GÜNDEM - 18 Ocak 2026 Pazar 12:04

Bir merakla başladı, şimdi tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor

A
A
A
Bir merakla başladı, şimdi tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor

Kastamonu’da hobi olarak tespih alıp satmaya başlayan vatandaş, merakını ileri seviyeye taşıyarak kurduğu atölyede kendi tespihlerini yapıyor. Büyük emekle doğal taşları işleyen vatandaş, bir tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor.


Kastamonu’da yaşayan Yusuf Ekşioğlu, 10 yıl önceki merak duygusuyla tespih alıp satmaya başladı. Yıllar içerisinde tespihlere duyan ilgisi artan Ekşioğlu, 3 yıl önce Kastamonu’daki Aktarlar Çarşısı’nda kendi atölyesini kurdu. Atölyesinde merakını ileri seviyeye taşıyan Ekşioğlu, kendi tespihlerini yapmaya başladı. Doğal taşları büyük emekle işleyen Ekşioğlu, bir tespihi yapabilmek için ortalama 2 gününü harcıyor. Yaptığı ve aldığı tespihleri atölyesinde sergileyen Ekşioğlu, Türkiye’de önemli bir kültür öğesi olan tespihi gelecek nesillere aktarmak istediğini ifade etti.



"Tespih kültürü Türkiye’de bambaşka bir noktada"


Tespih merakının alım satım yaparak başladığını ifade eden Ekşioğlu, "Yaklaşık 10 yıldır tespih işiyle uğraşıyorum. Alım satımla başladığım serüven 10’uncu yılında dükkan açmakla sonuçlandı. Bu merak bir tespih alıp, sonra devamının gelmesiyle oluyor, daha sonra koleksiyon boyutu ortaya çıkıyor.Ben de bir tespih alarak başladım, daha sonra baktım ki elimdeki tespihler dükkan açacak boyuta gelmiş. Bunun ticaretini yapmayı düşündüm. 10 yıl önce sosyal medya üzerinden satış yapmaya başladım. Tespih işi popüler bir hal almış. Daha sonra dükkan açmaya karar verdik. Merakla başladı ve gördük ki Türk milleti tespihi seviyor. Tespih kültürü Türkiye’de bambaşka bir noktada. Tespih erkeğin en güzel aksesuarlarından" dedi.



"El işçiliği tespihler daha kıymetli oluyor"


El yapımı ve taşların tespihin değerini arttırdığını ifade eden Ekşioğlu, Tespih yapımı, sanayileşmeyle çok ileri bir boyuta taşındı. Eskiden tamamıyla el işi olduğu için süreci uzundu. Şu anda tespih yapan binlerce usta var. El işçiliğinde süreç uzun oluyor. Bir tespihin baştan sona bitiş aşaması iki günü buluyor. Makineleşmeden dolayı bin tane tespih yapan makineler var. Hal böyle olduğu için el işçiliği tespihler daha kıymetli oluyor" diye konuştu.



Bir merakla başladı, şimdi tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburtlu besici zorlu kış şartlarına rağmen 140 hayvanını sevgiyle büyütüyor Bayburt merkeze 42 kilometre uzaklıktaki Başçımağıl köyünde yaşayan Fikri Telli, eksi 25 dereceyi bulan soğuk havaya rağmen 140 küçükbaş hayvanına gözü gibi bakıyor. Bayburt’ta dondurucu soğuklara rağmen hayvancılıktan vazgeçmeyen besici, işini severek yapmasıyla örnek oluyor. Emekli olduktan sonra hobi amaçlı Başçımağıl köyünde hayvancılığa başlayan hem köyde hem de merkezde evi bulunan Fikri Telli, merkeze gittiği günlerde bile karlı yolları ve zorlu tepeleri aşarak hayvanlarını yemlemek için kilometrelerce yol kat ediyor. Kar kalınlığının yer yer 20 santimetreyi bulduğu köyde sürüsünü ahırdan çıkaran Telli, sırtına yüklediği çuvallarla yemlikleri dolduruyor. Veteriner hekimlerden özel olarak temin ettiği vitaminlerle hayvanlarının bakımını titizlikle yapan Telli, hayvancılığı severek yaptığını ve zorlanmadığını ifade ediyor. Hayvanların bakımını tamamladıktan sonra soba üzerinde çay demleyip yemek yapacağını anlatan Telli, günlük rutinini şu sözlerle dile getirdi: "Hayvanların yemini, suyunu verdik, içeri aldık. Biraz hava aldılar, ben de işlerimi hallettim. Yukarıdaki hayvanlara da bakacağım. Sonra sobamızı yakacağız, çayımızı demleyeceğiz. Sabah yine aynı tempoyla devam edeceğiz. Yorulma yok, dinlenme yok; kafa rahat olduktan sonra sıkıntı yok." İşini gönülden yaptığını vurgulayan Telli, hayvancılığın her mevsiminin ayrı bir güzelliği olduğunu belirterek, "Kimseden bir şey beklemiyorum, kendi işimi kendim yapıyorum. Ahırı biraz daha genişleteceğiz. Yazın hayvanları dağa salacağız. Kışın ayrı, yazın ayrı bir güzelliği var" dedi.
Kahramanmaraş Engelli şahsın öldürülmesiyle ilgili cinayet şüphelilerine 15’er yıl hapis istendi Kahramanmaraş’ta bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 34 yaşındaki yüzde 50 engelli Onur Toy’un 17 yaşındaki katil zanlısı ile yanındaki arkadaşına 15’şer yıl hapis cezası istendi. Abla Nazlıcan Toy, "Abim, tıraşını olup evine dönerken 17 yaşındaki bir kişi tarafından hayattan koparıldı. Bu acıyı nasıl tarif edeceğimizi inanın bilmiyorum. Ancak abim için adalet arıyorum. Adalet istiyoruz" dedi. Dulkadiroğlu ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde geçen yıl 1 Eylül’de meydana gelen olayda, 34 yaşındaki Onur Toy, arkasından yaklaşan 17 yaşındaki F.G. tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı hastaneye kaldırılan Toy, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Toy’un bıçaklanma anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Cinayet zanlısı F.G. (17) yakalanarak tutuklandı, yanındaki E.Ç. ise serbest kaldı. Toy cinayeti ile ilgili şüpheliler için istenen ceza ise belli oldu. Soruşturmayı tamamlayan savcı tarafından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. 12 Mart da başlayacak olan dava için savcı tutuklu sanıklar F.G. (17) ve arkadaşı E.Ç. (17) için 15’er yıl, cinayet zanlısına ayrıca kullandığı suç aleti nedeniyle 1 yıl hapis talebinde bulundu. "Abim için adalet arıyorum" Adaletin er ya da geç tecelli edeceğini söyleyen Nazlıcan Toy, "Biliyorum ki adalet er ya da geç tecelli edecek. Kanı yerde kalmayacak. 1 Eylül 2025 günü akşam saatlerinde hayatını kaybeden 34 yaşındaki Onur Toy’un kız kardeşiyim. Abim, tıraşını olup evine dönerken 17 yaşındaki bir kişi tarafından hayattan koparıldı. Bu acıyı nasıl tarif edeceğimizi inanın bilmiyorum. Ancak abim için adalet arıyorum. Adalet istiyoruz. Bizim canımız yandı, başka ailelerin canı yanmasın. Abim melek gibi bir insandı. Yüzde 50 engelliydi, işinde, gücünde, ekmeğinde bir insandı. Ailesiyle mutlu bir hayat sürüyordu. Hiç kimseye zararı olmamıştı. On yıldır bir okulda hademe olarak çalışıyordu. On yıldır okulda hademe olarak çalışan bir insanın kime ne zararı olabilir? Zararı olsaydı neden bir okulda çalıştırılsın. Şu an acımdan dolayı ne konuşacağımı, nasıl konuşacağımı bilmiyorum. Ancak abime kıyanların hiçbir şekilde cezasız kalmasını kabul etmiyorum. Adalet istiyorum ve adalete sonuna kadar güveniyorum. Abim öldüğü için, kendini savunamayacağı için atılan asılsız iftiraların hiçbirini kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.