı. Kastamonu’ya yaşayan ve fizik mühendisi olarak 30 yıldır kamu kurumlarında görev yapan 52 yaşındaki Ayfer Savaş Aydın, 2017 yılında karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede kolon kanserine yakalandığını öğrendi. Ameliyat olduktan sonra kemoterapi tedavisi gören Ayfer Savaş Aydın, tedavisi devam ederken rahim ve akciğer kanserine yakalandı. Zorlu bir tedavi sürecine giren Aydın, bu süre zarfında boş vakitlerini değerlendirmek için kitap okumaya başladı. Sosyal medyada ’yazar olmak ister misiniz’ şeklindeki bir oluşumun içerisine dahil olan Aydın, çocukluğundan itibaren hayalini kurduğu yazarlığa adım attı. Çeşitli eğitimler alan Aydın, 42 yıl önce kanser sebebiyle hayatını kaybeden dayısının hayatını kitaplaştırdı. Azmi ile örnek olan Aydın, katıldığı söyleşilerde yaptığı konuşmalarla kanser hastalarına umut aşılıyor. "Asla ölümü düşünmedim, çünkü yapmak istediğim işler vardı ve hayatta kaldım" Hastalık sürecini anlatan Aydın, "Karın ağrısıyla başlayan bir sancı nedeniyle en sonunda hastaneye gittik. Kanser olduğumu öğrenince kolondan ameliyat oldum, 48 santim kestiler ve patoloji sonuçları geldiğinde kanser olduğumu öğrendim. Yaşanan süreç çok sancılı bir süreçti. 6 aylık bir kemoterapi sürecim oldu. Bu arada tedaviye başlamadan önce doktorumla görüştüğümüzde evrimi tespit etmek için sorduğu sorular arasında ailede kanser hikayesi var mı? Evet, dayım ailemize tek kanser vakasıydı. Dayım aklıma geldi ve onu söyledim. O da benim evrimi değiştirdi. O süreci başlattı. Tedaviler bittikten sonra 9 ay sonra ben işe başladım. O tedavi süreci çok yoğun bir süreçti ve o süreçte bol bol kitap okudum. Çünkü tedavi sizin hareketlerinizi kısıtlıyor. Yaşam enerjinizi tüketiyor. Yapabileceğim ne var? Ancak yattığım yerden kitap okuyabilmek, az efor harcayarak yapabileceğim işleri yapmaya çalıştım. Ardından işe başladım. Hayatıma devam etmeye çalışıyorum ama vücudum izin vermiyordu. Sürekli baş dönmeleri ve denge sorunu oluyordu. Doktora gittiğimde başka bir kanser vakası ile karşılaştım. Rahim ile ilgili yine apar topar ameliyatımızı olduk. Her şey normalleşmeye başlamıştı, tekrar işe başladım. İşe döndüğümde baş dönmesi, kansızlık gibi süreçler yaşamaya başladım. Çekilen filmde akciğerde kitle görüldü. Biz panik yaptık ama doktorumuz bizi sakinleştirdi. Aradan bir süre geçince kitlenin büyüdüğünü gördüler ve yine apar topar bizi çok değerli bir cerraha yönlendirdiler, ameliyat oldum. Artık ileri evre kanser vakası olduğum için de iki kemoterapi yapmak istediler. Hem hap hem de damardan kemoterapi alacaktım. Ardından da vücudum ağır tedaviyi kaldırmadı ve port takmaya karar verdiler. 3 yılda 4 ameliyatla böyle bir sürece başladım. Tam ben kendimi toparladım, işe başlayacağım derken pandemi başladı. Yani 2017 yılından itibaren uzun bir süre evde kalmış oldum. Ara sıra işe gitsem de yoğunlukla evdeydim" dedi. "En büyük hayallerimden birisi kendi romanımı yazmaktı" 2019 yılının sonuna doğru sosyal medyada bir oluşum gördüğünü anlatan Aydın, "Çocukluğumdan itibaren en büyük hayallerimden birisi kendi romanımı yazmaktı. O oluşuma dahil oldum. 9 aylık bir süreçti ve bu süreçte çok değerli hocalarım ve arkadaşlarım oldu. Yazmak aslında iyileştirici bir süreç. Orada herkesin bir yarası var. Kimseye anlatamadığı her şeyi herkes bir şeyleri yazarak anlatmak istiyordu. Biz 14 arkadaş ‘Gücüne Gelsin’ adlı kitapta ilk öykümü orada o kanserle ilgili sürecime yer verdim. Orada da amacım kanserle ilgili mücadele veren insanlara örnek olabilmekti. Ben çalışmalarıma devam ettim. Yazarlık akademilerine başladım" diye konuştu. İlk kitabını dayısının hikayesiyle anlatmak istediğini ifade eden Aydın, "42 yıl önce vefat etti dayım, ben 8 yaşındaydım. Dayıma hayrandık. Biz ona hepimiz hayrandık çünkü inanılmaz asil bir duruşu, sevecen, sıcacık bir kalbi vardı, çok farklı bir insandı. Çocuk da olsa unutmuyorsunuz. Anneme söyledim, çok mutlu oldu, çok duygulandı hemen gözleri doldu. Ben aslında biraz travmamızı kurcalamak istedim. Tekrar Ankara’ya döndüm. Ardımdan bana bir poşet dolusu mektup geldi. Mektupları okumaya başladıkça her gün ağladım. Sonra mektupları okurken yengemi merak ettim. Öyle büyük bir aşk var ki orada, acaba yaşıyor mu yengem? Bu duyguyla yola çıktım ve araştırdım 42 yıl sonra dayımın vefatında 19 yaşında olan nişanlısını buldum. Öyle güzel buluştuk ki artık şu an sürekli haberleşiyoruz, irtibat halindeyiz. Yengem, mesleğine gelebileceği en üst seviyelere gelmiş, dayımdan sonra kendisini mesleğine adamış, çok başarılı bir insan olmuş. Etrafı çok kalabalık ama o kalabalıklar içinde esas özündeki sevgiyi onunla paylaşacak insan sayısı çok az. Biz onda dayımı bulduk, o bizde Rıza’yı buldu. Yengem sayesinde dayımın arkadaşlarına ulaşmaya başladım. 40’dan fazla arkadaşına ulaştım. Ardından ben onlara sorular hazırladım, sağ olsunlar hepsi o sorularla birlikte hatıralarını da istedim, onlar da gönderdiler ve hepsini derledim" şeklinde konuştu. "Hastalık aslında bana çok farklı bir kapı açtı" Kanserin, kendisine mücadeleci ruhunu da hatırlattığını ifade eden Aydın, "Bu süreci ben olumluya çevirdim. Asla pes etmedim ve ne yapabilirim, bu bana ne anlatmak istiyor dediğim kısımlar oldu. O zaman kendime döndüm ve hayallerimi gerçekleştirmek için bir fırsat yakaladım. Çocukluğumdan beri hayalim olan kitap yazmak, o kadar çok işkolik bir insandım ki hiçbir şeye zaman bulamıyordum. Ama hastalandım, evdeyim her şeye zamanım var, gücüm sınırlı ama o sınırlı gücümü güzel kullandığımda birçok şey üretebilecektim hala. Ben de kitap yazma yolculuğuna böyle başladım ve hastalık aslında bana çok farklı bir kapı açtı. Hayallerimi gerçekleştirmeme sebep oldu" ifadelerini kullandı.
10 Haziran 2025 Salı - 12:03
Kastamonu Üniversitesi RUR 2024 sıralamasında yerini aldı
Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılı Round University Ranking (RUR) sonuçlarına göre dünya genelinde sıralamaya giren üniversiteler arasında bin 99., Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ise 57’inci sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılı Round University Ranking (RUR) sonuçlarına göre uluslararası sıralamada yer alarak küresel ölçekteki akademik rekabette varlık göstermeye devam etti. Dünyanın farklı ülkelerinden önde gelen üniversitelerin değerlendirildiği RUR sıralaması; öğretim, araştırma, uluslararasılaşma ve finansal sürdürülebilirlik olmak üzere dört ana başlık altında, bağımsız veri sağlayıcısı Thomson Reuters verilerine dayanarak hazırlanıyor. Bu yılki sonuçlara göre Kastamonu Üniversitesi, dünya genelinde sıralamaya giren üniversiteler arasında bin 99’uncu, Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ise 57’inci sırada yer aldı. Alt başlıklar bazında ise Kastamonu Üniversitesi, öğretim alanında bin 134’üncü, araştırma alanında bin 24’üncü, uluslararası çeşitlilik alanında 633’üncü ve finansal sürdürülebilirlik alanında ise bin 89’uncu sırada konumlandı. Kastamonu Üniversitesi’nin son yıllarda özellikle kalite odaklı gelişimi, bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası görünürlüğünü artırma yönündeki çabaları sıralamada kendine yer bulmasını sağladı. Gelişmeyi sürdüren bir üniversite olduklarını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin gelişmeye açık bir çizgide ilerlediğini vurgulayarak, "Round University Ranking sonuçları, Üniversitemizin hem ulusal hem de uluslararası ölçekte gelişmeye açık ve kararlı bir çizgide ilerlediğini gösteriyor. Öğretim, araştırma ve uluslararasılaşma alanlarında atılan adımların bu tür sıralamalara yansıması bizim için önemli bir gösterge. Daha iyiye ulaşmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
10 Haziran 2025 Salı - 11:57
Kastamonu’da kaybolan engelli şahıs, evinden 3 kilometre uzaklıkta bulundu
Kastamonu’da kaybolanan engelli birey, evinden 3 kilometre uzaklıkta jandarma ekipleri tarafından sağ olarak bulundu. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’da il merkezine bağlı Gülef köyünde U.S. isimli zihinsel engelli şahıs, evinden ayrıldıktan sonra bir daha dönüş yapmadı. Ailesinin kayıp ihbarının ardından Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma Timleri (JAK), Jandarma Asayiş Komando Timi ve asayiş timlerince yapılan arama çalışması başlattı. Ekipler tarafından yapılan çalışma neticesinde U.S., aynı gün içerisinde evinden üç kilometre uzaklıkta sağ olarak bulundu. Bilinci açık ve sağlık sorunu bulunmayan engelli birey, ailesine teslim edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder