EĞİTİM - 15 Kasım 2025 Cumartesi 13:16

TÜBİTAK desteğiyle "yayın etiği ve yapay zeka" bu eğitimde ele alınacak

A
A
A
TÜBİTAK desteğiyle "yayın etiği ve yapay zeka" bu eğitimde ele alınacak

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Erkam Temir’in yürütücülüğünde gerçekleştirilecek TÜBİTAK destekli "Yayın Etiği Çerçevesinde Yapay Zeka Tabanlı Dil Modellerinin Kullanımı" eğitimiyle, akademik dünyada hızla artan yapay zeka kullanımının doğurduğu etik ve hukuki sorunlara karşı kapsamlı bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor.


Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Erkam Temir’in yürütücülüğünü yaptığı proje kapsamında, TÜBİTAK desteğiyle akademik dünyada hızla artan yapay zeka kullanımının doğurduğu etik ve hukuki sorunlara karşı kapsamlı bir farkındalık oluşturulacak. 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Destekleme programı kapsamında desteklenen, "Yayın Etiği Çerçevesinde Yapay Zeka Tabanlı Dil Modellerinin Kullanımı" eğitimi için başlayan başvurular, 31 Aralık tarihine kadar devam decek. 19-20 Ocak 2026 tarihinde çevrimiçi olarak ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilecek eğitim için Türkiye genelindeki lisansüstü öğrenciler ve akademisyenler Kastamonu Üniversitesi’nin resmi web sitesi üzerinden başvuru yapabilecek.


Eğitim programı, yayın etiğinin temel ilkelerinden intihalin hukuki boyutuna, COPE ve ICMJE gibi uluslararası standartlardan benzerlik yazılımlarının sınırlarına, yapay zeka ile üretilmiş metinlerin tespitinden etik beyan yükümlülüğüne kadar geniş bir içerik sunuyor.


Eğitimle ilgili bilgi veren Temir, özellikle lisansüstü tezlerde ve akademik yayınlarda intihal, uydurma kaynak, gizli yapay zeka kullanımı ve yazar sorumluluğu ihlallerinin sıkça gündeme geldiğini belirterek, "Yayın etiği ihlalleri, özellikle intihal, Türkiye’de olduğu gibi dünya genelinde de büyük bir yapısal sorun. Bu ihlaller yalnızca ahlaki zaaflardan değil, ciddi bir bilgi ve farkındalık eksikliğinden besleniyor. Yapay zeka araçları mevcut tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor; düşük benzerlik oranıyla özgün görünen fakat araştırmacının entelektüel katkısını yansıtmayan metinler, etik ihlalleri giderek görünmez kılarak bilimsel güveni zayıflatıyor" dedi.


Yapay zekanın sorunu büyütmesinin temel gerekçelerinden birinin özgünlük yanılsaması olduğunu belirten Temir, pek çok öğrencinin ve araştırmacının yapay zeka tarafından üretilmiş metni kendi fikrî katkısı olarak sunma hatasına düştüğünü ifade etti. Temir, bu durumun, bilginin üretim biçimini ve bilimsel güvenilirliği doğrudan tehdit eden yapısal bir probleme dönüştüğünü kaydetti.


TÜBİTAK’ın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Temir, "Bu destek, yapay zeka çağında akademik etiğin ulusal ölçekte güçlendirilmesi gerektiğinin açık bir göstergesi. Etik farkındalığın artırılması yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; aynı zamanda bilim politikalarının temel bir parçasıdır" diye konuştu.


Temir, eğitimden beklenen çıktıların teknik becerilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak programın katılımcılara yayın etiği, akademik dürüstlük, şeffaflık, yazar sorumluluğu, metodolojik uyum, fikrî mülkiyet bilinci ve hukuki sorumluluk konularında güçlü bir donanım kazandıracağını ifade ederek, "Bu proje yalnızca yapay zeka araçlarının akademik kullanımını öğretmek için değil; bilimsel çalışmanın özünü oluşturan etik tutumu, sorumluluk bilincini ve bilimsel dürüstlüğü güçlendirmek için tasarlandı" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, ligde kalma mücadelesini sürdürüyor Karşıyaka Basketbol, 28. haftada Erokspor’u 68-67 mağlup ederek galibiyet sayısını 8’e çıkarıp ligde kalma umutlarını sürdürdü. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 28. hafta karşılaşmasında iç sahada Erokspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 68-67’lik galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 8’e çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma umutlarını sürdürdü. Üst üste üçüncü galibiyetini alan Karşıyaka Basketbol, 526 gün aradan sonra ilk kez üçte üç yapmayı başardı. "Hak eden taraf bizdik" Karşıyaka Basketbol Başantrenörü Ahmet Kandemir, Erokspor maçına dair önemli açıklamalarda bulundu. Maça planladıkları gibi başladıklarını söyleyen Kandemir, "Rakibimizin yüksek skor potansiyeline sahip bir takım olduğunu biliyorduk ve bu nedenle maçı daha düşük tempoda, kontrollü bir oyunla kazanmamız gerektiğinin farkındaydık. Nitekim karşılaşmanın büyük bölümünde oyunun kontrolü bizdeydi. Ancak maçın son anlarında oyuncularımız üzerinde oluşan baskı, özellikle kritik ribaundlarda yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle rakibin yeniden oyuna ortak olmasına yol açtı. 23 maç kazanamayan, uzun süredir galibiyet alamayan bir takım olmanın getirdiği psikolojik yük ve motivasyon eksikliği, bu tür anlarda daha fazla hissediliyor ve toparlanmayı zorlaştırıyor. Son pozisyonda şansın da bizim yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, maçın genelinde ortaya koyduğumuz mücadele ve oyun disipliniyle galibiyeti hak eden tarafın biz olduğuna inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Ankara 50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye’den 19 müze tek sergide buluştu ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Roma’nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran’da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma’nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran’da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.