ÇEVRE - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:02

Kadınlar bu kurslarda hem sosyalleşiyor hem öğreniyor

A
A
A
Kadınlar bu kurslarda hem sosyalleşiyor hem öğreniyor

Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslara kadınlar yoğun ilgi gösteriyor.


Halk Eğitim Merkezi İlçe Müdürlüğü tarafından Şehit Faruk Karagöz İlkokulu eski binasında açılan kursta, kadınlar çeşitli el sanatlarını öğrenerek hem kendilerini geliştiriyor hem de sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Biçki-dikiş, el dokuma, el nakışları, iğne oyası, tırnak bağı, ahşap oyma ve sedef kakma kursları kadın kursiyerlerden yoğun ilgi görüyor.


Kursiyerlerden Ayşe Kayacan, kursun kendilerine çok değerli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Farklı alanlarda yeni beceriler öğreniyoruz. Nakış eğitimine başladık ve bu kurs sayesinde çok şey öğrendik" dedi.


El nakışı usta öğreticisi Feriha Sarısoy ise kursun sadece öğrenme değil, aynı zamanda sosyalleşme fırsatı sunduğunu vurgulayarak, "Kursiyerler ev işlerinden sonra bu kursla hem vakit geçiriyorlar hem de yeni beceriler kazanıyor ve aile bütçelerine katkı sağlıyorlar" diye konuştu.



Kadınlar bu kurslarda hem sosyalleşiyor hem öğreniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Mesleğinde yarım asrı geride bırakan terzi tarihi kentte zamana direniyor UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan Mehmet Belder, yarım asrı aşkın süredir terzilik yaparak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de kaybolmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Tarihi Çarşı bölgesinde yalnızca 7 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren 68 yaşındaki Mehmet Belder, 54 yıldır terzilik yapıyor. Bağ-Kur emeklisi olan Belder, terzilik sayesinde çocuklarını yetiştirip meslek sahibi yaptığını söyledi. İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Belder, mesleğe ilkokuldan sonra başladığını belirterek, "İlkokul bittikten sonra terzi Şahin Özalp’in yanında başladım. Yaklaşık 7 yıl orada çalıştım. Bu işi öğrendikten sonra askere gittim. Askerden geldikten sonra kendi adıma dükkan açtım. Şu an halen devam etmekteyim. Bağ-Kur emeklisiyim. Artık dikim yaptıracak vatandaş olmadığı için ufak tefek işlerle meşgul oluyoruz. Bırakma safhasına geldik" dedi. Terziliğin sevgi ve merak gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Belder, "Bu mesleğe merak etmek gerekiyor. En azından saygın olacak. Aynı zamanda yaptığın dikimi müşterinin üzerinde gördüğün zaman ’Bunu ben yaptım, benim eserim’ diye zevk alıyorsun. Hala da meraklıyım, severek yapıyorum" diye konuştu. Mesleğin artık yok olma noktasına geldiğini dile getiren Belder, çırak yetişmemesinin büyük bir sorun olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda geriden yetişen çıraklar olmadığı için bu iş fabrikasyona döndü. Bizim meslek artık bitme noktasına geldi. Zamanında çok revaçtaydı. O zamanlar bir baba, ’Oğlum liseye başladı, üniversiteye başladı, evlenecek, onun için takım elbise dikiver’ derdi. Günümüzde bu işler artık bitti" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 54 yıldır başka bir işle ilgilenmeden terzilik yaptığını vurgulayan Belder, "Bu meslek sayesinde çocuklarımı ekmek sahibi yaptım ve alnımızın akıyla bugünlere geldik" dedi.