Yerel Haberler
Kastamonu
Kastamonu’da yaşanan uzun süreli doğalgaz kesintileri vatandaşı soğukta bıraktı 03 Ocak 2026 Cumartesi - 09:21:23 Kastamonu’da farklı ilçelerde son bir haftadır, dağıtım şirketi KarGaz tarafından, şebekelerdeki problemler sebebiyle yapılan uzun süreli doğalgaz kesintileri vatandaşları soğukta bıraktı. Bazı vatandaşlar çözümü tekrar soba kurmakta bulurken, bazı vatandaşlar da elektrikli ısıtıcılarla evini ısıtmaya çalıştı. Kastamonu’nun İnebolu, Hanönü, Daday, İhsangazi, Pınarbaşı, Abana, Araç ve Cide ilçelerinde son bir haftadır Çorum Elektrik ve Doğal Gaz şirketi bünyesindeki KarGaz doğalgaz dağıtım şirketi tarafından, şebekelerde problem olduğu belirtilerek yapılan uzun süreli doğalgaz kesinleri vatandaşları mağdur ediyor. Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü ilçelerde yapılan doğalgaz kesintisi sebebiyle vatandaşlar soğukta kaldı. Firma tarafından gönderilen mesaj sonrası yapılan kesintilerin ardından bazı vatandaşlar evlerine tekrar soba kurarken, bazı vatandaşlar ise elektrikli ısıtıcılarla ısınmaya çalıştı. İnebolu ilçesinde de dün saat 22.00 sıralarında KarGaz firmasından vatandaşlara gönderilen mesajla, şebekedeki problem sebebiyle, Abdurrahman Paşa Caddesi, Adnan Kahveci Caddesi, Altıkulaç Caddesi, Aras Sokak/Cebeci Sokak, Cumhuriyet Caddesi, Dere Sokak, DR. Atilla Gürsoy Caddesi, Galip Deniz Caddesi, Gümrük Sokak, Hacı Mehmet Aydın Sokak, Hacı Ziya Efendi Sokak, Hürkuş Sokak, Hürriyet Caddesi, İsmet Paşa Caddesi, İstiklal Caddesi, İtfaiye Sokak, Karagülle Sokak ve Kasım Usta Sokak’a gaz yaklaşık 16 saat gaz verilemeyeceği duyuruldu. Vatandaşlardan güvenlik için doğalgaz vanalarını kapatmalarını istedi. İlçede yaşayan vatandaşlar, gece saatlerinde yapılan kesintinin ardından evine soba kurmaya ya da elektrikli ısıtıcılarla ısınmaya çalıştı. Farklı ilçelerde yaşayan vatandaşlar ise şikayet siteleri üzerinden ya da sosyal medyadan duruma tepki gösterdi. "Kızım evde, yeni doğdu, aniden kesilen doğalgaz bizi mağdur etti" İnebolu ilçesinde yaşayan Gazeteci Muhammed Kömeçoğlu, evinde yeni doğan bebeğinin olduğunu ifade ederek, "Doğalgaz akşam saatlerinde kesildi. İnebolu’nun genelinde doğalgaz kesintisi yaşanıyor. Birçok kişi, hatta ilçe merkezinde ikamet eden çoğu kişi şu anda mağdur durumda kaldı. Benim yeni çocuğum doğdu. Benim çocuğum yeni doğduğu için evimde daha fazla duramadım. Şu anda elektrikli soba ya da sığınaktaki sobayı alacağım. Sobayı kursam bile yakacak odunumuz bulunmuyor. Mecburen elektrikli soba alacağım. Ama şu anda akşam saati, iş yerleri de kapalı. Biz bu konuda büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. 2026 yılına girdik ve evimizde sağlıklı bir şekilde yaşayamıyoruz, oturamıyoruz. Kızım evde, yeni doğdu, aniden kesilen doğalgaz bizi mağdur etti. Sadece ben değil, apartmanda oturan herkes, hatta ilçede yaşayan herkes mağdur durumda. Şu anda herkes elektrikli soba ile ısınmaya çalışıyor. Biz hangi yılda yaşıyoruz ki bu mağduriyeti yaşıyoruz. Son dakika bize bilgi veriliyor. Ben evime geldiğimde, baktığımda doğalgazı kesildiğini gördüm ve kombi hata vermiş çalışmıyordu. 2026 yılında yaşıyoruz ama gerçekten şaka gibi" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:35 Kastamonu Üniversitesi’nde 10 program akredite edildi Kastamonu Üniversitesi bünyesinde Meslek Yüksekokullarında yer alan 10 program, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından akredite edildi. Kastamonu Üniversitesi, mesleki ve teknik eğitimin niteliğini güvence altına almaya yönelik yürüttüğü çalışmaların karşılığını almaya devam ediyor. Bu kapsamda Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda, Kastamonu Üniversitesi bünyesindeki Tosya Meslek Yüksekokulu, Taşköprü Meslek Yüksekokulu, Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksekokulu ve Kastamonu Meslek Yüksekokulu’nda yer alan 10 program tam ve koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. MEDEK tarafından yürütülen akreditasyon sürecinde; programların eğitim-öğretim yapısı, akademik ve idari insan kaynağı, fiziki ve teknolojik altyapı, ölçme ve değerlendirme süreçleri ile sektörle uyum düzeyi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda Meslek Yüksekokulları bünyesindeki yedi program "Tam Akreditasyon" ve üç program "Koşullu Akreditasyon" statüsünde belgelendirildi. Toplam akredite edilen program sayısı 24 oldu Son değerlendirmelerle birlikte Kastamonu Üniversitesi bünyesinde akredite edilen program sayısı 24’e yükselirken, kalite odaklı çalışmalar kararlılıkla sürdürülüyor. Bu kapsamda son olarak Kastamonu Meslek Yüksekokulu Elektrik, Bilgisayar Programcılığı, Elektronik Teknolojisi, Mekatronik, Makine ve İşletme Yönetimi programları tam akreditasyon aldı. Basım ve Yayım Teknolojileri Programı, Tosya Meslek Yüksekokulu Elektrik Programı ile Taşköprü Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. Ayrıca Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı da tam akreditasyon alan programlar arasında yer aldı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen akreditasyonların Kastamonu Üniversitesi’nin kalite odaklı eğitim anlayışının somut bir göstergesi olduğunu belirterek, "Meslek yüksekokullarımızda yürütülen eğitim-öğretim faaliyetlerinin ulusal kalite standartlarıyla uyumlu olduğunu MEDEK akreditasyonlarıyla bir kez daha belgelemiş olduk. Mesleki eğitimi, öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğine doğrudan katkı sunan önemli bir alan olarak değerlendiriyoruz" dedi. Akreditasyon sürecinin yalnızca bir belge değil, aynı zamanda sürekli iyileştirmeyi esas alan bir kalite güvence mekanizması olduğuna dikkat çeken Rektör Topal, "Koşullu akreditasyon alan programlarımız kapsamında iyileştirme çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu süreçlerin, meslek yüksekokulu programlarımızın akreditasyon hedeflerine katkı sunmasını amaçlıyoruz" diye konuştu.
Bu ders çok farklı: Öğrenciler hem eğlendi hem sağlıklı yaşamla ilgili eğitim aldı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 16:42 Bu ders çok farklı: Öğrenciler hem eğlendi hem sağlıklı yaşamla ilgili eğitim aldı Kastamonu’da yürütülen program çerçevesinde öğrencilere sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sağlık okuryazarlığının artırılması amacıyla eğitimler verilecek. Bu çerçevede gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, tüm çocuklara sağlık bilincini aşılamak istediklerini ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde hayata geçirilen Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Programı, Kastamonu’da düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. Çocukların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sağlık okuryazarlığının artırılması amacıyla hayata geçirilen program çerçevesinde düzenlenen etkinliğe Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları Mesut Şekerci ve Yaşar Dolapcı, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. etkinlik çerçevesinde Ali Fuat Darende İlkokulu bahçesinde kurulan stantlarda öğrencilere çeşitli eğitimler verildi. Eğitimlerde aile hekimliği ve temel sağlık hizmetleri, diş sağlığı ve doğru fırçalama teknikleri, zararlı gıdalar ve sağlıklı beslenme tabağı, kişisel hijyen ve bulaşıcı hastalıklardan korunma yöntemleri konusunda çocuklara bilgiler verildi. İl Ambulans Servisi Başhekimliği ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından okul bahçesine getirilen ambulans ve UMKE araçları da öğrencilere tanıtıldı. Etkinliğe katılan öğrencilere "sağlık elçisi" rozeti ve "sağlık elçisi görev kartı" verildi. Sağlık eğitiminin eğlenceli ve kalıcı hale getirilmesine katkı sağlamak amacıyla yürütülen program çerçevesinde, tüm çocukların bilgilendirilmesi hedefleniyor. "Sağlıklı çevre olmadan yaşamak mümkün değildir" Okul bahçesinde kurulan stantları gezen Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, programın önemine değinerek, "Sağlık İl Müdürlüğümüz, çocuklarımıza sağlık konusunda bilinç kazandırmak için UMKE’siyle, Aile Hekimleri ile bütün birimleriyle burada yer alıyorlar. Öğretmenlerimiz ve doktorlarımız, hemşirelerimiz işbirliği yapıyorlar. Çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakmak için sağlıklı bir gelecek bırakmak için öncelikle bilinçli olmak gerekiyor. Bizim amacımız burada bir sağlık bilincini kazandırmak. Sağlıklı çevre, sağlıklı çocuk ikisi birbirini tamamlayan unsurlardır. Bugün dünyada maalesef yüzde 60 oranında sağlıklı çevre olmamasından dolayı çocuklarımızda astım hastalığının fazla olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde derelerde kullanılan plastik ürünlerden dolayı pestisit denen bitkisel ilaçlardan dolayı çocuklarımızda yine rahatsızlıklar görülmektedir. Sağlıklı çevre olmadan yaşamak mümkün değildir. Çocuklarımızın daha çocuk yaşta hastanelerde aslında ve diğer hastalıklarla boğuşmamasını istiyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımızın yeşil alanları artsın" dedi. "Buradaki eğitimlerimizi bütün okullarımızda arkadaşlarımız giderek veriyorlar" Sağlıkla ilgili eğitimleri il genelindeki tüm okullarda gerçekleştireceklerini belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz ise, "Ülkemizin ve geleceği olan çocuklarımızın sağlık bilincini bu yaşlarda oluşturmak, onların bir farkındalığını artırmak ve ailelerine de bu farkındalığı sirayet ettirmek istiyoruz. Burada 78 tane istasyonumuz var. Ulusal Medikal Kurtarmadan 112’ye, hareketli yaşamdan ağız diş sağlığına, aile hekimliğinden aşıdan hareketli yaşama kadar bütün alanlarda çocuklara bir farkındalık oluşturmak ve onların da sağlık bilincini bu yaşlarda kazanmasını sağlamak ve dolayısıyla da gelecekteki sağlık yaşamlarına olumlu katkıda bulunmak istiyoruz. Bir planlama çerçevesinde belki bu kadar geniş katılımlı olamayabilir ama eğitimlerimizi bütün okullarımızda arkadaşlarımız giderek okullarımıza veriyorlar. Bu eğitimi de biz, bütün bu yaştaki çocuklara Milli Eğitim Bakanlığımıza ortaklaşa vermek istiyoruz" şeklinde konuştu. Eğitimlere katılan Ali Fuat Darende İlkokulu öğrencisi Almira Simsar, "112 acilin görevlerini, UMKE’nin görevlerini, dişimizin nasıl fırçalanacağını, sağlıklı beslenmeyi öğrendik. Bunun yanı sıra bir sürü oyunlar oynuyoruz. Hepsi de çok heyecanlı ve çok güzel, çok eğlenerek oynuyoruz. El baskısı yaptık. Ellerimizi nasıl yıkayacağımızı öğrendik. Çok güzel bir etkinlikti, çok faydalı olmuş, özellikle de biz öğrenciler faydasını gördük. Burada öğrendiklerimi evde de uygulamaya çalışıyorum. En çok dikkatimi ambulans çekti. Orada ilk acil müdahaleleri yapan sağlık ekiplerinden çok şey öğrendim" ifadelerini kullandı.
Uyuşturucu bağımlısı oğlunu bıçaklayarak öldüren baba, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 14:40 Uyuşturucu bağımlısı oğlunu bıçaklayarak öldüren baba, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde uyuşturucu bağımlısı oğlunu tartışma sırasında bıçaklayarak öldüren baba, ağır tahrik hükümleri uygulanarak 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 19 Ağustos 2024 tarihinde Kastamonu’nun Taşköprü ilçesi Yavuçkuyucak köyü Körpe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ayhan Kabuk (53) ile uyuşturucu bağımlısı olduğu öğrenilen oğlu Ozan Kabuk (30) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Ayhan Kabuk, mutfaktan aldığı bıçakla kendisini korumak istediği sırada oğlu Ozan Kabuk’u bıçakladı. Ozan Kabuk, aldığı bıçak darbeleriyle olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından baba Ayhan Kabuk, jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Karakoldaki işlemlerinin ardından hakim karşısına çıkartılan baba tutuklandı. Sanık hakkında açılan davada karar verildi. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada son kez kendisini savunan Kabuk, "Oğlum, alkol ve uyuşturucu tedavisi görüyor. Arkadaş ortamından uzaklaşsın, değişiklik olsun diye memleketimize oğlumu getirdim. Birkaç gün hem hava değişikliği olsun hem de ortamı değişsin hem de arkadaş ortamından uzaklaşsın istedik. Gece geç saatlerde tekrar alkol almaya başladı. Alkol komasına girecekti. Alkol almasını engellemek istedik. Bunun üzerine tartışma çıktı. Üzerime yürüdü. Ben de mutfaktan kendimi koruma amaçlı bıçak aldım. Amacım da sadece korkutmaktı. Öldürme gibi bir kastım yoktu. Bıçağı rast gele salladım, o da oğluma geldi, çok pişmanım, çok üzgünüm, tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, ’kasten öldürme’ suçunu ağır tahrik altında işlediği gerekçesiyle sanık Ayhan Kabuk’u, 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Evlerini yangında kaybeden aile iki yıldır köy okulunda yaşama tutunmaya çalışıyor
22 Mayıs 2025 Perşembe - 13:57 Evlerini yangında kaybeden aile iki yıldır köy okulunda yaşama tutunmaya çalışıyor Kastamonu’da iki yıl önce çıkan yangında evlerini kaybeden aile, geçici olarak yerleştirildikleri eski köy okulu ve lojmanında yaşama tutunmaya çalışıyor. Aile evlerinin dere yatağında kalması sebebiyle yeni ev yapılmasına izin verilmediğini bekleyerek yetkililerden çözüm bulunmasını istedi. Olay, 6 Mart 2023 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesi Molla köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kadir Hüz isimi vatandaşa ait iki katlı evde elektrik kontağından kaynaklı yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, Cevat Aksu ile Suat Bahçeci’nin evlerine de sıçradı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında, Kadir Hüz, Cevat Aksu ve Suat Bahçeci’ye ait evler ile bir samanlık yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangının ardından kalacak yerleri olmayan Cevat Aksu ile ailesi, Kastamonu İl Özel İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce tamirat ve onarımları yaptırılan geçici eski köy okulu ve lojmanına yerleştirildi. Okul lojmanında kalmaya başlayan Aksu ailesine, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile hayırsever vatandaşların desteğiyle ev eşyası ve kıyafetler alındı. Aksu ailesinin yanan evlerinin yerine yeni ev yapılması için İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. AFAD, Devlet Su İşleri (DSİ) 23. Bölge Müdürlüğüne yeni evin yapımı için görüş sordu. DSİ tarafından arazinin dere yatağında olması ve sel riski taşıması sebebiyle ev yapılmasına izin verilmedi. 2 yıldır okul lojmanında kalan aile, lojmana sığmadıklarını ve bu durumdan dolayı zor durumda olduklarını ifade ederek çözüm bulunması için yardım istedi. "2 yıldır evimizin yapılmasını bekliyoruz" Okul lojmanında 6 kişilik ailesiyle birlikte kaldıklarını söyleyen Huriye Aksu, "Evimiz yandı. 2 tane çocuğum var, onlar mağdur, eşim mağdur, eşim yatalak hasta, hiçbir şeyimiz kalmadı. Biraz bir şeyler AFAD’tan yardım ettiler. Evimiz yapılacak diye çok uğraştık ama bir türlü izin alamadık Devlet Su İşlerinden. 2023 yılının Mart ayında evimiz yandı, o zamandan bu zamana evimiz yapılacak diye bekliyoruz. AFAD yapacak, izin alınamayınca geri kaldı. Dere sahası diye bize izin vermediler. Biz o yüzden mağduruyuz, okulda kalıyoruz" dedi. Evleri yandıktan sonra AFAD rafaından kendilerine yardım edildiğini söyleyen Huriye Aksu, "Çevremizden biraz yardım geldi. Okulu onardılar, boyadılar, bizi de okula yerleştirdiler. Hala burada kalıyoruz. Kalabalık aileyiz, 6 kişi yaşıyoruz. Sığmıyoruz okula, bu çocuklarımız mağdur olmaması için gelecekte, evimizin yapılmasını istiyoruz. O yüzden devlet büyüklerimizden çözüm bulmalarını istiyoruz" diye konuştu. Yangında evini kaybeden Cevat Aksu da, "Komşumuzun evinde elektrik kontağından dolayı çıkan yangın nedeniyle bizim evimiz de yandı. Yangından sonra eski Kastamonu Valimiz Avni Çakır, o gün için evimizin tekrardan aynı şekilde devlet desteğiyle yapılacağını söyledi. Bize, AFAD kanalıyla bazı yardımlar geldi. Ardından evrak işleri vardı, evrakları yaptırdık. Daha sonra Devlet Su İşlerine onay için gittiğimizde DSİ, dere yatağına 200 metre mesafede ev yapılamaz diye bir rapor verdi. Bu rapor dolayısıyla biz evimizi yaptıramıyoruz. Dedelerimiz de dahil herhangi bir sel şu ana kadar olmamış. Ayrıca çayımızın kenarlarının her iki tarafına da 5’er metrelik istinat duvarı yapıldı. Şu an için bir tehlike taşımıyor. Biz, mağdur olduğumuzdan dolayı devletimizin bize yardım etmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Daha önce yanan evlerinin Karaçomak deresine yaklaşık 150 metre mesafede bulunduğunu belirten Cevat Aksu, "Şu anda biz okula yerleştik. Sağ olsun, devletimiz buraya yerleştirdi. Ama biz şu anda dere yatağındayız ve tehlikeyle koyun koyunayız. Kızım şu anda liseye gidecek. Bu yüzden Kastamonu’da bir ev tuttuk, burada kalacak yer yok. Kira veriyoruz. Zor şartlarda yaşamaya çalışıyoruz. Yangında her şeyimizi kaybettik" ifadelerini kullandı. "Evleri yandıktan sonra aileyi okula yerleştirdiler" Aksu ailesinin komşusu Kemal Yanıkoğlu ise, "Bu ailenin evleri yandı, evleri yandıktan sonra bu okulu onarıp aileyi de buraya yerleştirdiler. Aile okulda kalıyor. Şu anda ailenin ev yapmasına izin vermiyorlar. Misal sel geldiği zaman gidecek yine yerleri yok, okul selin altında kalacak. Şu anda da burada ikamet ediyorlar. Buna bir imkan çözüm bulunması lazım diye düşünüyorum" dedi.
Kastamonu’nun zengin mutfak kültürü tanıtıldı
21 Mayıs 2025 Çarşamba - 16:25 Kastamonu’nun zengin mutfak kültürü tanıtıldı Kastamonu’da gerçekleştirilen panelde, 812 çeşit yemeği bulunan ve 34 coğrafi işaretli ürüne sahip Kastamonu mutfağı tanıtıldı. Kastamonu Üniversitesi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında Rıfat Ilgaz Kültür Merkezinde "Gelenekten Geleceğe, Kastamonu’nun Mutfak Yolculuğu" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Kastamonu mutfağının 812 çeşit yemeği ve 34 coğrafi işaretli ürünü tanıtıldı. Panel öncesinde konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, "Anadolu’nun bu mutfak kültürünün en köklü ve en nadide örneklerinden biri de Kastamonu’muzda yaşamaktadır. Nitekim bu köklülük ve nadidelik, kökü antik çağlara dayanan siyez buğdayı ile Taşköprü sarımsağında açıkça görüldüğü gibi; çekme helva, banduma, tirit, kara çorba gibi daha isimlerini burada saymanın mümkün olmadığı sayısız nadide örnek de sunmaktadır. Kastamonu, Türk mutfağının en zengin temsilcilerinden biri olarak bu haftanın anlamını fazlasıyla taşıyan bir şehirdir" dedi. "Tescili alınmış 34 adet coğrafi işaretli ürünümüz bulunmaktadır" Kastamonu’da Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescili alınmış 34 adet coğrafi işaretli ürün bulunduğunu söyleyen Vali Yardımcısı Ergün, "Bunlardan 25 tanesi gastronomi alanındadır. Ayrıca güllaç, akide şekeri, taş kadayıf, köfteli Tatar çorbası, köle hamuru (malak hamuru), cabaaltı (kesük) pırsıtması, hasüde yemekleri için de coğrafi işaret başvurusu yapılması planlanmaktadır. Kültür ve turizmin en önemli öğelerinden olan mutfak kültürü ve yöresel lezzetler, günümüzde artık iyice öne çıkmıştır ve önemli derecede ekonomik katkı da sağlamaktadır. Pek çok alanda olduğu gibi mutfak kültürü ve yöresel lezzetler alanında da geniş bir potansiyele sahip olan Kastamonu’nun bu potansiyelini harekete geçirmemiz gerektiği aşikardır" diye konuştu. Daha sonra Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Serkan Çalışkan, tarafından "Gelenekten Geleceğe, Kastamonu’nun Mutfak Yolculuğu" başlıklı panel verildi. Panelde Kastamonu’da gıda alanında hizmet veren sektör temsilcileri tarafından Kastamonu mutfağıyla ilgili sunumlar yapıldı. Konuşmaların ardından Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünlerinin yer aldığı sergi açıldı.
Paflagonya Rotasında Doğa ile Uyum Bildirisi ITTD25’te Yoğun İlgi Gördü
21 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:49 Paflagonya Rotasında Doğa ile Uyum Bildirisi ITTD25’te Yoğun İlgi Gördü Kastamonu’da hazırlanan Paflagonya Rotasında Doğa ile Uyum Bildirisi, ITTD25’te yoğun ilgi gördü. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi öncülüğünde, Karabağ Üniversitesi, Azerbaycan Turizm ve Yönetim Üniversitesi ile Azerbaycan Devlet Medeniyet ve İncesanat Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen 6. International Travel & Tourism Dynamics Kongresi (ITTD25), 16-17 Mayıs tarihlerinde, turizm alanında önemli bir bilimsel buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilir turizm, kültürel mirasın korunması ve dijitalleşmenin sektöre etkileri gibi temel temalarda birçok güncel başlığa odaklanan kongreye, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden bildiri katkı sağladı. Kongrede, Kastamonu Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ve Turizm Rehberliği Öğrencisi Ahmet Emir Erdemi r’in yazarlığını yaptığı "Paflagonya Rotasında Doğa ile Uyum" başlıklı bildiri hem kongrenin akademik hem de sektörel katılımcıları tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Bartın, Kastamonu, Karabük ve Zonguldak illerinden başlayarak Paflagonya’nın doğal ve kültürel mirasının korunmasını merkeze alan bildirdi, bölgenin turizm potansiyelini, doğa ile uyumlu sürdürülebilir kalkınma ekseninde irdeliyor. Çalışmada, Paflagonya’nın benzersiz tabiatı, biyolojik çeşitliliği ve geleneksel yaşam biçimlerinin, sürdürülebilir turizmin başarısındaki rolü detaylı biçimde analiz ediliyor. Bildidir, ekoturizm ve kültür turizmi alanında bölgeye özel stratejiler geliştirilmesinin gerekliliği, yerel halkın ekonomik ve sosyal refahına katkı sunacak yeni modellerle örneklendiriliyor. Bölenin Zonguldak’tan başlayarak Samsun ve Amasya’ya kadar uzanan geniş bir turizm güzergahı haline getirmenin hedeflendiği bildiri, Kuzey Anadolu’yu boydan boya kateden kapsamlı bir turizm rotası oluşturması yönüyle dikkat çekti.