KÜLTÜR SANAT - 03 Mayıs 2026 Pazar 09:18

Kastamonu’da maneviyat dolu gece: Şeyh Şaban-ı Veli dualarla anıldı

A
A
A
Kastamonu’da maneviyat dolu gece: Şeyh Şaban-ı Veli dualarla anıldı

Anadolu’nun dört manevi direğinden biri olarak kabul edilen Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’yi anma programları kapsamında düzenlenen "En Sevgiliye Şiir-Kur’an Gecesi", vatandaşları manevi yolculuğa çıkardı.


Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ile Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı tarafından, Hz. Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli’nin vuslatının 456’ncı yılı çerçevesinde, 31’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası etkinlikleri kapsamında "En Sevgiliye Şiir-Kur’an Gecesi" düzenlendi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen gecede, İstanbul Büyük Çamlıca Camii İmam Hatibi Yunus Balcıoğlu, İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii İmam Hatibi Halil Necipoğlu, İstanbul Büyük Çamlıca Camii Müezzini Mustafa Alphayta, İstanbul Büyük Çamlıca Camii Müezzini Hüseyin Akbulut ve Kastamonu Kuzeykent Ulu Cami Müezzini Kadir Demirci tarafından Kur’an-ı Kerim okundu, ilahiler söylendi. Programın devamında Kastamonu Kuzeykent Ulu Cami Müezzini Kadir Demirci tarafından edilen duayla eller semaya açıldı .


Daha sonra programda sahne alan Şair Dursun Ali Erzincanlı, Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin manevi huzurunda bulunmanın kendileri için büyük bir şeref olduğunu dile getirdi. Konuşmasının ardından Erzincanlı, okuduğu şiirleriyle katılımcıları manevi bir yolculuğa çıkardı.


Gecede konuşan Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Başkanı Mehmet Çiftçi ise, 31. Uluslararası Şeyh Şa’ban-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası etkinliklerine katkı sağlayan herkese teşekkür etti.


İstanbul Büyük Çamlıca Camii İmam Hatibi Yunus Balcıoğlu ise Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin vuslat yıl dönümleri vesilesiyle düzenlenen programlara her yıl katıldıklarını ifade etti. Bu anlamlı organizasyonların manevi atmosferine dikkat çeken Balcıoğlu, etkinliklerin her geçen yıl daha geniş katılımla ve daha güçlü bir birlik ruhuyla icra edildiğini belirterek, "Bu vesileyle bizleri bu anlamlı programlara davet eden, organizasyonda emeği ve katkısı bulunan herkesi gönülden kutluyor, teşekkür ediyorum" dedi.


Programın sonunda katılımcılara Vali Meftun Dallı ile diğer davetliler tarafından çiçek ve plaket takdim edildi.



Kastamonu’da maneviyat dolu gece: Şeyh Şaban-ı Veli dualarla anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.